dünyaca ünlü bilim adamlarının kabul ettiği teoridir. ayrıca,artık teoriden çıkıp yasa olması gereken teoridir. insanoglu egosundan dolayı kendini bir hayvan türü olarak göremiyor. evrimini tamamlamamış bazı insanımsılar bu konuda üç maymunu oynamaya devam ediyor.
evrimi açıklamaya çalışan teori. yani konu evrimin varlığı ya da yokluğu değil, bunun matematiksel olarak nasıl olduğudur. bakmayın bizdeki dangalaklara, onlar ya gerçekten bilmez ya da çok güzel bilmeze yatarlar...
burada türkçe'de of*-ül* gibi olmaması* ve dile aktarırken kullanılmayan iyelik eki önemlidir. yani doğrusu evrim teorisi değil evrimin teorisidir. en azından böyle olması gerekir ama gelin gelelim literatüre böyle geçmiş; galat-ı meşhur olmuş.
konuyla ilgili kuruyemisci'nin olmayışından yakındığı deneylerse yapılmaktadır. bunların en ünlüsü richard lenski'nin 1988'den beri sürdürdüğü lenski deneyi'dir. bu deneyde hızlı çoğaldıkları, yaşam döngülerinin kısalığı ve eşeysiz üremeleri nedeniyle değişiklikler kolay gözlemlenebilir olduğundan koli basili kullanılmıştır. bu deneyde iki yıl önce 50.000 nesile ulaşılmıştı ve deney sürmektedir. yani siz bilmiyorsunuz diye deneyler yok olmuyor. biraz araştırma yeterlidir.
dünyada evrimi tartışacak bilimadamı yoktur. varsa da biyolojiyle falan ilgisiz bir bilimdedir; örneğin sosyal bilimler falan... tutup da birileri "şu bilimadamı karşı çıkıyor" dediklerinin geneli evrime değil, evrimin teorisine karşı çıkıyordur. yani teorinin yetersizliğinden dem vuruyordur. haaa, gene de evrime karşı çıkan var mıdır? vardır canım. bakın bizde ilahiyatçılara da bilimadamı deniyor.
bu teoriyi okuyup öğrenmediği halde kulaktan dolma bilgilerle olmadık hareketler eden insanlar var. maymunla insanın ortak bir atası var demek insanlara küfür gibi geliyor. bunlara adem ile havva sevişti, sonra da kardeşler birbiriyle ilişkiye girdi ve çoğaldık demek son derece normal geliyor sanıyorum.
hakkında doğru düzgün bir belgeseli bulamadığım teoridir. arkadaş evrim yazıyorum, harun yahya çıkıyor karşıma. ben evrimcilerin belgeselini bulamayacakmıyım ya? bilen varsa bana ulaştırsın lütfen.
evrim teorisi, ki en büyük başarıyı darwin sağlamıştır. bir canlı türünün yok olduktan sonra bıraktığı yeni türdür. insanoğlunun da bir pirimat türünden evrildiği söylenir. canlılarda ve canlıların organlarında evrim olayı gözlenebilir. örneğin balinalar, önceleri dört ayaklı bir kara hayvanıyken arka bacak kemiklerinin kısalması sonucu dev bir deniz canlısı haline gelmiştir.
cemaatçiler ben hala bir maymunun çıkıp da ben de artık insan oldum dediğini duyamadım diyerek espiri yapmaya çalışırlar. ama hz bilmem kimin 5 metre boyu varmış insanların boyu gittikçe küçülüyor demesi evrimin en büyük kanıtıdır.
kaç defa daha yazılması gerekir gerçekten bilemiyorum. ancak evrim ilk canlı nasıl oluştu? kim oluşturdu? allah var mı yok mu? gibi sorularla ve cevaplarıyla ilgilenmez. sadece canlıların milyonlarca yıllık süreçte ne gibi süreçlerden geçtiğiyle ve nasıl değiştiğiyle ilgilenir. bu bağlamda evrim için allahın varlığıda yokluğuda önemli değildir.
yerçekimi teorisi çatırdar, bu teori çatırdamaz. evrim teorisi uydurmadır diyen insanlar dünya yuvarlak değildir diyenlerle aynı kafadandır. göz göre göre beyaza siyah demektir bu teoriyi kabul etmemek. bu kadar net.
hala bilimin temelinin (özellikle biyolojinin) bu teori olduğunu savunan kişiler var. ah be güzel kardeşim. yapılan, geliştirilen onlarca tıbbi aleti yapan kişilerden kaçının bu teoriyi düşünüp de "aha maymun biz birbirimize benziyoz. o zaman bu aleti üretmeliyim." dediğini düşünüyorsun ki. tıbbın temeli insandır. diğer her canlı içinde ayrı bir bilim dalı ayrı bir yapılanma vardır. hiç bir insan evladı ineğe kuduz aşısı yapmak için aynı kökenden gelmiş (!) diye karıncayı incelemez. etmeyin eylemeyin.
çürütülmesine rağmen kabul edilmiş bir kanun değil tam tersine gerçeğin ta kendisidir.
şu an evrim çürümüş olsaydı bu teoriyi çürüten bir bilimi adamı nobel almış olacak ve dünyanın en ünlü bilim adamı olacaktır. peeh breee cahal.
--spoiler--
+biroooooooooool
-efendim muhittin
+evrimi çürüttük laan
-nasıl yaptınız bunu ?
+ eh işte evde kendi imkamlarımızca
-yuhhhh q.k yaa
--spoiler--
evrim'e inanmamak cahilliğin gösterisidir , zamanında gallie'ye yapılanın günümüzde evrim savunucularına yapılmaktadır.
bilimdışı çevre ne konuşursa konuşssun dünya dönmeye devam ediyor.
bugün evrimin karşısında olanların hiçbirinin evrim biyoloji ile yakından alakaları yoktur , eğer karşı çıktıkları teoriyi
birazcık anlıyor olsalardı , bizlere kahkahalar attırıyor olamazlardı.
Konuyla ilgili Tartışmalar ;
yaratılışçı ;insanlar maymundan geldiyse niye şimdiki maymunlar insan olmuyor.
evrimci ; peki insan topraktan geldiyse neden şimdiki topraklar insan olmuyor.
yaratılışçı ;evrim biyolojisi canlılığın nasıl başladığını açıklayamıyor biz ise açıklıyoruz ''ol dedi oldu , ol dedi oldu''
evrimci; evrim canlılığının nasıl oluştuğuyla değil canlılığın nasıl şekillendiğiyle ilgilenir
yaratılışçı ;ben maymundan gelmiyorum ama sen maymundan gelmiş olabilirsin ?
evrimci ;peki
tüm bilimsel, akademik makalelerde çoktandır kabul görmesine müteakip artık daha başka yelkenlere açılan teoriler geliştirilirken; ülkemizde hala " var mı yok mu " tartışmaları devam ededursun, harun yahya ile charles darwin arasındaki yüzlerce yıllık husumetin teorisi. bu teoriyi bir defa "insan maymundan gelmiştir" e indirgemek külliyen yanlıştır. ama indirgeyenler için söylüyorum, bu teori insanın bir maymun türü olduğunu söylüyor.
şimdi tabii ki insanların bu teoriye böyle düşmanca yaklaşmalarının sebebi tabii ki de yaratılış teorisi. ayy, pardon yaratılış kanunu mu demeliydim? yoksa maymunlar çok çirkin onlarla akrabalığımın olmasını istemiyorum değil. sözü uzatmadan insanlara en çok inandıkları kitabın ilk cümlesini hatırlatıyorum. alak süresi birinci ayet. "oku"
bir ideolojiye dönüşüyor gibi görünmesinin sebebi, herhangi bir dini inanca sahip olan insanların, inançlarının karşısına bu teoriyi koymalarıdır. dinler -özellikle islam- ideolojik bir altyapıya sahip olduğundan, böyle görünmesi normaldir.
darwin'in kara kutusu isimli kitap, amerikalı biyokimyager michael behe tarafından 1996 yılında yazıldı ve akıllı tasarım fikrini resmen başlatan ilk kaynaktı. ancak şöyle bir sorun var ki, michael behe, geçtiğimiz haftalarda yayınladığı bir makalesiyle artık evrimi kabul ettiğini ve indirgenemez karmaşıklık diye bir şeyin olmadığını düşündüğünü söyledi. makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
edit: odtü biyogen alt grubu olarak çalışan evrim ağacı isimli facebook grubunda, 'ilginç bilim haberleri' isimli fotoğraf albümünde bu haberi bulabilirsiniz. yine de fotoğrafın altına çıkarılan özetini paylaşayım:
"evrim karşıtlığı ile bilinen michael behe, evrimin gerçekliğini kabul etti!
uzun yıllardır doğal seçilime ve evrim kuramına karşıtlığıyla bilinen ve 'indirgenemez karmaşıklık' safsatasını ileri süren lehigh üniversitesi'nden biyokimyager prof. dr. michael behe, aralık 2010'da the quaterly review of biology dergisinde yayınladığı 'deneysel evrim, fonksiyon kaybettirici mutasyonlar ve adaptif evrim'in ilk kuralı' başlıklı makalesiyle evrimin gerçekliğini kabul ettiğini ilan etmiş oldu ve 2006'dan beri sürdürdüğü suskunluğunu sonunda bilimsellikle bozdu. kendisini tebrik ediyoruz.
bu arada makale çok ilginç bilgilere yer veriyor:
- behe, son 40 yılda yapılan evrim deneylerini ele alıyor. bunlar içerisinde lenski deneyi de var.
- behe, lenski deneyi'nin evrimi açık şekilde ortaya koyan ve pek çok soruya cevap veren çok önemli bilimsel bir keşif olarak nitelendiriyor.
- behe, evrim yoluyla türlerin değişebileceğini, yeni özellikler kazanıp kaybedebileceklerini ve var olan bir özelliğin, bir diğer iş yapmaya başlayabileceğini ortaya koyuyor.
- behe bu değişimlerin arkasında moleküler evrimin yer aldığını gösteriyor.
- behe'nin darwin'i yeni yeni sindirdiği anlaşılıyor. darwin'in doğada gördüğü 'adaptif evrim'i, ya da 'doğal seçilim'i, moleküler düzeye indirip kendi deyimiyle 'adaptif evrim'in ilk kuralı' olarak tanımlıyor.
- makalesinin sonuç kısmı şu sözlerle başlıyor: 'adaptif evrim, türlerin yeni özellikler kazanmasına, özellikler kaybetmesine ya da özelliklerin modifikasyonuna sebep olabilir.'
- makalesi şu sözlerle bitiyor: 'evrimin sayısız yönü bulunuyor ve burada anlattıklarım da dikkate değer bir tanesidir.'
sanıyoruz ki her şey oldukça açık. tekrardan kendisini tebrik ediyoruz.
insanların tercih ettikleri yaşam biçimlerinin, evrimi etkileyip etkilemeyeceğini merak ettim ben. örneğin arabistan çok sıcak bir ülke. kadınlar 1500 senedir kapalılar. bu şekilde çok ülke var. burunlarının uçları dahi görünmüyor. yani bundan binlerce sene sonra, oradaki şartlara ayak uyduracakmı bu kadınlar? yoksa ayak uyduran yaşayacak, uyduramayan tarih mi olacak?
Artık bilimsel bir teori olmaktan çok bir ideolojiye hatta bir inanca dönüştürürlmüş bir teoridir.
Benim cümlelerim değildir. Darwin'in Kara Kutusu'nun yazarının sözleridir.