feminizm

entry932 galeri146
    123.
  1. karılara kefaşe olmayı hedef etmiş zırva.
    1 ...
  2. 122.
  3. bende insanım. yaparım,ederim,gezerim,tozarım ın akımlaşmış hali.
    0 ...
  4. 121.
  5. --spoiler--
    -şu çocuktan hiç hoşlanmadım.
    +neden
    -ya ne bileyim tarzını beğenmedim.
    +o zaman abazan de ona!
    --spoiler--
    0 ...
  6. 120.
  7. pek çok kişinin bildiğinin aksine kadının üstünlüğünü değil kadın erkek eşitliğini öngören düşüncedir. bir erkek olarak bende feministim bu açıdan.
    2 ...
  8. 119.
  9. cinsiyetçiliği, cinsiyetçi sömürü ve baskıyı sona erdirmeye çalışan bir harekettir.
    feminizm herkes içindir. feminizm, erkekler için de ataerkinin köleliğinden kurtuluş umudunu barındırıyor.
    ataerkil düşünce kadınları, kendisini erkeklerden daha aşağı gören, ataerkinin gözüne girmek için birbiriyle kıyasıya rekabet eden, kıskançlık, korku ve husumet besleyen, birbirini hor gören kadınlar olarak sosyalleştirdi.
    2 ...
  10. 118.
  11. şimdi anlamadığım konu şu...

    feministler eşitlik istiyor değil mi burada anlaştık? geçiyorum. bu eşitlik nasıl bir eşitlik yani kadınlar da amelelik yapıp inşaatlarda çalışmalı, minibüs şöforlüğü de yapmalı vs...

    erkek ne yapmalı peki? erkeğin eşitliği de isteniyorsa erkek çocuk doğrumalı, bebek emzirmeli vs... bu tip istekler nolacak peki? bir kere temelinde bir hata var. herşeyin eşit olması beklenemez. buradaki eşitlikten kastım sosyal haklar değil. hak ve özgürlüklerde herkes eşittir ama insanın yaratılışından bu yana biyolojik olarak durumu ortadadır. kadın böyle yaratılmıştır ve ona biçilen görev budur.

    eğer olaya evrimsel olarak bakacaksanız ki ben inanmıyorum bu evrime kadın kendisini doğal seçilim sürecinde böyle seçmiştir. kendi seçimi budur yani.

    neden kendisini yorsun amelelik yapsın. evinde oturup çocuğuna baksın demiyorum. çalışabilir veya çalışmayada bilir bu onun özgür iradesine kalmıştır. ama neden erkekler de çocuk yapmıyor gibi saçmasapan bir soruyla gelmesin sn feminist kadınlar.

    başımdan geçen bir hadise vardı. davranış bozuklukları dersinde hanımefendi hocamız feminist erkekten bahsetti:

    -yani çocuğa bakan gerektiğinde sallayan annesiyle iş bölümü yapan bir erkek, yani bulaşıkları da yıkayan temizlik de yapan. cam da silen ütü de yapan.

    -evet ne güzel şey bunlar. keşke her erkek böyle evinde karısına artistlik yapma derdinde olmasa da tevazu içinde beraber gül gibi geçinseler. aynen katılıyorum hocam.

    -hanginizin babası yapıyor böyle?

    -benim babam hocam.

    -tebrik ederim ne kadar güzel dedi hocamız.

    bende içimden diyorum ki babam bu davranışları feminizmle alakası olmadan yaptı. yani feminizm ne diye sorsan babama "erkek düşmanlığı, kadıncılık" falan der. ama yaptıkların feminist erkek baba. o değil de babam her yaptığı işte anneme danışır fikrini sorar ortak karar alırlar ve annem de * itaatte kusur etmez. istemediği birşey de olsa bu böyledir. babam sonra gönlünü alır.

    iyi de baba nerden geldi sana bu huy, bizden habersiz kitap filan mı okuyorsun yoksa?

    söylim...

    babam peygamber efendimizin sünnetini uygulamaya çalışıyor. yani aslında aradığımız şey değerlerimizde var. avrupadan feminist kadın erkek ithal etmeye gerek yok. herkesin bildiği üzere peygamberimiz de evinde hz. Ayşe ile yemek yapar bulaşıkları yıkardı. yardımcı olurdu. keşke herkes böyle olsa...
    1 ...
  12. 117.
  13. 116.
  14. kadınların özgürlüğünü;erkeklerle eşit haklara sahip olası gerektiğini ifade eden bir düşünce akımı:
    sosyolist feminizm,aydınlamacı liberal feminizm,redikal feminizm en önemli kollarıdır bu akımın
    0 ...
  15. 115.
  16. nihai arzusunun, kadının sırf toplumsal alanda erkekle eşit bir konuma getirmek ve eşit haklara sahip olmasını sağlamak; kadınları toplum, her türlü kurum ve kuruluş nezdinde sözümona yüksek yerlere getirmek; kadınları erkeklerle, dolaylı ya da dolaysız, şuursuz, gereksiz, delisaçması bir yarışa/rekabete sokmak olduğu sanı-lan -izm. e, ataerkil düzen de deniyor, bu düzenin kurguladığı kadın söylemi deniyor, bu hiyerarşik yapıyı tersyüz edebilelim, dönüştürelim deniyor. kime deniyor acaba? bunu, önünde pipisini sıvazlayan kadını da, taşaklarını kaşırken tangaya bağlayan baksırını düzeltmeye çalışan erkeği de umursamıyor.
    0 ...
  17. 114.
  18. 113.
  19. bir erkeğin bir kadınla çıktığı yemekte, erkeğin hesabı ödemesiyle biten olgudur.
    0 ...
  20. 112.
  21. asıl olarak kadınlar ve erkekler arasındaki hiyerarşiye karşı olmaktır. yani erkekler de feminist olup kadın haklarının savunucusu olabilir. feminizmin erkeklere karşı olmayla alakası yoktur.
    0 ...
  22. 111.
  23. Hakkını arayan kadın imajı çizen fakat ardında erkek düşmanlığına kadar gidebilecek psikolojik öğeler barındıran, frijit veya lezbiyen kadınlar topluluğudur. Bunların genel manada ekonomik durumları düzgündür. Büyük bir çoğunluğunun, zorla anal ilişki yaşadığı, emekli memur olduğu ve lezbiyen oldukları istatistiklerle tesbit edilmiştir. Feminizm bir anlamda faşizme karşı faşizm uygulamak kadar, "götü göte değişme" psikolojisi içeren, yapıştırma bir akımdır, Akım dır..! akım.. Ak.. Ak..Akp.. Ulan yine aklıma geldi.. töbe töbeee :S
    0 ...
  24. 110.
  25. ''Bugün feminizm diye birşey varsa, bunu sağlayan âlet, vibratördür. ''
    0 ...
  26. 109.
  27. kadınların otobüste ayakta kalmasına neden olan pis şey.
    1 ...
  28. 108.
  29. feminizm sadece kadınlar için değildir, böyle bir idealizm olamaz zaten.* anaerkil ya da ataerkil her türlü ayrımcılığa, ki, kapitalizm en ağırıdır, güçlü olanın güçsüzü ezdiği sistemlerin bütününe karşıdır. kadınlara ve onların "rahatlık istekleri"ne o kadar diş biliyorsunuz ki, çünkü kapitalizm erkeklere de çok ağır yükler bindirmiş durumda ve yükümlü kılındığınız her şeye nefret besliyorsunuz ve kadınların "ezilmeme" isteklerini kendinizin ezilmesi gibi algılıyorsunuz, sistem böyle işliyor evet, ama korunulması gereken kadınların mutluluk ütopyaları değil, sizin yükümlü kılındıklarınız ve mutsuzluğunuz,* kaygısal yaşamınız hatta; ve sizi çocukluğunuzdan itibaren işleyen, oluşturulan tiplerden biri yapan, tüketim odaklı dünyadır, ki bunu söylemekten bıktım; eleştirmek güzel elbet hatta feminizmin boyalarını dökmeye çalışmak da zevkli tabi, kadınlar zevk içinde salınmak isterler, biz istemeyiz bizz bu dünyanın çilesini çeken o bilinçli tarafız onlar fıkra konusu olunca iyi olurlar ancak vb. diye düşünmekte güzel ki, dil bile kadınları ezerken zaten.. ama en güzeli ne yapacağına karar vermektir, o zaman var olduğun anlaşılır, yani taraf olmak iyidir kabul edilebilir değerler için, yazarken bile rahatlığın cennetindeymiş gibi yazan insanlar bilmeyen hanzolardan daha kötü insanlığın evrimi adına. ve eleştirmek güzeldir, önereceğiniz başka bir yolunuz var yani daha iyi olduğunu düşündüğünüz.
    bir şeyin geçersiz olduğuna hükmetmişseniz onu geçersiz kılan öneriyi açıklamalısınız, sonra çürütmeye başlayabilirsiniz.
    2 ...
  30. 107.
  31. feminizm totolojik cümleler bütünüdür. Kadınların tanrı, cennet, cehennem arketipleri üzerine kurduğu ve "ben" odaklı geliştirdiği girişimdir.

    Desteği elbetteki kapitalizmdir. Zira kapitalizm insanların "unisex" olmasını ister. Bu sayede kadın erkek demeden herkesi sömürebilecektir. Zaten kadınların da çalışması gerektiğini söyleyen ilk kişi bir erkek olarak "ricardo" denilen klasik bir ekonomisttir.

    Kapitalizm yarattığı kurumlarda, ekonomik döngüsünde insanların dil, din ayrımı olmaksızın bulunabilmesini ister. bu sayede sömürü potansiyeli kısıtlanmaz.

    totolojik cümle nedir? her yeri kaplayan cümle demektir. Yani a=a cümlelerinin hepsi totolojiktir.

    kadınların tek istediği güvende olmaktır. çok çalışmamaktır. ve her istediğini yapabilmektir. ki tüm bunlar bir erkeğin de isteyeceği şeylerdir. Ama esas sorun bu isteklerin dünyaya değil cennete özgü olmasıdır.

    feministlerin yarattığı kadın tiplemesi, müslümanların yarattığı cehennemdeki "günahkar" tiplemesine benzer. cehennemdedir. ve ne yapsa boştur. her alanda erkekler onu ezer. zaten ataerkil bir dildeyiz. konuşurken dahi kadın erkekler tarafından ezilir. yani her yaşam şekli bir ezilmedir. ve bu ezilmeden kurtuluş yoktur. tek kurtuluş cehennmeden çıkıp cennete gitmektir. yani her istenilenin yapılabildiği, hiçbir kısıtlamanın olmadığı, kaynakların bollaştığı(bu noktada bir de marxı kullanırlar) muhteşem bir ideal.

    ve ne sorarsanız sorun.. her şeyin cevabı özünde şöyle başlar: "çünkü ataerkil söylem ..bıdı bıdı...". nasıl ki bir dindar yerçekiminin sebebini dahi tanrıya bağlıyorsa(ki bu onun bileceği bir şeydir, biz karışamayız), feminist de her şeyi "ataerkil söylem" e dayandırır.

    ve genel itibariyle şöyle bir görünüm ortaya çıkar. Ezen bir tanrı(ataerkil söylem /erkekler) vardır. kadınlar cehennemdedir(tamamen erkeğin iktidar alanındadırlar). ve bir yerlerde(gelecekte) bir cennet vardır.

    bu cennet için ölmeye değmez mi?
    1 ...
  32. 108.
  33. 107.
  34. 18. yüzyılda ingiltere 'de doğan cinsler arasındaki eşitliği kadın haklarının açımlanıp genişletilmesiyle sağlayan toplumsal hareket. tabii bu terimin kullanıldığı zaman itibariyle değişik ifadelemelere denk düştüğünü belirtmek gerek. 1890'larda kadınların oy hakkı kazanması çalışmalarına önayak olan kadın ve erkekler feminizm hareketini kullanıyordu. 1920'de abd 'de 1928'de de britanya 'da kadınların oy hakkına sahip olmaları feminizm hareketine yeni bir boyut ve soluk getirdi. burda tabii kamusal alanda sağlanan eşitlik hissiyatının bu harekete güç verdiğini görmemek olmaz.
    kadınların oy haklarını kazanmalarının dışında feminizme dair bir ikinci gerçeklikte 1969'dan sonra gelişen ikinci dalga feminizmdir. birleşmiş milletler 'in kadının on yılı ilan ettiği -1975/1985- dönemi, dünyanın her ülkesinde kadın ölçekli hareketler oluşmuştur. ikinci dalga feminizmin sosyoloji 'ye etkisi hayli büyüktür. bunda endüstrileşmeyle, kent yaşamıyla kadının çalışma hayatına girmesi kadar akademik çalışmaların kadınlar tarafından da yürütülmesinin payı fazladır.
    aslında konuyu fransız ihtilaline indirgemek olasıdır. tarihsel olgular süreçlere göre ivme kazanır. feminizmle ilgili sosyolojik analizleri yapacaksak kadının aile, siyaset ve iş alanındaki vaziyetine bakmalı bir şeylerin eksik kalmaması için.
    0 ...
  35. 106.
  36. feminizm toplumumuzda bilindiği gibi erkek düşmanlığı değildir, kötü de değildir. bazı erkekler karşı çıksalarda sadece kadınlar feminist olmazlar. erkeklerden de feminist olanlar vardır. kadın erkek eşitliğini gerçekten savunan, kadına karşı ruhsal ve fiziksel bir şiddet uygulamayan ve üstünlük kurmaya çalışmayan erkekler farketmeden feminist olmuşlardır bile!
    0 ...
  37. 105.
  38. değişim önerileri, ama anarşizm olmadan uygulanamayacak durumdadır. kadınların tarihte yer almadıklarını düşünenler 1 yüzyıl öncesine kadar kadınları okullara almıyorlardı. bu yeni bir fikir değildir; okullara almıyordunuz, seçme ve seçilme hakları yoktu, üzerlerinde hak iddia ediyordunuz, ki en iğrenci bu ve konuştuğunda dırdırcı diye nitelediğiniz insanlar bunlar; kendisini ifade etmesine izin verilmeyen biri fırsat bulduğunda fazla konuşacaktır tabi ki, tahammül kabiliyeti genetik sanırım ve buna tarih boyunca hiç ihtiyaç duymadınız; tarihte yerleri yok diyorsunuz??
    bu yüzyıl için de olumlu ölçüde “değişim” den söz etmek mümkün değil, 8 yaşında evlendirilen çocuklarla aynı zamanı ve yaşamı paylaşıyoruz, kadınların eğitilip, etken olması her zaman tehlikeli bulunup, engellenmek istenmiştir, bu kölelik sistemlerinden biri ve insanlık tarihinin büyük bir kısmını kapsıyor, bugün de böyledir. ki en sinir bozucu olan o hastalıklı benliklerini tatmin için onlara dayalı bir sistemin içinde varlıklarını sürdürürlerken dahi kadınların zeki olmadıklarını telkin ediyorlar kendilerine, korku daha da çürütüyor sallanan bu bireyleri. içinde bulunduğumuz yapının nasıl oluştugunu yani bedensel güç temelli bir toplumun üyesi olduğumuzu idrak etmek zor değil ve ne ilkel olduğumuzu anlamak uzun sürmez ve bugün ben de ayrımcılık yapmak istiyorum: dünyayı bu hale getiren, her şeyiyle karar mekanizması olan halihazırda erkeklerdir, ve ben onları agresif, yeteneksiz ve yönlendirilmeye muhtaç buluyorum; derinlik algıları zayıf ve istisnalar bütünü, durumu etkilemeyecek durumda. hümanist biri değilim hiç; aynı oranda ayrımcı olabilirim, tıpkı bu yazıyı okuyan algıdan yoksun ayrımcı kadar ayrımcı olma ve de böğürme ve onun ikincil, üçüncül haklara sahip olması gerektiğini düşünme özgürlüğüne sahibim. bu hominidler bu şekilde var olduklarına ikna olmaya uğraşıyorlar. bak, bedensel olarak öküz insanlardan güçlü, ama tahammülsüz bir manyak değil ve yönetmeye çabalamıyor. şu bedensel üstünlükten bahsetmeyin, tarih boyunca geliştiremediniz hep aynı “üstünlükten” bahseden sizler trajik haldesiniz. boş bir anınızda kafanıza bir şey indirip, sizi bedensel anlamda etkisiz kılabilirim ve bu mükemmel teori çöker. (insanlık tarihi boyunca uygulanabilicek bir yöntemdir)
    siz kadınlar için sıkıntı veren, sinir bozucu varlıklarsınız, ben de bugun sizin gibi olmayı seçiyorum.*
    kadın erkek ilişkileri tamamen erkeklerin egemenlik isteklerini tatmin etme odaklı halde, bazen kadınlar da taklit ediyor onları, ne sefalet.

    25 kasım notu: yazı ironi içeriyor tabi ama bu başka bir konu, darlanmayın, en iyi boyut tek boyut.**
    1 ...
  39. 104.
  40. aşk'ın en büyük düşmanıdır.kadın erkek ilişkisini savaş alanına dönüştürdüğü için yaşanan duygulara zarar vermiştir.1960'lardan sonra amerika'da yaygınlaşan ve bütün dünya'yı kaplayan bu akım günümüz de özgür olmak için,yalvaran erkek ve değişim isteyen kadın modellerini karşımıza getirmiştir.boşanma nenedenlerinin yüzde altmışının temel sebeplerini bu psikolojik olgu meydana getirmektedir.
    0 ...
  41. 103.
  42. yüzyılların suskunluğunu "beni dinle, bak aslında şöyle" demeye devam edemesinler diye yırtmaya çalışan kadınların uğruna emek verdiğidir.
    0 ...
  43. 102.
  44. toplumlar eşitsizlikler üzerine yükseldiği, ve komünistlerin düşündüğü gibi devrimle veya tarihsel materyalizmin ilkelerine uyacak bir şekilde kolay kolay geride bırakılamayacak bir kapitalizm süreci içerisinde iken, sadece para kazanmak için yol arayıp bulamayacak, sol görüşlü kadınların araştırma şirketlerine sunup yapabileceği çalışmaların kaynağı olacak bir akımdır.

    feminizim, ilkeleri olan, doktrin kıvamında bir olgu olabilir. ancak bunun bir konu ile ilgili bir perspektif olmasından başka hiçbir olayı yok. kadınlar şiddet görüyor, evet biliyoruz. kadınlar fiziksel olarak güçsüz, evet biliyoruz. ve evet kadınlar erkeklerin sadece erkek işi olarak tanımladığı işlerden bazılarını yapabilir evet biliyoruz.

    ama feministler, böyle eşitlikçi bir ideolojiye sahip oldukları için gurur duyuyorken, insanların farklı zeka seviyeleri olduğu gerçeğini unutuyorlar ki, ben feministim diyen bir tip 'ben evde suyu annemden istedim kadar babamdan da istiyorum' diyecek kadar gerzek olabiliyor. tüm kadınların eşitliğinden bahsetmeye çalışıyorsunuz ama kaç tanesine anlatabilirsiniz ki?

    hem feminizm akımının böyle çokça insan tarafından bilinmesinin de yegane sebebi yine eşitsizlikler üzerine sağlamca inşa edilmiş kapitalist sistemdir.
    0 ...
  45. 101.
  46. çok ileri seviyeleri lezbiyenliği getiren, kadın haklarını savunan düşünce akımı.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük