ayrıca 90 dakika boyunca koşmayan, sadece pas verebilen bir oyuncuya kralex diyenler tarafından türkiye nin en vasat oyuncuları arasında gösterilen ingiltere gibi dünyanın en iyi liglerinden birinde yıllarca oynamış, aslanımız.
ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golü yılın golüdür. sağ ayağıyla yaklaşıp iki ayağı da havadayken gerilip sol ayağıyla topa vurması.. büyüksün abi. kız olsam verirdim. **
bir galatasaraylının hissettiği her şey söylendi zannedersem şu ana kadar bu ortamda; ama olsun bir de ben söyleyeyim. sen bu toprakların gördüğü en büyük futbolculardan birisin. gol attığın, harika sol ayağın, müthiş oyun zekan ve profesyonellikten değil. hiçbiri bu sebebi açıklayamaz. büyük adamsın işte ne biliyim, verilirdi yani kız olunsa. öyle bir şey işte...
yok böyle bir adam. sahada görmek bile insana umut veriyor, mutlu ediyor. gol atıyor, koşturuyor, dans bile ediyor. ekran başından bile gördüm*. sakın gitme kewell'ım, seni öyle seviyorum ki! peşindeyiz!
kulüpler üstü bir futbolcu olmuş bu adam. sevmeyen yok. zaten sevmemek mümkün değil*. türk futbolunu ileriye götürecek yabancı futbolcu tipi. içerde-dışarda, yurtiçi-yurtdışı her maça aynı konsantrasyon ve ciddiyetle çıkan bir adam işte.
geçen sene falan "hagi den sonra gelmiş en profesyonel yabancı futbolcu" diyordum harry'ciğime; ama artık o bir galatasaray efsanesi haline dönüştü benim için.çünkü, uzun zamandır bize gelen oyuncular arasında onun kadar içten, iş ahlakı olan, futbol zekasına sahip, alçak gönüllü... ve daha çok fazla özelliğini sayabileceğim başka bir oyuncumuz daha olmadı(gelmedi). yabancı değil artık bizim için o.
dün oynadığımız ve sezonun ilk yarısını bitirdiğimiz son maçımız başlamadan önce de "daddy cool" şarkımızla, stay with us harry pankartımızla ve maç sonunda da tekrar "daddy cool" un stad da çalınmasıyla bir kez daha kendisini bu takımda ne kadar çok istediğimizi gösterdiğimizi düşünüyorum. zaten bu ecnebi medyaların ortaya attığı "kewell galatasaray dan gidiyor" iddasından sonra bizimle kalması için yapılan çalışmaların ne kadar çok olduğunu herkes biliyor. facebook da başlatılan kampanyalar, açılan blog lar ve daha bir çok çalışmamızla kendisine gösterdik. bu kadar sevildiğin bir yerden kim gitmek ister harry. telefonumun zil sesi 6 aydır aynı lan, "daddy cool" un "she's crazy like ..." sözünden itibaren çalıyo telefonum. harry her takımın senin gibi oyunculara ihtiyacı var.
kendisini gördükçe, duydukça, içime bi sıkıntı, garip bir ruh hali çöküyor.
düşündüm de, kewell'ı gördükçe eski sevgilim geliyor aklıma. o da bana soğuk davranmaya başladığında huzursuz olmaya başlamıştım "gidecek mi, beni bırakacak mı ?" diye. bir muallaklık, bilinmezlikten öte gelen bir huzursuzluk vardı içimde, onsuz ne yaparım diye düşünmekten uyku uyuyamaz olmuştum.
işte aynı duyguyu hissediyormuşum meğer. harry sen gidersen lan ağlarım vallahi. galatasaray aynı galatasaray, ali sami yen stadı aynı ali samiyen stadı olmaz. hiç bir şey eskisi gibi olmaz.
kal, ne olur kal.
evinin önüne çadır kurup, açlık grevi yaparım harry, ne olur kal.
budur dedirten futbolcu. her gördüğümde söylüyorum bunu. bu dönem en çok futbolun hakkını veren adam o. giderse bize kim hatırlatacak futbol nasıl olmalı,futbolcu nasıl olmalı. bir adam kendini hiç mi bozmaz arkadaş dedirtir. şaşırtır sükuneti, otokontrolü ve efendiliği.
iş ahlakı ve profesyonelliğin nasıl da saygı gördüğünü hatırlatan süper adamdır. sabri gibi, lugano gibi adamlar barça da bile oynasa asla saygıdeğer olamayacaklardır ama kewell yedek kulübesinde bile görüldüğünde insana güven, huzur verir.
hagi'den sonra galatasaray'da 10 numarayı hakettigini düsündügüm tek futbolcudur. ayrıca kendisi hagi'den sonra en cok sevilen yabancı futbolcudur da. sadece bizim takım icin degil diger takım taraftarları da buna dahildir kanımca.
ayrıca haldun üstünel'in de verdigi sözü en kısa zamanda gerceklestirmesini istemekteyizdir.
her takımda bazı özel oyuncular vardır. ben bunlara kardeşim derim. kardeşim kategorisine sokmak için genelde o takımın başarısındaki payına ve mental olgunluğuna bakarım. örneğin liverpool - gerrard, barcelona - xavi, fenerbahçe - alex de souza, milan - pirlo vs...
bu oyuncuların ortak özelliği neredeyse hiçbir pozisyonda haklarında "ulan oraya değil de buraya atsaydın ya o topu" veya "orada şut çekilir mi sağdan adam yardırmış" türü cümleler kuramazsınız. çünkü o kadar futbolu bilirler ki hep en doğru tercihi yaparlar, topu hep en iyi kullanılabileceği şekilde kullanırlar. hatta çoğu zaman izleyicinin göremediği bir boşluğu görüp oraya atarlar topu siz şaşakalırsınız. bunların maçlarını izlerken verdiğim tepkiler aynıdır. liverpool yeniliyor mu "atar gerrard kardeşim bi tane şimdi" der geçerim. nitekim atar da... ya da alex'in bir arapasına bakar fenerbahçe'nin golü bulması.
bugüne kadar galatasaray'da kardeşim statüsüne getirebildiğim bir oyuncu olmamıştı. tugay kerimoğlu'nu galatasaray'dayken doğru dürüst izleyemedik yaş itibariyle. izledik ama o zamanlarda futbol bizim için okocha'nın atacağı bir iki çalımdan ibaretti. hagi vardı büyük topçuydu ama profosyonel değildi, sorumsuzdu. daha sonra harry kewell denen adam geldi galatasaray'a. cm01/02'nin radebe'li, viduka'lı, ferdinand'lı efsane leeds united'ından bilirdik arkadaşı. raket gibi solunu bilirdik. liverpool'da oynamıştı. galatasaray'daki topa ilk dokunuşu gol oldu yamulmuyorsam harry neler yapacağının sinyallerini veriyordu daha topa ilk dokunuşunda.
işte bu harry kewell denen adam artık galatasaray'daki kardeşimdir. o nasıl bir futbol bilgisidir, o nasıl bir mental olgunluktur, o nasıl bir klastır yarabbi. tuhaf şeyler söylendi hakkında. sakat, kondisyonu yok, 60 dakikalık oyuncu, 3 maç üst üste oynayamaz gibi abuk yorumlar yapıldı hakkında sanki bu yorumları yapanlar harry'nin antrenmalarını, sağlığını düzenli takip ediyormuşlar gibi. yeri geldi stoper oynadı, bordeaux'ya çocuğu koydu derken elano ve keita alındı takıma. bu abuk yorumları yapanlar aynen devam ettiler "rotasyon oyuncusu olur" yorumları yapıldı harry kewell hakkında. bu sezon tavan yapan performansıyla en güzel cevabı verdi kendini bilmezlere kewell kardeşim. saha dışında da kendine çok iyi bakan, futbolunu kötü etkileyecek bir hayatı olmayan efendi bir aile babası harry kewell. gençlere örnek oluyor sürekli çalışmalarını tembih ediyormuş.*
şimdi de gidiyor yorumları yapılıyor. hayır niye gidecek anlamıyorum. galatasaray taraftarı tapıyor kendisine. ne leeds united'da ne liverpool'da ne de gideceği herhangi bir takımda böylesine bir ilgiyi görmedi göremez. o da taraftarı ve türkiye'yi seviyor. karısı da harry ne isterse o olur demiş. e bu adam bu sene galatasaray'ın lokomotifi. o olmasaydı galatasaray en az 5 puan gerideydi şimdi. ben fenerbahçeliyim ve bu adamın galatasaray'dan gitmesini istemiyorum/isteyemiyorum. 3 aydan sonra bana entry girdirttin ya helal olsun diyorum sana herim kivılım.
galatasarayın galatasaraylık en çok yakışan futbolcusu. performansı ile kişiliği ile hagi den sonra kesinlikle en çok sevilen yabancısıdır. sırf ali samiyen e bu adam yüzünden giden kişiler biliyorum ben. aldığı her kuruş para anasından emdiği süt gibi helal olsun.