-- Gnostisizm (ya da Türkçe adıyla irfaniye), kökeni milattan önceki yıllara dayanan, ancak özellikle Hristiyanlığın ilk yüzyıllarında (M.S. 1. ve 3. yüzyıllar arasında) çok etkili olmuş mistik, felsefi ve gizemci bir dini akımdır.
Kelime anlamı olarak Yunanca "Gnosis" kelimesinden gelir. Gnosis, sıradan bir bilgi değil, "sezgisel, gizli, içsel ve derin bilgi/aydınlanma" demektir. Gnostik ise bu gizli bilgiye ulaşıp kurtuluşa erdiğine inanan kişidir.
Karşındaki kişinin mantığını tamamen kavramak için Gnostik felsefenin 4 temel inancını bilmen gerekir:
## 1. Madde Kötüdür, Ruh iyidir (Dualizm)
Gnostiklere göre dünya, madde ve beden tamamen kötüdür, karanlıktır ve bir hapishanedir. insanın içindeki ruh (öz) ise ışık dünyasına ait, temiz ve ilahi bir parçadır. Ruh, bu kötü maddi bedenin içine hapsedilmiştir.
## 2. iki Farklı Tanrı inancı (Demiorgos)
Gnostisizm, evreni tek bir Tanrı'nın yarattığına inanmaz. Onlara göre iki tanrısal güç vardır:
* Yüce/Gerçek Tanrı (Işık Tanrısı): Tamamen ruhsal, sevgi dolu ve aşkındır. Maddi dünyayla hiçbir işi olmaz.
* Demiorgos (Maddi Dünyanın Yaratıcısı): Gerçek Tanrı'dan habersiz ya da ona isyan ederek bu kusurlu, acılı, maddi dünyayı yaratan alt düzey, beceriksiz veya kötücül bir varlıktır. Gnostikler (ve önceki sorularda bahsettiğimiz Markion), Tevrat'ın (Eski Ahit) Tanrı'sını bu kötü dünyayı yaratan zalim Demiorgos olarak görürler.
## 3. Kurtuluş imanla Değil, "Gnosis" (Gizli Bilgi) iledir
Gnostik inanca göre insan, bu kötü dünyadan ve beden hapishanesinden namaz kılarak, kurban keserek veya sadece iman ederek kurtulamaz. Kurtuluş, insanın kendi içindeki ilahi özü fark etmesi, uyanması ve gizli bilgiye (gnosis) ulaşmasıyla mümkündür. işte karşındaki kişinin "Yılan insana yasak meyveyi yedirerek akıl ve bilgi (gnosis) verdi, insanı uyandırdı" demesinin sebebi budur. Gnostikler Kitab-ı Mukaddes'teki yılanı (Şeytan'ı) insanı uyandıran bir "kurtarıcı" gibi görürler.
## 4. islam'ın Gnostisizme (Bâtınîliğe) Bakışı
islam teolojisi, Gnostisizmin bu radikal "Madde kötüdür, dünyayı kötü bir tanrı yaratmıştır" fikrini (Dualizmi) şirk ve küfür sayarak tamamen reddeder. Çünkü islam'a göre maddeyi de ruhu da yaratan tek bir Allah'tır ve Allah'ın yarattığı her şeyde bir hikmet, bir güzellik vardır (Secde Suresi, 7).
Ancak Gnostisizmin "bilginin içsel boyutu, nefis terbiyesi ve kalbi aydınlanma" vurgusu, islam dünyasında tahrif edilerek Bâtınîlik (görünmeyen, gizli anlamların peşinden giden aşırı fırkalar) akımına dönüşmüştür. Ehl-i Sünnet tasavvufu ise ölçüyü her zaman Kur'an ve Sünnet (Zâhir) olarak koymuş, şeriata uymayan hiçbir "gizli bilgiyi/keşfi" (Gnosis'i) kabul etmemiştir.
Gnostiklerin Hz. isa'ya bakış açısını (onun aslında hiç etten kemikten doğmadığı, bir ışık illüzyonu olduğu iddiasını) mı inceleyelim, yoksa bu akımın islam dünyasındaki yansıması olan Bâtınîlik (Hasan Sabbah vb.) konusuna mı göz atalım?