yönetimi gerçekten gün geçtikçe ziyan bir hale gelmektedir.
yahu takmışsın kafayı galatasaray'ın cezasına. ve buna yönelik yaptığın itirazlarda hala everton maçından dolayı alınan cezanın adı geçiyor. e o zaman neden korumadınız hakkımızı? o maçta sıkılan kurşunun şimdi bile daha kimden çıktığı bilinmezken -ki polisin sıktığı da yazıldı çoğu yerde- aldığımız seyircisiz cezaya o zaman ne diye tepkisiz kaldınız? cezayı hangi maçta çektik? diyarbakırspor maçı. maç ne oldu? güç bela 2-0 geriden gelip 2-2 berabere kalıp 2 puan kaybettik. peki şampiyonluğu o sene kaç puanla kaybettik? 83 puanlı galatasaray'ın arkasında 81 puan toplayarak yani 2 puanla kaybettik.
aaa bak ne çıktı. giden şampiyonluğu tek bir diyarbakır maçına bağlamak ne kadar saçma gözüküyorsa sizin bu son yaptıklarınız da o kadar saçma. bırakın seyircili oynansın şu derbi. şu boktan halimizle galatasaray'ı deplasmanda yenebilmenin tek yolu "taraftarlarca oluşturulacak baskı" iken seyircisiz oynama isteği bildiğin intihardır. haftaya samiyen'e fenerbahçe dışında kim gelirse gelsin o maç şüphesiz seyircisiz oynanacaktı zaten. galatasaray-fenerbahçe derbisi olduğu için bu kararın alındığı çok açık ortadayken hala yalandan hak aramanın hiçbir mantığı yok.
--spoiler--
28.02.2009 tarihinde fenerbahçe şükrü saracoğlu stadyumu'nda sivasspor'a karşı oynadığımız turkcell süper lig mücadelesinin bitimi ile birlikte tribünde elinde bıçak ile kavga eden, sağa sola saldıran ve iki kişiyi bıçaklayan bir şahıs güvenlik kameraları ile tespit edilmiştir. aynı şahıs yayıncı kuruluşun kameraları tarafından da görüntülenmiş ve milyonlarca kişi bu olayları televizyonları başında izlemiştir. söz konusu şahsın polis aramasından nasıl geçtiğine, stadyumda kimler ile birlikte hareket ettiğine, bıçaklı kavgadaki durumuna dair fotoğraflar da ekte sunulmaktadır.
bu fotoğraflardan eli bıçaklı kadir taşan isimli bu futbol teröristinin stadyumda kimlerle birlikte olduğu ve neye hizmet ettiği net bir biçimde görülmektedir. kendisine ait maraton f blok 25. sıra 2-3, 26. sıra 1-2-3-4 nolu kombine kartları bulunan bu şahıs e blok 7. sıra 15 nolu kombine kartla stadyuma girmiş ve gerek maç sırasında gerekse bıçaklı kavga anında e blokta bulunmuştur.
hiçbir taraftar grubu ile kulüp yönetimimizin herhangi bir sorunu olmadığını, sadece bir taraftar grubunun içinde oluşan ve gerçek amaçları tribünde yarattıkları kaos ortamından istifade ederek bir güç odağı olmak olan bu insanlarla mücadele içinde olduğumuzu her fırsatta belirttik. bu samimi düşüncemiz çoğu kez belli kesimlerce kendi özel amaçları çerçevesinde tartışma konusu yapıldı. ancak yayınlanan bu fotoğraflar dikkatlice incelendiğinde ortaya koyduğumuz ısrarlı tavrın ne denli haklı olduğu hiçbir yoruma gerek bırakmaksızın ortaya çıkmaktadır.
kombine kart alarak stadyuma gelen tüm taraftarlarımıza güvenli bir seyir ortamı sağlamak başta emniyet güçleri olmak üzere bizim de görevimizdir. bu güven ortamında taraftarlarımızın gönüllerince takımlarını desteklemelerinin önünde bugüne dek hiçbir engel olmamıştır. bundan sonra da olmayacaktır. mücadele ettiğimiz bu kişilerin stadyuma her defasında nasıl giriş yaptıkları, üzerilerindeki bıçakları nasıl stadyuma soktukları mutlaka sorgulanmalı ve ihmali olanlar hakkında yasal işlem yapılmalıdır. bu kapsamda bu kaos ortamını yaratan, tribünde bıçakla adam yaralayan insanların yardımına adliye sevklerinde kimlerin ilk anda gittiği, kimlerden maddi ve manevi destek aldığı da ortaya çıkarılmalıdır. türkiye bir hukuk devletidir. hukuk devletinde bu hukuk tanımaz insanların, faili oldukları olayları takiben, genç kızlarımızın, çocuklarımızın oturdukları ve tutkunu oldukları takımlarını destekledikleri tribünlere nasıl geri dönebildikleri de bizleri her defasında şaşırtmaktadır.
adam yaralama, hırsızlık ve gasp suçlarından sabıkası bulunan, elindeki bıçağı televizyonların canlı yayınında insanlara savuran ve birilerini yaralayan bu futbol teröristinin bu gün nasıl olup da elini kolunu sallayarak ortada dolaştığı ve hatta maçlara gelebildiğinin cevabını araştırmak tüm kamuoyunun görevidir. bu sorunun cevabını alana kadar konunun üzerine gidilmeli ve bu şekilde kamuoyu vicdanı tatmin edilmelidir. bu sağlanana kadar basınımızın, diğer kulüplerimizin, federasyonumuzun, emniyetin ve hatta yargının konuyu gündemde tutması ve hiçbir noktada kafalarda bir soru işareti bırakmayacak şekilde herkesin üzerine düşeni yapması gerekmektedir.
bu mücadeleyi verirken hiç kimse "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" deme lüksüne sahip değildir. bilinmelidir ki bu olay karşısında mücadelemize destek vermeyenler, kendi çıkarları doğrultusunda sessiz kalmayı tercih edenler ya da popülist yaklaşımlar ile bu olayları masumane davranışlar olarak göstermeye çalışanlar, yarın kendilerinin başına gelebilecek daha büyük olaylara davetiye çıkardıklarının farkına varmalıdırlar.
--spoiler--
türkiye'de, futbolun ve futbol sahalarının daha güvenli ve seyir zevki yüksek yerler olabilmesi adına görev yapan ve genel hatlarıyla futbolu düzene sokan kurullar mevcuttur. türkiye futbol federasyonu çatısı altındaki bu kurumlardan biri de profesyonel futbol disiplin kurulu yani pfdk' dır. maçlarda yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmeler ve bu olaylara ilişkin verilecek cezalar bu kurul tarafından belirlenir. kesinlikle tarafsız olması ve kulüp- kişi-kurum ayırt etmeksizin; önündeki yasalara uygun şekilde hareket etmesi gereken bu kurul eğer "münferit" kararlar verir ve verdiği bu kararlar da tutarlı ve adaletli olmaktan uzaklaşırsa; "o zaman futbol dünyasının adalet terazisi" bozulur ve bu bozukluk, onarılamaz ve geri dönülemez derecede ciddi sonuçlar yaratır.bu adaletsizliği yaratanlar, onlara bu imkanları sağlayanlar ve buna apaçık çanak tutanlar, 'türk futbolunda, telafisi mümkün olmayan, tarifsiz bir tahribata' neden olmaktadırlar.
bu kurumun görevleri, olaylar karşısında vermesi gereken kararlar yasalarla belirlenmiştir, sabittir ve yasalarca sabitlenen bu kurallar çerçevesinde yönetilmesi gereken bu kurum ve kurullar yasa dışına çıkamazlar. tff yönetiminin; futbolun adil olacağı, adaletli yönetileceği ve her olayda olması gerektiği gibi bu olayda da adil bir karar çıkacağı yönündeki sözlerinin ve teminatının birer birer sonuçsuz kaldığını görmek son derece üzüntü vericidir.
buradan hareketle, pfdk'nın turkcell süper ligin 25. haftasında galatarasay- ankaragücü maçı sırasında tribünde yaşanan olaylara ilişkin olarak verdiği kararı anlamak -kesinlikle- mümkün değildir. polis kamerası tarafından çekilen görüntülerde tüm kamuoyunun izlediği; ali sami yen stadyumu'nda bir taraftarın, herkesin gözü önünde önce dövülmesi sonra da tribünden aşağıya atılması olayının 'adeta üzerini örtmeye yönelik' bu son karar, hangi tff talimatına, yasalar tarafından belirlenmiş- sabitlenmiş hangi kurala yada emsal karara uygundur?
sahaya pet şişe ya da madeni para atıldığı gerekçesi ile kulüplere saha kapatma cezası veren pfdk nasıl olur da sahaya bir insanın atılmasını "münferit" olarak nitelendirerek para cezası ile geçiştirilebilir? takımımızın istanbul atatürk olimpiyat stadyumu'nda everton ile oynadığı özel karşılaşmada, üstelik stadyum dışından atılan bir kurşunla bir taraftarın yaralanması sonucu kulübümüze kapatma cezası veren pfdk bu kez stadyumun içinde herkesin gözü önünde yaşanan bir olayın ardından hangi gerekçe ile para cezası vermeyi uygun görmüştür?
alınan bu son kararın altına, pfdk başkanı sıfatıyla imza atan sayın reşat bostan, everton maçı sonrası pfdk üyesi olarak; kulübümüzün sahasının kapatılması yönünde karar vermiştir. sayın bostan, o günden bugüne kurallarda bir değişiklik olmadığına göre; alınan bu kararı tüm türk sporuna ve komuoyuna,nasıl aldıklarını izah etmek zorundadır! görünen o ki o günden bugüne değişen tek şey sayın bostan'ın fenerbahçe düşmanlığının dozudur.
sayın bostan'ın başkanı olduğu pfdk'nın bağlı olduğu kurum olan tff yönetimi bu kararı nasıl izah edecektir? nasıl içine sindirmiştir? bu haftadan itibaren stadyumlarda yaşanacak benzeri çirkin olayların ardından pfdk bundan böyle hangi kriteri göz önüne alarak ceza verecektir?
pfdk'nın "münferit" bir olay diyerek üzerini örtmeye çalıştığı bu olayda "münferit" olan bir durum varsa o da pfdk'nın aldığı karardır.
türkiye'de futbolun yönetimi konusunda yapılan hatalar, çok vahim noktalara ulaşmaktadır ve pfdk'nın aldığı son karar buna en net örnektir. pfdk'nın aldığı 'çifte standart içeren kararlar', bu kurumun ve tff'nin kamuoyu gözündeki güvenilirliliğini sarsmaktadır. alınan bu karar, tam anlamıyla bir 'çifte standarttır'. üzülerek görüyoruz ki futbolu yönetenler, ilgili yasalar ve mevzuatları düşünerek değil; kararları sonrasında basından alacakları eleştirileri düşünerek kararlara imza atmaktadırlar.
fenerbahçe spor kulübü, her zaman olduğu gibi; futbola zarar veren her türlü kişi kurum ve karara karşıdır ve bu duruşunu koruyacaktır
--spoiler--
cezalar noldu mu dersiniz?
fenerbahçe, sivasspor maçı cezası 0 lira para cezası alırken; galatasaray ankaragücü maçı sonrası 185 bin tl para cezasına çarptırılmıstır.
türkiye'nin ilk 3-4 avrupa'nın ise ortanın biraz aşağısında bi ayarda takımı.2.sınıf brezilyalılarla orta sıralara oynayan vasat avrupa takımlarını andırıyor.
futboldan anlamayan yöneticilerin görev yaptığı kulup, bunun için x bir maç sonrası açıklamalarını dinlemek yeterlidir.
ayrıca her galatasaray derbi öncesi hakemleri etkilemek için bir hafta önceden çalışmalara başlarlar.
ocak ayında sadece iki ''gerçek'' açık kanat oyuncusu transfer ederek kadroyu mükemmel noktasına getirmeyi beceremeyecek yöneticilere sahip kulüp. vederson ve mehmet topuz'dan yaratılmaya çalışılan kanatların yaşattığı sıkıntıyı farketmek için sanırım aziz yıldırım'a bir 10 yıl daha gerekiyor.
Dünya da hemen parlamış ve gidişatı iyi olan oyunculara boş boş büyük paralar verip hiç bir şey yapamayan,adamı kanser eden,kalp krizi geçiren bir takımdır...
kaderde ölüm varken, rekabet ancak ebediyette son bulacak biliyorum.
ama yaptığınız taktire şayan.
"değerli dostum spor adamı ve gerçek bir beyefendi sayın özhan canaydın'ı kaybettiğimize dair üzücü bir haber almış bulunuyorum. galatasaray spor kulübü'nde başkanlık görevi yapmış değerli bir spor adamını kaybettik.
kendisinin tarzı ve beyefendiliğiyle spor dünyasına sağlamış olduğu katkılar tartışılmaz. sevgili dostum özhan canaydın her zaman türk sporuna verdiği değerli hizmetleriyle anılacaktır. kendisine tanrıdan rahmet ailesi sevenleri, galatasaray ve tüm spor camiasına başsağlığı diliyorum.
aziz yıldırım"
farklı renklere çarpsa da tek bir yerde birleşir yürekler, teşekkürler fenerbahçe, zor günde büyüklğünüzü gösterdiğiniz için..
28 mart 2010 galatasaray fenerbahçe maçını kazanmalarına rağmen hiçbir fenerbahçeli tarafından tebrik edilmemis takım. gerçekten çok akıllı oynayarak kazandılar. tebrik ediyoruz kendilerini.
edit 2: madem bu kadar kötülendi, beşiktaş'ın ağlatıcağı takımdır. fink ceza sahası dışından gönderdiği füze önce volkan'ın bir uzvuna sonrada kaleye girecektir.
galatasaray taraftarını hayattan bezdirmiş, futboldan soğutmuş, intihar etme noktasına getirmiş takım. işte galatasaray forumlarının birinden seçmeler:
-ya hazmedemiyorum şu şerefsiz fbye her maç yenilmeyi.oyuncularımızın hepsi birbirinden aciz.daha maç falan izlemiyorum
-bu gece ölmeyi okadar çok istiyorum ki,böle bi hayat olmaz
-allahım ölmek istiyorum ya bıktım böle hayattan
-aynen bu maç böyle bitsin takım tutmam daha bundan sonra.
-bir gol atın bari de sokağa çıkabilelmim.
-beyler kapatın maçı işkence etmeyin kendinize. ben kapattım kafam rahat.
-bundan sonra fb'yle çikacagimiz her maç hükmen maglup sayilalim.
denizli'de şampiyonluğu kaybettiği sene yine galatasaray'ı iki maçtada yenmişti. üstüne birde kupada elemişti. ama o sezon şampiyonluğu kaybetmişti. umarım bu sefer bunlardan ders alınır ve önündeki fikstür avantajını bu sefer motive olarak iyi kullanır ve şampiyonluğu kazanır...
vefakar taraftarına galibiyet hediye etmiş ve acilen galatasaray derbisinden sıyrılıp işine 4 elle sarılması gereken takım. hem de çok acil. daha kazanılmış bir şey yok!
son dönemeçte tek avantaj fikstür gibi duruyor, o sebeple taraftar her maç stadı cehenneme çevirmelidir. bu kadar basit!