saha içindeki gergin bir anda bile gülümseyip ortamı yatıştırabilen sempatik yıldız. bir futbolcu da çıkıp ' kewell şöyle dedi, böyle dedi ' demez sanırım.
ayrıca iptal edilen golde yaptığı estetik vuruş görülmeye değerdi.
doğru yerde olmaya devam et harry, zaten kalbimizdesin.
she's crazy like a fool
what about it daddy cool
she's crazy like a fool
what about it daddy cool
i'm crazy like a fool
what about it daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
she's crazy like a fool
what about it daddy cool
i'm crazy like a fool
what about it daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
she's crazy about her daddy
oh she believes in him
she loves her daddy
she's crazy like a fool
what about it daddy cool
i'm crazy like a fool
what about it daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
daddy, daddy cool
futbol sahalarının erol evgin'i. bi insan bu kadar sempatik olamaz. galatasaray formasını giymesi, ayrı bir sevinç tabi. beyni fanatizmle körelmemiş her insan rahatça söyleyebilir ki, şu anda alex ve kewell türksel süper lig'in taraftarlarınca en sevilen ve en profesyonel futbolcularıdır. iyi ki var... (bkz: kewell don't leave us) *
besiktasli olmama ragmen bana galatasaray maclarini izleten adam.. gidicekmi gitmeyecekmi tartismalari var bence gitmesin.. bu adam icin cinsel tercihini degistirebilecekler bile varmis.. ben bjkliyim banane..
2009-2010 sezonu itibariyle artan performansı sonucu, forma satışı patlamış ve bazı taraftar formalarına elde kalmayan w harfi ters m olarak basılmaya başlanmış futbolcu.
"bizimle kal harry kewell" denesi adam ki zaten diyoruz. bir insan hem yetenekli, hem zeki, hem tatlı, hem sevimli olabiliyorsa; bilin ki ancak kewell'dır. seviyoruz!
avustralyadan genelde rugbyci, kriketçi falan çıkar ama o bize futbolcu da çıkabileceğini ispatladı. bizim onla tanışmamız çok yeni sayılmaz aslında. 1999-2000 sezonunda galatasaray uefa kupası yarı finalinde leeds ile eşleşirken o sezon leeds in kadrosundaydı harry. ali sami yen' de popescu' yla bülent' i peşine takarak yüreğimizi ağzımıza getirdiğini çok iyi hatırlıyorum. leeds o sene galatasaraya elenmiş olsada harry o sene premier lig' de yılın genç oyuncusu seçilmişti. leeds' te sol kanatta oynadığı başarılı ve istikrarlı futbolla büyük kluplerinde ilgisini çekmişti. ingilterede futbolseverlerin ona " wizard of oz" lakabını vermesi onun her an herşeyi yapabilcek kapasiteye sahip bir futbolcu olduğunun göstergesiydi aslında. 2003 yılında leeds' ten liverpool' a geçerken manchester united, arsenal ve chelsea' nin tekliflerini geri çevirdi. liverpool macerası şanssız sakatlıklarla başladı ve leeds' te yakaladığı istikrarı liverpool' da yakalayamadı. onunla ikinci buluşmamız istanbul' da atatürk olimpiyat stadında oynanan 2004-2005 sezonu şampiyonlar ligi finali maçıydı. maçın henüz ilk devresinde yaşadığı sakatlık nedeniyle oyundan alınmış olsa da tarihi maçın sonunda kupayı kaldıranlardan biriydi harry. ve belkide leeds ile yaşadığı kötü istanbul tecrübesinden sonra 3-0 geriden gelerek kazandıkları bu maç, istanbul'un onun için çok daha farklı anlamlar ifade etmesini sağlayacaktı bundan sonra. sonraki birkaç sezonda da sakatlıklar harry' yi bırakmadı ve liverpool' da çok fazla forma şansı bulamadı. derken galatasaray devreye girdi ve harry kewell' ı bonservis bedeli bile ödemeden renklerine bağladı. tabi o günden sonra türk Spor Medyası hemen başladı eleştri yazılarına. harry müzmin sakattı, liverpool' da istenmeyen adamdı, karaciğerinden hastaydı ve 90 dakika maç temposu kaldıracak gücü yoktu vs. ama o hiç kulak asmadı bunlara, florya' daki ilk basın toplantısında " buraya futbol oynamaya geldim. " dedi ve yaptı. leeds' te yakaladığı istikrarı galatasaray' da da yakaladı. üstelik stoper, sağ back ve forvet gibi kendisinin normalde oynamadığı mevkiilerde de oynayıp takımınının başarısı uğruna sorumluluk aldı. ama bunların dışında şeyler vardı bizim onun sevmemizi sağlayan. bazen samimi gülüşüydü, bazen ise asil duruşu futbol sahasında. sarı kırmızı forma ancak bu kadar yakışabilirdi bir insana. taraftarlar daddy cool melodisinde " Harry Harry Kewell" diye inletirken sami yen' i o attığı ve attırdığı gollerle çoştu bu 2 sezonda. ama bu sezon sonu kontratı bitiyor ve ailesini özledi harry. ingiltere' ye dönmek istediği söylentileri var. yöneticiler gerekirse ingiltere' yi getirmeli kewell' ı burda tutmak için. çünkü onda futbolculuktan fazlası var. arkadaşlarına ve tribünlere verdiği enerjiyi en son hagi' de görmüştüm. ona gitme harry bizimle kal demekten başka çaremiz yok umarım bizi bırakmaz. son olarak bu yaz 2010 dünya kupasına katılmıyoruz ama inanıyorum ki türk futbolseverler için kewell' lı avustralya' nın yeri başka olacaktır en azından benim için öyle olacak.
galatasaray'ın sözleşme yenilendiğini yalanlaması bana acaba kewell'ı seneye göremeyeceğiz mi? sorusunu sordurttu. umarım ben kuruntu yapıyorumdur umarım seneye de sarı kırmızı formayı giyecektir.
takımıma en cok yakısan yabancı futbolcudur.zira kendisini yabancı görmemekteyiz artık.cok tatlıdır,çok efendidir.takımdaki herkesten daha cok calıstıgını basarılarıyla ortaya koymaktadır.ailesini cok özledigini belirtmesine ragmen sözlesme uzatmasını canı gönülden istedigim futbolcudur.tabi burada iş galatasaray spor kulübüne düşmektedir.candır,canandır.
bu adamı henüz canlı izlemek nasip olmadı ama bursaspor-galatasaray maçına gidip kewell'i canlı izlemiş bi arkadaşımın ağzında yazayım nasıl bi adam olduğunu : "hajı maç başladı kuzene sordum 'harry kewell mu o' diye. adam topçu ya belli ediyo, bi top kontrolü var yumuşak lap diye önüne alıyo. duruşu bile bi farklı."