kötü demeyim de "daha iyi, daha anlaşılır çekilebileceğini" düşündürten bazı sahneleriyle beni biraz hayal kırıklığına uğratmıştır bu akşam dizimiz.
şöyle ki; tefo'nun ali'yi renault clio'yla kapı kırarak kurtarma sahnesi çok sığ, basit ve inandırıcılıktan uzak geldi. kapının önünde bi sürü adam vardı elleri silahlı, ha girdi içeri ha gircek! sonra noldu da, kandıralı'nın aygırları toz olup gitti, tefo arabayı üstlerine mi sürdü acep!
ikinci hayalkırıklığı yaratan sahne ise, tutuklandığı cezaevinde pat diye ezel'i karşısında görme ihtimali milyarda bir olan cengiz şak diye mapus damında gördü ortağını ve tepkisi "aa sen de mi burdaydın ortak" modundan pek öteye gitmedi. şeytan oğlu şeytan olsa da, durduk yerde ezel'i hapishanede kendisi gibi tutuklanmış görünce cengiz'in küçük dilini yutması lazım değil mi! ama ne hikmetse ayaküstü hoşbeşten sonra doğru-dürüst sormadı bile ezel'e: "yahu senin ne işin var burda, ne saçmalık bu ya" diye.
ranzaya kafayı vura vura kafayı yemeliydi cengiz ama ne gam, 10 dakika sonra altlı-üstlü ranzada yatmaya başladılar bile.
olmadı bu sahneler, nasıl bir izahı varsa artık!
bu bölüm biraz yavandı gibi söylemler söylemek istemiyorum. sonuçta bir dizi ve devamı olduğu için bir show programı değildir. fakat burada eleştiri yapacağım konu mantık hataları bu bölümde tavan yapmıştır. zil sesi, birinci dereceden olayı yine aynı hapishaneye düşülmesi ve ali nin yakalanamaması yine tefo nun o kadar adam arasında araba ile dalması gibi bir sürü olay. aslında en büyük mantıksızlık cin fikirli olan zeki diye geçinen ve öyle gösterilen cengiz in çevresinde dönen olayı farkedememesidir.
şimdi ezel cengize acır, 1-2 hafta takılırlar orda. daha sonra kamil'e haber salar tamam yeterli çıkarın der. cengiz'de ezel'in emriyle ordan çıkarsa daha da izlemem arkadaş!
bir insanın parmak izide değiştirilebilir mi sorusunu akıllara getirmiştir.
--spoiler--
bu bölümde ezel hapise girmiş ve parmak izi alınmıştır tabikide. ortada iki seçenek var. ya felaket birşekilde atlanmış mantık hatası var, yada bu dizide ezel için herşey ayarlanmış.
ömer hapise girerken parmak izi alınmıştı, ee şimdi ezel'inkide alındı. ameliyatta ömer'in parmak izi değişmediyse, ezel'in parmak izi alındığında ömer'in yaşadığı ortaya çıkacak.
bence senaristler böyle bir hatayı atlamış olamazlar. ya ömer'in parmak izi değişti, yada ezel tüm polis teşkilatını ayarlattı. evet evet böyledir kesin.
--spoiler--
dizinin finalinde ezelin vicadını kaldıramaz ve sucları itiraf eder hapse girer sonra kaseti polislere verir cengiz ali de hapse girer eyşan dışarıda başka birisini bulur sonra bahar yeniden hasta olur, babası eyşanı babacığın diğerek kandırır yeniden eyşan tuzak kurar sonra yeni adamda hapse girer intikam yeminleri eder hapiste ezelle karşılaşır sonra ...
bu bölümde cengizden intikamın nasıl alınacağını bize izletmiş olan dizi. zaten dizinin özü intikam üzerine. bununla ilgli bir teori atmak gerekirse eğer. aliden tam intikamını tefoyu öldürerek alıcak yeğen.
neden derseniz hemen açıklayayayım. ezel kendi yaşadıkları üzerinden herkesin en büyük korkusunu tekrar onlara yaşatarak intikam alıyor. ve dönüp baktığımızda aslında en büyük kazığı aliden yemişti. aliye tekrar bi can dostunu kaybettirerek über bi intikam alıcak.
dün ilk defa neredeyse tamamen(dayanamadığım yerler oldu, kaçtım arada) bir bölümünü izlediğim dizi. bunun sebeplerinden birisi artık e2'de dexter'ın olmaması, diğeri de kızarkadaşımla beraber olmak istememdi. evet televizyon zevki kotü olan bir sevgilim var ama kim perfect ki?
daha önce de diziyi 15 dakka kadar izlemiş, mantık hataları üstüne eleştirilerimi yazmıştım ve dizinin fanatikleri tarafından eksi yağmuruna tutlmuştum. halen anlaşılmamış entrylerim kısmında 10. sırada bulunuyor o yazı.
dün mantık hataları öyle bir hal aldı ki diziyi başından beri lost edasıyla izliyen sevgilim bile bana katıldı, o da mantık hatalarını saymaya başladı. peki böyle mantıksız şeyleri izlemeyi bırakacak mı? hiç sanmıyorum. ben de bu hakemlere rağmen maç izlemeye devam ediyorum, bunun gibi birşey olsa gerek.
gelelim senaryodaki boşluklara:
1- ezel bir telefon açıyor, başlasın diyor. cengiz'in evini basıyorlar. madem öyle bir gücün var ne diye kuyumcunun camı çerçeveyi indiriyorsun? alın beni içeri de alsınlar.
2- adamı cinayet suçuyla tutukevine 2 gün sonra yolluyorlar, sen dandik iki cam kırmışsın, ondan önce içerdesin? ne iş? daha önce sabıkan da yok. normalde savcıya bile çıkmazsın. allah mısın sen?
3- çok iyi korunan villa saçmalığını hiç açmıyorum. malkoçoğlu gibi bir sahneydi. neyse ali cinayet işliyor, kamçısını alıyor atçının. sonra sıkıştırıyorlar ahır gibi biryerde, öldürecekler. kurtarma sahnesinin tırışkalığından da bahsetmek bile istemiyorum. ben utanırım yazarken. benim anlamadığım ali'yi öldürseler ne cengiz içeri girecek, ne kamçı o arabada olacak. bu mu kusursuz plan?
4- ezel camı çerçeveyi indiriyor, polis geliyor götürecekler adamı. bıyıklı geliyor hop hop durun diyor polislere. duruyorlar. bi de ben emekli komiserim diyor. sonra ezel karışma diyor, emirler yağdırıyor, ondan sonra polislere gidelim diyor, arabaya biniyorlar. ezel karışma demese emekli komiser durduracak yani polisleri. bu mu lan türk polisi? taşşak oğlanı yaptınız adamları. refakatçiler yani sadece.
5- bir de öldürülen adamın elindeki bıçakta senin kanını bulduk saçmalığı. ne ara aldınız oğlum adamın kanını? dna databasei mi var türkiye'de?
velhasıl en iyisi buysa türk dizileri izlememe kararımın beni nelerden kurtardığını görüp kendimle gurur duymamı sağlayan diziydi. geçmiş olsun.
yayinlandigi tarihten bu yana ilk defa reytinglerde 3. siraya dusmus dizi. turk mali ve arka sokaklar in altinda kalmis bu hafta. ara vermelerinin etkisi buyuk ama atv nin ekran kalitesizligi de bu sonuca neden oldu diye du$unuyorum.
dizideki kan kaybı dün geceki reyting sonuçlarına bakılınca iyice can sıkmıştır!
inanılır gibi değil ama, türk dizi tarihinin belki de en kaliteli yapımı olduğu konusunda pekçoğumuzun hemfikir olduğu ezel, dün akşam arka sokaklar ve türk malı'nın ardından nal toplamış ve 3.olmuştur(tüm izleyici gurubu)
ab gurubunda az bir farkla yine 1.olsa da tehlike çanları iyice çalmakta!
dizideki "kan kaybının" ve önlenemez reyting düşüşünün nedenlerini sıralamıştım bir entrymde. yazık oluyor güzelim diziye, ne olursa olsun hak etmiyor bu sonucu.
telefon görüşmelerinde , hoşçakal , görüşürüz , sağlıcakla şeklinde kelimelerin geçmemesi açısından Türk dizi tarihinde bir ilktir. Tamam kardeşim sen yine al intikamını ama bir tebessüm bir hoşçakal değil mi ama?
hala reyting karnesinde göz göre göre "çuvallamasının" ve 3.sıraya düşmesinin şokunu atlatamadığımız "canım dizi" :(((
ulan bi şeyimiz de istikrarlı olsun yahu.
ezel varken o akşam başka dizi izleyeni "arka sokaklar'da 'türk malı' hamal becersin emi!
evet, 24. bolumu diger bolumlerle karsilastirirsak birazcik vasatti diyebiliriz. ancak, sorgu sahnesi bolumun en iyi sahnesiydi kanimca. sorguyu yapan polisi kim oynadi bilmiyorum ama adam muhtesem oynadi azizim. hakkini verelim.
son bölümlerde ne yazık ki kaliteden ödün vermiş dizidir. dünyanın en iyi dizilerinde bile bu tür inişler görülebiliyor. bu durum süreklilik arz etmediği sürece iyi bir dizi olarak anılmaya devam edecektir. fırtına öncesi sessizlik olması temennisiyle.