bursa'da bulunan, tursit edasıyla 1 gün kalıp döndüğüm öğrenci memleketi.
bir kumrucu var. fiko lakaplı bir adam işletiyor. adam maşallah muhtar. bida öğrenci milleti doors ve vanillia diye iki yer var. oralarda pinekleyip piyasa yapıyor.
ayrıca binaların mimarisi pek bir hoş. merdivenleri çıkmak için, dönüp dönüp duruyosun. maşallah tam bir türk zekası. maksat ilginçlik olsun.
gece saat 4 gibi görükleye vardım. hayatımda ilk defa böyle bir yer görüyordum. ilk dikkatimi çeken, gecenin bu saatinde, büyük ihtimal alkollü olan gençlerin nara atarak şarkı söylemesiydi. fakat asıl şoku, arkadaşımın evine gittiğim zaman yaşadım. karşı apartmanın balkonun da, bir adam resmen kadınla, balkonun demirlerine yaslamış vaziyette sevişiyordu. daha sonra odalarına geçtiler. bütün gece aklımızı bir sorunsal kurcaladı. acaba sevişip mi balkona geldiler yada sevişmeye balkonda başlayıp oda da mı devam ettiler? çok önemli bir konu olmasına rağmen, sonuca ulaşamadık.
ertesi gün, evden çıkıp bari uludağ üniversitesi'ni göreyim dedim. o kadar yolu geldik görmeden olmaz tabi. ilk şoku okula girişte yaşadım. bugüne kadar birçok üniversite'yi gezmeme rağmen, ilk defa girişi ücretli bir üniversiteye rastladım. park sorunu olan bir yer olsa anlam vericem. ulan, allah'ın dağı. koskoca dağ. her yer yayla anasını satayım. niye milletten para alınıyor. neyse, bursa'lı değilim, fazla kurcalamıyorum.
okulda biraz vakit geçirirken, arkadaşlarımı bırakıp görükle'ye dönmem gerekti. okulun çıkışında, yolu şaşırıp yanlış mekanlara gitmemek için bari bir allah'ın kuluna sorayım dedim. sağa yanaştım ve camı indirip, "kusura bakmayın ama görükle'ye nasıl gidebilirim" dedim. çocuk, dümdüz devam et, kendini görükle'nin içinde bulacaksın dedi. oraya gidiyorsan bırakayım dedim. çocuk, " eyvallah, ben okula gidiyorum" dedi. ama dikkat ettim, çocuk okuldan dışarı çıkıyordu.
ama güzel yer. orada okuyanlar az buçuk değerini bilsinler oraların. zaten kimse, okuduğu yeri beğenmez. siktir edin.
öğrencilerin esnaf tarafından becerilmeye çalışıldığı çoğu zaman da gerçekten bunda başarılı olan kişilerinde içinde bulunduğu, mesela benim gibi yeni ev taşımış öğrenci halkının 3 kuruşluk buzdolabı için 100 ytl'ler bırakmak zorunda kaldığı durumlara cevaz veren yerleşim birimi.
he ben bırakır mıyım bırakmam, balkonum var babalar gibi benim*
Görükle insanın başa dönmesi medeniyetin olmadığı ve sadece tikilerin kendini medeni gördüğü ama tiki olmayanların da tikileri maymun gibi gördüğü öğrenci köyü.
ordayken paso bok attığın ama ayrıldığın zaman mumla aradığın, nüfusunun %90 ının öğrencilerin oluşturduğu, orada yaşayanların öğrencileri kazıklamak için ellerinden geleni yapmalarına rağmen görüklenin tadı bir başkadır ve benzeri bir yer daha yoktur heralde.
hayatı tanıma yeri, askere gitme korkusunu insandan tamamen silen, ileriye bakışımı değiştiren ve bana özgüven veren yer çünkü bundan sora gittiğim hiç bir yerde kesinlikle ve kesinlike burada sıkıldığım kadar sıkılmam ve hiç birşey bana burada koyanlar gibi koymaz. para verip dışarıda yediğin yemekten tut*, şerefsiz ev sahiplerini bir yana koy, ulaşımda çektiğin eziyetleride takma kafana*, istanbulda gayet güzel bir yerde okurken buraya düşüp köyün getirdiği asosyalliği sittir et kısaca sisteme uy sesini çıkarma ve okulunu en kısa zamanda bitir. görükle için diyeceklerim bunlardır. pozitif yanlarıda vardır ama azıcık bile yazıp milleti özendirirsem ve bnm yüzümden birisinin bizim universiteye gelmesini sağlarsam vicdan azabını ömür boyu çekerim.
(bkz: kötü yola düşenler)
her gece rüyalarımdan "biri beni burdan kurtarsın" diye uyandığım yer. ayrıca sonradan görme esnaftan fırça yeme fantezisi olanların uğrak yeri olan biyer.
bursalıların geniş öğrenci populasyonunu içlerinde barındırmak istememsi sonucu uludağ üniversitesinin hemen dibine kurulmuş,iki kısımdan oluşan kasabadır.belediyeye kadar olan kısım tamamen bir köy havasındadır ve öğrenci populasyonu azdır.belediyeden sonra ise ardarda yurtların ve sitelerin sıralandığı,öğrencilerin yaşadığı bölüm başlar. görükle kalabalık olduğunda,özellikle bahar zamanlarında iyidir hoştur. ancak yaz yaklaşıpta millet dışarıya taşınmaya başlayınca boşalır,teksas havasına bürünür, sıkar. milletin piyasa yapmak için gittiği birkaç mekan dışında eğlenilecek yeri olmamasıda bu sıkıntıyı arttırır.
gündüzleri unzip olayına tabi tutularak icindeki milyon cesit insanla ahenkli bir ambiyans olusturan, zırt pırt gelip giden dolmuslarıyla durmak bilmeyen bir ögrenci sevkiyatına ev sahipligi yapan, her türlü sosyal aktivite, entrika, iliski, ortamcılık trafigi yogun olan bir yasantıya müktedir lakin gece 12 den sonra tekrar sıkıstırılıp, kendi halinde bir kösede duran rar dosyası misali bir yerleskedir.son bir kac sene önceki haline göre fazlalasan takılable mekanlarıyla görükle reloaded sekline dönüsmüstür. bu hızla giderse görükle revolution hallerine de sahit olunacaktır.
her gidişimde uludağ universitesinde okuyup görüklede yaşamalıyım dediğim sadece öğrencilerin yaşadığı küçük bir köy ama aslında yaşanılası bir şehir.ayrıca her gidişimde inanılmaz keyif alarak vede aklım kalarak döndüğüm bir bursa harikası...
"çok güzel yer, ne güzel her yer öğrenci" derler...
öyle güzel bir köydür ki...
yerleşim plaza denilen bir apartman altında piyasa akar, artist doludur.onca dükkana bakıp hangisinden kazık yiyeceğinizi düşünmeniz gerekir, yani kazığı seçmelisiniz...çok iyi! kazıklanmak için çok iyi bir yer
çok büyük bir minibüs ağı vardır; ana duraktan minibüs ağzına kadar doldurulur, yollarda binmeye çalışanlar genelde kapı arasında çarmıha gerilirler. bir de aşırı pahalıdır bu minibüsler; 3 kilometrelik mesafe için 90 kuruş yapılan fiyatlar yoğun eylemler sonucu 75 kuruşa indirilmiştir. ama hizmet yoktur; elinde telsizle durakları koordine etmeye çalışan amcalar bile bir şey yapamazlar...ne güzel!
her yer tiki doludur; etraftan "yaneeee" sesleri yükselir. bir de tikilerin onunun altısında köpek vardır; nedense elinde köpeğinin pislemesi durumunda bir poşet taşımayan bu tikiler köpekleri kaldırıma kaka yaptırırlar. gece karanlığında da çok güzel basılır onca pisliğe...süper bir yer gerçekten...
sürekli suları kesilir bu beldenin, doğalgaz çalışması yapılır, su boruları patlar; 4 gün su akmaz. izmir yolu'nda yol çalışması yapılır ve patlayan borular yaz sıcağında insanları bir hafta susuz bırakır; doğalgaz çukurları asla kapatılmaz ki insanların paçaları çamur olsun... seviyorum burayı!
ev kiraları müthiştir. iki oda bir salon evler için 450 ytl isteyen insafsızlar vardır ve onca öğrenci mecbur olduğu için öder bu parayı, öğrenciye ev vermeyenleri, erkeğe ev vermeyenleri vardır bu insafsızlar arasında. onları da seviyorum...
evet, sevebilecek bu kadar neden var işte burayı sevmem için, neden sevmeyeyim görükle'yi?
orada kalan ogrencilerin buyuk bir kisminin kagit oynayarak ve pek sinirlari disina cikmayarak zamanlarini gecirdigi , sehrin icine karismadan , onu hissetmeden ve yasamadan ayrilan insanciklari barindiran uludag ogrenci toplama kampi.*
6. senesine giren görükle yaşantımdaki en göze çarpan şey tüm sinek böcek haşerat türlerinin türkiyeye bu köyden yayılmasıdır.... ama yinede sevilesi bi yerdir o kadarda kötü değildir
o.k. 'in yaptığı araştırmaya göre en çok "prezervatif tüketen köy" ünvanını almış köy.
başka söze gerek var mı?
(bkz: bıyık altından güler gördüm seni) (bkz: hadi hadi)