house md gerek diyalogları, gerek akıcılığı, gerek iq nuzun tamamını kullandırması yönünden bambaşka.
dizide yoğun biçimde tıp terimi kullanılması hiç rahatsız etmiyor. şahsen 5 doktorun ölmek üzere olan birine hangi ilacı vereceğini yada tedaviyi uygulayacagını hareretle tartışmasını, konusmalardan bişi anlamasam da gerçekte de izlemekten zevk alırım.
cameron 2. sezondan itibaren daha bi öpülesi sevilesi hale geliyor.
Bölüm sonunda zıt karakter House olayı çözer ve bölüm biter.Ama ne bileyim insan bir gaz oluyor,bilmediği latince kelimeleri duyunca sanki orada bir halt oluyomuşcasına ekrana kilitleniyor.Ayrıca diziyi izleyen bünyeler de başımıza doktor kesiliyor efendim.Hadi doktoru geçtim...lan neyse ben bir şey demiyorum ya
hastane dizisinden öte bir dizi bu. aynı dexter gibi adını baş karakterinden almasının hakkını sonuna kadar veriyor. huysuz, tavizsiz bir dahi doktorun maceraları. çevresiyle uyumsuz, tek dostu olan ama geri kalanların "sanat"ına saygı duymak zorunda kaldığı bir anti-kahramanın dizisi. karizmanın tanımı yeniden yapılıyor burada.
baş rol oyuncusu* cüneyt arkın ın amerika da kendi işini yapan versiyonudur*.yalnızca çoğumuz teşhislerini anlayamadığımızdan cüneyt in filmleriyle arasındaki benzerlikleri görememekteyiz. her şeye rağmen house ilginç kişiliğiyle izleyeneri kendisine hayran bırakmaktadır. bendeniz de izlemektedir.
gerçekte olması mümkün olmayan doktor.yani günde yüzden fazla ağrı-sızı şikayeti ile başvurulan polikliniklere gelme ihtimali olmayan her türlü vakanın irdelendiği;devlet yönetimi için thomas moore'un 'ütopya'sı ne ise, bir doktor için de house odur vesselam...
Religion is not the opium of the masses, it's the placebo of the masses." sözüne taptığım heriftir kendisi .
ayrıca (bkz: no pain ,no gain!)
dizinin neredeyse tüm bölümlerini izlemişimdir .
bu arada bu adam köşeyi çok pis dönmüştür bu diziyle *
21 Eylül' de yedinci sezon başlayacak ve bir buçuk ay içinde bitirdiğim altı sezon sonrasında can sıkıntısından lie to me dizisine başlatan ve ölmeden önce klasmanına koyacağım yabancı dizilerin değişmez birincisidir.
izlediğim bir çok dizi arasında, beni adam akıllı etkileyen en zeki karakterdir house. onun gibi olmak isterdim dediğim ender insanlardandır.
fakat maalesef dizi, doktorlar ve doktor adaylarının, üniversite kaydından 1 saat sonra izlemesi gereken bir diziymiş gibi lanse edilmektedir türkiyede. bunun sonucunda benim gibi diziyi izleyip, çok büyük keyif alabilen mühendis adayları hor görülmektedir.
"Eğer kendi hayatını başka bir insanın hayatından değerli olarak görüyorsan tüm organlarını bağışla ve hemen intihar et" gibi bir cümleyi duyabildiğim ilk dizidir. Aslında senaryo sadece senaryo değil bir akım yaratma çabasıdır sanki. Yazıktır, ayıptır. Yazamayanı da vardır onlar da düşünülmelidir.
adamın götüne bakıp gırtlak kanseri olduğunu anlayan aşmış doktor. doktor demeye bin şahit ister aslında, bağırsak işlevini düzeltsin diye hastasını cigaraya da başlatıyor bu yauşak. bir de karizma ki sormayın, bastonu var ve mavi gözlü, üf diyorum bir de ilaç bağımlısı, bu adama vermeyeceksiniz de kime vereceksiniz ey kızlar? ***