Recep ivediğin meşhur arabasıdır. Dört viteslidir ve motoru 26 beygirdir. Sulu ve hava soğutmalı iki modeli vardır. Türkiye pazarında pek tutmamış bir modeldir.
ömrümde sadece 1 sefer çocukken bindim arkaya oturmuştum. onda da inince ilk söylediğim şey kalp krizi geçirmemek için sadece arabanın dışına baktığımdır. arabanın içine baksaydım heralde kalbim falan sıkışırdı. ama sürüş deneyimlemek isterim.
Sulu olanları 126, hava soğutmalı olanları 650 fsm olarak geçer. ikisi de polski fiat (polonya) üretimidir. Hava soğutmalılar yazın hararete meyillidir ülkemizde, o yüzden su soğutmalısı makbuldür.
Top speed 120 ki yokuş aşağı bu hıza gerçekten ulaşabilir (tecrübe ile sabit).
Frenleri kara düzen. Sonuna kadar basmanız lazım durması için. ilk başta frenler tutmuyor gibi hissedebilirsiniz. Gerçekten frenleri zayıf dikkatli kullanmak lazım.
Birinci viteste senkromeç yoktur yani ikiden bire aracı tamamen durdurmadan geçemezsiniz. Yokuşa geldiğinizde devrini tam aldırmanız lazım durmadan gitmesi için.
Oldukça basit bir araç. Ama bakan usta sayısı yok gibi bişey. Eliniz alet tutuyorsa ve arabasız kalmak istemiyorsanız alın. Polonya bu arabaların cenneti bütün parçalarını oradan rahatlıkla temin edebilirsiniz çok ucuz zlotilerle.
Ben bu arkadaşla (91 model su soğutmalı) bursadan sinop'a gittim. Arkadaşla gittik daha doğrusu araç arkadaşındı. 21 litrelik ufak bir benzin deposu vardır. 300 350 km filan menzili var bir depoyla. Güvenli hızı 70 km filan, üstünde motor yüksek devir çeviriyor (80'le giderken 4000 devirleri görüyor) ve bağırıyor. Bu da uzun yolda conta yakma, yağ eksiltme gibi tehlikeleri beraberinde getiriyor. Yokuş aşağı 120 gördük. Frenler kara düzen, sonuna kadar basınca duruyor servo desteği yok. Önler ve arkalar kampana fren zaten disk fren yok. Birinci viteste senkromenç yok yani ikiden bire atmak için durmanız gerekiyor. Zorlarsanız şanzımanı dağıtırsınız. içi daracık, 180 üzeri için zulüm. Bagajı önde ve arkada motorun üstünde ufak bir hacim var. Yanında 120 ile otomobil geçti mi savruluyor ki tır kamyondan söz etmiyorıum bile. Sağ şeritten emniyet şeridine atmıştı tırın biri rüzgarıyla bizi.
Kesinlikle şehir içi arabası. Uzun yol yapmak hem tehlikeli hem de yorucu. Hele hele dört kişi doluşup uzun yol yapmaya asla gelmez. Yaşından ötürü her an bir arıza çıkartmaya müsait istediği kadar bakımlı olsun en yenisi 35 yaşında bu arabaların.