2 yıl sonra tekrar taşınmamla oldukça gelişmiş olduğunu gözlemlediğim ama yine de gece 12 - 1 den sonra yapacak bir şey olmaması durumunun ** devam ettiğini gördüğüm kalabalık köy
her sene her bakımdan gelişmekte olan yer şöyle ki; şahin marka bir arabanın içinden sürücüsüde dahil toplam 5 bayanın indiğine sahit olunan yer, açıklamak gerekirse ülkemizde bir şahinin ortalama yükü 4 erkektir.
(bkz: beyaz sahin icinde muzik dinleyen 5 kiro)
öğrenciliğimin ilk ayını geçirdiğim neredeyse beni depresyona sürükleyecek, üni.ye yeni başlamış* biri için ayrı çekilmez* bi yerleşke. kışın in cin top oynar bi sabahtan minibüs beklemekteyken insan yüzü görürsün. üni.ye en yakın yerleşim yeridir. bazı tipler bayılıyolar buraya da ben hiç hazzetmiyorum arkadaş.*
(bkz: benden uzak allah'a yakın olsun)
açık alanda içki içilebilen kaliteli bir mekanı yok. belediye ruhsat vermiyor. bir de açık parkları (jandarma karakolunun yanındaki) ona buna peşkeş çekerek "alkol içilmez" hale getiriyor.
çok sayıda itham var, hiçbirinden sorumlu değilim.
kola ve sigara dışında genel olarak piyasadan %10 yukarıda alışveriş yapılabilmesi de kötü taraflarından.
halen yaşamakta olduğum,uludağ üniversitesi öğrencileriyle dolup taşan,sayısız maceraya imza atmış,yazları bir sahil ksabasını denizi olmadan andırabilen,genellikle yerleşim bölgesinde yoğunluğu olan nadide köyümüz.
yolları her zaman sorundu [4 senelik dilimde].bir de şansız iseniz [ki ben onlardanım], ilk kaldığım evin yolunun çamurunu, tozunu 2 sene çektim. yeni evime geçtiğimde asfaltlandı. $u an başka bir yolunun tozunun çilesini çekiyorum. hiçbir zaman bitmemişti. her yeni yapılan apartmandan yol[yada ne s.kim ile adlandırılıyorsa] vergisini aldıklarına eminim. ve görükle göz önüne alındığında, gecekondu gibi heryere bina dikildiği düşünüldüğünde, azımsanmayacak bir vergi toplanıyor. ama yolları hala toz toprak. adam gibi asfaltlama çalışması yapılmıyor.
[köye doğal gaz geliyor]
evet sonunda istediğimiz oldu. artık rahatlıyoruz.yakıt parası derdi bitiyor, kendi yaktığımızı ödeyeceğiz! ev sahibi eve kombi almış, takılıyor. mutluyuz.çocuklar gibi. en azından birkaç hafta öncesine kadar böyle sevinçlerimiz vardı.g.tümüze soktular. ne gazmış. meğer eve gelene kadar tüm yolların mına koymak, öylece bırakmak, bir araba geçtiğinde bile heryerin toz olmasına neden olmak gerekiyormuş. yağmur yağma ihtimali, bir kabus!
hiçbir zaman sesi çıkmayan pek bir muhterem uludağ üniversitesi öğrencileri, görükle sakinleri. s.kilmekten bıkmadınız mı. azcık sesiniz çıksın, ben duyarım.
bu aralar inşaat,doğal gaz çalışmaları nedeniyle ortalığın toz toprak olduğu,sıcağın etkisiyle terleyen oğrencilere yapışan tozların ogrencileri inşaat işçilerine benzettiği yer.ne mutlu...
üniversiteyi kazandığımda lan ben köyde möyde kalmam deyip kendi kendime triplere girmem sonucu babamın mike mike okuyacan şehir çok uzakmış kampüse demesi üzerine hadi ya dememe vesile olan yer...yerleştikten sonra ise kopamadığım en güzel aşkımı ve arkadaşlıklarımı edindiğim yer olmuştur...
son üç senede inanılmaz şekilde değişmşiş, gelişmiş "orda bir köy var uzakta" köyümüz.. gitmesek de, kalmasak da görükle; hayat denilen meretle henüz daha yeni tanışmış, gözünü açma çabasındaki bu insana dört sene ev sahipliği yapmıştır zaamnında. sevdiğimiz, seviştiğimiz, çok gülüp, çok ağladığımız, danalar gibi içip hayatla kör döğüşüne giriştiğimiz, düştüğümüz, koştuğumuz, yaşamayı öğrendiğimiz özetle bizi biz yapan yerdir görükle. nevi şahsına münhasır deyimi kendisi için icat edilmiş gibidir, havasını solumak gerekir.
bir artı bir evlerin bile 400 milyona kiralanmaya çalışıldığı, öğrenci sırtından geçinen yerlilerle dolu, öğrencisiyle yerlisiyle şuursuz bünyeler oldukça yakında kiraların bir milyarı bulması muhtemel, asap bozmaya başlayan köy.