--spoiler--
Harp okulunda öğrencilere silah verilmezdi. Silah verilse mermi verilmezdi. Hatta hoca bazen mavzer tüfeğini tahtaya çizip tarif ederdi.
Edirne harbiyesinde süngü yerine , boyanmış , yaldızlanmış , tahtadan süngü taklitleri verilirdi.
Çünkü Abdülhamid, Harbiyenin silahlı oluşundan korkardı.
(Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam s.175)
--spoiler--
harp okulu öğrencilerinden korkuyor, onlara silah verdirmiyor.
donanmadan korkuyor, haliç'te çürütüyor.
ama döneminde en fazla toprak kaybını yaşamamıza rağmen, "tek karış toprak kaybetmeyen cihan hükümdarı" olarak cilalanıp, parlatılıp yeni nesillere kahraman olarak arz edliyor.
Disiplinden dem vuruyorlar ya; peki siz bu disiplin işlerini Abramovitz yalayarak mı Soros emerek mi öğrendiniz? Bundan niye bahsedilmiyor? Askere "kelle" diyen birinin kıç korkusu bitmez. O gittiğinde geride bıraktıkları korkmaya devam edecek. Tıpkı Erbakan'ın miras olarak BOPçu'yu bırakması gibi. Korkma, titre! Gün gelir devran döner. Sizin de ampulünüz elbet söner. Kıçınızdan kan alınmaz belki; ama, milletin has evlatları alayınıza biner.