mehmet topuz'un, rizespor karşısında gösterdiği performans sonrası acayip mutlu olmuş taraftarlara sahip takım. 10 milyon euro bonservis ücreti değermiş, mehmet harika oynamış. rakip kim peki? rizespor. gerçekten süpersiniz.
türkiye'nin cidden en iyi cacık markası, bu kadar kalın hıyarı görünce birçok fb'li cacık olur tabi. maldonado ve josico transferleri süpermiş de oynayamamış, yoruma gel... josico süpermiş aslında ama aragones kazık atmış. daum'u da yüceltin biraz daha gülelim bari. gerçekten cacık olmak bir yana o cacığa doğranacak has hıyar taraftarları da varmış meğerse.
futboldan anlamıyorsanız yorum kasmayın şekeroğlanlar, sonra o çayı bir tarafınıza koydururlar böyle...
Koyu bir galatasaray'lı olarak söylemem gerekir ki hiç bir zaman galatasaray'dan ya da başka bir takımdan 6-7 fark yemeyecek olan takımdır. galatasaray 100 yıllık yapısı gereği bazı teknik adamlar dışında her zaman hücum futbol oynayan, kazanmak veya kaybetmek ihtimalleri içerisinde oyun oynayan, beraberliğe hiç bir zaman yatmayan bir takımdır. fenerbahçe ise genel futbol mantalitesi olarak kazanamıyorsam kaybetmeyeyim anlayışındadır. bunu bir takımı övmek bir takımı yermek için söylemiyorum tabiki, ancak durum böyle. galatasaray 6 fark yediği o maçta, 4. golden, 5.golden sonra bile hala gol atmak isteyen, atak geliştiren, buna karşılık verdiği açıkların daha fazla gol yemesine sebep olduğu bir oyun anlayışına sahipti. aynı durum yıllar önce galatasaray'ın efsanevi döneminde ve fenerbahçe'nin en kötü dönemlerinden birinde oynanan ve fenerbahçe'nin, galatasaray'ı defansa çarpıp ağlara giden bir frikik golüyle 1-0 yendiği maçta da etkiliydi. o gün de galatasaray gol için saldıran, golü arayan, ancak katı fenerbahçe defansını geçemeyen bir tablo çiziyordu, biraz da şansızlıkla bir gol yiyip maçı kaybetmek zorunda kalmıştı. yani anlatmak istediğim şudur. galatasaray, fenerbahçe'den de, bursaspor'dan da, chelsea'den de fark yiyebilir, yemiştir de. ancak fenerbahçe bir manchester gibi gömlek farkı belirgin bir takımla karşılaşmıyorsa eğer, buna galatasaray'da dahil hiç bir takımdan bu denli açık ara fark yemeyecektir. oyunu kontrolü altında tutup maksimum 2-3 farkla oyunu bitirmeyi bilecektir.
resmi internet sitesi olan http://www.fenerbahce.org 'da ince ayar vermeye devam eden takım.
sitenin açılış sayfasında kombine biletlerde 31 ağustos son gün yazmaktadır, arkada da bir bilet resmi bulunmaktadır. Biletteki maça bakıyoruz ve fenerbahçe - galatasaray yazıyor. maçın tarihine bakıyoruz 6 kasım yazıyor.
sitenin yapımcılarını tebrik ediyorum. iyi ki varsınız. bu taraftar hala sizinle gurur duyuyor.
dos santos ile fırtına gibi eseceğe benzeyen, sion maçında göz zevklerini okşayan, bu tarz gittiği vakit önünde çok fazla rakip duramayacağa benzeyen türkiyenin göz bebeği spor kulubü.
türkiye'nin tartışmasız en popüler kulübüdür. taraftarının başarı beklentisi değişiktir. "salla avrupa'yı ligi alalım" veya "galatasaray'a gene koyalım ondan sonraki maçlarda yenilsek de olur" gibi düşünen milyon tane taraftarı vardır.
yönetim kurulu uyguladığı pahalı bilet politikası sonucu kanı kaynayan zehir gibi taraftarı stadtan uzaklaştırmış; maça çoluğu çocuğuyla gelen, purosunu tüttürüp viskisini yudumlayan, beyaz türk olarak nitelendirilebilecek tiplerden oluşan bir tribün profili oluşturmuştur. böylece maçlarda fazla bağırmayan, rakiplerin göndermelerine cevap vermede yetersiz kalan, 55000 kişilik stadın hakkını veremeyen bir fenerbahçe seyircisi oluşmuştur.
tüm taraftar mantalitesi değiştiğinde ve yönetim kurulunun gerçekleri görme becerisi arttığında hak ettiği yerlere gelebilecek bir kulüptür.
esas merak ettiğim konu az gol yemelerindeki sebep defans dörtlüsünün uyumu mu? yoksa ön libero olarak oynayan cristian'ın ve emre'nin gerekli defansif katkıyı yapması mı? her ne olursa olsun bu sene az gol yiyeceği kesin. ancak alex'in yokluğunda takımın yaratıcılığı oldukça düşüyor. mecburen kanatlara yükleniyorlar. çözüm bulunmalı. eğitim şart.
2008-2009 sezonunda dokuzuncu haftadaKi hardcore dışında pek bir heyecan yaşatmamıştır camiasına, lakin bazılarının ulaşamadığı bir nokta olarak ele alırsak o "lig dördüncülüğü" nü, averajla lig liderliği için çıkıp caddede arabayla turlayacak zihniyetteki taraftarları küstürmüş oluruz..
bu takımın lig altıncısıyken birilerini altından girmişliği de vardır, onun için sıralaması abartılmamalıdır.
son haftaya lider girip, "bu gece caddedeyim hocu, şampiyonlugu kutlamaya gidiyorum" türünden sözlerin taraftarlarının agzından dökülmesine neden olmuş fakat aynı hafta uff olmuş takımdır. kötü bi hatıra nitekim. hatırlamamak en iyisi hocu.
edit: o kötü günleri hatırlatmak büyük bi hataydı. özür dilerim. *
2008-2009 sezonunu lige müthiş başlayan ancak 5. bitiren galatasaray'dan daha başarılı geçirmiştir.
ayrıca bahsi geçen 2008-2009 sezonunda masa tenisi, bayan voleybol, bayan basketbol, yüzme ve kürek branşlarında türkiye'deki bütün kupaları kaldırmış, atletizm'de takım halinde avrupa şampiyonu olmuş, boks'ta sporcuları olimpiyat madalyası kazanmış; erkek basketbol ve erkek voleybolda da şampiyonluğu son maçta kaybetmiştir.
en kötü sezonunda faaliyet gösterdiği 9 branşın 8'inde liderliğe oynaması da birilerine ibret olsun.
son diyarbakırspor maçında, hem sahalarda yenilebilecek en komik gollerden birini yemiş, hem de sahalarda atılabilecek en organize ve güzel gollerden birini atmış takım.
bu ikisinden hangisini daha çok yaparsa bu sezonki kaderini belirleyecektir.
son yıllarda özellikle ezeli rakiplerinin eline vermeyi adet haline getirmiş spor kulübü , bunlardan özellikle galatasaray'da fenerbahçe galibiyeti görmüş oyuncu sayısı parmakla gösterilmektedir .