feminizm

entry932 galeri146
    167.
  1. Erkek düşmalığı yapan kadınlar. Kadın erkeksiz, erkek kadınsız yapamaz.
    1 ...
  2. 166.
  3. femen grubundan dolayı bir daha unutamayacağım düşünce anlayışı. kadınlar taa rusya'dan geliyolar buraya. süper bir şey.
    1 ...
  4. 165.
  5. Herhangi bir kadın felsefi akımının olmamasının doğurduğu; eziklik duygusunun bastırılmak istenmesi sonucu ortaya çıkmış saçmalıktır.
    0 ...
  6. 164.
  7. 163.
  8. sosyalist, postmodern, radikal, eşitlikçi, marksist gibi türleri barındıran bir nebze de olsun ülkem kadınlarını bilinçlendirmeyi başarabilmiş felsefe.

    Yaşasın radikal feminizm.
    Yaşasın amazon kadın!
    2 ...
  9. 162.
  10. vazgeçilişi hakkında söylenenlerin kalıp haline geldiği, fakat insanların gözünde "aşağılık" görülmekten caymayan "izm"dir.
    hani şu "kocayı bulana kadardır" denen şeyden bahsediyorum. tabi bir de "erkek düşmanı" olarak nitelendirilmesi var feministlerin, halbuki pek çok kişi açıklamış erkek düşmanlığı değil erkek egemen toplum düşmanlığı olduğunu... okumaktan aciz bireylerimizin küt beyinleri bizi ilgilendirmiyor tabi. yine de benden günah gitsin
    her ne kadar mary wolstonecraft ilk feminizm içerikli yazıyı 1700'lerde yazmışsa da kadının ezilmeye başlaması özel mülkiyetin ortaya çıkışıyla başlıyor.
    kadının üretimin içinde olmasına rağmen artı değeri elinde tutan erkeğe köle haline gelmesi ise doğurganlığın sadece iş gücüne katkı sağladığının düşünülmesi ve kadını sadece iş gücü üreticisi olarak görmeyle hız kazanıyor. kadın bebeğin yanında kalması gereken süre içersinde evin etrafıyla uğraştığı için o alanda "uzman"laşırken, erkek evin dışında kalan işlerle uğraşıyor ve bu kadının eve hapsedilişinin öncüsü haline geliyor.
    köleci toplumlarda erkek kölelere eğlenme hakkı verilirken, kadın köleler evin efendisine cinsel hizmetkarlık da yapmak zorunda bırakılıyor.
    feodal topluma gelindiğinde ise yeni adetler, gelenek ve görenekler üretiliyor. örneğin ilk gece hakkı, evlenen kadının bekaretini bozanın derebeyi olması gerektiğini söylüyor.

    burjuva devrimi döneminde ise değişen çok fazla şey yok; kadınlar ve köleler için tabi...
    fakat daha sonraları yani 19.yy'ın sonlarına doğru birinci dalga feminizm olarak adlandırılacak olan talepler silsilesi baş gösteriyor. yani kadının seçme, seçilme, mülkiyet ve eğitim talepleri... genel olarak bunlar üzeride yoğunlaşan bu hareketin ayrıntılı talepleri aslında fazlasıyla aşin olduğumuz şeyler. doğum izni, eşit işe eşit ücret vs. birinci dalga feminizm burada kalarak tarihin çok ileri safhalarında "marksist feminist" dediğimiz kişilerin kadınlara yönelik taleplerin içeriyor olacak.
    durum türkiye'de dışlanma olarak yansıtılacak ve her ne kadar cumhuriyet döneminde bazı haklar "verilmiş"se de daha sonraları geriye gidiş başlayacaktır. türkiye'de diğer pek çok ülke gibi "siz hak almazsınız, biz size hak veririz" söylemiyle yola çıktığı için; kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkı birçok kadın tarafında hak statüsüne sokulmaycak ve meclise giren kadınlar sadece konu mankeni olarak kalacaklardır.

    ikinci dalga feminizm ise kadının doğurganlığıyla cinselliği ayırma çabasıdır ki bu konuda yazılan üç ciltlik bir yazı insanın doğumundan itibaren aslında cinsel bilince sahip olmadığı fakat daha sonraları toplumsal yönlendirmelerle kimliğini kazandığını ortaya koyacak. ki bizler şu zamanda bunu adına "toplumsal cinsiyet" diyeceğiz.
    bu durum sonucunda kadınların doğurduğu insanları isteklerine göre yetiştirebilmeleri masaya yatırılacak ve kürtaj hakkı istenecekti. ilk alan fransa oldu tabi...
    türkiye'de ise 80'lerin başında baş gösteren bu akım neredeyse feminizmin doğuşu olarak kabul edildi. türkiyeli kadınlar için feminizm daha yeni başladı diyebilirzi de.
    buna ise daha sonraları sosyalist feministler diyeceğiz ki bu kişiler birinci ve ikinci dalgayı sahiplenen kişiler olacaklar.

    üçüncü dalga kadının kimliği sorunu oldu ve ikinci dalganın aksine eşitlik yerine kadınlığın az buçuk üstünlüğünden bahsetti. türkiye'de 90'ların sonlarına doğru gördük biz bunu ve hala daha sürmekte olduğunda bir başka dalgadan henüz söz edemiyoruz. üçüncü dalgada talepler daha çok sistem içerisine yöneldi. kadın sığınma evleri, kadınlar için farklı haklar gibi sesler yükselmeye başladı. biz bu insanlara ise radikal feminist dedik ki marksist feministlerle günümüzde eylem birliği kalmamıştır.
    sosyalist feministler hem birinci dalga hem de üçüncü dalga eylemliliğiyle hareket edebilseler bile bu kıvraklık diğer iki akım içim geçerli değil.

    buraya kadar işin orada burada yazan teorik kısmını aktardım. gelelim asıl meseleye...
    feminizmin mücadele ettiği şey erkekler değil, "erk"ler; ki zaten asıl düşman bir erkek değil bütün erk'ler. erkten kastım hükümet iktidar kim olursa olsun özel mülkiyet var oldukça insanlar üzerinde hüküm sürebilmeyi başaran topluluklardır. bu topluluklar ki kadının ezilmişliğini taze beyinlere aşılayabilmek adına ilkokul kitaplarına yemek yapan anne ve kızını, gazete okuyan baba ve oğlunu çizenlerdir, bu topluluklar ki ortaya bir namus kavramı atıp kadının yaşam hakkını bacaklarının arasına sıkıştıranlardır, bu topluluklar ki kadın üzerinde güç gösterisi yapmaya kalkan örümcek beyinleri cezadan kurtarmak için anayasa yapanlardır, bu topluluklar ki kadının doğurgan ve estetik bedenini (ki estetik olması gerektiğini de onlar söyler) pazar ihtiyaçlarını karşılamak için kullananlardır, bu topluluklar ki işçiyi kadın erkek diye ayırıp aralarındaki eşitliği bozanlardır, bu topluluklar ki kadını öküzden sonraya atanlardır...

    temennimiz, uzun zamandır var olan kadın cinayetlerinin, taciz-tecavüz-şiddet olaylarının en kısa zamanda bitmesidir. elbette mücadelemiz ve kalkan yumruğumuz da bu amaca yöneliktir.

    ben sosyalist feminist olarak benden sonra gelecek olan kuşağa iyi bir gelecek bırakmak niyetindeyim, ya siz?
    2 ...
  11. 161.
  12. erkeklerin desteğini elinin tersiyle iterek amacına ulaşamayacak akımdır.
    1 ...
  13. 160.
  14. alt türleri var olmakla birlikte temelde, kadın ve erkeğin sosyo-ekonomik eşitliliğini sağlamaya yönelik sosyolojik ve politik bir akımdır.
    özetle haklar bakımından eşitlik talep edilir. kadınların ezilmemesi gerekliliğine vurgu yapar. kadınlara hak sağlanması bir lütuf değil olması gerekendir.
    araştırıp etmeden sığ bir şekilde "ama erkek kadından fiziksel olarak güçlü" şeklinde sırıtmanın eşlik ettiği hezeyanlarla birlikte bir de "madem eşitiz otobüste yer vermem" diyenler de mevcuttur.
    onlar da yine hak ve nezaket gibi bambaşka iki kavramı birbirlerine karıştırdıklarından laf anlatmaya çalışmak faydasızdır.
    "he paşam tamam sen yer verme" denilerek muhabbet minumumda tutularak akıl sağlığı korunabilir.
    0 ...
  15. 159.
  16. 158.
  17. 157.
  18. 156.
  19. 155.
  20. kocayı bulana kadar kızların girdiği trip.
    edit: doğru batmış bazılarına.
    1 ...
  21. 154.
  22. her yıl 8 martta doruklara çıkan akım.
    yarın herşey eskisi gibi olacak.
    1 ...
  23. 153.
  24. "feminizm kadını kocasını terk etmeye, çocuklarını öldürmeye, cadılığa, kapitalizmi yok etmeye ve lezbiyen olmaya cesaretlendirir."
    --pat robertson--

    ağır ve sarkastik de olsa böyle bir tanımı da yapılmıştır.
    1 ...
  25. 152.
  26. sorunu kadın algısı olan, diğer taraf zaten kaybedilmiş..
    0 ...
  27. 151.
  28. yaptığı çıkışın devamını getiremeyen bir akımdır.

    bu düşüncenin/felsefenin/yaklaşımın başarıya ulaş(a)mamasında, yeterli desteği bulup nitelikli bir noktaya varamamış olmasında en büyük etken onlarca hatta yüzlerce farklı feminizm olmasıdır.. (bkz: #254209)

    feministler kendi aralarında ortak bir dil, ortak bir amaç oluştur(a)mamışlardır ki dünyada etkin hale gelsinler. her feminist grubun kendi feminizm algısı vardır ve dünyadaki kadına yönelik eşitsizliğe ve sistemdeki çarpıklıklara kendi çözüm yollarını önermektedirler. bu da meseleyi hem cılızlaştırmakta hem de "her kafadan bir ses çıkıyor" çizgisine çekmektedirk.

    yine de savundukları düşüncede en görünür ve uygulamada başarılı olanlar liberal feministlerdir; sistemi değiştirmeden, sistemle çatışmadan daha fazla hak ve pozitif ayrımcılık talep eden bu yaklaşım diğer görüşleri benimseyen feministlere nazaran kendini kabul ettirmeyi başarmıştır.
    0 ...
  29. 150.
  30. ilkel mekanizmaların işlediği evrende sağduyudan ve erdemlerden bahsetmektir, yani o yüzden bu kadar absürd geliyor, genele yani, ahmak erkek zihnine, yani genele.
    her şeyi tanımlayan yaratıkların tanımlarının dışında seyrederseniz katledilirsiniz; ya psikolojik baskı taciz olarak, ya fiziksel şiddet, linç, taciz olarak, ya da ikisi de..
    yollarının ne kadar basit olduğunu görebiliyor musunuz, dünya da böyle tanımlanmış halde, yüzeysel ve ayrıntıları sıkıntı olarak gören iğrenç sıkıcı bir yer. sadece bu sözlükte yapılan sinir harbini ve tacizi dava etseydim bir hukuk mahkemesinde ki hala yeterli olmayan hukuk düzenine rağmen bir çok kişi mahkum olurdu, ama burası nijerya bile değil, en azından orda herkes eşit şekilde aç, diktatörler hariç! bu aptal sistemli ülkede ise kadınlar aç ve güçsüz, bunun olmaması için benliklerini satıp erkeklere yartaklanmak durumundalar, erkekler aç olsa da kadınların sırtından nemalanıyorlar, ve aç kalmamak için kadınları da aynı şeye zorluyorlar, bu durumda karşımda hümanizmden bahseden aptal bir cesaret sahibi olmalı. feminizm hümanizm barındırmıyor evet, bu kadar kirlenmiş bir sistemde bu gerçekçi olamazdı, insana göredir her şey, bu insan için hümanizm amfetamin, daha ahmaklara afyon..
    2 ...
  31. 149.
  32. çok az kadın feministtir. bırak haklarını savunmayı birbirlerini karalarlar kıskançlar çünkü
    0 ...
  33. 148.
  34. türkiyede komunistlik parayı, feministlik kocayı bulana kadardır.
    feminizm dedin mi ukraynadaki femen grubu gelmesi lazım insanın aklına. helal olsun onlara kadınların haklarını çok güzel savunuyorlar.
    kadın ve erkeklerin eşit olması gerekir, bende feministim. çünkü türk hukukunda kadına erkekten daha çok hak verilmiş. eşitlenmesi gerekir.
    1 ...
  35. 147.
  36. kadın ve erkekliği sorgulayan ideolji
    evde kalmaış kzıların ideolajisi değildir kesinlikle
    aynı amerkidaki, zencii, kadınların daima sexi olmasıyı istemesi gibi çünkü sistem karşısında zenci erkeklerele, aynı derecede zulüm görüyorlardı, bu yüzdendir ki kara derli fıstıklar olarak anılmayı istemişlerdir, bunun uğruna mücadele etmişlerdir!...
    bir biçimde ayakta kalma ideolojisdir efenim...
    0 ...
  37. 146.
  38. --spoiler--
    satır satır aşk hayatımı size armağan ediyorum
    birileri eleştirebilir aşk hayatımı kötü kelimelerle yazdığım için ama olsun

    ben ki bunları kültürel karmaşa içinde olduğum için yazıyorum

    bazı düşüncelerimden dolayı

    kadına öğretilen ''taş yerinde ağardır '' görüşüne karşıyım!
    ....
    çünkü,annemle bir keresinde elle elle dolaşna üniversitelere bakıyorduk ve ben size ne herkesin ''özel hayatındn'' dedim .......
    bilmiyorum herkes herkesle yatsın gibi bir görüşüe sahip olmasamda ''herkesin zaaflari'' vardır...
    en azından herkesin ''güzel ilişkileri'' olsun bence....
    ben hep ''feministçe'' düşündüm....
    bence, ahlak kadın ve erkek diye ayrılamaz****
    ve işte bu yüzden yazıyorum her zaman bu ahlak nedir diye?
    ve bütün yazdıklarım düşüncelerimin ürünüdür....
    hepsi birbiriyle alakalıdır..
    birbirinin devamı niteliğini taşır!
    yada gene annemle konuştuğumuz böyle bir kültürde herkes herkesle yatar görüşü...
    ------------------------------------------------------------------------------------------

    ama; hep böylede devam edemez ki...
    ..............................................................
    ben bir feminist olarak kadın ve kadınlık farklı diye düşünmekteyim
    ama; erkek ve erkeklikte farklı
    erkek kim ki erkek nedir ki bu erkekler nerden geldiler...
    yada bu kadın kim ki kadınlık nedir ki... bu kadınlar nerden geldi ki...
    erkek kim ki biz feministler bu erkeklerin düşmanı olalım...
    sende erkekliğin zerresi yok deriz hep erkeklik nedir ki onun zerresi olmasın!.......
    --spoiler--
    not: bilmiyorum subjektif mi buraya uyar mı diye ancak; femnizm akımıyla ilgili böyle duygularım vardır efenim!
    0 ...
  39. 145.
  40. kesinlikle evde kalmış kızların akımı değilsin efenim...
    1 ...
  41. 144.
  42. gerçek kadınlığı gerçek erkekliği, sorgulayan akımdır efenim...
    adı bile yeter bu akımın etkili olmasında...
    1 ...
  43. 143.
  44. erkeklerin tabi ki, hiçbir zaman dahil olmayacağı akım. efendiler kölelerini azat etmek ister mi sizce, kapitalizm kölelerini azat ediyor mu, çark böyle, kölelik bir sarmaldır, sadece bu konunun ilgilileri sisteme baskın güç kullanırlarsa değişim olasıdır, kimse size hiçbir şey vermez, veremez, ondan gidecektir çünkü; siz alacaksınız; üstün insan diye bir şey bahsedilmeyecek durumda, uzak, sonuç olarak fuzuli; pratik olmak zorunluluk.
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük