gece gece reyting sonuçlarına bakınca başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştür.
en sonunda bu da oldu ve arka sokaklar denilen vasat dizi, tüm izleyici gurubunda çok uzuun bir aradan sonra ezel'i geçti (aferin türkiye halkı, kaynanan ölsün emi)
ezel'in izleyici oranı ab gurubunda olmasa da tüm izleyici gurubunda belirgin biçimde düşüyor, görünen köy kılavuz istemez.
bu memlekette kaliteden anlayan vasatüstü insanın çok olmadığını bilirdim ama yine de bazı gerçekler ara ara can yakıyormuş.
insan düşünmeden edemiyor, yahu eline kumandayı almışsın, oturmuşsun koltuğuna, karşında televizyon, eee ortada ezel gibi bir dizi varken niye arka sokaklar izlersin ki! (helva yapsana)
sebepler kişiye göre değişebilir ama ben yazayım da az içim dökeyim:
1.Yurdum ortalama insanının kalite anlayışının üst değil "orta" seviyelerde seyretmesi...
(ab gurubunda ezel'in arka sokaklara ve türk malına her daim fark atması yeterlidir)
2. bırak kitabı gazete bile okumaya üşenen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, düşünmek dururken hislenen bir halk olarak satranç gibi senaryosuyla, derin sözleri ve olağanüstü kurgusuyla Ezel'in bize 3 gömlek falan büyük gelmesi...
(yarrak dökümü, bihter-i behlül, tırtlar vadisi, çıkmaz sokaklar gibi diziler ezel'den fazla izleniyorsa oy ben nere gidem, başımı hangi taşlara vuram, pehh)
3. "taş yerinde ağırdır" diye boşuna dememiş atalarımız...
show tv'de iyi yer tutmuştu ezel. show'un görüntü kalitesinin muhteşemliğine karşın atv'nin iç bayan renkleri eskiyi aratıyor ister istemez.
4. diziye sık sık ara verilmesi ve en son verilen 21 günlük ara...
(Türk halkı vefadan, sevdadan çok dem vurur ama vefasızlıkta, görünmeyeni unutmakta üstüne yoktur, çabuk harcar adamı da, diziyi de, her türlüüü)
5. halkımızdaki dikkat dağınıklığı ve odaklanamama sorunsalı...
(ezel öyle bir dizi ki, bir sahnesini kaçırınca taşların yerine oturmadığı, bir bölümünü bile izlemeyince yeni bölümde hiçbir şey anlamadığınız ve sessiz sakin bir ortamda sadece o diziyi izlemek için odada bulunan kişilerce izlenebilecek bir yapım.
(öyle çoluklu çocuklu evlerde, kakara kikiri izlenmez, ezel açmadı seni, hemen de "başka kapıyı" çaldın demi çaghalll)
dizi ilk basladiginda "konu dandik abi bi yerde tikanir kalirlar. cok uzun surmez bu dizi." demistim ama yeğen siz naaptiniz yaw? o kurtlar vadisi'nin ilk 97 bolumunden sonra ilk defa bir turk dizisinin sonraki bolumunde ne olabilecegine dair kafa yoruyorum. ama o mahkeme falan dayi'nin kurgusuysa yok artik lebron james demek istiyorum. ama ayni mahkeme sahnesinde o converse'li katil de oradaydi. o ne ayak? ulan keske bu bolumu izlemeseydim de onumuzdeki hafta 2 bolumu arka arkaya izleseydim. gerci yine nasil olsa ters kose yapicaklar her hafta oldugu gibi.
iradesini tamamen dayısına armağan etmiş yeğen tipini ezel'de görebileceğimiz ilişki türü üzerinde dönenen senaryosu, "amananamana alın götürün böyle ilişkiyi" bir ilişkidir.
-dayı lavaboya gitcem ama gidebilir miyim..
-git evlat.. ama lavaboya gitmek sadece lavaboya gitmek demek değildir.. yürek ister.. cesaret ister bilek ister
-porçöz..
-o da olur yeğen. o da olur ama porcoz sadece porcoz değildiiiiirrrrrr.
azad ne yapmaya çalışıyor anlayan var mı?
babasına yani bizim biricik efsanemiz-dayımıza ihanet mi ediyor yoksa o da mı dayı'nın planının içinde?
vallahi kafam bi milyon oldu.
başım çatlıyor be ya!
ali nin köşeye sıkışıp salavat getirdiği anların yaşandığı ama tefo nun hızır gibi yetiştiği dizidir.
cengiz tutuklanmaktadır birinci dereceden cinayet zanlısı olarak.
şu dizilerde jenerikte ismi akan "hukuk danışmanları" ne iş yapar merak ediyor insan, burda da aynı şey söz konusu... mevzu şu; "tutuklama"yı mahkeme yapar polis değil, hele bilmem kaç yıldızlı komiser hiç değil, polisin yaptığı "gözaltına almak"tır.
şu ana kadar beklenenin altında seyreden dizi. hele birinci dereceden tutuklama olayı baya komik olmuş bu diziye pek yakışmadı gibime geliyor. sürpriz bir final bekleme umudundayız artık.
son bölüm ile ezel'in artık kusursuz planlar yapan kötü bir villain a dönüşümü nihayet tamamlanmıştır. ve böyle olması çok hoşumuza gitmektedir.
cengizin anasını iki bölümdür ağlatıyordu zaten, şimdi'de son darbeyi attı.
bölüm yine kral ve bütün kadro gözüktü sanırım bu bölümde. flashbacklerde oldu çok güzel gidiyo yalnız bu sefer lost gibi noluyor lan sorusuyla bitirmezlerse çok daha hoş bitecek bu gece.
düdüt: derken bütün söylediklerimi bana yedirtendir..ah be senaristler az kalmıştı farklı olmanıza. yapılıcak şeymi bu yani ? hapis olayına daha mantıklı bir şey düşünseydiniz keşke. sonuçta kimse 1.derece cinayetten yakalanıp bir hücreye konan insanla dükkanın camını çerçevesini indiren bir adamın aynı yere düşeceğine inanmaz.