agnostisizm'in tersidir. bunda düalist bir tanrı anlayışı mevcuttur.
tanrı varsa ve iyiyse bunca kötülüğe nasıl izin veriyor sorusunu, biri iyi diğeri kötü olan iki tanrıyla açıklıyor.
her şeyi tek bir düşünceye indirgemeye çalışan düşünceye tepki niteliği taşır.
yunanca da "gizli bilgiye sahip olan" demektir. yunan ve roma dunyasinda gecerli olan felsefi ve dinsel bir akimin cagdas adidir. hristiyanligin gelisme doneminde kilise hukukunu, temel iman sartlarini ve piskoposluk kurumunu belirgin bir bicimde etkilemistir.
yahudilik, hellenizm, zerdüştlük ve hristiyanlık gibi
çeşitli kaynaklardan bir araya gelmiş olup,
hristiyanlık sonrası ilk yüzyıllarda yaygın olan
dinsel-felsefi akımlara topluca verilen ad.
özellikle astroloji gibi bilimlerle dini öğretilerini yoğurdukları felsefeleri ancak seçkin bir azınlığa hitap edebiliyordu. o halkın sadakatini devam ettirecek ibadetlerin yerine getirilmesi için bir çerçeve sağlamamaktaydı. işte bu nedenle rakibi hristiyanlığın yükselişi hızlı olmuştur.
4. sınıfa giden ortalama bir ilkokul öğrencisinin bile rahatlıkla çökertebileceği felsefi akım. he maksat salt felsefeden yola çıkarak yeni düşünce kanalları inşa etmekse unutmamak lazım ki 70-80 yıl yaşıyoruz.
sezgicilik. sezgi yoluyla edinilen bilgi. ya da kişinin, sezgi yoluyla edindiği bilgilere inanması. en çok kullanım alanı elbette ki dindir; çünkü, kimse "tanrıyı gördüm/duydum/hissettim/tattım/kokladım diyemez. bazen mantık kabul etmese de, sadece sezgilerine güvenir insan. hah işte.
hemen hemen bütün dinlere bir vesileyle sirayet etmiş, kült inanış.
hristiyanlık açısından ele alınırsa:
Gnostisizm Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur. Örneğin gnostikler isa'nın Tanrı'nın oğlu olmadığını savunmuş ve çarmıha çakılmadığını ileri sürmüşlerdir. Bununla birlikte, bazı Gnostikler isa'nın Tanrı'nın bir vücut bulmuş hali olduğuna inanıyordu.
Hakikatlere ulaşabilmede dinler yetersizdir.
Hakiki bilgiler, yani hakikate ait ya da hakikate yakın bilgiler ancak ruhsal ve psişik gelişim (vahiy, gazalinin sezgiciliği v.s. ) yoluyla edinilebilir.
Ruh ölümsüzdür. Ruh dünya yaşamında bir tür hapishane yaşamı geçirmektedir.
Gerçek olan, fiziksel dünya yaşamı değil, ruhsal yaşamdır.
Dünya düalite ilkesinin geçerli olduğu bir gelişim ortamıdır.
Ruhsal gelişim yolunda en önemli bilgi kaynaklarından biri ruhsal alemden ruhsal irtibatlarla alınabilecek yüksek bilgiler içeren tebliğlerdir ki, bunlar ruhsal bakımdan seçkin insanlara verilir.
din karşıtı, ateist düşünce geleneğinin bi tür uzantısı sayılabilir.
islam, musevilik ve hristiyanlık karşıtıdır.
yaratılışa dair tüm hikayeyi tersyüz eder, melekleri şeytana benzetir ve yılanı yüceltir: https://www.youtube.com/watch?v=imiAXNnzkAc
birçok hristiyan gnostik teviller yüzünden musevilerin şeytanın (allah, eloah, elohim ) sinagoguna tabi olduğuna ve allah'ın anti-christ'ı temsil ettiğine inanıyor, lol.
-- Gnostisizm (ya da Türkçe adıyla irfaniye), kökeni milattan önceki yıllara dayanan, ancak özellikle Hristiyanlığın ilk yüzyıllarında (M.S. 1. ve 3. yüzyıllar arasında) çok etkili olmuş mistik, felsefi ve gizemci bir dini akımdır.
Kelime anlamı olarak Yunanca "Gnosis" kelimesinden gelir. Gnosis, sıradan bir bilgi değil, "sezgisel, gizli, içsel ve derin bilgi/aydınlanma" demektir. Gnostik ise bu gizli bilgiye ulaşıp kurtuluşa erdiğine inanan kişidir.
Karşındaki kişinin mantığını tamamen kavramak için Gnostik felsefenin 4 temel inancını bilmen gerekir:
## 1. Madde Kötüdür, Ruh iyidir (Dualizm)
Gnostiklere göre dünya, madde ve beden tamamen kötüdür, karanlıktır ve bir hapishanedir. insanın içindeki ruh (öz) ise ışık dünyasına ait, temiz ve ilahi bir parçadır. Ruh, bu kötü maddi bedenin içine hapsedilmiştir.
## 2. iki Farklı Tanrı inancı (Demiorgos)
Gnostisizm, evreni tek bir Tanrı'nın yarattığına inanmaz. Onlara göre iki tanrısal güç vardır:
* Yüce/Gerçek Tanrı (Işık Tanrısı): Tamamen ruhsal, sevgi dolu ve aşkındır. Maddi dünyayla hiçbir işi olmaz.
* Demiorgos (Maddi Dünyanın Yaratıcısı): Gerçek Tanrı'dan habersiz ya da ona isyan ederek bu kusurlu, acılı, maddi dünyayı yaratan alt düzey, beceriksiz veya kötücül bir varlıktır. Gnostikler (ve önceki sorularda bahsettiğimiz Markion), Tevrat'ın (Eski Ahit) Tanrı'sını bu kötü dünyayı yaratan zalim Demiorgos olarak görürler.
## 3. Kurtuluş imanla Değil, "Gnosis" (Gizli Bilgi) iledir
Gnostik inanca göre insan, bu kötü dünyadan ve beden hapishanesinden namaz kılarak, kurban keserek veya sadece iman ederek kurtulamaz. Kurtuluş, insanın kendi içindeki ilahi özü fark etmesi, uyanması ve gizli bilgiye (gnosis) ulaşmasıyla mümkündür. işte karşındaki kişinin "Yılan insana yasak meyveyi yedirerek akıl ve bilgi (gnosis) verdi, insanı uyandırdı" demesinin sebebi budur. Gnostikler Kitab-ı Mukaddes'teki yılanı (Şeytan'ı) insanı uyandıran bir "kurtarıcı" gibi görürler.
## 4. islam'ın Gnostisizme (Bâtınîliğe) Bakışı
islam teolojisi, Gnostisizmin bu radikal "Madde kötüdür, dünyayı kötü bir tanrı yaratmıştır" fikrini (Dualizmi) şirk ve küfür sayarak tamamen reddeder. Çünkü islam'a göre maddeyi de ruhu da yaratan tek bir Allah'tır ve Allah'ın yarattığı her şeyde bir hikmet, bir güzellik vardır (Secde Suresi, 7).
Ancak Gnostisizmin "bilginin içsel boyutu, nefis terbiyesi ve kalbi aydınlanma" vurgusu, islam dünyasında tahrif edilerek Bâtınîlik (görünmeyen, gizli anlamların peşinden giden aşırı fırkalar) akımına dönüşmüştür. Ehl-i Sünnet tasavvufu ise ölçüyü her zaman Kur'an ve Sünnet (Zâhir) olarak koymuş, şeriata uymayan hiçbir "gizli bilgiyi/keşfi" (Gnosis'i) kabul etmemiştir.
Gnostiklerin Hz. isa'ya bakış açısını (onun aslında hiç etten kemikten doğmadığı, bir ışık illüzyonu olduğu iddiasını) mı inceleyelim, yoksa bu akımın islam dünyasındaki yansıması olan Bâtınîlik (Hasan Sabbah vb.) konusuna mı göz atalım?