Ayrıca dizinin başında kurtlar vadisinden inanılmaz kopya çekilmiştir çünkü kurtlar vadisi ezelin babası olur ve çocuk babasına özenir derler misali ezelde kurtlar vadisine özenmisti ilk başlarda. Sonralardan zaten iyice saçmaladı.
haftalar sonra bugünün de pazartesi olması sebebiyle 62. bölümünü tekrar izlediğim dizidir. kalitedir. 6 ay sonra gelen son ezel kalitesini tutturma yolunda ilerlemiştir.
ama ezel'den sonraki diziler ancak ve ancak teknik kalite açısından ezel kadar olabilirler. ezel'de ilk 5-6 bölümde ömer hikayesinin anlatılışı senaryonun işlenişi özellikle ilk 2 bölüm hala izlediğimde gözlerim dolar. 10. bölümden sonra intikam ile gelen ters köşeler dizinin combosu olmuştur. evet bir ara bozdu. yani 50. küsür bölümlerde senaryoyu toplama çalışmaları oldu ama o bölümlerde hatırlarsınız gerek 70 li yıllar genç ramiz bölümleri -ki o başlı başına bir dizi senaryosu- gerek bozulmayan oyunculuk..
bir bakıma dizinin türk televizyon tarihinin gördüğü en iyi dizi -komedi dizileri hariç- olmasına rağmen en çok izlenen olmamasına seviniyorum. özel kalsın bu dizi. bizde saklı kalsın. buluşma falan ayarlansın böyle biz ezelciler dizi oyuncularıyla toplaşalım "hacı ne oynadın" ya da ters köşelerde hissettiğmiz duyguları anlatalım falan. he bir de;
senaristi tanıyanlar allah rızası için finalin kesin sonucunu söylesin. 2-3 farklı final yorumu mu çıkarmış bir diziden? *
türk televizyon tarihinin gördüğü en iyi dizidir. kuşkusuz.
fakat bu gerçeğe karşın türk televizyon tarihinin en tutulan dizisi olamamıştır. hatta son zamanlarında sürekli arka sokaklar denen çocuk müsameresinden farksız diziye rating konusunda mağlup olmuştur. ezel'i izleyen genelde ab grubu seyirciydi, total türk izleyicisi düşünmeyi pek sevmez daha düz anlaşılabilir şeyleri sever belki de bu yüzdendi o şekilde tutmayışı fakat bu diziyi bilenler, tarzını anlayanlar için gerçekten bir mihenk taşıdır.
emeği geçen herkese bir teşekkür.
18. bölümü tirk dizi tarihinde yapılmış en iyi dizi bölümüdür kesinlikle. adeta bir klasikten bir kesit izlemişim gibi yerime çakılı kalmıştım, bi süre etksisinden kurtulamamıştım. tuncel kurtiz, efsaneleşebilinecek bir performans ortaya koymuştu, bölüm oyuncularından ışıklara her bişi en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. sıkıntı o bölümü daha sonra çok sık şekilde taklit etmeye çalıştıklarında yaşandı. ramiz dayı'nın ölümünde evet yaklaşıldı bu bölüme ama hakkını vermek gerek.
hala sonunu anlayamadığım dizi. bence saçma bitti sonu daha bir jan janlı olabilir vay be dedirtip klasikler arasına girebilirdi, ama unutuldu ne yazık ki
ay yapım'ın neden hala kamera arkalı sansürsüz hd dvdlerini çıkarmadığını anlamadığım dizidir. kaç paraysa vereceğiz bilader. ama şu dizinin kamera arkası, sansürüz hali, hd çekimli bölümleri, önemli repliklerini paket halinde hazırlayın satın yahu.
hala açıp bazı sahneleri youtube deki kanaldan izlerken evimde köşemde ileride yeğenime çocuğuma "işte böyle eşi benzeri olamamış bir dizi vardı hadi açıp izleyelim" demek istiyorum.
hayır youtube dan da izleyebilirim ama şunun hd ve sansürsüz hallerini çıkartın artık.
hani bazen türk olmaktan gurur duyarız ya.* işte bu diziyi izlerken bu gururu duyarız. çok replik var akıllarda yer eden. ama en unutamadığım sahne:
-şşşşş..sakın!.. sakın tek bir kelime daha edeyim deme. sakın tek bir yalan daha söyleyeyim deme. niye biliyor musun?..... çünkü inanırım. onca şeyden sonra, şimdi tek bir cümle et. gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle. gerçek olmadığını bal gibi bilirim. ama yine de sana inanırım. o yüzden tek bir an bile gerçekten sevdiysen, sakın... **