fenerbahçe

entry19644 galeri4063
    2148.
  1. gün itibarıyla malum melis popülasyonunun ağlama duvarı. dün gece yedikleri tokatın acısını çabuk unutmuşlar bizim şamaroğlanları. duyanda kendi takımları tur atladı sanacak gariplerimin.

    neyse biz yine de centilmenliğimizi koyuyalım ve tam 1 hafta önce siparişi verilen 12 mayıs 2010 galatasaray liverpool maçı öncesi başarı dileklerimizi iletelim*.
    1 ...
  2. 2149.
  3. gs eski başkanı mehmet cansun a göre kadro kalitesi açısından gs nin çok önünde olan takım. roberto carlos un açıklamalarına, mal bulmuş mağribi misali sarılan güruhun bu açıklamalara ne tepki vereceği merak konusu.

    http://www.trt.net.tr/hab...82-4318-b378-35e14cc10786

    gerçi carlosseverler için elimizde şöyle bir şey de vardı;

    http://arsiv.sabah.com.tr/2005/10/08/spo109.html
    1 ...
  4. 2150.
  5. son 7 maçın 4 ünü kaybedip, 3 ünde berabere kalan, bu beraberliklerinden ikisini de 90+7 90+3lerde kurtarabilen bir takım.
    3 ...
  6. 2151.
  7. sağlam kafayla düşünüldüğünde yenildiğine sevinilmesi gereken takım. belki o zaman neden tuncay yerine vederson, appiah yerine selçuk ve neden edu yerine bilica'nın sahada olduğunu birileri düşünür. ya da neden altyapıda harikalar yaratan gökay'ın yedekte boş boş oturduğu, kesinlikle denenmediği, ya da yine altyapıda süper goller atan furkan'ın bu kadar formsuz forvet arasında kadroya bile giremediği belki düşünülür. ha bu takıma tuncay'ı, aurelio'yu, appiah'ı ve anelka'yı kazandıran da aziz yıldırım'dır ama yildan yıla tarsanfer edilen oyuncu kalitesinin istikrarlı biçimde düşmesi de onun suçudur. sanırım kelimenin tam anlamıyla bayatladı, keşke sağlam bir başkan adayı olsa...
    3 ...
  8. 2152.
  9. iyi yönetilmediği halde iyi yönetiliyormuş gibi görünen, kanser olursam aleyhine tazminat davası açacağım, her hafta skimde değilsin desem de yenilince kahrolduğum, sinirlerimi durduk yerde harab eden, vazgeçemediğim futbol takımı.
    8 ...
  10. 2153.
  11. son iki maçtır yalan olmuş takım. bu gidişle ligin son beş haftasına girilirken lige havlu atmış olabilir.
    1 ...
  12. 2154.
  13. hangi takımı tutuyorsun diye sorduklarında cevap verdiğim takımdır. bir zamanlar hastası olmuştum, yakından takip ediyordum sonra araya başka şeyler girdi unuttum. hayatımın pek normal olmadığını anlayınca, gerçek problemlerime yöneldim, takım makım boş işler, sıkıntı stres yapmaya değmez. bin kere değmezzzzzz.
    1 ...
  14. 2155.
  15. fanatik olmayan sadece avrupa maclari ve derbileri izlemeye calisan bir taraftar olarak benim bile dikkatimi ceken konular yoneticiler tarafindan nasil gorulmez anlamak gercekten guc.

    bir kere bugun fm'de bile scout denen adama gorev tanimladiginiz zaman size kontrati bitmis yada 6 sonra bitecek olan,milli formayi giymis,yasi bilmem kacin altinda olan bir suru adam getiriyor.ama fenerbahce her sene milyon dolarlar vererek abuk sabuk adamlara bonservis bedeli oduyor ve menajerleri zengin ediyor.

    bu ulkede makul bir maas karsiliginda size tum dunyayi tarayacak,yenetekli adamlari bulup getirecek bir suru futbol meraklisi adam var.

    ayrica ben lisedeyken takimda oynayan adamlar hala bu takimda trilyonlar kazaniyorlar ki benim universitede altinci senem oldugu dusunulurse bu hayli aci.bunun adi kadro istikrariysa tuncay,aurelio,kezman,anelka gibi adamlar neden gonderildi de yerine daha cok paraya daha vasatlari alindi???

    takim yasli ve kendimce-futboldan anladigimi soylemiyorum zaten- yapilmasi gereken yine 6-7 sene once yapildigi gibi umit milli takimda oynayan ve yetenekli olan genc ve dinamik adamlari toplamak,yanlarinada miadini tamamlamamis!!! bir yada iki yildiz oyuncu serpistirerek basari kovalamaktir.

    sokaga atilan bu kadar para olduguna gore bunlari yapacak butcede vardir herhalde.
    1 ...
  16. 2156.
  17. bu sezon da şampiyon olacak takım.
    4 ...
  18. 2157.
  19. sevmediğim takım. sevmem; istanbul takımı çünkü. güce tapanların takımı. adam malatyalı, bursalı, erzincanlı ama fenerbahçeyi tutuyor. manasız.

    ama yazık olan takım. ben roberto carlos un bir 10 senedir hayranıyım, sayelerinde türk çimlerine ayak bastı adam. alex i seyredebiliyorum sayelerinde. ortega yı getirdiler lan! ortega...

    stadlarına gittim; muhteşem. en yakın rakipleri ali sami yen e bak; şükrü saraçoğlu na bak. kalite kokuyor.

    forma tasarımları, renkleri; profesyonel. dünya markası olacak düzeyde. türk ekolünü temsil ediyor bir defa. atatürk ten destek almış bir takım zamanında.

    taraftarı? bağırıp çağırıp, laf sokup eğlenen ergenler sürüsü değil. bildiğin epey yaşı ve parası olan adamlar. 600 liralık sarı tommy montları çekiyorlar üstlerine 1000 kişi; öyle gidiyorlar maça. kolektif, süper.

    peki?

    yazık. o taraftara, o stada, o futbolculara "daum" yakışıyor mu ya. sen her şeyde paraya kıy, teknik direktörde paraya kıyma. o aykut kocaman ın ne işi var, ne menejeri yahu? türkiye ye oturtulabilecek model mi o?

    sonra senin rıdvan ın var rıdvan ın. ersun yanal ın var. aykut kocaman ne ya? adam futbol kariyerinde bile ortalamanın iyisiydi.

    salmasaydın ya roberto carlos u. bize brezilyadan genç bul deseydin ya...

    velhasıl hakikaten büyük klüp. türkiye de atletizme, voleybola, basketbola, futbola olduğu kadar haricindeki bütün dallara da özen gösteren bir klüp. çok önemli türkiye için. iyi yönetiliyor gibi gözüküyor...

    ama?

    yazık. o taraftara yazık. üzülüyorum. insan parasıyla bu kadar mı rezil olur şaşıyorum. yok muydu adam gibi bir teknik direktör? allah allah.
    7 ...
  20. 2158.
  21. galatasaray derbisiyle arayı kapatacağını düşünüyorum. o maçta kazanamazlarsa bu sezon şampiyon olmaları hayaldir.
    2 ...
  22. 2159.
  23. futbolda transferde yapılan hataların -özellikle devre arası dönemi- ve eskiyen yüzlerin kurbanı olmuş takımdır. sezona yeni transferleri ve yeni teknik direktörü ile fırtına gibi giren takımın performansı yavaş yavaş düşmüştür. ve bu haftalarda artık dibe vurmuştur. takımın temel oyuncularının sakatlanması, yerine oynayan oyuncuların kalitesizliği bir gerçek. zira takım yediği gollerin çoğunu bireysel hatalar sonucu yemekte. birde yaşanan kondisyon sorunu var. 3 günde bir maç yapmaya alışık olmayan bir takım ve oyuncu alternatifsizliği yüzünden hep aynı kadroyla maçlara çıkılması başlıca etken. zira ikinci lille maçının son 20 dakikası takımın sahada yürüyecek hali kalmamıştı. bu saatten sonra geri dönüş yapabilir mi dersek zor olduğunu söyleyebilirim. oyuncu kadrosu bu geri dönüşü yapabilecek yapıya sahip değil gibi gözüküyor. bu sene artık kupayı alabilir gibi duruyor sadece. yinede fenerbahçe bu. ne yapacağı belli olmaz...

    bir diğer sorun taraftarın artık takımda görmek istemediği adamlar. fenerbahçe artık yerli oyuncularının büyük kısmını değiştirmeli. selçuk, deniz, önder gibi oyuncuların fenerbahçe'ye verebileceği birşey kalmamıştır artık. ayrıca 4 yabancı oyuncu ile yolların ayrılması gerekiyor. bu isimler bilica, cristian, deivid ve güiza. bilica gibi ikinci sınıf oyuncularla fenerbahçe ilerleyemez bu çok açık. o eleştirdiğimiz edu dracena bile bilica'dan üç-dört gömlek üstün futbolcuydu. bu isimlerin yerine avrupa futboluna daha kolay uyum sağlayacak, kaliteli oyuncular alınmalıdır. kısacası fenerbahe'nin sezon sonunda şampiyon dahi olsa ciddi bir silkelenmesi ve kendine gelmesi gerekiyor. ve özellikle güney amerika sevdasından kurtulmasıda.

    biz taraftar olarak yine fenerbahçe'nin yanındayız. her zaman olduğu gibi. sezon başında 8'de 8 yaparken nasıl yanındaysak şimdide yanındayız. ama göz göre göre yapılan yanlışlar kızdırıyor sadece bizi. evet hakem hataları en çok fenerbahçe'ye denk geliyor bu gerçek. rakipler fenerbahçe'ye oynadığı oyunun yarısını diğer takımlara karşı oynamıyor bu da gerçek. ama bu fenerbahçe'de hata olmadığı anlamına gelmiyor. umarım bu dönem bir an önce biter ve fenerbahçe sezonun geri kalanında iyi bir geri dönüş yapar. yapamasada canı sağolsun. yeter ki bu sezondan bazı dersler çıkarmayı başarsın...
    2 ...
  24. 2160.
  25. bir an olsun vazgeçilmeyen. umalım hatalar çabuk telafi edilsin. çıkmayan candan umut kesilmez ve bir kıvılcım bütün seyri değiştirebilir. halen daha o şansımız mevcut, yeter ki herkes kendine gelip titresin!
    28 şubat 2010 büyükşehir belediye fenerbahçe maçı/#7413222
    2 ...
  26. 2161.
  27. bu sene şampiyonluğu büyük ihtimalle galatasaray'a kaptırmış olan takımım. ancak üzen bu değil, takımın her geçen sene geriye gitmesidir.

    daum'un ilk dönemindeki son senesine bakalım; kadroda stephan appiah, marco aurelio, alex de souza, nicolas anelka gibi yıldızlar vardı. ayrıca özverili oynayan fabio luciano, ümit özat ve marcio nobre. bu harmoni olarak zico'nun ekibini yakalayamasa da, kalite olarak üst seviyedeydi.

    takımın başına zico geçtikten sonra, ilk sene avrupa ikinci plandaydı. zaten transferler de epey geç yapıldı ve şampiyonlar ligi şansı kaçırıldı. ancak yeniden yapılanan kadroda eksikler olsa da, defansa lugano gibi bir sigorta, uyumlu edu getirildi. gökhan gönül beklentilerin çok üstünde oynadı. kadro oturana kadar takım biraz zorlandı ancak daha sonra moral ve motivasyonun artmasıyla fenerbahçe şampiyonluk potasında kalmayı başardı ve ipi göğüsledi.

    ertesi yıl yine zico'yla devam edildi. roberto carlos gibi önemli bir takviyeyle prestij arttı. bu, anderlecht'in şampiyonlar ligi ön elemesinde rahat skorlarla geçilmesinin ardından takımı olumlu derecede etkiledi ve inter galibiyetiyle beraber takım epey havaya girdi. avrupa'da o seneki başarılar zaten ortada. fenerbahçe gerektiğinde iyi kapanıyordu ve kişisel becerileri yüksek oyuncular sayesinde her maç birisi puan aldırıyordu. önceki sezon çok eleştirilen deivid de souza, beşiktaş'la yapılan süper kupa maçından itibaren sağ kanatta görev almaya başladı. gol atmasıyla birlikte müthiş bir form yakaladı ve avrupa'da önde gelen oyuncular arasında yer aldı. ancak zico rotasyon uygulama konusunda belki biraz başarısız kaldı. çünkü yedeklerden oluşan ikinci bir takım vardı kafasında ve oyuncular belki de yedek olduklarını bilerek maça başladıkları için pek başarılı sonuçlar elde edemediler. orta sahanın ortasına maldonado takviyesi geldi devre arasında. zira, başarısıyla göz dolduran aurelio'nun yanında oynayan oyuncu konusunda sıkıntı yaşanıyordu. ancak maldonado bekleneni veremedi. soldan uğur'un çizgide oyun sevmesi, sağdan deivid'in ise içe doğru oynaması takımın taktiğindeki en büyük avantajdı. diğer transferlerdeki başarıya bakacak olursak, bu başarısızlığı göz-ardı edebiliriz. bir problemli bölge de, forvetti. semih sonradan girdiği maçlarda çok etkili oluyor, ancak ilk 11'de görev aldığında aynı etkiyi yaratamıyordu. kezman zaten tüm eleştiri oklarının hedefiydi. bitikti. bir de yedek stoper olarak getirilen yasin çakmak bekleneni veremedi ve hatırladığım kadarıyla trabzon ve alanyaspor maçlarında büyük hatalar yaptı. ligin sonuna gelinirken fenerbahçe galatasaray'la çekişme içindeydi. ama sami yen'deki şampiyonluk maçında gülen taraf galatasaray oldu. fenerbahçe'de biraz motivasyon sıkıntısı, biraz da yorgunluk vardı ve sene sonuna doğru form grafiğinde bir düşme yaşandı avrupa'daki uzun maraton sebebiyle. ki aslında galatasaray maçını bile çok kötü oynayan ekip, edu ve volkan'ın anlaşmazlığı sebebiyle maçı kaybetti.

    hesap zico'ya kesildi ve sansasyonel bir şekilde aragones takımın başına getirildi. yeni bir yapılanma hedefi vardı ancak takım kemik olarak aynı kaldı. yabancı olarak sadece josico ve guiza takviyesi yapıldı. aurelio gibi önemli bir oyuncu kaybedildi. hazırlık kampını aragones'le geçirememiş olan takımda kondisyon alt seviyedeydi ve bu özellikle ikinci yarılarda sahaya yansıyordu. ayrıca aragones kafasındaki taktiği takıma oturtamadı. orta sahanın ortasına emre belözoğlu transfer edilmiş olsa da, defanstan alınan toplar ileriye değil geriye kullanılıyordu. bu nedenle fenerbahçe topla oynama oranlarında küçük takımları ezse de, sonuçlar aynı biçimde olmadı. sezon ortalarına doğru avrupa'da varlık gösteremeyen ekibin motivasyonu dağıldı ve fenerbahçe ikinci yarının ilk haftalarından itibaren yarıştan kopmaya başladı.

    bu sene başında yine christoph daum'la çalışma kararı alındı. bu medyayı ikiye böldü. açıkçası ben de, daum'un gelmesini en azından 4-4-1-1 taktiğini fenerbahçe'ye kazandırmış olması sebebiyle olumlu görüyordum. ama daum'un hooijdonk ve anelka'yla anlaşamaması da son yıllarda büyük transferlere bakılacak olursa handikaptı. kulüp tekrar strateji değiştirdi ve zico'nun ikinci yılında olduğu gibi brezilyalılara yöneldi. cristian, mehmet topuz, özer hurmacı, andre dos santos ve fabio bilica transferleri yapıldı. özellikle roberto carlos-dos santos ortaklığındaki hızlı ve güçlü sol kanat göz korkutuyordu. ancak carlos'un fiziğindeki büyük düşme, santos'un kanatta oynayamaması gibi sorunlar sol kanada ilaç olmadı. bilica-lugano ikilisi pek eleştirilmedi. ancak ben ilk maçlarda bilica'yı çok ağır buldum. ilk yarının ortasına doğru performasını arttırdı, yine de ikinci yarının başlamasıyla, vasat bir stoper olduğu ortaya çıktı. cristian baroni kimileri tarafından beğenildi, kimileri beğenmedi. ben beğenmeyenlerdenim. o tipte bir ön libero yerine, christian poulsen tipinde sert oynayan, oyunun içindeki pozisyonlarda agresif olan yapıda bir ön libero tercih ederdim. christian belki çok hatalı değil ama yerine ısıran bir oyuncu alınırsa takımda değişiklik kanımca hemen farkedilir. deivid zaten hiç oynamadı. burada şunu belirtmeliyim ki, fenerbahçe'nin şu an bu kadar çok sakata sahip olması bir şanssızlık değil, tamamiyle hatalar zinciri. şükrü saraçoğlu zemini'nin bozuk olması ve ikinci yarıya daum'un hazırlayamadığı takım sebebiyle böylesine çok sayıda sakatlık oluştu. ayrıca daum'un ilk dönemindeki 90 dakika koşan takım yerine bu sezon, 70. dakikadan itibaren oyundan düşen, çok gol yiyen bir takım görüyoruz. fenerbahçe hiçbir takımı ezerek yenemedi. santos'un beke gelmesi daha iyi oldu, çünkü önündeki uğur boral'a koridor açıldı. ama uğur boral sakatlığı sebebiyle sezonu kapattı. özer kanat ya da ön libero oynayamadığı için üst düzey performans sergileyemedi. yine de istekli olduğu her halinden belli. çok eleştirilen guiza konusunda ben hala bir yorum yapamıyorum. çünkü takımın herhangi bir kimyası yok o geldiğinden beri. ne kontra-atak ne de tek kale oynayabilen bir takım fenerbahçe. oyun stilini hep karşı takımın taktiği ve dizilişi belirliyor. ayrıca uğur boral sakatlandığından beri, fenerbahçe asıl yeri kanat olan bir oyuncuya sahip değil. emre belözoğlu taraftarca çok seviliyor ama bence faydasız. çünkü topsuz alanda yalandan koşuyor ve canlı izlediğinizde kapatmadığı yerlerden çok atak yendiğine şahit oluyoruz. daum artık eski kafalı duruyor ve aziz yıldırım'ın da ondan geri kalır yanı yok. sahiden avrupa'nın büyük kulübü olabilecek bir takımın ne hale geldiğini son haftalarda görüyoruz. aziz yıldırım'ın bu son hakkı belki de. bir daha şapkasını çıkarıp önüne koyarken, rüzgar onu engelleyebilir. o yüzden, sezon sonunda radikal kararlar almalı ve kulüp finansı orantısında oyuncular getirmeli. lugano ve alex dışındaki bütün yabancılar gidebilir. kimse de sesini çıkarmaz sanırım. artık böylesine bir kulüpte deniz barış, selçuk şahin, vederson, fabio bilica gibi oyuncular oynamamalı. zamanında "kazmaları" hemen kesen daum, bu konuda nasıl bu kadar körleşmiş, anlamak mümkün değil doğrusu. sene sonunda yönetim brezilyalı sevdasından vazgeçmeli ve hatta belki de transfer konusunda galatasaray'ı örnek almalı. ki galatasaray'ın ekonomik gücüne göre kat kat büyük bir ekonomiye sahip fenerbahçe. beşiktaş ligin en az gol yiyen takımı ve bunun nedeni, iyi bir kaleci, iyi bir stoper, iyi bir ön-liberoya sahip olması. fenerbahçe neden bunları göremiyor anlamak mümkün değil. umarım geriye gitmeye devam edilmez. çünkü bu taraftar gideni aramak istemiyor.

    edit: imla
    5 ...
  28. 2162.
  29. içinde bulunduğu durumun tek suçlusu aziz yıldırım'dır. daum sistemini oturttuğunda şampiyon olamadı diye kov, zico sistemi oturttuğunda şampiyon olamadı diye kov.. zico gönderilmeseydi avrupa'yı galatasaray'dan sonra bir de fenerbahçe ile sallardık ama aziz yıldırım buna engel oldu. suçu başkalarında aramayın.
    3 ...
  30. 2163.
  31. bazen gözleri görmeyen bir babanın, çocuğuyla ile beraber maça gidip beraberce maçı yaşamalarıdır. çocuğun babasına maçı, fenerbahçe'yi, tribünleri ve sahadaki çubuklu formaları saniye saniye anlatmasıdır fenerbahçe...

    http://img336.imageshack....9b3a85743985f0c9eb5dj.jpg

    bazen hasta bir çocuğun yatağından kalkıp maçı izlemeye gelmesidir. kalbinin fenerbahçe ile attığını göstermesidir. ona olan aşkının hastalığından daha büyük olmasıdır...

    http://www.tumspor.com/photos-inner/648840891.jpg

    bazen de ığdır'lı bir çocuğun bisikletindedir fenerbahçe. ekmeğini alıp evine dönerken, bisikletinde taşımaktır o yüce renkleri ve içinde hissetmektir... yurdun batısından doğusuna...
    http://www.loadtr.com/524468-fenerbahçe.html

    bazen everestin tepesindedir fenerbahçe. o anlı şanlı bayrağı, kendisi gibi anlı şanlı ve büyük everestin zirvesindedir...

    http://yenisafak.com.tr/r...eve169732b7169280fcby.jpg

    kısacası fenerbahçe'yi sevmek bambaşkadır. tarifi olmayan bir duygudur. hayattaki en büyük kazanımlardan biridir. bir babanın veya annenin evladına bırakacağı en güzel miraslardandır. onunla beraber kazanmak, sevinmek; onunla beraber üzülmek, ağlamaktır. her zaman ve her yerde gururla ben fenerbahçeli'yim diyebilmektir...
    23 ...
  32. 2164.
  33. maalesef mevcut başkanımız yüzünden,ve bu gidişle,asla real,barça,manu gibi devlerle yarışmak biryana,en fazla 6s gibi paçoz takımlarla kayıkçı kavgasına tutuşacak canım takımım.

    (bkz: seviyorum ulan)
    4 ...
  34. 2165.
  35. yaşıyoruz biz seni
    sevdamız doruklarda
    lacivert gecedeki
    sapsarı yıldızlarda.
    6 ...
  36. 2166.
  37. an itibariyle galatasaray başlığına girilen entry sayısı 3222.
    an itibariyle fenerbahçe* başlığına girilen entry sayısı 2549.

    yani 3222 > 2549.

    sonuç:

    (bkz: hiçbir eziklik tesadüf değildir)
    (bkz: eziklik bir yaşam biçimidir)
    1 ...
  38. 2167.
  39. kanser eder doğru ama öldürse bile her zaman aşığı olacağım takım.

    not: bazı kişiler galatasaray'da daha çok entry olduğu için bunu ezikliğe kanıt göstermiştir, komik tabi ki. her ipini koparan fenerbahçe taraftarı olsaydı, oalbilseydi bu kadar kaliteli taraftarı olmazdı. 10 yıldır kadıköyde kim ezik görmekteyiz.
    5 ...
  40. 2168.
  41. puan cetvelinde maç fazlasıyla bursaspor'un 1 puan gerisinde, 3. sırada yer alan takım.

    bu akşam antalyaspor'u konuk edecekler. hadi bakalım, burada da puan kaybetsinler de göreyim.
    1 ...
  42. 2169.
  43. taraftarı olmakla herzaman gurur duyarım, hastasıyım.
    3 ...
  44. 2170.
  45. aile kültürümde önemli bir yere sahip olan, gönülden bağlı olduğumuz spor kulübüdür.
    kıskanılacak kadar çok, rakipsiz ve de karşılıksız olan bu sevdanın gözümüzdeki değerini islam abimiz* çok iyi ifade etmiştir.
    'Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz'
    3 ...
  46. 2171.
  47. her maçtan sonra eğer ligdeki durumları kötüyse yöneticilerini piyasaya sokup hakemler hakkında ağlayan takımsı.
    3 ...
  48. 2172.
  49. antalyaspor maçından sonra büyük ihtimal aziz yıldırım'dan aldıkları talimatlarla hala utanmadan hakemlere sallayan yöneticilere sahip olan takım. bir hafta biri, diğer hafta diğeri. bakın kazandıktan sonra hakemi eleştiriyoruz ehe ehe sevimliliğini yapmaya çalışmışlar ama başarılı olamamışlardır. kazandıktan sonra hakeme sallamanız gereken maçlar şunlardı esasında:

    --- (bkz: 16 ağustos 2009 fenerbahçe sivasspor maçı)

    fenerbahçe'nin ilk golü ofsayttan geldi.

    (bkz: http://img7.imageshack.us/img7/7746/fbsivas.jpg)

    --- (bkz: 30 ağustos 2009 fenerbahçe manisaspor maçı)

    manisa'nın bir penaltısı ve bir golü verilmedi. ayrıca fener'in son saniye golü de ofsayttı.

    --- (bkz: 25 ekim 2009 fenerbahçe galatasaray maçı)

    öncesinde cristian olay çıkardı, hakemin kafası yarıldı. fenerbahçe'nin ilk golü ofsayttı.

    --- (bkz: 12 aralık 2009 fenerbahçe ankaragücü maçı)

    ankaragücü'nün son dakikada attığı gol verilmemiştir.

    (bkz: http://img269.imageshack.us/img269/6216/cap01.swf)

    --- (bkz: 20 aralık 2009 trabzonspor fenerbahçe maçı)

    fenerbahçe'nin golünden önce, alanzinho'nun kaleciyle karşı karşıya kaldığı bir pozisyon ofsayt gerekçesiyle kesilmiştir. görüntülere bakıldığında alanzinho'nun nerdeyse 2 metre geriden çıktığı görülmektedir.

    hala da hakemlere sallıyorsanız, sizden aldıkları talimatları yerine getirmedikleri için sallıyorsunuzdur.

    edit: cemil ipekçi aşıklarına kolaylık olsun diye ben yapayım hesabı. düz bir hesapla fazladan 10-15 puan falan ediyor. ama dert ediyor muyuz? hayır. kendilerine güldürsünler böyle. anelka'nın, nobre'nin elle attığı gollerinin üstüne denizin buz gibi sularından gelen denizli maçını hatırlıyoruz gülüyoruz. ilahi adalet işte.
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük