1.
gel(e)meyeceği bilinen kişiye karşı yapılmak zorunda olunan eylem. yanınızda istersiniz ancak bu isteği dile getiremezsiniz.
2.
üç günlük dünyada, demediğine pişman olunacak sözlerden biridir.
3.
insanın çok sevdiği birinden ayrılıp ona gel diyememesidir.
ÖR:O'na gel diyemem gururumu ayaklar altına alamam.
5.
gitmeden önce açeydım gollarımı demek ve sonrasında yapılamayan eylemdir.
6.
demeye Yüzün olmamasından kaynaklanandır bazen.
"Sen kovdun zamanında" derler sonra yea.
7.
düpedüz 'korkmaktır'. ya kişinin bizatihi gururundan ya da gelmeyeceği olası olan kişinin gelmemesinin kesinleşme ihtimalinden.
8.
başlık bende "öyle bir geçer zamanki" de küçük osman'ın babasına o kocaman yeşil gözleri kıpkırmızı olmuşken ağlamaktan "-gelme gelme gelme" diye seslendiği o sahneyi hatırlattı. aslında sözkonusu olan aşk olunca ayrılık kaçınılmaz oluyor, ayrılık kaçınılmaz oluncada hepimiz zaman zaman osman gibi gözlerimiz ağlamaktan şişmiş bir vaziyette "gel-me" diyoruz aslında içinde "gel" i de barındıran cümlelerle.
9.
gel demek bi fotoğraf beğenmektir belki bi selam yazmak ama yapamamak ölümdür.hergün onun için kalkıp başkasıyla yaşamak
10.
's....r git' de diyememektir.
11.
giden kişinin gitmeden önce kalbi parçalaması nedeniyle, o kişiyi tekrar çağıracak bir yerin olmaması durumudur.
12.
gel deyip gelmemesindense gel dememek,diyememek daha iyidir be sözlük.
13.
git demenin tersi olan cumlemsidir.
14.
gel de, git de, seviyorum de, aşığım ulan sana de... ne dersen de ama de; sonradan pişman olmaktan iyidir, emin ol!...
15.
en büyük kötülüktür umut. ne demişler: "gurbet duya duya, bugün de akşam oldu"
16.
gelmeyeceğini bildiğin için dememek.