şu sıralar yüzü a1 futbol hariç diğer branşlarla gülmekte olan kulüp.**
ayrıca a2 takımda çok büyük cevherler var. en azından geleceğimiz parlak. inanıyorum ki şu anki a2 takımdaki oyuncular bizim geleceğimizin garantisi. umarım en kısa zamanda a1 takımda görürüz onları. yanılmıyorsam şu an birinciler. tabi bir de bundesliga asist kralı var takımda.
ve ayrıca bu akşamki basketbol maçınıda kazanacak olan takım.
taraftarı daha önceleri "yenilsende yensende taratarın senle" diye tezağurat yaparak yalan söyleyen camia. gördük ki yenilince hiçte yanlarında ve destek değiler tam tersi yenilince hakeretin bini bir para. et kardeşim et etki içindeki o gecekondu varoş karakterin çıksın meydana. senin ciğerin kaç paraki bir liverpool seyirci kadar olasın. sen anca içindeki ezikliği öküzlerin anırdığı gibi bağıra çağıra gidermeyi maharet bilen bir seyirci gurubusun. asla bir liverpool seyircisi olamazsın. bence sen şu an ki galtasaraya bile laik değilsin ama işte nasılsa sahibin yok nasılsa bir ederinde yok. yani sahada ayhan neyse tirübündede sen osun kardeşim bunu bil.
taraftarı hala stadı dolduran takımdır. taraftarının tepkisi takımına armasına değil o şanlı formayı giyen ruhsuz adamlaradır. armasını, formasının daima arkasında olan taraftara sahip kulüptür. bazı eziklerin ne alakaysa, nerden çıktığınıda anlayamadığım bir şekilde aniden liverpool taraftarıyla karşılaştırmaya çalıştığı takımdır. ama olur öyle şeyler takma kafana sen geehh billie billie billie *
(bkz: başarılar gelir geçer asaletin bize yeter)
en iyi ve en kötü zamanında taraftarının hep yanında olduğu, türkiye'nin en büyük kulübü. ha troll özentisi varoş bir ergenin sivilcelerini yolarken ona buna sallamasını skine takar mı bu taraftar, takmaz orası ayrı...
bu öküzlüğü yapan adam karısıda yemeği kötü yapınca evdeki sandelyeyi karının kafasında kırmaya hak kazanmış olan öküz evlatlarıdır. işte türklerin zaten geri olmasının sebebi budur. ulan ayı senin neyini alcaklar avrupaya. almanyaya girdin ne hale getirdiğin meydanda. nereye girsen adam olmuyorsun. he onlr bazılarını yontuyor futbolcu felan yapıyorlar oda zaten türk mlli takımını seçmicek hale geliyor.
adnan polat dönemi gerçekten de mali açıdan olumlu bir tablo ortaya koysada ( buna da bok atan arkadaşlar rakamları bir kez daha incelesinler )futbol takımı açısından tarihin en karanlık dönemlerinden birini yaşamaktadır klüb.ve bu dönem başkan adnan polat'ın dediği gibi mali başarıların arkasında kalabilecek kadar önemsiz bir durum değildir maalesef . öncelikli branşı futbol olan bir spor klubünü tarihinin en başarısız döneminde "ama mali açıdan yaptıklarımız ortada" türevi cümlelerle savunmak eminim ki içten içe kendisinin de kabul edebildiği , katlanabildiği bir durum değildir .yapamadığını anladığında, bir şeylerin ters gittiğini gördüğünde hatadan vazgeçmek yada bırakabilmeyi bilmekte bir erdemdir .
şu sıralar futbol takımına zerre destek vermeyeceğim spor kulübü. diğer branşlarda çatır çatır kazanıyorlar ve mesela bugünü 3 galibiyet ile kapattılar. a2 futbol takımı da liginde lider. a1 futbol takımı böyle aptalca yönetilmeye devam edildikçe futbol forması alacağıma basketbol forması alırım daha iyi.
açılış falan hikaye yıldız oyuncu almazlarsa hiçbir maçına gitmeyeceğim ne ürün alacağım ne forma ronaldinho düzeyinde oyuncu gelmezse o stada adım atmayacağım
bu sezon kazanabileceği en büyük başarı spor toto süper lig'de kalmaktır. ha devre arası hagi-tugay futbola geri döner, messi, iniesta,xavi,pique, daniel alves, david villa, zidane, cruyff, maradona, george best, pele alınır; teknik direktörlüğe de mourinho-guardiola ikilisi getirilirse o zaman işler değişir tabi. ilk beşe girme ihtimali doğar yani.
tabi adnan polat ve adnan sezgin ikilisinin süper lig'deki diğer bütün kulüpleri yönetmesi de sağlanacak.
edit: eskişehirspor kasımpaşa'yı yener ve galatasaray'da konyaspor'u yenemzse ilk yarıyı 14. sırada kapatacağız farkında mısınız? deli mi sikti, toplu tecavüze mi uğradınız, n'oldunuz amına koyim bi kendinize gelin lan!
daha ne kaybedebileceğini merak ettiğim takımım...
daha kötü olduğumuz bir sezon hatırlamıyorum, daha da kötü olamazlar.
madem birşey olmuyor bu adamlardan talibi olan varsa pahalı da değil aldığı yıllık ücret karşılığında satalım şikayetçi olduğumuz andavalları...
yıllardır övündüğümüz altyapımız ne güne duruyor? bu ruhsuzlardan daha kötü oynamazlar. ara transferde de 2 tecrübeli yabancı 1-2 de genç potansiyel alırsın olur biter.
yani barış özbek+ayhan akman+mustafa sarp+ lorik cana bir patrick vieira etmezken toplam ücretleri şusu busu daha pahalıya geliyorlar. ne yani oraya vieira'yı koyup versek yanına 3 tane deli gibi koşan genci bundan daha kötü olabilir mi?
defansın kötü olduğunu düşünmüyorum. ortasaha koşar ve güçlü hale gelirse defans her şekilde toparlar. ihtiyaç defansın kanatlarında. sabri iyi koşuyor çabalıyor desek de bu kafayla en fazla bu kadar oluyor. sola da ergün'den beri bir ilaç bulamadık...
ve her zamanki gibi kale... bu takımda ufuk iyi bir yedek olur aykut ise ancak 5. kaleci.
iyi bir kaleciye ihtiyaç var özellikle de şu dönemde.
forvet hattında baroş satılıp yerine alınacak bir genç bir ofrvet yanına da alttan gelen cem sultan gibi iki isim eklenir mehmet batdal'ın da buna katılacağını düşünürsek iyi bir forvet hattı olur...
şu halimizden daha mı kötü oluruz bu şekilde? kesinlikle hayır....
ama tabi tüm bunlardan önce adnan sezgin'in galatasaraydan elini çekmesi lazım. hagi'den yarar gelmeyeceğinin bilinip zamanında haksızlık yaptığımız erik gerets'e tüm yetkilerin verilmesi gerekir...
tabi tüm bunlar için de yürekli bir başkan gerekir!
Gündeminde çok ciddi bir şekilde Niko Kranjar olan futbol takımı. Eğer bu adamı alabilirlerse- ki benim inanasım gelmiyor; ama özel bir kaynaktan aldığım bilgiye göre transfer bitmek üzere- ortalıkta ne Guti kalır ne Quaresma ne de ALex..Yok lan alamazlar..Ya alırlarsa?..Vay anasını ya düşünmek bile rüya gibi!..Ahanda izle sen de, cahil kalma.. http://www.sporxtv.com/fu...isxtvq19932sxq?ref=vdgei6
bu takım iskeleti ve yerli futbolcu kalitesiyle değil Niko Kranjar, gidip bundesliga asist kralı zvjezdan misimovic'i kadroya katsa bir bok olmayacak futbol takımına sahip kulüptür. aaa bak hatta almış bir bok olmamış...
Niko Kranjar ile Misimoviç'i mukayese edecek kadar kabiliyet denen şeyden bihaber ve marka düşkünü insanların; hakkında fikir beyan etmemesini rica ettiğim takımdır. Haa, istersen Messiyi getir bi bok olmaz dersin, takım kötü tek futbolcuyla kurtarılamaz dersin, o ayrı..Ona eyvallah..Lakin bu takımdaki asıl mesele futbolcu kalitesi değil oyun mantalitesindeki hatadır. Bir büyük takım 90 dakikada kısa pastan daha fazla uzun ve havadan pas atar mı?Cevabı bu takımın yaşadığı problemdir. Buldunuz mu?.. Futbol zor bir oyun değildir; bkz. Barcelona. Şimdi kimse bana ordaki adamlarla bizdeki adamlar aynı değil ki o topu oynayalım demesin..Onlar kısa pas yapıp birbirlerine 3-4 pas opsiyonu yaratarak oynuyor; sen 1 pas opsiyonu yarat, 20 değil 10 pozisyona gir o da yetecek abicim..Biz futbolseverlerin deyimiyle Tık-tık-tık yani..Arada çat da olabilir ama en azından 4-5 tık görelim be kardeşim!Bunu da düşünemeyecek ve yapamayacak kadar salaksan bırak bu futbol işini git gülle at, halat at, hiçbişey atamıyosunuz bari küçük at..Ne büyük takımı yahu!
sorumsuz kulüp.
--spoiler--
galatasaray medical park maça doktorsuz çıktı !
bayanlar gençler ligi'nde galatasaray'ın konuk ettiği mke ankaragücü pasörü tuğçe koçak'ın ayak bileğinin sakatlanmasıyla gözler "doktor" aradı... ancak doktor yoktu!...
bayanlar gençler ligi'nde 19 aralık pazar günü saat 11:00'de tvf 50. yıl spor salonu'nda galatasaray medical park'ın mke ankaragücü'nü konuk ettiği maçın 3. setinde mke ankaragücü pasörünün tuğçe koçak'ın ayak bileği burkularak sakatlandı.
ayağı burkulan ve acı içerisinde yerde doktor bekleyen genç pasör tuğçe koçak ve tüm izleyenler acı bir olayla karşı karşıya kaldı...
kurallar gereğince "doktor" bulundurmak zorunda olan ev sahibi takım olan galatasaray medical park'ın, sponsoru medical park hastaneleri olmasına rağmen sahada doktoru bulunmamaktaydı.
sakatlanan ve bir süre doktor bekleyen mke ankaragüçlü sporcuya ilk müdahale, o an sahada bulunmayan, acil olarak çağırılarak hemen sahaya gelen galatasaray medical park a bayan voleybol takımının fizyoterapisti tarafından yapıldı.
hafif bir sakatlık geçiren tuğçe'nin durumunun iyi olduğu öğrenildi. ancak ayak bileği değil de, daha ciddi bir sakatlık yaşansaydı bu durumun sonucu ne olacaktı merak ediliyor?...
tüm voleybol severler ve sporcu aileleri, sponsorları medical park hastaneleri olmasına rağmen maça doktorsuz çıkan galatasaray medical park'ı bu konularda daha hassas olmaya davet ediyor.
--spoiler--
ilk yarının bitmesiyle sokaktaki insanın ne denli haklı olduğu ortaya çıkmıştır. demek ki koltukta oturmak veya birçok konuda yetkili olmak haklı olmayı getirmiyormuş. yönetim için şunu diyebilirim "siz yaptınız ama olmadı". şu 2-3 yıllık süreçte takımın oyuncu kalitesini anadolu kluplerinden ayıran ufak nüanslar kaldı. aslında bu noktalara adnan polat'ın ilk yıllarından itibaren gelindi.
feldkamp dönemi. şampiyon olmamak için dua ettiğim dönem. aslan yerliler, yabancısız neler yapıyoruz be dedik. o yerliler feldkamp'ı gönderdiler. hepsi yöneticilerle konuştu neredeyse feldkamp gitsin diye. cevat hoca geldi yerliler birlik oldu ve şampiyonluk geldi. o şampiyonluğu yerli oyuncular getirdi inkar edilmez ama sorun tamda burda zaten. şimdi o yerli futbolcuların çoğuna söz geçiremez olduk. çünkü onlarda şu zihniyet var "biz istersek bu takım şampiyon olur". o seneden sonra gelen yabancıların dikiş tutturamamasının bir sebebi de budur. yerlilerin egemenliğinin sona erecek olması.
gözümüz boyanmıştı o sezon ve her sene bizim yerlilerimiz kaliteli diye bedelsiz türkler alındı. mustafa sarp, ali turan, gökhan zan, ferdi elmas vb...o sezon geçtikten sonra bizim yerlilerimiz de balkabağına dönmüştü. servet artık gerçek servet. barış gerçek barış olmuştu. getirilen kaliteli yabancılarda bu kalitesiz yerlilerin yanında sırıttılar. elano bir ara savunma mı yapayım top mu atayım derdine düştü.
şimdi gelinen nokta ise içler acısı. hiçbir mevkide banko adam yok. kemik kadro yok oldu. aslında bakarsanız galatasaray da en iyi ihtimalle yedek olması gereken 11 banko 11'imiz oldu.
kaleciler:
hep şans verilmesinden yanayımdır. zor iş kalecilik hata yapacak elbette ama bir kaleci temel kalecilik hatalarını yapıyorsa istediğiniz kadar şans verin. bir top ceza sahasına tokatlanmaz. aykut ise mondragon'dan kaleyi almadığı zaman bitti. orkun'un 11 çıktığı zamanlarda aykut'un galatasaray macerası bitmişti.
defans:
bu defansı kuranlar milli takım'ın savunması bizde diye övündüler. ama milli takım'ın en arıza mevkisi savunmaydı zaten. sağ bek sabri ve alternatifi yok. sol bek hakan balta ama formsuz ötesi hatta bana kalırsa futbolu unuttu. çağlar ise yeni forma şansı buldu. insua deseniz o zaten "fazla sol beki olan varsa versin" denerek alındı. savunmanın ortasında tek elle tutulur adam neill. servet sahada konuşmaktan çok saha dışında konuşur oldu. hep kendisine güvenen birilerini aradı durdu. ama 11'de yer almanın kendisine güvenildiği gerçeğini göremedi. adnan polat diyor ya hani keita için "galatasaray etiğine uymuyordu". servet'in neresi etiğe uyuyor onu da anlatmalı. gökhan zan'ın hastane masrafları için sponsor olduk. ali turan ise hiç elinizde adam yoksa oynar diyebileceğiniz stoper. ki 6 ay oynamadıktan sonra ne kadar faydalı olabileceği şüpheliydi. izledik gördük.
orta saha:
bir türlü takviye yapılamamasını anlayamadığım mevki. orta saha dendikçe kanat aldılar. barış ayhan mustafa sarp üçlüsüne yeterli gördülerse diyecek hiçbirşeyim yok. bizim klubü fenerbahçeden bir casus göndersen ancak bunu yapardı derim. göstermelik bir cana takviyesi ama neye yarar. yanındaki adamlar daha topu kramponun altıyla kontrol etmeye kalkan adamlar. yükü kaldıramıyorlar. şu orta sahadaki oyuncular yangın merdivenini tahtadan yapmak gibi bişeydi. yaptılar oldu mu?..olmadı.serdar özkan neden alındı mesela. çok mu paramız vardı bizim. altyapıdan serdar özkan mı çıkaramıyoruz. aydın benim aklımda hala konyaspor maçında attığı golle yer alıyor. pino aldığı topu vurmaktan başka bişey yapmıyor. ki onun için kesin görüşlerim birde kendi mevkisinde oynadıktan sonra oluşacak ama şimdilik tamamiyle olumsuz. kewell deseniz gariban. ne yapsın çocuk benim işim futbolculuk deyip işini yapmaya çalışıyor. elano savunma yapmaya kalktı bu takımda ama beğenilmedi. beğenilmezsin çocuğum çünkü pas attığın adam barışsa beğenilmezsin. seni yerler. misimoviç için ise ne oynadı ki bişey yazayım.
forvet:
tamamen boşluk. baros iyi güzel ama artık 20 dakika oynayıp 3 hafta oynamayan futbolcu oldu. olur da.. eğer sizin takımda baros'u zorlayacak bir alternatifiniz yoksa o adamda da "ne yapsam oynarım" düşüncesi oluşur. kesinlikle kendisine bakmıyor. böyle kronik sakatlığı varsa da gönderilmesinden yanayım. ama siz adamı forma savaşına sokamadığınız için bunlar oluyor. forma kaybetme korkusu yok 4 hafta oynamasa da 11'de ne ala memleket. mehmet batdal ise baros'un alternatifi değil o başka türlü bir adam.
aslında rijkaard'ı da anlamadık. adam geçen sezon giderken takımım kalitesiz ancak bu kadar dedi ve yapılan takviyeler ortada. rijkaard gönderilmeli miydi?. hataları vardı ama tek sorumlu değildi. gönderildiği gün yanında 4-5 kelle koparılmalıydı. şimdi yine yerlilerin yaptıklarının yanına kaldı. adamlar ronaldinho'nun barca'dan kovduramadığı rijkaard'ı kovdurdu. daha da söylenebilecek birşey yok. servet güvenmedi dedi ama savunmadaki boncuklara devam etti. demek ki olay güven de değilmiş servet efendi.
yarın galatasaray 15 oyuncuyla yollarını ayırdı diye haber çıksa kim itiraz edebilir ya da kim buna şaşırabilir işte asıl soru bu?
galatasaray'ın bu halini en iyi öğrenmek için ise 2 tane kara kutu var. biri haldun üstünel biri rijkaard. aslında herşeyi onlar biliyor. bir gün gelse de konuşsalar.