1- eski arkadaşlarını arayanlar
2- eski sevgililerini arayanlar
3- one night stand arayan erkekler
4- one night stand arayan kadınlar
5- abazalar
6- oyun oynayanlar
7- şirketler ve ürünleri
8- kampanyalara katılıp hediye kazanmak isteyeler
9- üstteki herkesden yararlanmaya çalışan reklam ajansları
ilk 8 grup, zaman içerisinde kendi içlerinde üye alışverişi yaparlar.
bir türlü aradığım kişiyi bulamadığım bir ortam...her ne kadar o kişi yakınlarımda olsada ...ah..ah..facede aslında platonik aşkımı belli eden çok söz yazdım ama biliyorum o görmüyor yazdıklarımı arkadaşının arkadaşının bağlantısından dahi...işte şu anda bir işimi görmüyor face ..çünkü benım tek amacım platonik sevgilime sesimi duyurmak...
14 yaşındaki çocukların elinde yarı türkçe yarı iksde ünlem işaret'çe olan çocukların eline oyuncak olmaktan yegane düşmanım olmuş sosyal ağ. lanet olsun mark,açmayacaktın portlarını türkiye'ye.
(bkz: allah için 999999999999999 kişi arıyorum listeni davet etmeyeceksen gelme)
yahu aga anlamıyorum ben bu "hmm facebook mu? çok basit, çok ezik bi' ortam.. gayet bayağı ve zemine hitap ediyöö, hep apaçiler falan ıyyy.. herkeş salak orda!" şeklinde tepkileri.. inan ki anlamıyorum lan!
hayır neden bu kadar kasıyosun ki kardeşim? yani ben o platforma üye olan, paylaşan, beğenen, yorum yapan, taklalar atan birisi olarak senin kadar dert etmezken, sen hakkında bunca şeyi * bilip de neden bu kadar dertleniyosun ki? neden üzülüyosun bizim için? düşünme olm bizi bu kadar. düşünen yerlerine zeval gelmesin aman..
hem bak şimdi sen kendini kurtarmışsın ya bu kokuşmuş ortamdan. üye falan değilsin. * kafan rahat, huzurlusun, bir yandan kahveni yudumlarken, diğer yandan facebook'ta benim harcadığım vaktin %200 fazlasını harcadığın şu sözlüğe bilgi içeren entryler ** döşüyorsun şehri izlerken bir akşam vakti, alaycı kahkahalar patlatıyorsun insanların yüzüne.. yani özet geçecek olursam, gayet entelektül birisin işte.. ama bu facebook olayını senin kadar abartmıyoruz lan biz, bu kadar büyütülcek bi numarası yok cidden.. kasma hiç. bu kadar tavır yapmanı gerektirecek kadar derin bi oluşum değil ki. yani bizim için o kadar basit ki bu, feyse * üye olup olmamayı bu kadar derin düşünüp yoğun duygular yüklemeye gerek olmadığını biliyoruz. emin ol farkındayız orada olan biten gereksizliğin vesaire bin türlü zamazingonun saçmalığının. ama sen kadar sorun etmiyoruz be.. bak gel anlaşalım, sen kafanı dinle biraz bizi düşünme. biz de o kokuşmuş ortamda mark zuckerberg'e para kazandıralım. ehe.. anarşik seni.
son zamanlarda çıkan arkadaş röportaj uygulamasıyla bana kafayı yedirtmiş, beni gereksiz, salakça sorulara maruz bırakan sosyal paylaşım sitesidir. insanımız içindeki gazetecilik aşkından bizi haberdar etmiştir.
anne-babayı internette boş vakit geçirmediğinize inandırmak için kapatmanız gereken sosyal paylaşım ağı.
"sen napıyosun bu kadar internette, boş boş vakit harcıyosun" diyen anneme, "ne boşu anne yeaa, baksana facebookum bile yok. boş işlerle uğraşmıyorum ben" dedim. kadında şok etkisi yarattı. "nasıl facebookun olmaz?" dedi ve " :| " şeklinde baktı.
o gün bu gündür sormuyor; "boş boş napıyosun" diye.