her tıp fakültesi öğrencisi okula başladığında house olmak ister ancak mezun olduğunda kendini wilson olarak bulur. çünkü hiçkimse hayatta tek bir arkadaş ile yetinmez, tek bir aşk ile ömür geçirmez; yalnız olmaktan, acı çekmekten house gibi zevk alamaz.
house olmak hastayla tartışmak, otoriteye karşı gelmek değildir. house olmak yalnız öleceğini bilmek fakat bununla yaşamaktır. elinden oyuncağı alınan çocuk gibi olmaktır, başka hiçbir oyuncağa bakmamaktır.
tıbbi yeteneğini bir kenara bıraksak bile normal hayatta karşılaşamayacağımız kadar özel bir karakter. arkadaşlığa yeni bir tanım getirmiş, teselli etmek yerine sorunları çözen bir insan. herkesin hayatında ihtiyaç duyduğu bir dost. kötü bir zaman geçirdiğinizde herkes bunun geçeceğini söyler, herkes sizin yanınızda üzülmüş taklidi yapar. ancak hiçkimse nedenin siz olduğunu söyleme cesaretine sahip değildir, hiçkimse sizin mutlu olmanız pahasına; sizi kaybetme riskine göze alarak hayatınıza müdahale etme gücünü kendisinde bulamaz.
bir arkadaş düşünün ki karaciğerinizi bağışlamak için gireceğiniz ameliyat öncesi " sen ölürsen ben yalnız kalırım." diyebiliyor. lafı ağzında gevelemeden, saçma bahanelerin ardına sığınmadan size böyle kendisini açıyor, hayatta tek dostunuz olduğunu bu kadar güzel ifade edebiliyor. sevgilinizin hayatını kurtarmak için ölümü göze alıyor, kalp krizi geçirdiği halde bir de komaya giriyor. ancak başaramadığında sizin yanınıza dönmek yerine ölmeyi diliyor.
gregory house doktorluk ve hayatı tamamen birbirine karıştırmış, doktor gibi yaşayan bir insan. şu söz onun hakkında çok şey anlatıyor; " ölürken yanında elini tutan bir doktor mu istersin, yoksa seni kurtarmak için her şeyi yapan fakat yüzünü bile görmediğin birini mi?" bu sorunun cevabı birçok insan için aynı. peki siz acı çekerken yanınızda " bu da geçer diye geveleyen birini mi istiyorsunuz, yoksa sizin hayatınızı düzeltmek için elini taşın altına koyan; bunu yaparken de kendi hayatı başta olmak üzere hiçbir şeyi önemsemeyen gerçek bir dost mu istiyorsunuz?
Doktorlara olan guveni derinden sarsan dizi, hele hele tam teshis konulamamis bir sorununuz varsa. insan housedan baskasini ciddiye alamaz, guvenemez hale geliyor zira.
Mcgyverın tıp fakultesini bitirmiş halini düşünün.her hafta bir hasta gelir. bunun son derece kalifiye ve iyi doktorlara benzeyen 4 kisilik ekibi oturur zilyon tane teshis ve tedavi onerirler, hep yanilirlar. detaylari hep atlarlar.
sadece onlar degil, house ceker gider, ne guya hastanenin patronu ve kendi de pek basarili cuddy ne wilson ne de bir baska doktor hastanin testlerine, filmlerine bakip da "sudur bunun sorunu, soyle soyle tedavi uygulayin" diyemez, hepsi house gelse de ne yapacagiz diye soylese diye beklesir dururlar.
ve o house, dizi boyunca hastanin kimi bulgulari daha once gostermemesi yuzunden arada yanilmis olsa da, sona gelindiginde bir anda kafasinin ustunde yanan bir ampulle her seyi cozer, o zamana kadar adi bile gecmemis bir teshiste bulunur ve son saniye tedavisiyle kurtarir olumcul hastayi.
bu diziyi seyredip de house harici bir doktora ben nasil guveneyim simdi?
ya bir detayi atliyorlarsa, ya yanlis teshisle zamanimi bosa harciyorlarsa, teshis yanlissa bu verdikleri ilaclar zararli olmasin sonra diye binbir dusunce gecer kafada. hele hele doktorunuzun "sebebini bulamadik ama zaten onemli bir sey de degil, 6 ay sonra bir daha bakariz, siz de bu arada ama dikkat edin olagandisi bir sey var mi yok mu" diye sizi cozemeden eve yolladigi bir sorununuz varsa...
house yollamazdi...
insanların neden yalan söylediklerine bakmam. hepsinin yalan söylediğini farzederim, demiş insanoğlu için gözümdeki son noktayı net bir şekilde koymuştur.
Sherlock Holmes karakterinden esinlenerek yaratılan House md nin baş karakteri.Bu yüzden Sherlock Holmes ile çeşitli benzerliklere sahiptir. Örneğin ilginç bulmadığı vakaları kabul konusunda isteksiz oluşları, House'un ev adresiyle Holmes'un evinin adresinin aynı numaralı olması, House ve Holmes'un müzik aleti çalmaları (Holmes keman çalıyor,House ise piyano ve gitar çalıyor), uyuşturucu bağımlılıkları (House Vicodin, Holmes kokain kullanıyor), House'un Dr. Wilson ile olan arkadaşlıklarının Dr. Watson ile Holmes arkadaşlığı arasındaki paralellikler, (Wilson'u canlandıran Robert Sean Leonard da, House'un takımının Watson'un rolünü üstlendiğine inanmasına rağmen dizide House ve onun karakteri Dr. Wilson'un, esasında Sherlock Holmes ile Dr. Watson rollerini oynamayı amaçladığını söylemiş), dizideki çeşitli karakterlerin Sherlock Holmes karakterleri arasındaki isim benzerlikleri gibi dizide hemen fark edilen benzerlikler göze çarpıyor.
kesinlikle iyi bir kişi değildir. saf kötülükle doludur. sadece meraktan ve ego tatmini için kolaylıkla bir kişinin beyninin açılmasına göz yumabilir. aslında içinde iyi bir insan olduğunu düşünenler yanılıyorlardır.
müthiş bir adamdır kendisi.. tarzı falan fevkalade. kuzenimde macbook alma isteği uyandırmıştır mesela, kirli sakal bıraktırmıştır birde. ve hatta deri montunun rengini kendisininkiyle aynı seçtirmiştir.
bir kerecik de inanın şu adama her bölüm de tüm hastane karşı olmaz ki kardeşim diye ekran karşısında serzenişte bulunduran dizi. ancak dr bey pek bir karizmatik.