hayat

entry2345 galeri116 ses1
    722.
  1. her şey tepetaklak giderken, hatta hayat yerinde durmuş bekletmenin sıkıntısını yaşatırken; birden her şeyin çözümü ayağına gelir ama sonra çok da uzun sürmez ve yine sarpa sarar. seni öyle bir yener ki yenilgiyi kabullendiğini gösterecek mecalin bile kalmaz.
    arada yaşattıkları halüsinasyondan ibaretmiş anlarsın, acısı fazlasıyla gerçek olup açtığı yara derinlere kadar inen.
    0 ...
  2. 723.
  3. hep yalan söylemeye meyillidir. önemli olan doğruları söyletebilmek.
    1 ...
  4. 724.
  5. seks yoluyla bulaşan ölümcül bir hastalıktır.
    1 ...
  6. 725.
  7. en az 30 yaşından sonra anlaşılabilendir.
    0 ...
  8. 726.
  9. 727.
  10. kimi sevdiğiniz kimi incittiğinizdir.
    kimi mutlu kimi mutsuz ettiğinizdir.
    sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir.
    dostluklarınızdır.
    neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.
    hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.
    içinizde sevgiyi taşımak büyütmek ve dağıtmaktır.
    ama en önemlisi yalnız başınıza asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi
    yapmak hayatınızı başka insanların kalbine dokundurabilmektir.
    başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.
    ve hayat bu seçimlerdir zaten.
    hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.

    alıntı
    0 ...
  11. 728.
  12. doğduğumuz günden başlıyor kendisi. belki de hiçbir şey anlamadığımız onca gün ile devam ediyor bir süre. ilk hatırladıklarımızla çıkıyoruz yola. daha sonra öğreniyoruz aslında ne demek olduklarını. aslında neden burada olduğumuzu bile bilmiyorken, istikameti görmeden, bir gün gideceğimizi bilmek bile ağır geliyorken, türlü türlü hesaplaşmanın içinde boğuluyoruz. bazen kendimizi cümlelerle anlatamazken, bir bakışın aslında neler anlatabildiğini yanımızdakine anlatamıyoruz , gösteremiyoruz sevgilerimizi; aslında en çok gösterilmesi gerekeni.

    tüm kırgınlıklarımızı, sinirlerimizi, hırslarımızı, mutluluk ve kızgınlıklarımızı, sevgilerimizi, merhametimizi, saygımızı, alınganlıklarımızı ve daha bilimum akla hayale gelmeyecek yaşanmışlıklarımızı sığdırmaya çalışıyoruz. biz gittikten sonra ise tüm bunları uzunlamasına bir sandıkla birlikte toprak anaya hediye ediyoruz. kendi elimizle getirdiğimizi yine kendi elimizle götürüyoruz.

    kelebekler uçuyor içimizde. hepsi de birbirine çarpıyorlar; tıpkı bir ölüm dansı gibi, sonucunda yok olacağını bile bile yola devam etmek gibi, hayat gibi...

    çok kısa. yaşadığımız onca mazi, yaşarken uzun gelmesine rağmen, çok kısa.
    insanlar doğuyorlar, insanlar yaşıyorlar, insanlar seviyor ve seviliyorlar. ve değerli olanın hangisi olduğunu kaybettikten çok ama çok sonra anlayabiliyorlar. elini uzatıp tutacak kadar yakın değilken hem de.

    bir çift sözün, bir güzel tebessümün çok görüldüğü zamandır, hayatın zindan olduğu dakikalar. hayattan ne kadar zevk aldığımızı düşünmeden ölmek istiyoruz bazen; geride kalanlara ne olacağını düşünmeden ve umursamadan. aldığımız nefesin önemini suyun altındayken anlıyoruz, yürümenin verdiği güveni ise konduktan sonra. hep kaybettikten sonra...

    hayat, kaybettiklerimizi anlamakla geçirdiğimiz ve geri kazanabilme ihtimallerini didiklediğimiz kısa metraj bir film gibi; güzelliğine benzetme bulamıyorken, çirkinliğine devamız da yok. hüsnü kablel vukunun hayattaki silüeti güldürür gözleri.

    sürüyoruz, varacağımız yeri bilmeden. harcıyoruz sevgilermizi düşünmeden. her şey o kadar eşsiz ki; kaybetmeden anlaşılmalı değerleri.

    bir köpeğin kuyruğunu deli gibi sallatmak, ağlayan bir kadını burnunu çekerek gülümsetmek, bir çocuğu kucakta uçak yapıp hayallere daldırmak, annenin/sevgilinin yanağında bir gamze olabilmek, daha önce görmediğin bir yeri görme isteği, tatmadığın bir lezzete ulaşmak, koklamadığın bir kokuyu damarlarında hissetmek o kadar değerli ki... bir insana hayatım demek o kadar önemli ki...

    ben kaybettim hayatımı...!
    1 ...
  13. 729.
  14. 730.
  15. geriye dönüp baktığında dün gibi yarına baktığında zul gibi gelendir.
    0 ...
  16. 731.
  17. 732.
  18. her gün beynimize yeni bir tokat atma aparatı.
    0 ...
  19. 733.
  20. ntv'de yayınlanan şahane belgesel. seslendirmesi tuncel kurtiz'e ait.
    0 ...
  21. 734.
  22. bir yarışdır ki kimsenin aklına bir gün öleceği gelmez.
    0 ...
  23. 735.
  24. hayat sürekli plan kurmaktır. ama her zaman başında sevgi vardır. iyi bir eş. bütün planların başında iyi anlaşacağın bir eş gelir. sonra para, iyi bir iş, ev, araba vs. çünkü mutluluk sadece sevildiğine emin olmaktır. hayattan tek beklentide mutlu olmaktır tabi. bu yüzden hayatın başında sevgi gelir. ama lanet olası sevgiden emin olmak mümkün olmamakla beraber, insanı iyimserlikten uzaklaştırır. bu yüzdendir hayat sürekli planlar kurarken, içinde bulunduğun hal ve durumlardan ötürü sürekli korkmaktır.
    0 ...
  25. 736.
  26. insanların monoton bir şekilde iş,güç,çoluk,çocuk için yaşayıp ölmesi.
    0 ...
  27. 737.
  28. kötü sürprizleri her zaman daha çok olandır.
    0 ...
  29. 738.
  30. sınav içinde sınav...
    tesadüfler yığını...
    mutlulıklar hep kısa sürer hayatta.bu yüzden anlata anlata büyütmemiz gereken kavramın mutluluk olması gerekirken biz mutsuzluklarımızı anlatıp daha da büyütürüz.
    yaşamayı bilene , mutlu olmak isteyene güzeldir hayat.
    pozitif olcaksın hayatta , hakkını yedirmiceksin ama.
    ömrün boyunca yaşadıkların ve yaşayacaklarındır hayat. içinden kötü anıları at bi kenara iyileri al eline avcuna , sahip olmadıklarını bi kenara bırak saahip olduklarını al yanına , ne kadar çok şeye sahip olduğunu , ne kadar mutlu olduğunu ve ne kadar güzel bi hayatın olduğunu göreceksin.
    0 ...
  31. 739.
  32. gariptir. sizin son icraatınız 2 hafta önce iken, erzurumdan gelen arkadaşınız perfect week'e doğru koşabilir.
    0 ...
  33. 740.
  34. bitmesi gereken iğrenç bir eşşşek şakası...
    0 ...
  35. 741.
  36. sona yaklaştıkça bitmesini istemediğin şey. sex gibi yani.
    0 ...
  37. 742.
  38. olsun istersin;
    hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
    aşktır ; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin;
    bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi'şeyler yapma gayretinde.
    iştir ; sabahlarsın, ''olsun'' diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin.
    dosttur ; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi ''o''na; ayırmaya çalışırsın.
    sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın; bakarsın ki her şey başladığın gibi!
    olmuyorsa, olmuyordur!

    gönlün rahat mı?
    elinden geleni yaptın mı?
    cidden olmuyorsa zorlamayacaksın...

    can yücel
    0 ...
  39. 743.
  40. başka hayatları merak ederek..
    başka hayatlara özenerek..
    başka hayatlara acıyarak..
    bir hayata girip bir başka hayattan çıkarak..
    bazen çıkarılarak..
    başka başka hayatları belki zehrederek..
    belki güzelleştirerek..
    kimi zaman bir hayatın canına can katarak..
    kimi zaman hiç tanımadığın ya da en yakından tanıdığın hayatların canına kastederek..
    öyle, böyle, şöyle..
    üç aşağı beş yukarı aynı..
    geçip gidiyor işte..
    0 ...
  41. 744.
  42. 745.
  43. cinsel yolla bulaşan ölümcül bir hastalık..
    4 ...
  44. 746.
© 2026 uludağ sözlük