etik ve moral diye iki kavramı bizlere kazandıran konudur. felsefenin ahlaka bakış açısını, daha sonra da ahlak felsefesinin gerekliliğini bildirip, bilgi açlığımızı giderir.
bazı felsefelerde de ahlak dışı ya da ahlak üstü kavramlarını kazandıran anlayıştır. söz gelimi machiavelli'nin prens adlı eserinde prensin iktidarı elinde tutmak için yapılan her hareketi meşru görmesi de buna istinadendir. prensin hareketleri ahlaksız olarak nitelendirilemez. çünkü bu olsa olsa ahlak dışı bir durumdur ve bu kavramın üstünde yer alır.
felsefe açısından ahlak olamaz ancak filozoflar açısından ahlak olabilir. Zira ahlak evrensel bir kazanım olmasına rağmen kişiden kişiye veya toplumdan topluma değişen bir öznel olgudur. Dolayısıyla felsefe nin ahlak üzerine söyleyebilceği nesnel bir çıkarım olamaz.
Felsefe açısından ahlak çoğu zaman yanlış bir şekilde incelenmekte ve anlaşılmaktadır. Felsefe ortaya ahlaki kurallar, öğretiler ya da doğrular koymaZ. Ahlak yasaları ortaya atmaz. Felsefe ahlakı yöntem bakımından ele alır. Herhangi bir ahlaki kuram ya da öğreti ortaya atmak ise bazı filozofların yöntem bakımından hatalı buldukları kuram ve öğretilerin boşluğunu doldurmak amaçlıdır.
(bkz: ahlak felsefesi) veya bir diğer ismiyle (bkz: etik) şeklinde incelenen, var olan kuralları ahlaki açıdan sorgulamak anlamına gelen felsefi türdür. Alt dalları ise aşağıdaki gibidir;
iyi: Topluma yararlı ve değerli olandır. Bu da yapılması istenen ve beklenilen davranışları ifade eder.
Kötü: Yapılması istenmeyen, değersiz ve faydasız olandır.
Bilinç: iyi olan ile kötü olanı ayırt etme gücüdür.
irade (istenç): Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü. Bilincimizle farkına vardığımız şeyleri irademizle isteriz.
Özgürlük: Bireyin, herhangi bir baskı ve zorlama olmadan, kendi iradesiyle davranışta bulunmasıdır. Yani dışsal bir zorlama olmadan serbestçe hareket edebilmedir.
Sorumluluk: Kişinin, özgürce gerçekleştirdiği eylemlerinin sonuçlarını üstlenmesidir.
Vicdan: (iç Ses) insanın kendi kendini yargılama gücüdür. Kötü bir şey yaptığımızda duyduğumuz huzursuzluk ve iyi bir şey yaptığımızda duyduğumuz huzur vicdandır.
Erdem: Kişinin iradesinin her zaman iyi olana yönelmesidir. Ahlakça istenilen en üst değerdir. Dürüstlük, cömetlik, adalet, hoşgörü, sabır, alçakgönüllülük… vs.