galatasaray

entry22221 ↑ galeri2940 ses2
    4171.
  1. 2010-2011 sezonu için dördüncü forması belli olmuştr. bence gayet şıktır. kod adı ise ali sami yen stadı’nın ilk defa 1963-64 sezonunda kapılarını açmasını temsil ettiğinden 6364'tür.

    http://foto.fanatik.com.t...0/12/24/fft1mm1289288.jpg
    2 ...
  2. 4170.
  3. parasız ama gönül zengini fedar klupp !!
    2 ...
  4. 4169.
  5. &feature=player_embedded#!
    5 ...
  6. 4168.
  7. 4167.
  8. düşünüp taşınıp sonunda hatanın nerde olduğunu çözdüğüm takımdır. sorun zencisizlik.

    galatasaray'ın son yıllarda ayakta durmasını sağlayan song ve nonda vardı. futbolcuların maça konsantre olamamaları imkansızdı. sonra keita ve nonda oldu yine ayakta durduk. nonda'nın gidişiyle bu sayı 1'e inince yalpalamaya başladı takım. bu sezona sıfır zenci ile başladık ve durum ortada. devre arasında en az 2 zenci bekliyorum. takım ancak öyle adam olacağa benziyor.

    bu takım uefa kupasını aldığında da 8 tane ganalı vardı altyapıda. siyahisiz olmuyor.

    edit: herkes biliyor aslında sorun nerde ama bizi dinleyen yok. bari böyle yaklaşalım bu şekilde dinlenebiliriz.
    3 ...
  9. 4166.
  10. harika yönetilen kulüp, özellikle de futbol şubesi.

    allah'ın bucaspor'u, bursaspor'u, sivasspor'u bile devre arasında kadrosuna takviye yaparken, sanki çok iyi durumdaymış gibi transfer konusunda sessizliğini koruyan kulüp. hayır doğru düzgün birşey beklemiyorum artık, eskiden kimse duymadan birkaç saat içinde yıldız futbolcular atatürk havaalanı'na indirilirdi. bu sezon başında transfer sezonunun son günü apar topar yapılan transferler 5-6 haftada geri gönderildi. yazıklar olsun...
    5 ...
  11. 4165.
  12. süper lig'in en kaliteli kadrosuna sahip olan efsane takım. bazı sıkıntıları olsa da sarp, ayhan ve barış üçlüsü ile tank gibi işleyen orta sahasıyla ikinci bölümde rakipleri ile arasındaki farkı açacaktır.
    7 ...
  13. 4164.
  14. -sarı kırmızı doğduk , öyle yaşıyoruz.
    -avrupa'da türkiye'yi en iyi temsil etmiş olan uefa kupası ve süper kupa sahibi büyük spor klübü.
    5 ...
  15. 4163.
  16. karakter

    konyaspor – galatasaray maçının ardından internette paylaşılmış bir fotoğraf gördüm. altyapıdan gelip, oynadığı ilk maçta takımına galibiyet getiren golü atan genç anıl dilaver gol sevinci yaşıyordu. taç çizgisine doğru yaptığı sevinç koşusu sırasında, çizginin diğer tarafında eşofmanlarıyla ayaklanmış bir yedek, son zamanlarda galatasaray’da görmediğimiz, hani şu sürekli söz edilen ve aranan ‘ruh’un hakkını verir biçimde coşkuyla seviniyordu gole.

    takımlarda isimlerin önemi yoktur derler ama aslında çok önemlidir. ‘bir’ olma yolunda ilk gereken ‘birey’ olmak, bütünün en küçük parçası olduğunu kabullenmektir.

    türkiye’de, bir takımın başarılı olması için gereken ilk unsurun, hiç çekinmeden söyleyeceğim, faşistçe bir yaklaşımla, türk oyuncuların takımı, takım arkadaşlarını çekip çevirmesi gerekliliği olduğu söylenir. bu bağlamda ‘bizim çocuğumuz’ diyerek yerli oyuncular kayırılır, buna karşı çıkanlar sistemden püskürtülür, adete kusulur, yabancı hayranlığıyla suçlanır.

    topraklarımızda makyavelizmi hüküm sürdüren karar, kuvvet ve söz sahipleri, yabancı futbolcuları karaktersizlikle suçlar, ‘bizim çocukların’ haklarını çaldıklarını iddia ederler. bu kafatasçılar, zaman zaman –yine bu makyalezim çerçevesinde- yabancı bir futbolcunun milli takımda oynamasını sadece ve sadece ‘bizim takım başarılı olsun da nasıl olursa olsun’ düşüncesi içerisinde –ayıplasa da- kabul edebilirler.

    mustafa sarp’ın, eski teknik direktörü tarafından tamamen kadro yetersizliği içinde sürpriz koşu yapabilme meziyeti sebebiyle oynatıldığı ve sarp’ın bunu abartıp doksan dakikayı ‘hayalet koşu’larla bitirdiği, serdar özkan’ın sorumluluk almak adına işini gücünü! bırakıp sahaya inip top koşturduğu, servet çetin’in basit olmayı bir türlü öğrenemediği, kabullenemediği ve yaptığı işi beceremediği halde teknik direktörü hakkında atıp tutabildiği, hakan balta’nın protestolar karşısında antrenörüne dönüp “beni değiştirin” dediği bir garip ortam galatasaray. frank rijkaard’ın kovalandığı gün,‘ikibin ruhu’nun mimarları futbolcu eskilerinin florya’da boy gösterdiği, hakan şükür’ün, metin oktay’dan daha büyük olduğunu iddia etme gereği gördüğü bir garip aile. abdul kader keita’nın karaktersizlik sebebiyle rolünün çalındığı bir absürd komedi.

    akılcı insanlardan kurulu bir yönetim kurulu, böylesine bir ortamda, başarısızlıkta ilk iş olarak teknik ekibini mi yolcu etmelidir sizce? dürüst medya, lorik cana’dan bank asya’da elli tane bulup, “yabacılar tatil köyüne mi gelmiş?” diye sorup, bizim çocuklar içinse ‘tanırım, çok iyi çocuktur’culuğu mu oynamalıdır?

    daha fazla meraklandırmayayım sizi. o fotoğraftaki coşkulu yedek emiliano insua’ydı. oynar, oynamaz, teknik direktörün tercihidir elbette. buna diyecek bir şey yoktur. ama yine de, futbol oynamak gibi bir derdi olmayan, takımının önüne kendi ismini koyan, sahada hiçbir şey yapmayan futbolcuları gördükten sonra, geldiği takımın ‘galatasaray’ olduğunun farkında olan ender oyunculardan biri olan bu genç adamın gönderilecekler listesinde ilk sırada adının geçmesini kabul edemiyorum, sindiremiyorum.

    şu koca ülkenin futbol tarihindeki en büyük başarıların altında imzası bulunan galatasaray, başkanına “galatasaray türkiye’dir” diyebilme hakkını verebilen galatasaray, teknik direktörüne “karakterli futbolcu istiyorum” dedirtebilecek kadar çürümüşse, ben bunu hazmedemem, bu denli büyük bir değerin yozlaşmışlığını midem kaldırmaz.

    şimdi galatasaray transfer yapacak diyorlar. i̇çeridekileri temizlemeden dışarıya göz dikmek, çöp kutusunun içinde yemek yemeye benziyor ama, olsun. yapsınlar bakalım. transfer şans işi derler ya hani, tutarsa takdir edeni zaten çok olur. tutmazsa tekrar yenileri getirilir.

    ne de olsa karakter meeselesi.

    twitter.com/gorkemkirgiz

    http://www.medyaspor.com/yazarlar/gorkemkirgiz
    4 ...
  17. 4162.
  18. dünyamı sikip atan takım. varsın olsun herhangi bir düzelme ışığı versin de dünyamı orospu etse de olur hiç sorun değil. safiyane bişiler yazmak istiyorum buraya. teknik taktik didaktik analize girmeden içimi dökmek istiyorum. ne var ne yok böğürmek istiyorum şuraya. sıkıntının büyüklüğü acı verici. lakin bu sıkıntıdan bir gram götürebilecek bi iki hamle görememek daha da acı..

    durum hiç bu kadar vahim olmamıştı.. günü kurtarmayı bile becerememe acziyetinde 10 sene öncesinin dünyanın en iyisi..

    yapılması gereken en azından günü kurtarmak mı? o zaman türkiye'nin en iyi alt yapısına sahiplik iddiasının bir kanıtı olarak ligin geri kalan maçlarını genç yeteneklerimizle oynamak; şu futbolcu sıfatı içersine sokamadığım yaşam formlarıyla oynamaktan çok daha akıllıca bir hareket olacaktır.

    bu şekilde bu gençler abilerine birer futbol dersi verme şansını yakalayacaklar, ve bu ders ''karambole'' futbolcu olan bir düzine galatasaraylı yeteneksize kendi futbolculuklarını sorgulatma imkanı verecektir diye umut ediyorum. en azından yüz kızartıcı bi etkisi olur.

    ama bunların yerine gidip forvete, orta sahaya ve defansa birer takviye yapıp, taraftarın ve camianın ağzına birer kaşık bal çalma aksiyonu, mevcut yönetimin karakteri haline gelmesinden dolayı yine beklenen ve en olağan şey olacaktır devre arasında da.

    bu taraftar hiç bu kadar umutsuz olmamıştı. siz bunu başardınız. bundan gayrı herhangi bir başarınız bu başarıyı ört bas etmeye yetmeyecektir.

    biz ne günler gördük ama hiç bu kadar koymamıştı..
    3 ...
  19. 4161.
  20. avrupa'nın da en büyüklerinden biri olan takım. galatasaray, özellikle taraftarının diğer takımlara oranla eğitimli olması ve elit tabakadan oluşmasıyla diğerlerinden ayrılır. avrupa'da en çok taraftarı olan takımdır. (yaklaşık 20 milyon)
    2 ...
  21. 4160.
  22. kısa pas ile oynamak teknik kalitedir, mental kalite futbolcuların ikili uyumu, takım oyunu oynama becerisi, seyirciden tahrik olmadan maça konsantre olması, teknik ekiple uyumu vs.dir. özellikle her ikisinden de örnek veriyorum ki galatasaray mevcut kadrosunda ikisinden de ne kadar olduğu (olmadığı) anlaşılsın...

    sonuç olarak 3 kaliteli teknik adam gelmiş, üçü de bu kalitedeki türk futbolculardan kadro olmayacağını basbas bağırmasına karşın adnan bey toz kondurmamıştır. ana sorun futbolcu kali-te-siz-liği-dir.
    5 ...
  23. 4159.
  24. spor toto süper lig de oynamayı hak etmeyen kulüp, şahsi kanaatimiz daha kaliteli bir futbol için g. saray'In bank asya birinci lig'e gitmesi ve yerine daha kaliteli yeni ekiplerin gelmesi türk futbolu için daha güzel olabilir.
    4 ...
  25. 4158.
  26. Bir insana 25 yasından sonra teknik kaliteyi ogretemezsiniz, lakin mental anlamda 35 yasında bile yeni bir şey öğrenebilirsin. T.direktörler de onu öğretsin diye var, en basitinden neyi, en basa dinelim, kısa pas ile oynamayı..bana 11 tane paf liginden karışık adam seçme hakkı ver, sana ligde tek galibiyet bile veremeyebilirim ama emin ol zevk veririm..anlatmak istediğim şey daha nettir umarım. Sonuc, bu kadro yetersiz evet ama iyi bir t. Direktöre ver su anda ligi en kötü ilk 3 te bitirir gs.
    2 ...
  27. 4157.
  28. "kalite" kelimesini sadece teknik kalite olarak görenlerin, mental kalitesizliği göremeyenlerin hakkında yorum yaptığı kulüp. evet gs'de kafa olmayan adamlar var, kafasız adamlar nasıl kaliteli oluyor yahu?
    4 ...
  29. 4156.
  30. 4155.
  31. Skibbe doğru demiş aslanım, kendin veriyosun kendi ellerinle ornegi, mental beceridir futbol, ayakla oynanmaz kafayla oynanır, gs de kafa olmayan adamlar var, doğru bu iste, ee daha ne tekniği hala yahu??
    2 ...
  32. 4154.
  33. kaliteden ve dahası futboldan anlamayan insanların kendini küçük düşürdüğü başlıktır. guti ve q7'nin sakat olduğu ya da kadroda olmadığı bir beşiktaş için "türkiye'nin en kaliteli takımı" diyebilen kişiler; baros'un, arda'nın, kewell'ın, mehmet topal'ın, uğur uçar'ın, emre güngör'ün sakat olduğu kadronun geçen sene neden elde patladığına da şaşırıp kaldığını düşünüyorum.

    zira feldkamp döneminde bu sayılan 4 tane kaliteli türk futbolcu yanında, hakan şükür ve cassio lincoln vardı kadroda. bilmem hala anlaşılmıyor mu? ilkokul çocuklarına anlatana kadar ilkokul çocuğu kadar anlayışa sahip olun! "aynı kadro yeaa" geyikleriyle gelmeyin kırarım kalbinizi...

    michael skibbe türk futbolcuların mental yetersizliğinden, frank rijkaard kadro kalitesizliğinden, gheorghe hagi futbolcu kalitesizliğinden dem vuruyor, 3 sezon geçmiş ulan hala mı almıyor kafanız! ayhan, mustafa, barış, aydın gibiler müstehak sizin gibilere...
    3 ...
  34. 4153.
  35. Kalite'den anlamayan insanların yorum yaptığı başlıktır. Kalite yok o yüzden başarı yok diyenlere ilkokul çocuklarına anlattığım gibi basit anlatiyim de herkes anlasın..Türkiyenin en kaliteli takımı kimde? Beşiktaş..Kaç puan topladı 28, kaçını kaybetmiş 23. Kaçıncı sırada 5. Ya bu kalite-başarı endeksinde bi problem var, ya da demek ki türkiyenin en kaliteli takımı şu anda trabzon, sonra bursa, sonra fener hatta sonra da kayseri..bu işler kaliteyle olsaydı barcelona intere kaybedip ş.liginden acı acı elenmezdi..hala galatasaray başlığının altına kalitesiz kadro diyen olursa da bize kaliteli adam transferi önerisinde bulunsunlar da en azından uefaya katılalım..
    2 ...
  36. 4152.
  37. 2. feldkamp döneminde basit oynandığını, kadronun aynı olduğunu ve hatta futbolcu kalitesinin yıla/yaşa göre değişmediğini sanan bir takım futbol cahillerinin taraftarlık yaptığını sandığı kulüp.

    frank rijkaard öyle futboldan bihaberdi ki futbolcuları topu bodoslama ileri yollamasınlar diye uyarmayı unuttu. yoksa futbolcuların kalitesi süfer canım. babayı almak böyle birşeydir herhalde...
    5 ...
  38. 4151.
  39. Babamı geçen gün halı saha maçına çıkardım, 55 yaşında, dedim ki sen sadece ayağına gelen topu en yakınındaki adama sakin bi şekilde at..Yaklaşık olarak yüzde 80 ile falan oynadı..Aradan bi gün geçti, çat, telefon..Real Madrid başkanı duymuş babamı pas yaparken..Vay anasını dedi, bu devirde yanındaki adama yerden, sakin, kısa pas atabilecek futbolcu varmıymış..Bu ne kalite dedi..Verdik babamı Madride..Neden bunları anlattım, babam galatasaraylıdır çünkü..Ama kalitesi fazla gelir harcanır diye real alsın dedik.. real aldı.. tabi bu yazıdan sonra idrak yolları açık olanlar da isterlerse alabilirler babayı, pardon babamı..

    dip not: biri maç başlamadan önce babamı uyarmasaydı kesin her aldığı topu ileri bodoslama yollardı..bkz: yeni dönem ;ayhan akman, servet çetin, sabri sarıoğlu..lakin biri uyardı ve basit oynadı. bkz: 2.feldkamp dönemi; ayhan akman, servet çetin, sabri sarıoğlu.. (aaaa aynı adamlar lan bunlar!kaliteleri düşmüştür kesin!)
    4 ...
  40. 4150.
  41. futbolun f'sinden anlamadığı için barcelona ile kıyaslayanlar, 3-4 pas opsiyonu yapsa şampiyon olacak sanan kabiliyetsizler mevcut. neymiş takımdaki sorun futbolcu kalitesizliği değilmiş!? hakkaten o 3-4 pas opsiyonu futbolcu kalitesizliğinden değil lodosun nemli esmesinden yapılamıyor herhalde. gidin fm oynarken alın Niko Kranjar'ı falan, buralarda laf yiyip madara etmeyin kendinizi...

    not: en büyük sorunu futbolcu kalitesizliğidir, nokta!
    6 ...
  42. 4149.
  43. ilk yarının bitmesiyle sokaktaki insanın ne denli haklı olduğu ortaya çıkmıştır. demek ki koltukta oturmak veya birçok konuda yetkili olmak haklı olmayı getirmiyormuş. yönetim için şunu diyebilirim "siz yaptınız ama olmadı". şu 2-3 yıllık süreçte takımın oyuncu kalitesini anadolu kluplerinden ayıran ufak nüanslar kaldı. aslında bu noktalara adnan polat'ın ilk yıllarından itibaren gelindi.

    feldkamp dönemi. şampiyon olmamak için dua ettiğim dönem. aslan yerliler, yabancısız neler yapıyoruz be dedik. o yerliler feldkamp'ı gönderdiler. hepsi yöneticilerle konuştu neredeyse feldkamp gitsin diye. cevat hoca geldi yerliler birlik oldu ve şampiyonluk geldi. o şampiyonluğu yerli oyuncular getirdi inkar edilmez ama sorun tamda burda zaten. şimdi o yerli futbolcuların çoğuna söz geçiremez olduk. çünkü onlarda şu zihniyet var "biz istersek bu takım şampiyon olur". o seneden sonra gelen yabancıların dikiş tutturamamasının bir sebebi de budur. yerlilerin egemenliğinin sona erecek olması.

    gözümüz boyanmıştı o sezon ve her sene bizim yerlilerimiz kaliteli diye bedelsiz türkler alındı. mustafa sarp, ali turan, gökhan zan, ferdi elmas vb...o sezon geçtikten sonra bizim yerlilerimiz de balkabağına dönmüştü. servet artık gerçek servet. barış gerçek barış olmuştu. getirilen kaliteli yabancılarda bu kalitesiz yerlilerin yanında sırıttılar. elano bir ara savunma mı yapayım top mu atayım derdine düştü.

    şimdi gelinen nokta ise içler acısı. hiçbir mevkide banko adam yok. kemik kadro yok oldu. aslında bakarsanız galatasaray da en iyi ihtimalle yedek olması gereken 11 banko 11'imiz oldu.

    kaleciler:
    hep şans verilmesinden yanayımdır. zor iş kalecilik hata yapacak elbette ama bir kaleci temel kalecilik hatalarını yapıyorsa istediğiniz kadar şans verin. bir top ceza sahasına tokatlanmaz. aykut ise mondragon'dan kaleyi almadığı zaman bitti. orkun'un 11 çıktığı zamanlarda aykut'un galatasaray macerası bitmişti.

    defans:
    bu defansı kuranlar milli takım'ın savunması bizde diye övündüler. ama milli takım'ın en arıza mevkisi savunmaydı zaten. sağ bek sabri ve alternatifi yok. sol bek hakan balta ama formsuz ötesi hatta bana kalırsa futbolu unuttu. çağlar ise yeni forma şansı buldu. insua deseniz o zaten "fazla sol beki olan varsa versin" denerek alındı. savunmanın ortasında tek elle tutulur adam neill. servet sahada konuşmaktan çok saha dışında konuşur oldu. hep kendisine güvenen birilerini aradı durdu. ama 11'de yer almanın kendisine güvenildiği gerçeğini göremedi. adnan polat diyor ya hani keita için "galatasaray etiğine uymuyordu". servet'in neresi etiğe uyuyor onu da anlatmalı. gökhan zan'ın hastane masrafları için sponsor olduk. ali turan ise hiç elinizde adam yoksa oynar diyebileceğiniz stoper. ki 6 ay oynamadıktan sonra ne kadar faydalı olabileceği şüpheliydi. izledik gördük.

    orta saha:
    bir türlü takviye yapılamamasını anlayamadığım mevki. orta saha dendikçe kanat aldılar. barış ayhan mustafa sarp üçlüsüne yeterli gördülerse diyecek hiçbirşeyim yok. bizim klubü fenerbahçeden bir casus göndersen ancak bunu yapardı derim. göstermelik bir cana takviyesi ama neye yarar. yanındaki adamlar daha topu kramponun altıyla kontrol etmeye kalkan adamlar. yükü kaldıramıyorlar. şu orta sahadaki oyuncular yangın merdivenini tahtadan yapmak gibi bişeydi. yaptılar oldu mu?..olmadı.serdar özkan neden alındı mesela. çok mu paramız vardı bizim. altyapıdan serdar özkan mı çıkaramıyoruz. aydın benim aklımda hala konyaspor maçında attığı golle yer alıyor. pino aldığı topu vurmaktan başka bişey yapmıyor. ki onun için kesin görüşlerim birde kendi mevkisinde oynadıktan sonra oluşacak ama şimdilik tamamiyle olumsuz. kewell deseniz gariban. ne yapsın çocuk benim işim futbolculuk deyip işini yapmaya çalışıyor. elano savunma yapmaya kalktı bu takımda ama beğenilmedi. beğenilmezsin çocuğum çünkü pas attığın adam barışsa beğenilmezsin. seni yerler. misimoviç için ise ne oynadı ki bişey yazayım.

    forvet:
    tamamen boşluk. baros iyi güzel ama artık 20 dakika oynayıp 3 hafta oynamayan futbolcu oldu. olur da.. eğer sizin takımda baros'u zorlayacak bir alternatifiniz yoksa o adamda da "ne yapsam oynarım" düşüncesi oluşur. kesinlikle kendisine bakmıyor. böyle kronik sakatlığı varsa da gönderilmesinden yanayım. ama siz adamı forma savaşına sokamadığınız için bunlar oluyor. forma kaybetme korkusu yok 4 hafta oynamasa da 11'de ne ala memleket. mehmet batdal ise baros'un alternatifi değil o başka türlü bir adam.

    aslında rijkaard'ı da anlamadık. adam geçen sezon giderken takımım kalitesiz ancak bu kadar dedi ve yapılan takviyeler ortada. rijkaard gönderilmeli miydi?. hataları vardı ama tek sorumlu değildi. gönderildiği gün yanında 4-5 kelle koparılmalıydı. şimdi yine yerlilerin yaptıklarının yanına kaldı. adamlar ronaldinho'nun barca'dan kovduramadığı rijkaard'ı kovdurdu. daha da söylenebilecek birşey yok. servet güvenmedi dedi ama savunmadaki boncuklara devam etti. demek ki olay güven de değilmiş servet efendi.

    yarın galatasaray 15 oyuncuyla yollarını ayırdı diye haber çıksa kim itiraz edebilir ya da kim buna şaşırabilir işte asıl soru bu?

    galatasaray'ın bu halini en iyi öğrenmek için ise 2 tane kara kutu var. biri haldun üstünel biri rijkaard. aslında herşeyi onlar biliyor. bir gün gelse de konuşsalar.
    10 ...
  44. 4148.
  45. sorumsuz kulüp.
    --spoiler--
    galatasaray medical park maça doktorsuz çıktı !
    bayanlar gençler ligi'nde galatasaray'ın konuk ettiği mke ankaragücü pasörü tuğçe koçak'ın ayak bileğinin sakatlanmasıyla gözler "doktor" aradı... ancak doktor yoktu!...



    bayanlar gençler ligi'nde 19 aralık pazar günü saat 11:00'de tvf 50. yıl spor salonu'nda galatasaray medical park'ın mke ankaragücü'nü konuk ettiği maçın 3. setinde mke ankaragücü pasörünün tuğçe koçak'ın ayak bileği burkularak sakatlandı.

    ayağı burkulan ve acı içerisinde yerde doktor bekleyen genç pasör tuğçe koçak ve tüm izleyenler acı bir olayla karşı karşıya kaldı...
    kurallar gereğince "doktor" bulundurmak zorunda olan ev sahibi takım olan galatasaray medical park'ın, sponsoru medical park hastaneleri olmasına rağmen sahada doktoru bulunmamaktaydı.
    sakatlanan ve bir süre doktor bekleyen mke ankaragüçlü sporcuya ilk müdahale, o an sahada bulunmayan, acil olarak çağırılarak hemen sahaya gelen galatasaray medical park a bayan voleybol takımının fizyoterapisti tarafından yapıldı.

    hafif bir sakatlık geçiren tuğçe'nin durumunun iyi olduğu öğrenildi. ancak ayak bileği değil de, daha ciddi bir sakatlık yaşansaydı bu durumun sonucu ne olacaktı merak ediliyor?...

    tüm voleybol severler ve sporcu aileleri, sponsorları medical park hastaneleri olmasına rağmen maça doktorsuz çıkan galatasaray medical park'ı bu konularda daha hassas olmaya davet ediyor.
    --spoiler--
    2 ...
  46. 4147.
  47. Niko Kranjar ile Misimoviç'i mukayese edecek kadar kabiliyet denen şeyden bihaber ve marka düşkünü insanların; hakkında fikir beyan etmemesini rica ettiğim takımdır. Haa, istersen Messiyi getir bi bok olmaz dersin, takım kötü tek futbolcuyla kurtarılamaz dersin, o ayrı..Ona eyvallah..Lakin bu takımdaki asıl mesele futbolcu kalitesi değil oyun mantalitesindeki hatadır. Bir büyük takım 90 dakikada kısa pastan daha fazla uzun ve havadan pas atar mı?Cevabı bu takımın yaşadığı problemdir. Buldunuz mu?.. Futbol zor bir oyun değildir; bkz. Barcelona. Şimdi kimse bana ordaki adamlarla bizdeki adamlar aynı değil ki o topu oynayalım demesin..Onlar kısa pas yapıp birbirlerine 3-4 pas opsiyonu yaratarak oynuyor; sen 1 pas opsiyonu yarat, 20 değil 10 pozisyona gir o da yetecek abicim..Biz futbolseverlerin deyimiyle Tık-tık-tık yani..Arada çat da olabilir ama en azından 4-5 tık görelim be kardeşim!Bunu da düşünemeyecek ve yapamayacak kadar salaksan bırak bu futbol işini git gülle at, halat at, hiçbişey atamıyosunuz bari küçük at..Ne büyük takımı yahu!
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük