onbinlerce müslüman bosnalı'nın katili sırp faşist çete lideri draze mihajlovic'in dövmesini kolunda taşıyan basketbolcu milan gurovic'i kadrosunda bulundurduğu için, basketbol takımı bosna'da düzenlenen dostluk turnuvasından çıkarılmış spor kulübü.
hani mama isteyen çocuk ağlarya işte ben de küçücük yaşımda bu takım yenilirken ağlayarak aşık oldum daha sevgi nedir bilmeden. garipti içimde ki duygular. neden ağladığımı bile bilmiyordum. ben ağlarken etrafımda ki insanlar bana bakıp bakıp gülerdi. neden gülerlerdi onu da bilmiyorum. dedim ya neden ağladığımı bilmiyordum. belki renklerini seviyordum, belki ismini, belki de büyüyordum.
galatasarayla ne zaman tanıştığımı, isminin galatasaray olduğunu ne zaman öğrendim hatırlamıyorum. içimde ki aşk ne zaman alevlendi inanın bilmiyorum. babam bazen zor maçlarda yasaklardı galatasaray maçlarını izlemeyi. hani olur da takım yenilirse ağlamama dayanamazdı. susmazdım ki. ağlayarak uyurdum sanırım. uyandığım zaman ne zaman uyuduğumu bilmezdim.
şimdi büyüdüm. eşşek kadar adam oldum. kalbimde ki yeri her geçen gün biraz daha sağlamlaşıyor. halen ağlıyor muyum ? onu mu soruyorsunuz ? ağlamıyorum. daha beteri, içim içimi yiyor mağlup olunca. en azından ağlayınca rahatlıyordum.
bu seneki transferlerini görünce milli piyangodan para mı çıktı acaba diye beni uzun uzun düşünmeye sevk etmiş takım.
bu arada şampiyonlar liginde gruplara kalamazsa ve 2. turda herhangi bir izlanda takımı ile eşleşmezse büyük ihtimalle uefa kupasını bir kez daha alacak takım.
bu sene teknik direktör hariç müthiş transferler yapan kulüp. bir de iyi bir hoca getirseydi tutulması zordu. sanıyorum ki skibbe, lig araya girmeden almanya'nın yolunu tutar.
şeytanın avukatlığı yine bana düşecek tablodan anladığım kadarıyla. hemen tanımla girelim o zaman: taraftarlarının hayal aleminde yaşadığı camia.
eleştirilerimi ister adam gibi değerlendirip yol yakınken kafanızı kullanmaya başlarsınız ya da beni fenerbahçeli olmakla, aziz yıldırım'ın ajanı olmakla itham edip vicdanınızı rahatlatırsınız orası size kalmış.
galatasaray'ın transferleri göklere çıkarıldıpı kadar kaliteli transferler değil. bunu sadece ben değil mustafa denizli de zaman zaman söylüyor. bana futbolcuların kariyerinden bahsetme arkadaşım... transfer olduğu klübündeki son üçer yıllarına bakman yeterli verecekleri randıman hakkında fikir sahibi olmak istiyorsan. yok aşkın gözü gördür andavallığına tutulduysan elimden bir şey gelmez.
galatasaray her şeye rağmen mevcut transferleriyle bile başarıyı yakalayabilir. burada başarı izanını da açmamız lazım. bence galatasaray gibi bir takım için lig şampiyonluğu çıta olarak konulamaz artık. transferleri, özlenen günlerini galatasaray'ın o hep söz edilen ruhuyla yaklayabilirse ki çok zor avrupa kupalarında ciddi bşarılara imza atabilir bu kadro.
gelgelelim avrupa kupalarındaki başarının önündeki en büyük engel taraftarın zihninden hamasi duyguları bir türlü söküp atamaması. hala 8 yıl önceki uefa kupasıyla avunup takmın başarısızlık kredisini gereğinden fazla yüksek tutması. eski günlerin anısına takıma ve yönetime yeterince baskı yapıp camia içinde kamuoyu oluşturamaması.
"ya baksana abi klüp zaten maddi olarak belli seviyede daha naapsın adamlar" psikozundan kurtulması lazım taraftarın eğer avrupa kupalarında başarı ise hedef. bu klübü, belki de türkiye'nin en zengin klübünü yıllarca borç batağında tutarak kaybedilmiş yıllara sebebiyet verenlerden hersap sorulmalı taraftarlar kanalıyla. haa galatasaraylı arkadaşım sen diyorsan ki; "şubat ayı gelmeden havlu atalım uefa'da sonra sidik zoruyla şampiyon olalım bu bana yeter" o da senin tercihin.
dehset bir hücum hattı oldugu dogru olan takımdır, lakin yapabilecegi en iyi transfer bu sezon sonu sözlesmesi bitecek olan mircea lucescu dur, neden olmasın?
mevcut haliyle 2000 yılını yakalaması için 40 fırın ekmek yemesi gereken takım. transferler iyi olabilir ama o takım 4 sene yan yana oynarak o zaferlere ulaşmıştı. kimse boş hayallere kapılmasın...
not: hagi, lincoln ve kewell'in ali sami yen'e çıktığı ilk maçlarda tribündeydim, hagi'deki heyecanı unutmak hala mümkün değil.
tanım 1: steaua bükreş'i elerse şampiyonlar ligi'nde en az yarı final oynayacak olan aşkım.
tanım 2: steaua bükreş'e elenirse uefa kupası'nı 2. defa alacak olan aşkım.
tanım 3: yarın belki de tarihinin en önemli maçına çıkacak olan aşkım.
netice itibariyle aşkım.
uğur uçar iyileşsin diye dört gözle bekeleyen takım. iyi de kardeşim bu adam iyileşse bile en azından 2 ay daha ortalarda yok. sabri denen adamla da bu iş yürümez. bak burdan diyorum madem baros'u alcak paramız var gidin anderlehct ten anthony vanden borre var onu alın gelin. sağ kanat ve sağ bek sıkıntımız 10 yıllığına çözülsün.
gol yemekten karsı takım kalecisi yorulacak bizim forvet atmaktan yorulmayacak bu sene galiba. tablo onu gösteriyor.
galatasaray oyle bir takım ki dag gibi borcu oldugu donemlerde bile karmasa yasamadan ezmeye calısanları dinlemeden birbirlerine kenetlenmesi bilen, yenildigi zaman emzik isteyen cocuklar gibi aglamayan mutlaka kendi capında yenilgiden ders cıkaran.
galatasaray ve galatasaraylı olmak oyle bir ruh, oyle bir inanıs ki parayla pulla deger bicmeye calısanların idrak edemedigi.
bir macın iki kazananı olamayacagını bilen yenilgilerini hazmeden bir takımın taraftarıyım ve bugune kadar hic bir yenilgisinde aglamadım lakin para ile pulla degil bileginin gucuyle, kimsenin basarısına dil uzatmakla degil asaletiyle ve inancıyla elde ettigi tum basaralarında televizyon basında salya sumuk agladıgım icimde ki en buyuk ask, gururum.
sağ bek transferi için emmauel eboue ve jamie carragher ile görüştüğü kulağıma çalınan takım. bu zamana kadar beni hep doğru çıkaran adnanlar bunu da yaparlarsa yeme de yanında yat takımı olacaktır.
günahım kadar sevmesem de, birkaç sene öncesine kadar LiVERPOOL'da oynamış yıldız futbolcuları kadrosuna katmasından mütevellit, tebrik ettiğim kulüptür, bir futbolsever olarak yani.
(bkz: milan baros)
(bkz: harry kewell)
gibi uluslararası düzeyde yıldızları kadrosunda bulunduran; bu isimlerin dışında, ayhan akman, hasan şaş gibi bayrak isimleri bünyesinde bulunduran; aydın yılmaz, yaser yıldız, serkan çalık, barış özbek, uğur uçar gibi türkiyenin en genç ve en iyi isimlerine ve türkiyenin açık ara farkla en iyi kadrosuna sahip, futbol takımını bünyesinde bulunduran spor klübü.
uyum sorununu aşabildiği takdirde kadro derinliği ve kalitesi itibarı ile avrupanın en iyi 8 klübünden birisi olabilecek seviyede, üstelik kadrosunda bulunan hemen hemen her futbolcu yedek soyunduğu zaman üzeleceğiniz isimler.
skibbe nin bayer leverkusen ile neler yapabildiğini gördük. şimdi elinde rüya gibi bir takım var. hucüm futbolunu seven bu genç hoca umarım süper ligimize kolayca adapte olur. kendisine sabır gösterildiği takdirde galatasaray bu seneki kadro yapısı itibarı ile durdurulamaz bir kimlikte.
galatasaray ın ise yetersiz kadro yapısı ile, klüp kimliğini ortaya koyarak son 7-8 sezonda yapabildiklerini hepimiz biliyoruz. ama şimdi işler değişti. iddia ediyorum ki; türkiye ligleri 1999-2000 sezonu galatasarayı da dahil olmak üzere bugüne değin bu kadar iyi bir takım görmemiştir. yalnız bu durum şimdilik kağıt üzerinde. bu noktada galatasaraylı deneyimli futbolculara büyük iş düşüyor. yeni yıldızlara galatasaray kimliği aşılanmalı, kazanma hırsıyla, dinamizmi ile o ruh verilmeli, yoksa yıllardır yıldızlar karması olarak lanse edilen fenerbahçe den bir farkları kalmaz. kewell dan, baros dan meira dan birer, hagi, nonda, mondragon yaratılabilirse (ki yaratılacağına inancım sonsuz) işte o zaman, yine galatasaray, türk futbol tarihinin önümüzdeki en az 5 yılına damgasını yine vuracak gibi görünüyor.
minik mavi balina nın uyarısı ile gelen musluk tamircisi; sanırım yaşları yanlış hesaplamışım, doğrularını yanlarına yazdım. sağolasın minik mavi balina, sağolasın izocaaaaaam.
minik mavi balina nun uyarısı ile gelen ikinci musluk tamircisi; yine yanlış yazmışız balinanın dediğine göre; ağam benimle eğleniyir! düzelttim; buradan balinaya sesleniyorum: bi daha düzelt dersen musluk tamircisi boru anahtarını ekliyecek kafana. *
önümüzdeki bir kaç sene içerisinde avrupa şampiyonlar ligi kupasını kaldırmaya aday takım. daha ötesi yok! türkiye ligleri 2000 yılı da dahil olmak üzere galatasaray ın bu seneki kadrosu kadar iyi bir kadro görmedi. emeği geçen, herkese; başkanından malzemecisine kadar sonsuz teşekkür ederim.