hala yazılanlar okunmadan hakkında sarf edilen ezberlerin aynen tekrar edildiği insan...siyah,büyük ve kalın puntolarla yazmak mümkün olmadığından neyi deyip neyi demediğinin anlaşılmadığı anlaşılıyor.
efendim;
wall srteet journal'de çıkan demeçte fethullah gülen'in açıklamaları tahrif edilmiştir,hocaefendinin gemi ve ihh ya ilişkin demeği sözler demece eklenmiştir.gerekli açıklama zaman gazetesinde ali ünal tarafından yapılmıştır.ezberleri temcit pilavı yapıp ısıtmaktansa okunmalıdır;
--spoiler--
''Haberdar olduğum kadarıyla, Wall Street Journal'ın Hocaefendi'yle röportajı 25 sorudan oluşuyordu. 11 yıldır ABD medyasından gelen röportaj tekliflerini geri çeviren Hocaefendi, bu ve NY Times'tan gelen son teklifleri bazı sebeplerle kabul etmek durumunda kaldı.
Röportajı yapan WSJ muhabiri, röportajı yayınlamak yerine kendince bir değerlendirmede bulunmuş ve röportajdan sadece 3-4 cümleyi kullanmış. Hocaefendi'yi Şia'ya has manâda "imam" olarak takdim etmekle Hocaefendi-"iran-islâmı" arasında kendince bağ kurmaya çalıştığı gibi, meselâ hiçbir delil ve gerçeğe dayanmadan, "Hocaefendi'nin hareketi"ne destek olan bazı varlıklı zatları zaman zaman kanun dışına çıkmakla da itham etmiştir. Dolayısıyla, iyi niyetli davranmış görünmemektedir. iHH ve Gazze seferi konusunda Hocaefendi'ye atfedilen ve röportaja dahil olmayan söze de biraz bu noktadan bakılmalıdır. ''
ali ünal zaman gazetesi 7 haziran 2010
--spoiler--
gazze'ye yardım konvoyu hakkındaki sözleri mülakat verdiği wall street journal'dan değil de, şu durumda dış kapının mandalı olan, zaman gazetesinen okunarak yorumlanmaya çalışılan din adamı.
şöyle ki;
--spoiler--
Mr. Gülen said organizers' failure to seek accord with Israel before attempting to deliver aid is a sign of defying authority, and will not lead to fruitful matters.
(...)
Mr. Gülen said he had only recently heard of IHH, the Istanbul-based Islamic charity active in more than 100 countries that was a lead flotilla organizer. It is not easy to say if they are politicized or not, he said. He said that when a charity organization linked with his movement wanted to help Gazans, he insisted they get Israel's permission. He added that assigning blame in the matter is best left to the United Nations.
--spoiler--
wsj açıkça gülen'in sözlerini aktarmış. çarpıtmak da ali ünal'a düşmüş anlaşılan..
sanki hocaefendi röportaj verirken yanındaymış gibi konuşanlar var. ali ünal zaman camiasının hocaefendiye en yakın isimlerindendir. hocaefendinin ne deyip ne demediğini çok zeki sözlük yazarlarından daha iyi bilir...
wsj muhabiri, gülen hareketinin zenginlerinden bazıları kanun dışı işlere karışmıştır diye mesnetsiz iftiralarda bulunup, şiaya has tabirleri hocaefendi için kullanarak iyi niyetli davranmadığı ortaya koyduğu gibi gemi ve ihh hakkında sözlerin fethullah gülen tarafından değil iyi niyetli davranmayan wsj muhabiri tarafından sarfedildiği ali ünal gibi çok çok önemli bir isim tarafından deklere edilmiştir.anlamak isteyene zerre matematik,insaf ve mantık sahibi olan için mesele çok açıktır.
kurduğu nur cemaatiyle kendisini veyahut inandığı neredeyse peygamber olarak gördüğü bediüzzaman said nursi isimli geçmiş zamanda yaşamış şahsa tapan, onun öğretisini gerçekleştiren, vaaz verirken hüngür hüngür ağlayan,ülkesini çok sevdiği söylediği ve yasağı kalktığı halde halen amerikada ikamet eden dini bütün görünüşlü halk kahramanı.*
Birde adamın Türkiyede bir sürü para getiren kuruluşları var.
(bkz: zaman gazetesi)
(bkz: nt kitap kırtasiye)
(bkz: zağnos dershaneleri)
(bkz: fem)
özel okullar.
wsj gazetesine verdiği röportajda ettiği sözler tartışma konusu olan din adamıdır. kimse, "bu adamın cemaatinden bazı zenginler kanun dışı ilişkilere karışmış. waj yazıyorsa doğrudur.." demiyor. wsj muhabirinin görüş ve değerlendirmeleri kendini bağlar. insanların takıldığı nokta sözlerinin bizzat fethullah gülein'in ağzından yapılan tercüme.
hocanın akpye "one minute" ayarıdır aslolan. wall street journalda sözler kendisinin olmasa bile sadece röportaj vermesi bile zaten "bi akıllı olun lan" demesidir. hoca satılık olduğu ve sahibi olduğundan değil belki de ilk kez, yeni satılmışların abartmasından hareketle "bu işler böyle değil yiğidim az soluklan hele" demiştir.
ahmet türk gibi buna da pkk bölücü bir terör örgütüdür, lanetle kınıyoruz dedirtemezsiniz.
kendisi dünyanın tiranlarının ortadoğu coğrafyasına tayin ettiği memurlardan birisi olduğu için, bu adamın ağzından israil ve amerika aleyhine de menfi kelamlar duyamazsınız.
dünya üzerindeki en muktedir piyonlardan...hoca efendi hoca efendi diye peşi sıra yuvarlanan bağlıları ne oluyor yazmak istemiyorum.
genç beyinlere gerizekalı yaftası vurarak ıdıot muamelesi yapan kişilerin korkulu rüyasıdır.ajan olduğu söylenir,ama ermiş olduğuda söylenir.objektif olmanın gereğine inanan müslümanların suya sabuna dokunmayarak Allaha havale ettiği kişidir.
bir yahudi kuruluşu olan wsj röportajı çok iyi kullanmış, bakın bu adamların en büyük imamı(!) bile bize hak veriyor diye propaganda savaşında 1-0 öne geçmiştir. ihh kendisini çok zor duruma sokan bu ropörtaj için günlerce yalanlama bekledi. baykal olayı için bile saatler için de devreye giren f.gülen, günlerce yalanlama açıklamadı. bunun yerine zaman gazetesindeki yazarlar, f.gülen'in tepki çeken konuşmalarını "yok şöyle demek istedi", "yok onu wsj ekledi" diye kıvırmaya çalışıyorlar.
adam söylediği lafların arkasında, size ne oluyor???
amacının, düşünccelerinin anlaşılması için beyne bile ihtiyaç duyulmayan yani kör olsan görebileceğin lakin buna rağmen hala gerçek amacını anlamayanlarının bulunduğu, karşıtlarına hakaretler ettikleri Homo sapiens.
dehasını tartışmak saçma. biz onu dehasının hakkını veriyoruz zaten.
demem o ki; her devirde bu ve benzeri niyet simsarlarının, politik çok yüzlülerin arkasından kitlesel yürüyüşler olur. topluluk böyledir çünkü... ilkesizdir, yozdur, dejeneredir, kendisine ikbâl vaad edene yamanır, gururunu okşayanın peşine gider, eline ekmek vereni göklere çıkarır. bütün bunları yaparken sahip olunan ve sözde benimsenen değerlere sadakat aslında pek önceliksizdir. asıl mesele işte bu noktadaki açığı bilmekte başlar. böyleleri kendi savunduğu değerleri yozlaştırırken dahi; kendisini takdir edenler ve "siz onu anlayamazsınız" diyenler illâ ki çıkar.
ha o takdirciler, yani kayıtsız şartsız tasdikçiler yok mu? asıl onlarda bırakın dehayı, zekânın, yaradılış haysiyetinin katresini bulmak kabil değil.
Allah ıslah etsin, bu adam aynı şeyi 28 şubatta da yaptı başörtüsü füruattır dedi. uşaklığını çok iyi yaptığı gibi uşaklığının karşılığınıda hakkıyla alıyor. kimin çocuğu olduğu bile belli değil. adam gibi çık söyle baban kim senim vatikan mı israil mi cıa mı ? yoksa seni ve projeni hepsi birdenmi dölledi.
ulan dünya tersine döndü yandaşları kendisine fena halde kızgınlar, düne kadar adını bile duymaktan hazzetmeyenler tebrik yarışında. bir şey anladıysam surinam asıllı hollandalı olayım. dünya çok garip.
bugüne kadar amerikanın ve israil'in yanında olmasına rağmen, bunu son gemi baskınına kadar açıkca ifade etmediği için insanların wsj demecini duyunca şaşırdığı kişi.
--spoiler--
hoca, sistemin içinde kalarak kendince/ideolojisince faaliyetler yürüten bir kimse olduğundan israili kınayıp da filistine sahip çıkması ondan beklenecek en son şeydir.
herkes bilir: fethullah gülen, her yerde ve her zaman sistemin içindedir, güya sistemi sistemle ele geçirmek için çabalar, vasat ahlakî vurgularını tatmin edecek örnek durumlar inşa eder, kendisini benimseyenlere dünyevî ve uhrevî saâdetler sunar, sunduklarında bir sosyal mücadele sözkonusu olmaz, içten içe ilerleyen örgütlü çalışmaların sonuçta istenilen mevkileri elde edişine doğrudan ve dolaylı vurgular yapılır, sistemle sistemin istediği modeller üzerinden geliştirdiği diyalog sonucu sadece ufak çaplı yaşam tarzlarının şekil almasına izin verir, büyük çaplı, devrim ölçeğinde, sivil itaatsizlik perspektifli bir oluşum için kabulü/tahammülü yoktur. yani devlet gibi düşünür, devlet içinde devletlik yaparak, devletten fazla devletçilik yaparak umdeleriyle mutlu-mesut yaşayan bir oluşumun taşıyıcısıdır, o kadar. kendi âlemini ilgilendiren her şeyi meşrulaştırmak bakımından emsalsizlik de taşır. o yüzden filistin sorununu silah tüccarlarının emellerine indirger, kürt sorununu ermeni dönmelerinin hınçları diye açıklamaya kalkar, sosyal problemler her gündeme geldiğinde iman esasları diye viraj alır, insan hakları-emek sömürüsü vb. hususlarda menkıbeler anlatıp atlatır, kendisi örgütlü bir güç olduğundan ve bu gücünü tamamen nabza göre şerbet vererek, başa göre tıraş yaparak elde ettiğinden ötürü büyük güçleri karşısına almaz, yoluna devam eder. felsefesine müspet hareket demiştir, buradaki müspetlik her koşulda kayıtsız şartsız uyuma delâlet eder. kitaplarına, takipçilerine, faaliyetlerine göz attığınızda bu nitelikleri hep önünüze gelir. aslında hoca ve hocacılardan bu yaptıklarından daha fazlasını beklemek de abesle iştigaldir...
beri taraftan, devlet içinde devlet oluşun; yıllar yılı sinerek, eğilerek, olmadığı gibi görünerek birikmiş iktidar hırsına analizi güç katkılar yaptığı da söylenmeli. bu cemaatin bileşeni, olmadığı gibi görünmektir, sosyal yapıya adaptasyon sağlarken, hiç de cân ü gönülden olmadığı gözüken bir iştirakleri vardır. ilginç bir strateji. aslında memnuniyetsiz, fakat memnuniyetsizliğini olumlu tepkilerle belli eden tuhaf tavırlar. kavgalı, ama kavgasını kıyasıya değil ezile-büzüle, ıkına-sıkıla yürüterek tek ayak üstünde kırk numarayla gerçekleştiriyor, dolayısıyla iyileştirme kaygısı taşımak yerine kendi konumu lehine olumlu puan almaktan başka bir şeyi gözü görmüyor. ülkemizin şaşılası hallerinden biri işte, böyle derede böyle balık. aslında ülke gerçekleri hakkında doğrudan veriler sunmaları bakımından şâyân-ı dikkattir, çünkü geliştirdikleri her tavır süreç içerisinde farklı hareketliliklere gebedir...
tüm bunlar âşikâr iken hocanın kalkıp da ihhya destek vermesi, ölüler için onların makamları cennet-i alâdadır tarzı hamasî cümleler kurması, çabalarının duâcısı olduğunu söylemesi elbette düşünülmezdi. ama hocanın asap bozuculuğu şurada ki ne olsa kendi yörüngesinde olmadıkça hakkaniyet nedir gözü görmemesi, en pragmatist siyasetçiye taş çıkartır bir üslupla laflar etmesi, kendisi onaylanmadıkça vicdan nedir tanımaması, her defasında samimiyete gölge düşererek muhataplarını işkilllendirecek stratejilere sığınması... keşke yazılarında hep rastlanan fütüvvet ve isara yolu biraz uğrasaydı da bu çıkarcı açıklamaya ve daha nice benzerlerine imza atmasaydı... ama tabi, ona uyanlar için ben kim oluyorum ki, ateş olsam düştüğüm yeri bile yakamam...
--spoiler--
eklenti: ekşi sözlüğe ve drkosmos nickli yazara teşekkürler.