ilk yarının bitmesiyle sokaktaki insanın ne denli haklı olduğu ortaya çıkmıştır. demek ki koltukta oturmak veya birçok konuda yetkili olmak haklı olmayı getirmiyormuş. yönetim için şunu diyebilirim "siz yaptınız ama olmadı". şu 2-3 yıllık süreçte takımın oyuncu kalitesini anadolu kluplerinden ayıran ufak nüanslar kaldı. aslında bu noktalara adnan polat'ın ilk yıllarından itibaren gelindi.
feldkamp dönemi. şampiyon olmamak için dua ettiğim dönem. aslan yerliler, yabancısız neler yapıyoruz be dedik. o yerliler feldkamp'ı gönderdiler. hepsi yöneticilerle konuştu neredeyse feldkamp gitsin diye. cevat hoca geldi yerliler birlik oldu ve şampiyonluk geldi. o şampiyonluğu yerli oyuncular getirdi inkar edilmez ama sorun tamda burda zaten. şimdi o yerli futbolcuların çoğuna söz geçiremez olduk. çünkü onlarda şu zihniyet var "biz istersek bu takım şampiyon olur". o seneden sonra gelen yabancıların dikiş tutturamamasının bir sebebi de budur. yerlilerin egemenliğinin sona erecek olması.
gözümüz boyanmıştı o sezon ve her sene bizim yerlilerimiz kaliteli diye bedelsiz türkler alındı. mustafa sarp, ali turan, gökhan zan, ferdi elmas vb...o sezon geçtikten sonra bizim yerlilerimiz de balkabağına dönmüştü. servet artık gerçek servet. barış gerçek barış olmuştu. getirilen kaliteli yabancılarda bu kalitesiz yerlilerin yanında sırıttılar. elano bir ara savunma mı yapayım top mu atayım derdine düştü.
şimdi gelinen nokta ise içler acısı. hiçbir mevkide banko adam yok. kemik kadro yok oldu. aslında bakarsanız galatasaray da en iyi ihtimalle yedek olması gereken 11 banko 11'imiz oldu.
kaleciler:
hep şans verilmesinden yanayımdır. zor iş kalecilik hata yapacak elbette ama bir kaleci temel kalecilik hatalarını yapıyorsa istediğiniz kadar şans verin. bir top ceza sahasına tokatlanmaz. aykut ise mondragon'dan kaleyi almadığı zaman bitti. orkun'un 11 çıktığı zamanlarda aykut'un galatasaray macerası bitmişti.
defans:
bu defansı kuranlar milli takım'ın savunması bizde diye övündüler. ama milli takım'ın en arıza mevkisi savunmaydı zaten. sağ bek sabri ve alternatifi yok. sol bek hakan balta ama formsuz ötesi hatta bana kalırsa futbolu unuttu. çağlar ise yeni forma şansı buldu. insua deseniz o zaten "fazla sol beki olan varsa versin" denerek alındı. savunmanın ortasında tek elle tutulur adam neill. servet sahada konuşmaktan çok saha dışında konuşur oldu. hep kendisine güvenen birilerini aradı durdu. ama 11'de yer almanın kendisine güvenildiği gerçeğini göremedi. adnan polat diyor ya hani keita için "galatasaray etiğine uymuyordu". servet'in neresi etiğe uyuyor onu da anlatmalı. gökhan zan'ın hastane masrafları için sponsor olduk. ali turan ise hiç elinizde adam yoksa oynar diyebileceğiniz stoper. ki 6 ay oynamadıktan sonra ne kadar faydalı olabileceği şüpheliydi. izledik gördük.
orta saha:
bir türlü takviye yapılamamasını anlayamadığım mevki. orta saha dendikçe kanat aldılar. barış ayhan mustafa sarp üçlüsüne yeterli gördülerse diyecek hiçbirşeyim yok. bizim klubü fenerbahçeden bir casus göndersen ancak bunu yapardı derim. göstermelik bir cana takviyesi ama neye yarar. yanındaki adamlar daha topu kramponun altıyla kontrol etmeye kalkan adamlar. yükü kaldıramıyorlar. şu orta sahadaki oyuncular yangın merdivenini tahtadan yapmak gibi bişeydi. yaptılar oldu mu?..olmadı.serdar özkan neden alındı mesela. çok mu paramız vardı bizim. altyapıdan serdar özkan mı çıkaramıyoruz. aydın benim aklımda hala konyaspor maçında attığı golle yer alıyor. pino aldığı topu vurmaktan başka bişey yapmıyor. ki onun için kesin görüşlerim birde kendi mevkisinde oynadıktan sonra oluşacak ama şimdilik tamamiyle olumsuz. kewell deseniz gariban. ne yapsın çocuk benim işim futbolculuk deyip işini yapmaya çalışıyor. elano savunma yapmaya kalktı bu takımda ama beğenilmedi. beğenilmezsin çocuğum çünkü pas attığın adam barışsa beğenilmezsin. seni yerler. misimoviç için ise ne oynadı ki bişey yazayım.
forvet:
tamamen boşluk. baros iyi güzel ama artık 20 dakika oynayıp 3 hafta oynamayan futbolcu oldu. olur da.. eğer sizin takımda baros'u zorlayacak bir alternatifiniz yoksa o adamda da "ne yapsam oynarım" düşüncesi oluşur. kesinlikle kendisine bakmıyor. böyle kronik sakatlığı varsa da gönderilmesinden yanayım. ama siz adamı forma savaşına sokamadığınız için bunlar oluyor. forma kaybetme korkusu yok 4 hafta oynamasa da 11'de ne ala memleket. mehmet batdal ise baros'un alternatifi değil o başka türlü bir adam.
aslında rijkaard'ı da anlamadık. adam geçen sezon giderken takımım kalitesiz ancak bu kadar dedi ve yapılan takviyeler ortada. rijkaard gönderilmeli miydi?. hataları vardı ama tek sorumlu değildi. gönderildiği gün yanında 4-5 kelle koparılmalıydı. şimdi yine yerlilerin yaptıklarının yanına kaldı. adamlar ronaldinho'nun barca'dan kovduramadığı rijkaard'ı kovdurdu. daha da söylenebilecek birşey yok. servet güvenmedi dedi ama savunmadaki boncuklara devam etti. demek ki olay güven de değilmiş servet efendi.
yarın galatasaray 15 oyuncuyla yollarını ayırdı diye haber çıksa kim itiraz edebilir ya da kim buna şaşırabilir işte asıl soru bu?
galatasaray'ın bu halini en iyi öğrenmek için ise 2 tane kara kutu var. biri haldun üstünel biri rijkaard. aslında herşeyi onlar biliyor. bir gün gelse de konuşsalar.