galatasaray

entry22148 galeri2898 ses2
    651.
  1. simsar operasyonu kapsamında ankaragücü ve bursasporla birlikte zan altında kalmış kulüp. ayrıca hıncal uluç'un iddiasına göre mali yapısı nedeniyle 2009 yılında küme düşme ihtimali vardır.

    http://www.haberturk.com/...cat=170&dt=2008/03/19

    hobbit: ben mi dedim yahu hıncal uluç demiş.
    5 ...
  2. 652.
  3. birkaç fanatik taraftarının chelsea' yı karşılamasının bütün camiasına yüklenmemesi gereken kulüp. her ne kadar ligde ve kupalarda istikrarsız sonuçlar alsa da, doğru teknik direktör ve zengin altyapı tercihleriyle bu ülkenin ve avrupa yarışının zirvesinde varolmayı sürdürecektir.
    8 ...
  4. 653.
  5. 2007-2008 sezonunda her ne kadar puan olarak şampiyonluğa yakın dursa da bir taraftar olarak benim çok umudum kalmamıştır şampiyonluk için. takım içinde, şampiyonluğa katkı sağlayabilecek hemen tüm oyuncular teknik direktör ile kavgalıdır. buna en son nonda ve arda da eklenmiştir.
    bir müddet sonra gelen düzeltme: problem olan durum ortadan kalktı, heyecanla bekliyoruz.
    6 ...
  6. 654.
  7. 100 yasinda feldkamp'a,karaktersiz lincoln'e ve basiretsiz bir yonetime sahip bize unutamayacagimiz gururlar yasatan eski avrupa takimi.

    insan kendi takimindan utanir mi?
    9 ...
  8. 655.
  9. galatasaraylıyım.

    ve hayatımda ilk defa bugünkü kadar heyecansızım bu sevdada. ilk defa galibiyetimize sevinemiyorum. ilk defa maçları izlemek içimden gelmiyor. ilk defa utanıyorum kulübümden. ilk defa.

    öncesini okuyup öğrenmeden önce diyebilirim ki, herşey prekazinin o müthiç golüyle başladı benim için, hani şu monaco'ya attığı gol. oydu benim ilk galatasaraylı olduğumu hissettiğim ve hatırladığım an. daha sonra ikinci monaco maçı. ondan sonra ise 3-0 dan 4-3 lük fener maçını hatırlıyorum, hey allahım, o kara gün bile güzel geliyor şimdi.

    derken artık galatasarayla birlikte büyümeye başladım, 1.kalli dönemi, hollmann, manchester zaferi, daha o zamanlar aşk duygusunu tattım en derinlerde. herşey ortadaydı, evet o zamanlar en iyiydik. daha dünyanın bir numarası olmamıştık ama türkiyenin en iyisiydik yine. yine avrupada döktürüyorduk, yine tektik. sonra faruk süren geldi kulübümüzün başına. fatih terim'i de takımın başına getirdi. hey gidi günler, daha imparator bile değildi o zaman.

    bir rüya başladı işte o zaman. hagi geldi. emre diye yeni yetme bir velet çıktı piyasaya. şampiyon olmaya başladık, olduk, oldukça olduk. sürekli daha iyi olduk. tek gol atınca sevindiğimiz şampiyonlar liginde bile ne olursa olsun çıtayı yükselttik, çıkamasak bile kılpayı kaçırmaya başladık. hagi'nin unutulmaz gollerinde biz yaşıyorduk evet, o golleri gördük capcanlı bir şekilde. büyük kaptanımızı bile sevdik o dönem, büyük kaptan yaptık onu kolay bir şey mi bu..? türkiye'deki her maçta 4-5 gol atar olduk bir ara. o kadar güzeldi ki herşey, şimdi düşününce gerçekten rüya mıydı diye içimden geçmiyor değil..

    popescu diye bir set, taffarel gibi bir duvarımız vardı bizim. adam ağladı ya, war mıydı ötesi..? evet 4. senenin sonunda yine şampiyon olmuştuk, herşeyin ilkini başaran biz yine başarmıştık ilki. 4 sene üstüste şampiyon olmuştuk. hiç olmadığımız kadar gururluyduk artık. takımımız kimilerinin düşündüğü gibi, tesadüfen gitmiyordu. emin adımlarla avrupanın ve dünyanın tepesine ilerliyordu.

    chelsea'dan 5 yemiştik evet. deplasmanda eze eze hakem oyunlarıyla 1-0 yenildiğimiz chelsea'den kendi sahamızda 10 yemediğimiz için sevinecek durumdaydık. o günü de yaşadık. bu arada kendimizi öyle bir rüyanın içinde bulmuştuk ki o dört sene, ezeli rakibimiz fenerbahceye en kötü zamanında bile yenilmemize rağmen, pek de umrumuzda olmuyordu. işte bu gerçekten bir rüyada olduğumuzu ispatlıyordu aslında. her ne kadar johnson'un o golü atmasına hala inanamasak da*
    ümit davala.. sen nasıl bu kadar soğukkanlı bir şekilde atarsın o dakikada penaltıyı, ey milan fatihi.. ilk defa ağlıyordum takımım için, o nasıl bir sevinçti öyle. halbuki neydi ki olay, topu topu uefaya katılacaktık. o müthiş oyunumuza rağmen çıkamamıştık işte gruptan. uefa ile avunacaktık artık.

    bologna, b.dortmund, mallorca, leeds, arsenal..

    her birisini anlatmaya kalksam uzun entry kasanlara falan girerim, en iyisi geçeyim o günleri. hani yani amaç o değil ondan*
    imparator gitti, lucescu geldi. jardel geldi, süper kupa geldi. vee büyük başkan gitti. galiba rüyadan o anda uyandık.

    mehmet cansun geldi, sokaklarda falan galatasaraya para toplamaya başladılar, işte ilk o zaman ne oluyoruz yaa dedik..

    çok durmadı cansun ve ekibi, 8 ay sonra gittiler bavullarını toplayıp. seviniyorduk aslında ama hiç düşünmedik o zaman beterin beteri olabileceğini. bugünleri görmek mi? olamazdı ya böyle birşey, yok daha neler...di bizim için.

    özhan canaydın geldi. lucescuyu göndermekle başladı işe. real madrid fatihiydi o. fatih terimden sonra kim gelirse gelsin bir antipati beslenecekti zaten, ama lucescu da bu olmamıştı. kendini sevdirmeyi başarmıştı. gönlümüzde taht kurmayı başarmıştı. her ne kadar o kadroyu şampiyon yapamasa da, bizi şampiyonlar liginde çeyrek finale çıkarmayı başarmış ve ertesi sene hakikaten de beş para etmez kadromuzla bizi şampiyon yapmıştı.

    işte o lucescuyu gönderdi canaydın. hem de yerine terim'i getirerek. imparatoru getirerek. sanırım canaydın dönemlerinin en kötü özelliği oydu. hayranı olduğumuz kim varsa, onlardan bizi soğutmak için elinden geleni yaptı. işte fatih terim, işte hagi, işte bülent korkmaz.

    hangi galatasaraylı hagi'ye küfredebilirdi, buna inanabiliyor musunuz? evet, işte ben bunu yaptım. arkadaş kabul edelim, adam teknik direktörlükten anlamıyordu, bu bir gerçekti. tek yaptığı 5-1 lik türkiye kupası şampiyonluğuydu ki, dillere destan, kendini daha güzel aklayamazdı heralde. ribery'e de dua etsin bu arada..

    bu dönemde neler mi yaşadık? uefaya bile katılamadı takımımız bir sene. bir sene trömsö isimli bir köy takımına elendik. ezeli rakibimiz ligi 6.sırada bitirdiği sene bizi 6-0 yendi. avrupaya gittiğimiz diğer seneler gelen vurdu, giden vurdu. orhan ak, cihan haspolatlı gibi adamlar bizim yıldızımız oldular. rakiplerimiz dünya yıldızlarını getirirken bizi pires pires diye oyaladılar, yerine heinz diye birini getirdiler. adını bilmediğimiz yabancı oyuncular geldi gitti bir sürü. barış gibi serkan gibi yeni yetme top tutma yeteneği olmayan oyuncular en iyi oyuncularımız oldu, ayhan'dan medet ummaya başladık. allah kahretmesin ne oldu bize..?

    hiç mi iyi birşey olmadı bu dönemde.. evet oldu. iki tane. birincisi ribery geldi. sonunu biliyorsunuz, her ne kadar karaktersiz olduğunu düşünsem de ribery'nin, sonuç olarak suç yönetimindir. ikincisi ise gerets'in galatasarayımızın başına gelmesidir. böyle bir adamı bile kovarcasına göndererek, milyonların önünde ağlatmayı başarmıştır bu yönetim. gerets'e o anda sarılmak isteyen binlerce galatasaraylıdan biri de benim, evet. adam iki senede taht kurdu kalbimizde.

    fenerbahce taraftarı olağan seçimimiz öncesinde pankart açtı. "adayımız canaydın" diye. ve canaydın, o günlerdeki umudumuz yiğit şardan'ı safdışı bıraktı. neymiş, liseliymiş. değiştirseler de şu lisenin ismini kurtulsak şu liselilerden.

    biz bu utançları yaşayacak taraftarlar değiliz. bunları haketmedik biz. canaydın gitti, yerine gölgesi geldi. onun adamları, onun istediği yönetim şekli. taraftarın tek sevgilisi vardı yönetimden, abdurrahim albayrak. ne kadar onurlu bir insanmış ki, kendisine yapılan tüm şerefsizliklere rağmen hala çıkıyor ve sonuna kadar takımımın arkasındayım diye ağlıyor. ağlıyor adam ya, koca adam ağlıyor allahsız köpekler, sizin yüzünüzden. neymiş, kıroymuş efendim

    velhasıl kelam, bugün galatasaray yenince yine seviniyorum. ama yenilince içim cız etmiyor. maçını kaçırsam çok da tın diyorum. ve en kötüsü de ne biliyor musunuz. yeni yönetim en az iki sene kabus gibi üzerimizde. bu en az iki sene daha böyle umursamaz, utanır şekilde geçecek demek galiba. umarım yanılıyorumdur.

    yine de onsuz yapamıyorum işte, her ne kadar rezil bir kadromuz, kötü bir yönetimimiz olsa da, maçlarda kötü oynasak da, takımda bir gelecek görmesek de. her ne kadar utansam da..

    evet, yine de galatasaraylıyım.

    nokta
    19 ...
  10. 656.
  11. gönülden bağlı olduğum, her durumda ölene dek destekleyeceğim takımdır.

    zamanında uğruna kavgalara giriştiğim, arkadaşlarımla küsüştüğüm, şehirler arası yolculuk yaparak maçlarına gittiğim takımdı. sonra büyüdüm, olgunlaştım, sırtıma sorumluluklar aldım ve zaman yaratamadım sadece eskiden yaptıklarımı yapmaya. ama kendi çapımda desteğimi esirgemedim. bir kısım zaman daha geçti, asırlık bir çınar zor durumlara düştü. kötü yönetim, başarısız tercihler, çeşitli guruplaşmalar. siz bu duruma getiren durumların adına ne derseniz deyin işte. gördükçe üzülüyorum, sinirleniyorum. sorumluları boğazlayasım geliyor!

    eskisi gibi çıkmıyor sesi kükrediğinde ama kim demiş aslanın pençeleri köreldi diye? kurt kocamış geliyor şimdi gözünüze... oysa neler geldi geçti, bu da geçecek!

    şimdi konuşun saygısızlar, konuşun. itin götüne sokup çıkardığınız, terbiyesizce aşağılamalarınızla kirletmeye çalıştığınız kulübün bir türk kulübü olduğunu, tarihte türkiye'nin yüzünü kara çıkarmadığını, dünya'da tanınan bir türk markası olduğunu unutun. sporun kardeşlik, dostluk, centilmenlik anlayışıyla geliştiğini; rekabetin kırıcı boyutuna geçip unutun.

    geçici bir heves değil, popularizm hiç değil; galatasaraylı olmak içtenlikle her durumda bayrağını gururla taşımak demek.

    (bkz: hep destek tam destek)
    10 ...
  12. 657.
  13. şampiyonlar ligi'nde 2 kez çeyrek final, 1 kez yarı final oynayan takım.

    not: yarı finalde ismi şampiyon kulüpler kupası idi.
    17 ...
  14. 658.
  15. her ne durumda olursa olsun, ister yenilsin ister yensin, taraftarı olmaktan utanmadıgım gecmis basarılarıyla gurur duydugum, son donemlerde yasadıgı sıkıntılar da olsa her zaman ve her yerde bogazım yırtılırcasına destekledigim takımım. (bkz: tutku)
    11 ...
  16. 659.
  17. onu bu durumlara getirmiş kim varsa şu gün itibariyle onların ben taa...
    allah bildiği gibi yapsın onları.
    6 ...
  18. 660.
  19. egolarını tatmin etmek için takımı düzen bir teknik adama sahip olup, sırf bu sebepten dolayı avrupadan elenmiş, ligde de muhtemelen başarılı olamayacak kulüptür. aynı kadro gerets'in elinde olsa böyle olur muydu ? ama türk ligi ya burası, ligde şampiyon olamayan hocayı direk postalamak lazım! adam o inamotoların cihanların oynadığı dandik kadroyla puan rekoru kırıp şampiyonluk yaşatmış takıma, bırak her sene şampiyon olamayıversin takım. önemli olan bir şeylerin oturması değil midir ? anlamıyorum, bu gidişle anlayamayacağım da...
    7 ...
  20. 661.
  21. eskinin kurt şimdinin futbol cahili hocası karl heinz feldkamp'ın elinde can çekişen kulüp. gerets'in anlamsız oyuncu tercihleri yüzünden yediği küfürleri, aldığı bedduaları düşünüyorum da; gerets kalli'nin yanında taktik gurusu kalıyormuş yahu. yeni anlıyorum maalesef.

    tüm sezon şans vermediği uğur uçar ve ferhat öztorun'a, fenerbahçe maçında bi' anda her iki kanadı emanet etmesi, mehmet güven gibi nefis bi' tribün çocuğundan beşiktaş derbisinde sağ açık yaratmaya çalışması gibi abuklamaları vardı gerets'in, ama asla kalli kadar laubali oyuncu tercihleri yoktu, otorite kuracam diye takımın anasını bellemedi gerets.. takımı en azından motive etmesini biliyordu.

    yahu bre kalli;
    hasan şaş'tan sağ bek, sol bek, ön libero
    sabri'den ön libero
    hakan balta'dan stoper
    emre güngör'den sağ bek, ön libero
    ismael bouzid'den ön libero
    barusso'dan sağ bek
    ümit karan'dan sağ açık

    yapmayı denedin, hepsine küfür etsem de saygı duydum, bi' bildiğin vardır dedim ama;

    servet'ten ön libero yapmaya çalışmak ne lan? ömrümü yediniz anasını satayım.
    9 ...
  22. 662.
  23. 663.
  24. 3 4 sene daha belini doğrultamayacak olan takım *
    5 ...
  25. 664.
  26. bu kadro ve basa getirilebilecek akıllı bir teknik direktörle çok sağlam başarılara adım atacak takım.
    genç kadrosu ve alt yapısı bütün karamsarlıkları yok etmektedir. inanmak başarmaktır, ve bu inanç bu takımda var.
    5 ...
  27. 665.
  28. "kurt kocayinca itin maskarasi olurmus" deyimini hatirlatan, bütcesizlik nedeniyle taraftarinin gönlünü burkan, "dün boktu, bugün koktu" takimlarinin tasak malzemesi olan, yalama medyanin bir zamanlar 3 tam sayfa ayirdigi simdi ise ceyrek sayfayi bile cok gördügü, taraftarinin gönlünde patlamaya hazir, türkiyenin en kral takimidir.
    8 ...
  29. 666.
  30. taraftarlarının sonuna kadar destek olduğu takım. iyi günden çok kötü günde yanındayız takımımızın. en zor günün de bile taraftarı galatasaraylı olmaktan gurur duymaktadır.
    9 ...
  31. 667.
  32. internet sitesinden yaptığı açıklamayla 5 nisan 2008 fenerbahçe kayserispor maçı hakkında ipe sapa gelmez yorumlar yapan türk futbolunun sütten çıkmış ak kaşık camiası, hakemler hakkında en son konuşması gereken kulüp.

    --spoiler--
    "Beyaz Sayfa"

    14 Şubat 2008de Beyaz Sayfa ile yola çıkanlar renklerini belli etti. Futbolda barış ortamının sağlanması adına attığımız bütün adımlara rağmen ligin tamamlanmasına 6 hafta kalmışken Fenerbahçe-Kayserispor maçında 70 milyonun gözleri önünde emek hırsızlığı yapıldı. Neredeyse Süper lig şampiyonu atandı.

    Dileriz bu önceden yazılmış bir senaryonun ürünü değil münferit bir hakem hatasıdır. Her ne kadar 14 Şubat 2008 den bugüne kadar yaşadıklarımız bunun böyle olmadığını düşündürse de biz buna inanmak istemiyoruz. Ligin bitmesine 6 hafta kala kaldığını tekrar hatırlatıyor ve Federasyonumuza sesleniyoruz. Özellikle Gözlemciler Kurulu ve Merkez Hakem Kurulunun uygulamaları kurallara ve eşitlik ilkesine tereddüt düşürmektedir. Lütfen Türk futbolu adına gerekli önlemleri alınız Ligin adaletini sağlayınız.

    Bu sadece Galatasarayın değil spor ahlakına fair-playa inananların seslenişidir.

    "Galatasaray Spor Kulübü"
    --spoiler--
    8 ...
  33. 668.
  34. Türk futbol tarihinin en başarılı takımıdır. Anlamayanlar örneğin bir liverpol taraftarına sorabilirler. Kendilerine inanmayanlar bari onlara inansınlar.
    9 ...
  35. 669.
  36. 6 senelik canaydın başkanlığında meydanı boş bulup türk futbolunda kadrolaşmaya giden ve neredeyse her alana hakim olma çabasında muvaffak olmak üzere olan aziz yıldırım'a "hooop, orda dur bakalım. bundan sonra istediğin gibi at oynatamayacaksın. yeni başkan adnan polat..." mealinde bir ikaz çeken şanlı spor kulübü.
    12 ...
  37. 670.
  38. kasasında beş kuruş para olmasa da, bilmemnerelerden gelen silahlar sayesinde kasasında belki de yüzlerce milyon euro bulunan sözde büyük takımlara birebir kafa tutabilen, türkiye'nin en büyük klübü. bir de bir numaralı şikeci klüp derler galatasaray'a bazı utanmazlar, artık diyecek laf bulamıyorum ben. çok fazla hatalı maç kazandık, evet kayırıldığımız maçlar da oldu. ama bazıları için bu iş o kadar sıradanlaştı ki, eski/yeni başkanları çıkıp da "maçları saha dışında kazanmayı öğrendik" veya "1996'da masa başında şampiyon olduk" falan diyebildi. hala bazı klüp yöneticileri hatta başkanın sağ kolları falan hapis cezası istemiyle yargılanabilmektedir.

    ama maddi krizin eşiğindeki bu takım, 2005-2006 sezonunda kendi bütçesinin bilmem kaç katına sahip olan sözde en büyük rakibinin ellerle kollarla attığı gollere rağmen, şampiyonluğu söke söke almıştır. bu sezon da başında saçmalayan bir ihtiyar olmasaydı muhtemelen açık ara öndeydi ve geri sayıma başlamıştı. evet kasasında beş kuruş para olmadan oluyor bunlar, şike yapacak para mı var bizde ? galatasaray bu yüzden türkiye'nin en büyük spor camiasıdır.

    kuşkusuz ki, bazı çok çok çok aşırı büyük camiaların(!!) sahip olduğu imkanlar bu camiada olsaydı, şu anda her sezon şampiyonlar liginde banko finale oynayan bir takım olurdu. adama zorla laf sokturuyorsunuz ya ben ne diyeyim size... ey galatasaray'a bok atma cürretinde bulunan mahlukatlar, türk futbolu denince akla hangi klüp gelir sence? sor ingilize, italyana, ispanyola, almana söylerler sana... galatasaray dediğin klüp, arsenal'e finalde çaktı diye tottenham'lı taraftarların tezahüratlarına konu olmuştur. bu sadece bir örnek...

    gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarından olan, attığı goller 15-16 sene sonra hala futbol jeneriklerinde gösterilen gheorghe hagi pek maalesef alex de souza isimli bir finans card reklamı yıldızıyla, dokununca 45 parande atabilen bir topçuyla kıyaslanabilir hale getirilmiştir bu ülkede. bilin bakalım bu ülkenin spor medyası ağırlıklı olarak hangi takımlıdır? klübe her sene saçılan onlarca milyon euro'ya rağmen anca göreve geldikten tam 10 sezon sonra adam gibi bir yere gelebilen bir başkanı resmen atatürk ilan etmiş taraftarlarla baş etmek gibi zorlukları da sürekli yaşayan bir camiadır galatasaray. kasası dolu, içi boş tenekelerle uğraşmak çok zordur netekim...
    15 ...
  39. 671.
  40. 1919 yılında ata'nın dikkatini çekmiş klup

    Tekrar ediyorum, aleyhimizde serdedilen mütalaat yanlıştır. Bu hakikat tarihen ve mantıkan sabittir. Bu hususu yalnız garba değil, hatta vatandaşlarımıza da ehemmiyetli bir surette ihtar etmek lüzumunu hissediyorum. Çünkü nadirattan olmakla beraber teessüfle işitiyoruz ki, milletin tarihini okumamış veya hiss-i milliden mahrum kalmış olması lazım gelen bazı şahıslar, ecnebilerin aleyhimizde serdettikleri ithamatı reddetmedikten başka vatanlarını, milletlerini kabahatli göstermekten çekinmiyorlar. Hâlâ bugün, Sultani Mektebi'nin salonlarını aleyhimizde konferans verdirmek için ecnebilere küşade bulunduranlar var. Bu gibilere lanet.

    Bursa'da 56 ncı Tümen Komutanı Bekir Sami beyefendiye."

    Sivas, 10 Kasım 1919

    Büyük Nutuk, 220. Vesika Mustafa Kemal ATATÜRK
    6 ...
  41. 672.
  42. taraftarlarının 32. haftada su şişelerini hazırlaması gereken takım. tur atmaya geliyoruz.
    9 ...
  43. 673.
  44. ne kadar kötü durumda olsa da türkiye'nin en başarılı klübüdür. ayrıca Trükiye kupası'nda da sami yen'e tur atmaya gelenler ağlayarak gittiklerini unutmasınlar.
    9 ...
  45. 674.
  46. cüneyt çakır'ın tarafsız(!) yönetimiyle fortis kupasında yoluna devam eden, fakir fukara ve mazlum edebiyatıyla medyanın desteğini alan, el değmemiş temiz bir lig(!) parolasıyla yardakçılarıyla birlikte papermoon'da buluşup kutsal ittifakı oluşturan, neticesinde kocasının şampiyonluğunu cebren ve hile ile çalan takımdır. *
    9 ...
  47. 675.
  48. devletin sahibi olup kiraladigi arazisini devlete satan; 2 sezon sonra devletin yaptigi stadin sahibi olup o stadda maclarini oynayacak kulup.
    8 ...
© 2026 uludağ sözlük