Hayal etmek seni güzel kız,
Yorgun akşamlarda birebir ilaç,
Son çayımsın benim,
Hayal ediyor akşam olunca,
Sahili ve seni,
Öyle işte güzel kız,
Hayal etmek güzel sen güzel sahil güzel,
Öyle işte güzel kız öyle.
Hayal etmek beni özgür ve haliyle mutlu kılan tek şey;
Yalvarırım onu da almayın ellerimden bırakın o bari bana kalsın
Hem onu da alırsanız ne eğlencem kalır ki karşımda oturup izleyeceğiniz?
Böyle düşüp düşüp kalkarken; dizlerim parçalanırken daha komik değil miyim?
Hayal ederim şimdi seni,
Güzel kız,
Akdeniz Akşamlarında,
Tropik her rüzgar için,
Yasemin çiçekleri saçlarına dolarken,
Kar düşmesin o güzel saçlarına,
Güzel kız.
Moral olarak insana iyi gelendir. Hayal edince güzel şeyler aklımıza gelir. Bu hayallerimizde sınır yoktur. Dilediğiniz kadar özgür şeyler hayal edebilirsiniz. Sizi durduracak tek bir güç yoktur. Bazen bir okyanus sahilinde balık tutarken bulursunuz kendinizi.
Şartlar ne olursa olsun, hedeflerinizden ve hayallerinizden vazgeçmeyin. Hayatta bir amacınız, hedefleriniz ve sımsıkı sarılacağınız hayalleriniz olsun…
Hayalleri küçük olanın başaracağı işler de küçük olur.
Paulo Coelho’nun dediği gibi “Ok ancak geri çekilerek atılır. Hayat sizi zorluklarla geri çekiyorsa, sizi daha büyük bir şeye fırlatacağı içindir. Nişan almaya devam edin.”
insanın henüz elinde olmayan bir şeyi, zihninin içinde varmış gibi kurmasıdır. bazen olmayan bir hayatı, bazen söylenmemiş bir cümleyi, bazen gidilmemiş bir yolu, bazen de hiç gerçekleşmemiş bir ihtimali içimizde yaşatmaktır. insan hayal ederken dünyadan tamamen kopmaz; aksine dünyanın yetmediği yerde kendi içinde ikinci bir dünya kurar.
hayal etmek, sadece boş boş düşünmek değildir. insanın içindeki eksikliklerin, umutların, korkuların ve arzuların şekle bürünmesidir. kimi insan geleceğini hayal eder, kimi geçmişte değiştiremediği bir anı yeniden yazar, kimi de imkânsız görünen bir şeyi önce zihninde mümkün kılar. çünkü birçok büyük iş, önce gerçek hayatta değil, birinin kafasının içinde başlamıştır.
hayal etmek bazen sığınaktır. insan yorulduğunda, sıkıldığında, kırıldığında ya da hayat üstüne fazla geldiğinde, aklının içinde kimsenin giremeyeceği bir oda açar. orada her şey biraz daha güzeldir, biraz daha adildir, biraz daha mümkündür. ama hayal etmek bazen de tehlikelidir; insan hayalin içinde fazla kalırsa, gerçeğin soğuk duvarına çarpınca daha çok canı yanar.
insan hayal ettikçe büyür. çünkü hayal, insanın bugünkü haline razı olmadığını gösterir. “daha başka bir şey olabilir” demektir. bu yüzden hayal kurmak, içten içe bir başkaldırıdır. eldekiyle yetinmeyen, görünene teslim olmayan, henüz olmayanı çağıran sessiz bir isyandır.
ama hayal etmek sadece geleceğe kaçmak değildir; bazen insanın kendini tanıma biçimidir. neyi hayal ettiğin, aslında neyi özlediğini gösterir. kimi huzuru hayal eder, kimi gücü, kimi sevilmeyi, kimi affedilmeyi. insanın hayalleri, çoğu zaman ağzıyla söyleyemediklerini ele verir.
kısacası hayal etmek; gerçeğin sertliğine karşı insanın zihninde yaktığı küçük bir ışıktır. bazen yol gösterir, bazen kandırır, bazen ayakta tutar. ama her durumda insana şunu fısıldar: “şu an böyle olabilir, ama başka türlü olması da mümkün.”