leverkusen hezimeti ve kasımpa$a $oku ile beklenen feldkamp'ın eseri olacak çökü$e giren galatasaray'ın bu kötü halini zar zor kazanılan bir türkiye kupası çeyrek final müsabakası kapatabilmi$ gözüküyor,gerçekleri yani galatasaray' ın inanılmaz dü$ü$ünü engelleyemez fenerbahçe galibiyeti..bu kötü gidi$at sürecek hızla..pazar günü oynanacak bjk-gs derbisi ile 3 günlük pembe tablo bu takım için tekrar son bulacak.alt tarafı türkiye kupası idi ,sahanızda oynanıyor maç ve kar$ınızda o gün kar$ılarında kötü bir fenerbahçe vardı, kötü bir oyunla bile kazanabilecek 10 ki$ilik fenerbahçe vardı taa ki gökhan gönül atılana kadar.ve son dakka zar zor gelen balık diye tabir edilen gol.amaçları bir$ekilde feneri yendik demekmi$ galiba.galatasaray futbol takımı gittikçe dibe vuracak,bunu göremeyecek kadar kör galiba bu takım,ve taraftarı.$ampiyon olmu$casına abartı bir sevinç abartı bir duygu..etrafıma ve galatasaraylılara bakınca çok $a$ırıyorum..
Yıllar öncesinden süregelen geleneği bozmuş takım şöyle ki; gelenek, galatasaray çok formunda, yurt içinde, yurt dışında başarıdan başarıya koşmaktadır, fenerbahçe ise üst üste yenilgiler takım içi huzursuzluklarla boğuşmaktadır, bu sırada bir galatasaray fenerbahçe maçı olur, maç fenerbahçe'nin galibiyeti ve istikrar kazanmasıyla, galatasaray'ın ise çalkantılı bir döneme girmesiyle son bulurdu. Ancak bu sene önce leverkusen hezimeti, arkasından kasımpaşa maçı taraftarın sezon başından beri bir inip bir çıkan sinirlerini taşırma noktasına gelmişti. 92. dakikada ümit'in golü olmasaydı şu an ne hakemi, ne kırmızı kartlari, ne de volkan'ı konusuyor olurduk, konuşacağımız tek kişi kalli olurdu ama enteresan şekilde galatasaray kötü gidişin önüne geçti, muhtemelen başarılı fenerbahçe çalkantılı bir döneme girecek. Hatta ilk maçta ezici bir üstünlükle geçtiği sevilya karşısında maalesef kaybedecek.
günler sonra gelen edit: Nasılda çürümüş bir teoridir yarabbim sevilya karşısında kaybedecek dediğim fenerbahçe yarı final kapısından döndü, çıkışa geçecek dediğim galatasaray teknik direktörsüz kaldı. silmiyorum ki ibreti alem olsun.*
büdüt:teorim bir şekilde de olsa gerçekleşti, iyi ki silmemişim. *
kendi taraftarları dışında kimse tarafından sevilmeyen spor kulübüdür.
sebepleri:
1. kendilerini dünyanın sahibi sanmaları,
2. kimsenin başarısını kabul etmemeleri,
3. paranın ne oldugunu bilmemeleri ,
4. kendilerini avrupanin en büyük kulüplerinden biri sanmalari ,
5. adnan polat gibi bir yöneticiye sahip olmaları, ayriyetten neydi onun adi bir yönetici vardi caykur rize baskanini arayip ortaligi bulandiran rize baskani benim can ciger arkadasim diyen , daha sonra da rize baskani tarafindan ben onu hic tanimiyorum diye göt edilen ; iste öyle bir yöneticileri olmasi.'' He simdi hatiladim hazinedaroglu ahlak timsalidir.''
6. futbolcularının kendilerini kral sanmaları ( bunu bende anlamadim)
(örnekler çoğaltılabilir)
Türkiye'deki 15 milyon taraftarıyla birlikte Avrupa çapında 33 milyon kişi tarafından sevilen futbol takımımız. Ayrıca avrupa'da 126 milyon kişi tarafından tanınmaktadır.
2-başarıları kabul eder,alkışlarız.6-0 da bile. ama rakipler 5-1de kaçar.
3-paranın sAadet getirmediğini bilirler.zira harry potter yazarının ingiltere kraliçesinden, chelsea'nin liverpool'dan daha fazla parası var. Hangileri daha büyük sizce?
4-avrupanın kralı olduğunu bilirler. ne kadar eskide olsa. büyük iskender gibi..
5-ömer çavuşoğlu gibi galatasaray bayrağına kolunu sokan yöneticileri yerine,fenerbahçe formasıyla poz veren adnan polat gibi bir yöneticileri olduğuna sevinir. yöneticileri her kaybedişten sonra "türkiye kupasına paf takımla çıkıcaz" demez.
galatasaray ile ilgili yorum yapan arkadaşımız febe hakkında yazığımızı copy paste ile bu entry ye girmiş.
e bu durumda bu sebeplere hayalgücü eksikliği ve kendini ifade edememekte eklenebilir.
(#3071461)
yıllardır bir darboğaz edebiyatıdır yapılır galatasaray üzerinden... ama nedense bu darboğaz bir türlü çözülemez. buna ilişkin adımlar atılamaz. parlak fikirli yöneticiler son aşamada tuttu madem para bulamıyoruz, biz de futbolculara verdiğimiz paralardan kurtulup tasarruf edelim bari dediler... ve yine bu parlak fikirli zatlar mondragon gibi iyi bir kaleciyi gönderip kaleyi orkun'a emanet etti.. şimdi futbolcular kaleciye güvenmiyor... tomas'ı, necati'yi, emre aşık'ı alelacele gönderdiler. neymiş tasarruf edeceklermiş... carrusca'yı bir türlü elden çıkaramayıp, sonra bir de bouzid'e boş yere para verebilen bu akıllı yöneticiler, feldkamp dedenin çılgın tercihlerine de evet deyip durdu. takımın iç huzurunun olduğunu kim söyleyebilir.
takım yaptığı onca transferden verim alamıyor.. üst düzey bir yabancı futbolcu alamıyor, stadını yıllardır yapamıyor.. avrupa'daki ismini ve cismini canaydın döneminde yitirdi. tasarruf edebiyatı yapanlar, vizyonsuz yöneticiler böylesi büyük bir markayı dibe vurdurdu yazık ki... takım ligde de son haftalarca ciddi düşüşte, toparlanabilir mi bilinmez... ama böyle giderse şampiyonluk çok zor...
şampiyonlar ligi çeyrek final ilk maçında real madrid'i 2-0'dan 3-2 yenip çok pis tarih yazmış takımdır.
haa diceksiniz ki rövanşta 3 yediniz. o maç kupayı almak gibiydi valla.
şampiyonlar liginde sadece çeyrek final oynamış takım değildir. şampiyonlar liginin önceki adı olan şampiyon kulüpler kupası'nda prekazili, tanjulu kadrosuyla yarı final oynayarak steau bükreş'e elenmiştir.
şampiyonlar ligi çeyrek final maçında real madrid'e 2-0'dan 3-2 çocugu koymuş takımdır.
bu bir ilktir. şöyle ki real madrid tarihinde hiç bir takımdan 20 dk'da 3 gol yememiştir ve hiçbir takıma 2-0'dan 3-2 mağlup olmamıştır.
(bkz: gerçekleri tarih yazar tarihi de galatasaray)
aynı yıl içerisinde hem türkiyede şampiyon olup hem de avrupada uefa ve süper kupayı müzeye götürme başarısını göstermiş asil takımdır. ve bu süreçte hiç yenilmemiştir. tamam çok abartılacak bir şey değildir.
zira eskiden bunlar çok kolaymış. futbol eskiden böyle de değilmiş zaten. kuruşun para ettiği yıllarmış. tesadüfler varmış, gerçek olurmuş. azizmiş birileri, söylermiş dururmuş.
bitti masal.
ne demiştik hayallerinizin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar
yıllar geçti üzerinden belki ama avrupa bizim nal seslerimizle inlerken türkiyede hakemden başka bir söylemi bulunmayan malum takımın halen bugün de hakem dediği sürecte elde ettigi başarıyı kıskanacak değiliz ancak bunu büyüklenme anlamında kullanırlarsa ve galatasaraya laf atma küstahlıgında bulunurlarsa sıçın da bokunuzla oynayındemekten kendimi alamam.
şimdi moda sarı lacivertmiş. iyi o zaman ne diyordunuz? alkışlayın ulan kendinizi i.neler. ne diye bu sağa sola laf atmalar. gerçi kime diyoruz ki? yediden yetmişe tüm kalbiyle schalke duasına çıkmış eziklerin anlayabilecekleri bir şey degil bunlar. şampiyonlar liginde çeyrek final uefa kupasına eş degerdir diyenleri de duyduk biz. geçen yılın çeyrek finalistleri de öyle diyorlarmış. *
galatasarayımın en çok da bu yönü dehşet verici. bu ezikler ne yaparlarsa yapsınlar her başarılarının ardından Galatasarayla kıyaslanacaklar. ellerinde bi stad vardı onun da iki yıl daha atarlar havasını ondan sonra o da tıss. he biz bu sene şampiyonlar liginde şampiyon olacağız diyorsanız bence hayallerinizi daha geniş tutun, süper kupa, kıtalararası kupayı da ekleyin yanına. sabah da boy abdesti almayı unutmayın ama.