dindar kesimin genelinin ototrof hipotezi ile karıştırdığı teori. evrim teorisi hayatın nasıl başladığı sorunsalını konu edinmez. ayrıca evrim daha teori olmadan bir çok islam alimi tarafından dile getirilmiş ve savunulmuştur.
evrim vardır ama evrimi tasarlayan bir yaratıcı da vardır denilesi teori. türlerin zaman içerisinde değişikliğe uğramadığını başka bir deyişle evrimleşmediğini savunmak ne kadar saçma ise bu değişimin rastlantılar sonucu gerçekleştiğini iddia etmek de o kadar saçmadır.
ayrıca nerden gelip nereye gittiğini bilenlerin üzerinde kafa yormadığı teoridir. ancak rastlantılar sonucu türediğine inananların tersine evrim üzerine kafa yorup geldiklerine inandıkları yere gitmeleri şiddetle önerilir.
hala çabalamakta olanların "ben buna dayanamıyorum, ben bunu anlayamıyorum, nasıl olur, bik bik bik" diye hala karşıtı olarak birşeyler söylemeye çalıştığı, ancak henüz somut bir cevaplarını göremediğimiz teoridir.
ciddiye alınması gereken bir teoridir. inkar yoluna gitmeyenlerinden, değerli vakitlerini bu konudaki şakalarımla heba ettiğim için özür dilerim. biri hariç.
evrim, düzgün, aşağıdan yukarıya giden bir hareket değildir. milyar yılları içerebilen niceliksel gelişim süreçlerinin birikimiyle jeolojik zaman ölçeklerinde kısa sayılacak binlerce yıllık niteliksel sıçrama ve geçişlerle gerçekleşir; duraksama ve yok oluşları da içeren bir süreçtir bu. kopuş ve sıçramalarıyla niteliksel geçişleri içeren bir evrim olmasaydı, basit organizmalardan karmaşık yüksek canlı yapılara, (örneğin, tek hücrelilikten çok hücreli yapılara, sürüngenlerden memelilere, vs) doğru olan gelişim açıklanamazdı.
bilim insanlarının evrim konusundaki son üç bulgusu:
* ispanya'nın katalonya bölgesinde 2004 yılının sonlarında doğru, insan ve maymunun son ortak atası sayılabilecek 13 milyon yıllık bir primat fosili bulundu. kemiklerin yaklaşık 35 kilogramlık bir erkeğe ait olduğu tespit edildi. iskelette yapılan incelemelerde göğüs kafesinin geniş ve yassı, omurganın alt kısmının ise bükülmediği, kürek kemiklerinin maymunların aksine sırtta, bileklerin de oldukça esnek olduğu saptandı. uzmanlara göre, tüm bulgular dik durmaya ve ağaca tırmanmaya olanak verecek türden. özellikle dik durmaya uygun bir beden yapısının olması bu maymun türünü, insan gelişim sürecinde önemli bir yere oturtuyor.
* kanada'nın 970 km. kuzeyinde kutup bölgesinde su hayvanlarının kara hayvanlarına evriminde bugüne kadar boş olan halkayı dolduran ve hem balık hem de sürüngenlerin ortak özelliklerine sahip olan tiktaalik'in fosili bulundu.
* oregon üniversitesi'nde yapılan araştırmalarla yaşayan tüm canlıların tek bir ;ata genden türediği moleküler düzeyde ispatlanarak, basit hücrelerin karmaşık yapılara dönüşebileceği deneylerle ortaya konuldu....
amaci tanri kavramini çürütmek degil hayatin mekanizmasini açiklamak oldugu halde vardigi sonuç itibariyle dinlerle ters düsen, bu sebeple dünyada ve türkiye'de harun yahya (nam-i diger adnan hoca) gibi kisiler tarafindan siddetli saldirilara ugrayan varolus teorisi...
harun yahya ve benzerlerinin üniversite önlerinde bedava dagitiklari kitaplar, evrim teorisi'ni önce çarpitip sonrada çarpitilmis haldeki sözde evrim teorisini çürüten deliller sunduklarini iddia ederler. teori hakkinda sahip oldugu tek bilgi harun yahya'nin kitaplari olan okuyucu da hakli olarak "evrime göre bi boeing 747'nin parçalarini üstüste yigip 1 milyon sene beklersen uçabilirmis" , "güya zebralar yüksek dallara uzanmaya çalistikça boyunlari uzamis zürafa olmuslar", "biz maymundan gelmisiz" gibi abuk subuk söylemlerle evrim teorisinin saçmaligina inanirlar.
oysaki teorinin asli bilinse bu anlatilanlarla ilgisi olmadigi anlasilabilir.
bu konuda gerçekten bilgi sahibi olmak isteyenlerin önce "kör saatci" isimli kitabi okumalari, daha sonra harun yahya'nin kitaplarinda iddia edilen çürütme savlarini degerlendirmeleri tavsiye edilir.
tabii bu tavsiye sadece din kitaplarinda anlatilanlarin dogru olmayabilecegi ihtimalini aklindan geçirebilecek cesarete sahip olanlar için geçerlidir. digerleri evrim teorisini "pesinden maymunlari sürükleyen kuram" seklinde tanimlamaya devam edebilirler.
bu digerleri; bir kaç on sene içinde evrim teorisi ve onun dogurdugu mikrobiyoloji
bilimi sayesinde yapilacak olan dna tabanli super-bilgisayarlar dna computer ordularinin en gizli haberlesme sifrelerini birkaç saniye içinde çözerken bu teknolojiyle de "maymunlar teknolojisi, gavur icadi" seklinde alay etmeye devam edebilirler.
ayrica (bkz: genetik algoritmalar)
edit: puhahaha bu entryi girildikten 10 sn.ye sonra eksileyen arkadaşı öpüyorum. polat abisinden öğrendi herhalde hızlı okumayı. bir de yazmayı öğrenirse kesin çöker evrim teorisi.
hadi canım, hadi güzelim, bana belgeyle gelin, belgeyle konuşun.
ikinci edit: bilmeyenler için sciencedirect, pek çok bilimsel hakemli derginin bünyesinde toplandığı ve üniversitelerde araştırma yapanların en fazla başvurduğu uluslarlarası* veri tabanıdır.
zorunlu olarak gelen üçüncü edit: eheh, bunu eksi oyluyorsan artık bu hasettir kardeşim, çatım çatım çatla. hani burda yorum; al sana belge getirdik.*
ne olduğunu bilen ve adam gibi tartışanını göremezsiniz. sizi, söylediklerinizi aşağılamaktan öte birşey yapamazlar. odtü mezunu olduğunuz halde cahil falan derler size. kendileri harvard'da doktora yapalı 50 sene falan olmuş çünkü.
evrim teorisini tam olarak bilen, konuya hakim biri değilim. sikimde de değil açıkçası, bi şekilde dünyaya gelmişiz ve yaşıyoruz. benim anlamadığım, sözlükteki hımbıl nüfusunun neden bu kadar arttığı. öncelikle şuna açıklık getirmek gerekiyor; ad hominem'le bi boka erişilmez. mesela adam diyor ki; evrim teorisi şöyledir böyledir aslandır kaplandır, onun peşinden biri bi entry yazdığı zaman "evinde labaratuar mı var lan" diye savunmaya geçiyor. ya da bir sürü yazarın ismi veriliyor, onlardan feyz al deniyor, diğer grubun feyz aldıklarıyla taşak geçiliyor. bu mudur yani? gördüğüm en komik açıklama ise evrim teorisi çürütülemedi, onun için doğrudur açıklaması ki, sarsıla sarsıla gülüyorum.. e be canım, sen neyi çürüttün de, kendi savunduğunun çürütülemez olduğu için doğru olduğunu dikte ediyorsun?
arkadaşım aptal mısınız? insan aklıyla tanrı gibi düşünmeye çalışmak ne lan? tanrı vardır, ya dahi yoktur, irrasyoneli nasıl rasyonalize etmeyi planlıyorsun da hüdüt de büdüt diye ahkam kesiyorsun..
atmak kolay, açıklayın, inanayım ben de.. 400 küsür tane entry var şu başlıkta, kimse elle tutulur tek bi şey yazmamış. varsa yoksa iki karşıt görüşün sidik yarışı. de haydi, inanmıyorum ben. gel rasyonel verilerle açıkla bana evrimi...
ne olduğunu bilen ve adam gibi tartışanı çoktur, ama bıkkınlık gelmiştir hepsinin üzerine. hayyam'ın dediği gibi; cahille sohbet, cehennemin ta kendisidir..
ne olduğunu bileni, adam gibi tartışabileni azdır. "inanıyosunuz siz malsınız, o yüzden yanılıyosunuzdur kesin hacı" diyenle ne tartışılınabilir ki? adam bilim dediği şeyin ne olduğundan bihaber bi kere. en fazla lise mezunudur bu diye aşağılamaktan öte birşey yapamıyor.
ekşi'de de, itü'de de, ulu'da da -muhtemelen her sözlükte hatta- en azından biraz daha bilinçli, en azından lise mezunu (nedenini anlayacağız şimdi), internetin de avantajıyla biraz daha bilgili olan ama evrimi çürütmek için can hıraş bir çabaya girişenler evrim'i çürütemeyeceğini anlayınca teori kısmına saldırıyorlar. neden peki? çünkü lise biyoloji kitabı diyor ki(ha işte, burdan anlıyoruz en azından liseyi bitirenleri); teoriden sonra kanun gelmelidir. hayır önceki yazılarda bu yazılmış, teorinin ne olduğu var ama okur muyuz hiç, okumadan yazmak kanımızda var, ceddin deden, neslin baban, hep kahraman battal gaziyiz biz amma ve lakin. neyse, üşenmiyoruz ve bilimsel anlamda teori (kuram) nedir ona bakıyoruz;
Klasik eğitimde bilimsel yöntem bir hipotezle başlar. Destekleyen deneyler sonucu hipotez kurama dönüşür. Kuramın tekrar tekrar desteklenmesi durumunda ise bilimsel bir kanun ortaya çıkar. Ne yazık ki bu anlayış, modern bilimin oldukça gerisindedir.
Modern bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, tutarlı bir bütün oluşturan gerçekler ve açıklamalardır. Görelilik Kuramı, Kuantum Kuramı, Evrim Kuramı dendiğinde anlaşılması gereken budur. Modern fiziğin temel taşlarından olan Görelilik ve Kuantum kuramları, şu an üzerinde deliller toplanan, yeteri kadar test edilip güven verdiklerinde kanun konumuna yükselecek hipotezler değillerdir. Evrim kuramı da benzer bir statüye sahiptir. Biyolojideki bir çok veriyi birleştirip anlaşılır kılar; henüz kanıtlanmamış, test aşamasında olan bir tahmin değildir. Modern bilimde ve özelde biyoloji çevrelerinde Evrim Kuramının, oldukça sağlam temeller üzerine inşa edildiği inancı hakimdir.
Evrim Kuramını türlerin kökenini açıklamak için anlamlı bir model olarak gören bilim adamlarına göre, anlaşılması gereken, bilimin amacının değişmez kanunlar ortaya koymak olmadığıdır. Newton'un kanunlarının, her ne kadar yaklaşık olarak doğru olsalar da, evrenin gerçek bir temsilini veremedikleri (dolayısıyla yanlış oldukları) hatırlanması gereken bir nokta olarak gösterilmektedir.
--alıntı--
ha bi de dikkat ettim, evrim'i öyle abartmış ki bazıları, dünya nasıl oluştu, uzay nasıl oluştu peki ha? hadi anlatsın bunları darwin amca, hadi? yaa, anlatamaz işte, demek ki evrim yok hehe gibi şeyler var. ulan çükütoşlar, evrim teorisi dünya'daki yaşamı ve bu yaşamın nasıl ilerlediğini inceler, arabanın çalışma prensibiyle uçağı açıklamaya benziyor sizin dedikleriniz. ha onları da açıklayan kuramlar var ama yavri, meraklıysan az görelilik kuramı(newton kanunlarını çürütmüştür ki bulan einstein), bing bang, kaos kuramı gibi şeylere bak bi ara.
kimse sizden evrime inanmanızı beklemiyor. din değil bu, illa inanacaksın diye baskı yapılmaz insana. ama gelip de saçmalamayın hala yau, sıçar gibi yazacağınıza gidin sıçın, siz de rahatlayın, dünya da rahatlasın, hadi.
bu safsataya göre insan maymundan gelmez. hakeza maymun inanılmaz derecede advanced bir canlıdır. bir mühendis olarak da saygı duyarım kendisine.
bu masal der ki, eğer varsa -haşa- allah dahil bütün canlılar çoğalabilen son derece ilkel bir atadan gelmiştir. yani bu canlı bir karbon atomuysa, maymun arkadaşımız sayfalara sığamayacak bir polymer dizisidir, yapısal açıdan.
canım maymunlara da hakaret etmeyin diye şeyettim. yalanınızı önce doğru öğrenin.
evrim teorisi tamamen bilimsel olan ve türlerin kökeni konusunda ki soruya verilmesi gereken cevabın yarattığı boşluktan dolayı ortaya atılmış teorilerden bir tanesidir. diğer teori ise malumunuz yaratılış teorisidir. yaratılış teorisini savunmak çok kolaydır, çünkü bilimsel değildir bu teori. herhangi bir kanıt örnek felan bulmanıza gerek yok. hikaye yazmayı bilin yeter. tanrı ön kabulunden sonrası zaten hikaye değil mi? tanrının herşeye gücü yeter, bizim ufak beyinlerimiz onun varlığını kavrayamaz, tanrı her şeyi çat çat diye yaratmıştır o kadar. hadi dağılın dağılın ulan...
işte böyledir yaratılış. öyküseldir. dogmatiktir.
ama evrim teorisi, sapına kadar bilimseldir. yani yanlışlanabilirdir. ilk başta ortaya atılan evrim teorisi ile şimdiki arasında dağlar kadar fark vardır. o zaman bilinemeyen bir çok kanıt bulunarak teorinin geçerliliği artmıştır bir kere. bilim insanları arasında ki saygınlığıda artmıştır. ama dinci gruplar, ellerindeki hikaye tarzında yazılmış kutsal kitap vb dökümanlar ile, bu teoriye uzun zamandır saldırabilmektedirler. kullandıkları temel argüman, lan bu kadar mükemmel bir doğa, atı boku püsürüyle müthiş bir uyum kendi kendine olması mümkün mü? tek dayanak noktaları budur. ve bunu binlerce farklı şekilde kullanmaktan çekinmezler. halbuki, kendi tezlerinin ilk çıkış noktası olan herşeye gücü yeten, sonsuz güçte, süper bir tanrı varlığını nasıl kabul ettiklerini tartıştırmazlar. madem o kadar mükemmellik kendi kendine var olamıyor, a be güzelim sana sorarım, tanrı kavramı bütün herşeyden daha mükemmel değil mi? O nasıl kendi kendine var oldu? Gelen cevap basittir, onun varlığını senin kafan almaz. işte sıçtıkları nokta budur, çünkü bilimsellikten hiç hazzetmediklerini gösterdikleri noktadır. bilimde çaresizlik yoktur. bir bilim adamı bir kavram hakkında çıkıpta bu kavarm bilinemez diyemez, desede kimse takmaz. çünkü bilim bildiğimiz kadardır ve her seferinde daha önce hayal bile edemeyeceğimiz sorulara cevap verir. eskiden bazı dar görüşlülerce girilmesi yasak ilan edilmiş girilemeyeceği öne sürülmüş alanlarda cirit atmaktadır bilim. her şeye inat. ve onun karşısına evrim konusunda ileri sürülen iddialar bilimsellikten kesinlikle uzaktır.
ayrıca bir tanım vermek daha istiyorum: harun yahya denilen adamın dağıttığı şebekliklerin okumayan insana verdiği cesaretten kaynaklanan bir durum ise, her aklına evrim teorisini çürütmek isteyen yazarın soluğu bu başlıkta alması, ve akabinde ağzının payını alıp oturması. ama birilerinin aklına evrim geldiğinde bu başlığa 30-40 entry mi girilecek? sabah başlığa girilen son günde girilen 34 entry'i gördüğümde dedim ki ulan yine hangi ulubatlı hasan evrime dalmış.
evrimi ayak üstü çürütmek isteyen arkadaşlara sesleniyorum, artık evrim teorisinin, hayatınızı her şekilde kolaylaştıran ve teknolojiyi üreten bilim dünyası tarafından saygı duyulan bir teori olduğu gerçeğini kabul edin. ve bilim dünyasına birazcık saygınız varsa, evrim teorisine azıcık okumadan saldırmayın. oku deyince harun yahya kitaplarını anlamayın.
(bkz: ayaküstü evrim teorisini çürütmek)
kimi inançsızların dayanak kapısı , kimi inanç sahipleri için komedya.
işin asıl ilginç tarafı 100 küsür yıl önce tartışılan bir olgunun günümüze kadar gelmesi değil mi?
temelini bilimin üzerine kurmasına rağmen kesin olmayan, üzerinde tartışılan teori. ki zaten teori kesin değildir.
oysaki bilim kesin sonuçlar verir. bilimsel bir teorinin kesin sonuçlar vermemesi, deneylerle ispatlanmaması bunun gerçek olmadığı ortaya koyar.
bana başlangıç noktasını göstersin desin ki; şurada şöyle oldu "aslında halamın taşakları vardı o benim amcamdı" desin inanayım. bunu deneylerle ortaya koysun, bunu diyemiyorsan bir hiçsin dostum benim gözümde, öyle de kalacaksın.
duyunca ilk çağrışımını eski zamanlardan , ortaokul gezisindeki bir bilişim fuarına gidilip orda darwin kılıgına girmiş muptezelin , binanın bir tarafından diğer tarafına poster gibi resmedilmiş olan 'evrim' diye nitelendirilen olguyu anlatmaya başlaması ve akabinde henüz 2. basamaktayken hocanın birinin gelip "yalan bu , bunu dinlemeyin" demesidir. halbuki ne kadar uğraşmışlar , resmetmişlerdi dinazorlar maymunlar falan..
ayrıca yine aynı fuarda çocuğun tekinin einstein'a bir hışımla "hainsin sen , hain!" diye bağırması , einstein'nin uzun bir süre dumura uğradıktan sonra cevap verememesi sonrasında hocanın çocuğu azarlaması da ilginçti. (bkz: anılar)
müthiş bir teori. ben bahçemde denedim, doğruymuş valla. köpeğimi günde altı milyon kez havaya attım, sonunda kanatları çıktı. yanlız hayvanın kaburgaları biraz s.kik kaldı.