hakem, federasyon yardımı, bedava penaltılar ve fukara edebiyatıyla şampiyon olmaya alışmış rakip taraftarlarının, es kaza 3-5 tane lehine yapılan hatayı pamuklara sarıp sakladıkları kulüp.
büyüklüğünün şu şekilde özetlenebildiği futbol takımı :
spiker:
-derbi maçı birazdan başlayacak ...ali samiyen tıklım tıklım ! müthiş bir çoşku var tribünlerde. galatasaray tribünlerinde iğne atsanız yere düşmez.. (15.000 kişi)
spiker:
- fenerbahçe-boluspor maçı birazdan başlayacak. fenerbahçe taraftarının pek ilgi göstermediği bir maç. tribünlerde büyük boşluklar göze çarpıyor. (35.000 kişi).
bazı taraftarlarının stadyum büyüklüğüyle takım büyüklüğünü aynı şey sandıkları takım. hatırlatmak gerekir ki arsenal 50 küsur maçlık yeinlmezlik serisini elde edip premiere lig şampiyonluğunu kazandığında maçlarını 30.000 kişilik highbury stadında oynuyordu. galatasaray'da uefa kupasını kazandığında maçlarını ali sami yen'de oynuyordu başka bir yerde değil.
aziz yıldırım'ın formasının kıymetini, kendi öz kültürünü, değerlerini yerler altına aldığı kulüp. ''beşiktaşlıyım, fenere 50 milyon verseler gitmem'' vb.. söylemlerde bulunan bir kroyu camianın içine sokmlar, vakti zamanında taraftarlarıyla fenere ''bilmemne oğlanı fener'' diye slogan atıp hareket çekenleri 100. yılda fenerbahçe forması giydirmeler, aslında hepsinden daha da düşünülmesi gereken; taraftarı müşteriye çevirmeler.. üstüne üstlük 10 yılı geçmiş başkanlığında elle tutulur, gözle görülür bir başarıya sahip olmadı fenerbahçe. yıldırım olmadan öncede türkiyede 10 yılda 3-4 şampiyonluk alıyordu zaten. yıldırım yancıları ''ama çeyrek final'' diyebilirler fakat 100 yılda da bu kadar büyük olduğu iddaa edilen bir camia avrupada 1 çeyrek final oynasın değil mi ?
bazıları karamsar bulucak ama bu sene türkiye kupası haricinde iddiası kalmayan takım. bu yaz transfer döneminde ciddi bir revizyon yapılmalı. bu tarftar bu kadar düşük kaliteli futbolcuları haketmiyor. son maçlarda bu kadar puan kaybına rağmen yaklaşık 50.000 izleyicinin olması ciddi bir sayıdır, ve hakkı daum'un korkak futbolu değildir. öncelikle dauma saygım var ama büyük takım teknik direktörü olmadığı belli. köln gibi rakımlarda başarılı olmasının sırrı küçük bir takımı nasıl yöneteceğini bilmesidir. defansif oynatır, puan kaybetmemeye çalışır, başarıllı da olur. ama fenerbahçe gibi büyük takımlarda birşey yapamaz çünkü köln gibi takımlarla aynı kefeye koyar ve korkak oynatır, bu nedenden dolayı takımın gücünden tam yararlanamaz. fenerbahçe'ye rijkaard gibi büyük takım teknik direktörü gerekir, aday olarak boşta fazla teknik adam aklıma gelmiyor ama bu defa teknik direktörü başkan aziz yıldırım değil de teknik direktör aykut kocaman seçerse iyi bir seçim yapacağına eminim. aykut demişken aykut sportif direktör değildir, ha işini iyi yapabilir ama gerçek görevi teknik direktörlüktür, o pozisyona asıl gelmesi gereken kişi de rıdvan dilmen tarzı birisidir. aykut kocaman'ın teknik direktör olması çok daha iyi bir seçenek tabi yerine iyi bir sportif direktör de şart.
oyunculara gelince, fabio bilica bu takımın oyuncusu değildir, bekir'in orada çok daha iyi oynayabileceğine inandığım gibi oraya luisao gibi bir defans da hiç fena olmaz. andre santos pek formda değil ama sebebi aklının dolu olması, milli takıma seçilmeme sriskinden dolayı aklını oyuna veremiyor ama bence sol bek değil, sol öndür. sene başında o pozisyonda fırtına gibi esti ama dunga'nın onu sol bek oynatması ve santos'un da çok ileri çıkmaya başlaması onu milli takımdan etti. herkes daum'u onu gerçek pozisyonunda oynatmadı diye suçladı ama aslında asıl suçlu danga'ydı. dunga'nın ona "kendi takımında sol bek oyna yoksa çağırmam" demsiyle santos'un iyice aklı karıştı ve sol açıkta bir anda düşüş yaşadı o yüzden aklı temiz bir santos'u fazla izleyemediğimizden eleştirmek istemiyorum, gelecek sezon kafası rahat biçimde oynarsa başarılı olacağına da eminim. sol beke de iyi bir isim şart anlayacağınız. crsitian için açıkçası kararsızım, bir ön liberonun ihtiyacı olan çoğu özelliğe sahip ama son haftalarda formunda meydana gelen düşüş kafalarda soru işareti bırakıyor. emre'ye lafım yok bu sezonun şüphesiz en iyi oyuncusuydu, gelecek sezon ilk 11'deki yeri garanti. alex'in devri artık bitti oraya özer'in monte edilmesi gerekiyor. forvet için ise güiza bu ligin oyuncudsu değil. fizik yok, hava hakimiyeti hiç yok, bu tarz oyuncuların turkcell süper lige tutunması zor, hizmetinden dolayı teşekkür edip yolların ayrılması en doğrusu. bu takımın forveti semih'tir, bir forvetin hitiyacı olan her özelliğe hiçbirisi aşırı olmamakla birlikte sahip. son haftalardaki düşen performansındna dolayı kızmanın anlamı yok, semih'in kafasını kurcalayan 27 yaşına gelip hala 11'de oynayamamak. ilk 11'de çıktığı sivas ve bursa maçlarındaki performansı zaten semih'in asıl performansıydı. yanında da gökhan ünal'ın oynayabileceğini düşünüyorum, dünkü maçta çok olumlu sinyaller verdi. yedek olarak ise artık a2 takımıyla maçlara çıkan furakn aydın düşünülmeli, uzun boyuna rağmen iyi bir top tekniğine sahip bir forvet. bu sistemde andre santos orta sahada emre'nin yanında ne kadar oynayabilir emin değilim ama olmazsa bile mehmet topuz'un oynayabileceğini düşünüyorum. yani 4-1-2-1-2 sisteminde volkan-gökhan g.-lugano-luisao-(yeni transfer)(santos)-cristian-emre-santos(m.topuz)-özer-gökhan ü.-semih
not: fenerbahçe'nin bu sistemle oynaması hayal gibi görünse de sadece 1 transfer ile ekonomik bir taktiksel revizyon gerçekleştirilebilir. hemen transfere gitmemek lazım, altyapıda çok iyi gençler var transfer sadece onların önünü kapar.
yeni bir eğlence-mizah oluşumu. ama minnacıklar daha. kokuttunuz lan.
--spoiler--
"türkiye'de, futbolun ve futbol sahalarının daha güvenli ve seyir zevki yüksek yerler olabilmesi adına görev yapan ve genel hatlarıyla futbolu düzene sokan kurullar mevcuttur. türkiye futbol federasyonu çatısı altındaki bu kurumlardan biri de profesyonel futbol disiplin kurulu yani pfdk' dır. maçlarda yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmeler ve bu olaylara ilişkin verilecek cezalar bu kurul tarafından belirlenir. kesinlikle tarafsız olması ve kulüp- kişi-kurum ayırt etmeksizin; önündeki yasalara uygun şekilde hareket etmesi gereken bu kurul eğer "münferit" kararlar verir ve verdiği bu kararlar da tutarlı ve adaletli olmaktan uzaklaşırsa; "o zaman futbol dünyasının adalet terazisi" bozulur ve bu bozukluk, onarılamaz ve geri dönülemez derecede ciddi sonuçlar yaratır.bu adaletsizliği yaratanlar, onlara bu imkanları sağlayanlar ve buna apaçık çanak tutanlar, 'türk futbolunda, telafisi mümkün olmayan, tarifsiz bir tahribata' neden olmaktadırlar.
bu kurumun görevleri, olaylar karşısında vermesi gereken kararlar yasalarla belirlenmiştir, sabittir ve yasalarca sabitlenen bu kurallar çerçevesinde yönetilmesi gereken bu kurum ve kurullar yasa dışına çıkamazlar. tff yönetiminin; futbolun adil olacağı, adaletli yönetileceği ve her olayda olması gerektiği gibi bu olayda da adil bir karar çıkacağı yönündeki sözlerinin ve teminatının birer birer sonuçsuz kaldığını görmek son derece üzüntü vericidir.
buradan hareketle, pfdk'nın turkcell süper ligin 25. haftasında galatarasay- ankaragücü maçı sırasında tribünde yaşanan olaylara ilişkin olarak verdiği kararı anlamak -kesinlikle- mümkün değildir. polis kamerası tarafından çekilen görüntülerde tüm kamuoyunun izlediği; ali sami yen stadyumu'nda bir taraftarın, herkesin gözü önünde önce dövülmesi sonra da tribünden aşağıya atılması olayının 'adeta üzerini örtmeye yönelik' bu son karar, hangi tff talimatına, yasalar tarafından belirlenmiş- sabitlenmiş hangi kurala yada emsal karara uygundur?
sahaya pet şişe ya da madeni para atıldığı gerekçesi ile kulüplere saha kapatma cezası veren pfdk nasıl olur da sahaya bir insanın atılmasını "münferit" olarak nitelendirerek para cezası ile geçiştirilebilir? takımımızın istanbul atatürk olimpiyat stadyumu'nda everton ile oynadığı özel karşılaşmada, üstelik stadyum dışından atılan bir kurşunla bir taraftarın yaralanması sonucu kulübümüze kapatma cezası veren pfdk bu kez stadyumun içinde herkesin gözü önünde yaşanan bir olayın ardından hangi gerekçe ile para cezası vermeyi uygun görmüştür?
alınan bu son kararın altına, pfdk başkanı sıfatıyla imza atan sayın reşat bostan, everton maçı sonrası pfdk üyesi olarak; kulübümüzün sahasının kapatılması yönünde karar vermiştir. sayın bostan, o günden bugüne kurallarda bir değişiklik olmadığına göre; alınan bu kararı tüm türk sporuna ve komuoyuna,nasıl aldıklarını izah etmek zorundadır! görünen o ki o günden bugüne değişen tek şey sayın bostan'ın fenerbahçe düşmanlığının dozudur.
sayın bostan'ın başkanı olduğu pfdk'nın bağlı olduğu kurum olan tff yönetimi bu kararı nasıl izah edecektir? nasıl içine sindirmiştir? bu haftadan itibaren stadyumlarda yaşanacak benzeri çirkin olayların ardından pfdk bundan böyle hangi kriteri göz önüne alarak ceza verecektir?
pfdk'nın "münferit" bir olay diyerek üzerini örtmeye çalıştığı bu olayda "münferit" olan bir durum varsa o da pfdk'nın aldığı karardır.
türkiye'de futbolun yönetimi konusunda yapılan hatalar, çok vahim noktalara ulaşmaktadır ve pfdk'nın aldığı son karar buna en net örnektir. pfdk'nın aldığı 'çifte standart içeren kararlar', bu kurumun ve tff'nin kamuoyu gözündeki güvenilirliliğini sarsmaktadır. alınan bu karar, tam anlamıyla bir 'çifte standarttır'. üzülerek görüyoruz ki futbolu yönetenler, ilgili yasalar ve mevzuatları düşünerek değil; kararları sonrasında basından alacakları eleştirileri düşünerek kararlara imza atmaktadırlar.
fenerbahçe spor kulübü, her zaman olduğu gibi; futbola zarar veren her türlü kişi kurum ve karara karşıdır ve bu duruşunu koruyacaktır".
--spoiler--
"Sahaya pet şişe ya da madeni para atıldığı gerekçesi ile kulüplere saha kapatma cezası veren PFDK nasıl olur da sahaya bir insanın atılmasını "münferit" olarak nitelendirerek para cezası ile geçiştirilebilir? Takımımızın istanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda Everton ile oynadığı özel karşılaşmada, üstelik stadyum dışından atılan bir kurşunla bir taraftarın yaralanması sonucu kulübümüze kapatma cezası veren PFDK bu kez stadyumun içinde herkesin gözü önünde yaşanan bir olayın ardından hangi gerekçe ile para cezası vermeyi uygun görmüştür?
Alınan bu son kararın altına, PFDK başkanı sıfatıyla imza atan Sayın Reşat Bostan, Everton maçı sonrası PFDK üyesi olarak; kulübümüzün sahasının kapatılması yönünde karar vermiştir. Sayın Bostan, o günden bugüne kurallarda bir değişiklik olmadığına göre; alınan bu kararı tüm Türk sporuna ve komuoyuna,nasıl aldıklarını izah etmek zorundadır! Görünen o ki o günden bugüne değişen tek şey Sayın Bostan'ın Fenerbahçe düşmanlığının dozudur.
Sayın Bostan'ın başkanı olduğu PFDK'nın bağlı olduğu kurum olan TFF yönetimi bu kararı nasıl izah edecektir? Nasıl içine sindirmiştir? Bu haftadan itibaren stadyumlarda yaşanacak benzeri çirkin olayların ardından PFDK bundan böyle hangi kriteri göz önüne alarak ceza verecektir?
PFDK'nın "münferit" bir olay diyerek üzerini örtmeye çalıştığı bu olayda "münferit" olan bir durum varsa o da PFDK'nın aldığı karardır."
şeklinde bir açıklama yaparak son günlerde yaşanan gelişmelere güzel bir yorum getirmiştir. hala bazıları çıkıp "korkmayın korkmayın yenicez sizi eki eki" şeklinde yorumlar yapıyor. ama burada bahsedilen konunun galatasaray-fenerbahçe maçından farklı bir konu olduğunu anlamıyorlar veya anlamak istemiyorlar...
--spoiler--
Takımımızın istanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda Everton ile oynadığı özel karşılaşmada, üstelik stadyum dışından atılan bir kurşunla bir taraftarın yaralanması sonucu kulübümüze kapatma cezası veren PFDK bu kez stadyumun içinde herkesin gözü önünde yaşanan bir olayın ardından hangi gerekçe ile para cezası vermeyi uygun görmüştür?
PFDK başkanı sıfatıyla imza atan Sayın Reşat Bostan, Everton maçı sonrası PFDK üyesi olarak; kulübümüzün sahasının kapatılması yönünde karar vermiştir. Sayın Bostan, o günden bugüne kurallarda bir değişiklik olmadığına göre; alınan bu kararı tüm Türk sporuna ve komuoyuna,nasıl aldıklarını izah etmek zorundadır!
--spoiler--
yaptığı açıklamada rakip takımı değil federasyonu ve reşat bostan'ı eleştirmiştir. ama federasyonspor taraftarları bu açıklamadan büyük rahatsızlık duymuşlardır.