evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    459.
  1. ingiliz bilim adamlarının yaptığı son araştırmaya göre, erkeklerde 35 yaş sendromu belirgin bir şekilde kaybolduğu için tamamlandığına kanaat getirilen teori.

    kılıf bulamayınca sallamaya bak! gel o kulbu bir de bana tak anam!
    0 ...
  2. 458.
  3. eleştirilirken, ya da daha doğru ifade ile, bok atılırken sürekli aynı çarpıtmalara maruz bırakılan teori. charles darwin bile "gözleri düşünmek beni bu teoriden soğuttu" demişmiş. (bkz: hadi ordan)

    the origin of species'te darwin'in göz ile ilgili yazdıklarını ingilizce bilenler şuradan okuyabilirler:

    http://www.guardian.co.uk...ce/2008/feb/09/darwin.eye

    tıklamaya üşenenler için özetlemek gerekirse, darwin'in teoriden soğuduğu falan yok. gözün, daha basit yapılardan her biri bir öncekine göre canlıya avantaj sağlayan basamaklarla evrildiğinden emin kendisi, ki darwin'in bundan 150 yıl önce yazıya döktüğü göz hakkındaki fikirleri her geçen gün yeni kanıtlarla destekleniyor.

    ek: gözün evrimi hakkında detaylı bilgi için: http://meydan.3.forumer.com/index.php?showtopic=13
    1 ...
  4. 457.
  5. 456.
  6. charles darwin bile "gözleri düşünmek beni bu teoriden soğuttu" demiş ancak ilgi çekebilmek, ön plana çıkabilmek vb amaçlarla teorisini devam ettirmişken insanların savunmasının acayip tuhaf olduğu teoridir. ama insanlar inançsızsa ve "niçin inanmıyorsun?" sorusuna verecek marjinal cevap arıyorlarsa, haliyle bu savı savunacaklardır. tabiidir yani. çıkıp da evrim dedikleri zaman ve evrim yok diyenleri paşa paşa susturdukları zaman az bilgili insanlar nazarında haklı ve ilgi çekici olmuyor da değiller hani. kızlara evrim mevrim anlatıp hava atma imkanları da bulunurken sonuna kadar arkasında duracaklardır bu fikrin. haydi gelsin eksiler, haydi gelsin "sen yobazsın hıyaaarrr" şeklinde mesajlar. ne diyelim, herkesin fikri kendine.

    eksi editi: darwinciğiniz söylüyor bunları, yalan mı konuşuyoruz? ama kaldıramazsınız haliyle atanızın maymun olmadığı gerçeğini. neyse, ne yapalım. gerçekler acıdır.
    2 ...
  7. 455.
  8. 454.
  9. islam'da olup olmadığı tartışmaları dini değil tamamen siyasi düşüncelerden ileri gelmekte olan teori. zira islam'da quantum fiziğinin ve göreliliğin de olmadığı örnek olarak iki aşikar gerçektir. lakin bunlara niye bu kadar karşı çıkamaz siyasal islamcılar, anlamış değilim. belki de zekaları yetmediği içindir. bak belki diyorum. ha belki başka bir şey de vardır. malum şimdi engizisyoncular tarafından sözlük mözlük kapatılır, mazallah.
    2 ...
  10. 453.
  11. ilgili bir belgeselin National Geo. kanalında yayınlanmakta olduğu ve yaratılışçıların programın başından sonuna kadar ,tabiri caizse eline verdiği teori.Darwin'in haklılığını bir kez daha bilimsel olarak ortaya çıkmıştır (ortaya çıkmıştırdan kastım din bilgisiyle yorum yapan herkesin eline vermiş olmasıdır).
    4 ...
  12. 452.
  13. josef'in gitmeden önce yazdığı bir yazı vardı burada. ''aynaya bakıp da ne muhteşemim ben'' demekten kurtulmak gerekliliğine dair, çünkü bu egoistlikle bi bok olmayacağını söylediği. elalem fezaya çıkarken bizler dinsiz gomünist avına çıkıyorduk, şimdi de kainatın başlangıcına gidiyorlar, biz teoridir kesin değildir, ispat gerekir diyoruz, zürafa, zürafa diyoruz. hayır, kendi cümlelerimiz olsa, gene bir derece.

    --alıntı--

    Klasik eğitimde bilimsel yöntem bir hipotezle başlar. Destekleyen deneyler sonucu hipotez kurama dönüşür. Kuramın tekrar tekrar desteklenmesi durumunda ise bilimsel bir kanun ortaya çıkar. Ne yazık ki bu anlayış, modern bilimin oldukça gerisindedir.

    Modern bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, tutarlı bir bütün oluşturan gerçekler ve açıklamalardır. Görelilik Kuramı, Kuantum Kuramı, Evrim Kuramı dendiğinde anlaşılması gereken budur. Modern fiziğin temel taşlarından olan Görelilik ve Kuantum kuramları, şu an üzerinde deliller toplanan, yeteri kadar test edilip güven verdiklerinde kanun konumuna yükselecek hipotezler değillerdir. Evrim kuramı da benzer bir statüye sahiptir. Biyolojideki bir çok veriyi birleştirip anlaşılır kılar; henüz kanıtlanmamış, test aşamasında olan bir tahmin değildir. Modern bilimde ve özelde biyoloji çevrelerinde Evrim Kuramının, oldukça sağlam temeller üzerine inşa edildiği inancı hakimdir.

    Evrim Kuramını türlerin kökenini açıklamak için anlamlı bir model olarak gören bilim adamlarına göre, anlaşılması gereken, bilimin amacının değişmez kanunlar ortaya koymak olmadığıdır. Newton'un kanunlarının, her ne kadar yaklaşık olarak doğru olsalar da, evrenin gerçek bir temsilini veremedikleri (dolayısıyla yanlış oldukları) hatırlanması gereken bir nokta olarak gösterilmektedir.
    --alıntı--

    ben şu yazıyı belki de 3 defa koydum buraya daha önce. ancak maksat yazmak, okumak değil belli ki. evrim konusunda herkes şüpheye düşebilir, ancak yazma bilen ve dolayısıyle de okumayı da bilen bireylerin kafasında soru işaretleri varsa bir zahmet tek yanlı değil, duvarın diğer tarafının kaynaklarını da araştırır. mevzuyu daha önce defalarca yazılmasına rağmen hala bozuk plak gibi en baştan başlatmaya çalışmakta ise ben kasıt arıyorum artık.
    3 ...
  14. 451.
  15. bazı zavallı bünyelerin sadece insanın evrimi olarak açıklamaya çalıştığı teoridir.
    ulan at.* hayvanlar ne güne duruyor ? kikiki
    1 ...
  16. 450.
  17. 449.
  18. insanoğlunun binlerce yıldır biyolojik ve zihinsel olarak aynı kaldığını sananların paçasına saldırdığı kuram. çekik gözlülerin, siyah derililerin, hinduların, sarışın vikinglerin adem ile havvadan çeşitlenebildiğini iddia etmek için insan beyninin nasıl bir imanla körelmesi gerekiyor? bugün iki beyaz ırk üyesinin evliliğinden bir zenci çocuk doğsa, kadının adamı boynuzladığını idrak edebilecek bir zeka, yeryüzündeki ırkların iki insandan çeşitlenebileceği gibi komik bir iddiayı gözü kapalı kabul ediyor, neden; çocukluğundan bu yana kendisi ile aynı cendere içinde bilinç edinmiş ebeveynlerinin, toplumun ve tek taraflı milli eğitimin yönlendirmes ile... o çemberi aşmak kolay mı, elbette değil; tıpkı bir hristiyan-evangelistin içinde yetiştiği çember gibi.

    hayır bir de yaratılışçılığı bilimsel bir forma sokup kromozomlarla proteinlerle atışanlar var, asıl onlar komik. bu arkadaşların iddia ettiği gibi uzayın tamamı hakkında bilgi sahibi olan bir tanrı ve onun yönlendirdiği seçilmişler var ise, bu insanoğlu madddenin yapıtaşı olan atomu, canlının yapıtaşı olan hücreyi ve dna'yı keşfetmek için neden yüzyıllarca bekledi? seçilmiş peygamberlerin ve kutsal kitapların tum bu bilgilere, elektron bilgisine , hücre bilgiine, yarı iletken bilgisine sahip olduğunu iddia edebiliyor musun? insanoğlu tüm bu bilimsel bilgi ve birikimleri neden dinden bağımsız bir yolda edinmek zorunda kaldı? neden yüzyıllarını mağara resimleri çizerek, ateşsiz ve yazısız geçirdi?

    bir tanrıdır ki, kurallarını koyarken amerikan kızlderililerini, eskimoları, amazon yerlilerini unutmuş, onlara dair hükümler vermemiş te, kurallarını arap yarımadasının o dönemki kavimlerine yöneltmiş, onların sosyal yaşamlarına dair yasalar koymuş, bu tanrının evrenselliğinden aklı başında kim şüphe duymaz? neden üç büyük dinin de ortadoğudan, neredeyse aynı bölgeden çıktığı ve aynı söylencelerden beslendiği sorusu bile yeterli.

    islamiyet, hristiyanlık, yahudilik, budizm vs insanların kendi iç huzur ve ihtiyaçları ile ilgilidir, o nedenle vardırlar; kişi bilincini bir sonuç değil de neden olarak kabul ettiği sürece, kendini doğada vazgeçilmez kabul ettiği ve kendinden sonra da bu devinimin devam edeceğini hazmedemediği sürece de varolmaya devam edecek; çünkü insanoğlu öldükten sonrada yaşamak istiyor; o nedenle bir öte dünyaya ihtiyaç duyuyor.

    ama ne sizin inanç sisteminiz insanlığın merkezidir, ne insan doğanın ve dünyanın merkezidir, ne de dünya uzayın merkezidir. herşey siz olmadan milyonlarca yıl önce oluyordu ve herşey siz ve inanç sisteminiz olmadan da milyonlarca yıl boyunca olmaya devam edecek.

    değişmeyen ve yokolmayan tek şey değişimdir, o da bizzatihi evrimin ta kendisi.
    2 ...
  19. 448.
  20. tıp fakültesinin ilk gününde ilk derste adından bahsettirmiş teoridir. CH4 gazının yıldırım şimşek vb. etkisi ile diğer organik bileşiklere dönüştüğü ve bu bileşiklerinde diğer canlıları oluşturmuş olabileceği öne sürülmektedir.
    0 ...
  21. 447.
  22. zaman itibariyla kilise, darwin den ozur dilemis, evrim teorisinin incil le uyustugunu kabul etmistir.

    kilise nin bu teoriyi kabul etmesindeki sebep, koktendincileri, diger gruplardan ayirmak olarak gosteriliyor.
    0 ...
  23. 446.
  24. savunanlarin da elestirenlerin de biribirini "lise bilgisi" ile yazmakla sucladiklari teori. ne super liselerimiz varmis ta haberimiz yokmus.
    2 ...
  25. 445.
  26. Lise biyoloji bilgisi ile çürütmeye çalışanların olduğu, bu bilgisinin de sınavdan ancak 2 alacak kadar yüksek(!) olduğu insanların onlarca satır yazıp birşey anlatamaması ve kendini kandırmasına neden olan teoridir. internette işi olmayan ve bilgisi olmayan konularda teori çürüten Türk gençliği kaç kez bilimsel araştırma yapmıştır?bilimsel çevrelerin kabul ettiği bir teoriyi bilgisayar başında iğne ucu kadar biligisiyle teoriyi çürütmeye çalışmak, kendini bir biyoloji uzmanı gibi göstermek ne kadar komik veya ne kadar acıdır?

    ilahi kudret ?Basit çürütmeler yapılabilir. Mükkemmel bir düzen yoktur. Peki şunu soruyoruz o insanlara insanlar dünyada olduğu için mi hayat vardır yoksa dünyada hayat olduğu için mi insanlar vardır? Neden insanlar merkürde yaşayamaz? Çünkü Merkür çok sıcaktır ve insanların yaşamasına uygun değildir. insanların dünyada bulunmasının sebebidir dünyanın yaşanabilir olması. Düzen?Alın işte. ağdan soldan duyma bilgilerle teori çürütmeye çalışmanın ilk sonucu.

    Çürütülmüş bir iddia evrim teorisini çürütmez. Lise bilgisi ile ahkam kesen insanların molekküllerin çevre etkisiyle değişime uğradığını bilmekte midir?Yıldırımlar,yağmur,sıcaklık gibi faktörlerin göze alındığı deneyden haberdar mıdır? Değildir bu da 2. ayardır.
    ( Ortaokul lise bilgisi diyenlerin yalnızca lise bilgisi olması komiktir , zira lise biyoloji kitabından alıntılarla teori çürütmek yerine o çürüttüğünü sandığımız teorinin bir yan sayfasını okumamız gerekir di mi * ? )

    Dünyaya moleküllerin uzay cisimleriyle gelmiş olması çürütülmüş değildir. Çürütülmüş ile başlangıcı bulunamamış arasındaki farkı demek ki herkes anlayamıyormuş. Bu teori dünyadaki yaşamdan bahsetmektedir çürütüldüğü falan yoktur bilimum organlardan sallamamak lazım.
    Saçma sapan iddialar denen iddiaları dünyanın en büyük bilim adamları laboratuarları destekliyor, ingiliz angelikan klisesi bile Darwinden özür diliyor hala yurdumun takunya-hacı sakalı kombinasyonu sevdalıları aklınca hiçbir çalışma olmadan çürüttüğüne inanıyor komik.
    Sonuç olarak bilim dünyasının çok çok büyük bir çoğunluğunun kabul ettiği bu teoriyi sırf "allah fedailiği" adına cahilce, bilgisizce,googlea yazarak, ders kitabından bakarak çürütmeye çalışmak komiktir. Cem yılmzın bir tat bir doku cdsi yerine izlenebilir.
    5 ...
  27. 444.
  28. 443.
  29. teori olmayan, bilimsellikle bağdaşmayan, bir ilim bilgisi olmaktan ziyade ideolojik ve teolojik bir inanç olabilmiş iddiadır. bir protein molekülü bile "protein molekülü" olabilmek için 40.000 kadar farklı atomun, atom altı taneciğin birleşmesine gereksinim duyuyorken ve bu birleşmenin sorunsuz olabilmesi için büyük olasılık hesaplarının sonuçlarına göre dizilmeye ihtiyaç duyarken evrendeki hemen her şeyin milyarlarca yıl önce olmuş büyük patlama ve sonrasında gelen rastgele olaylar zinciri sonucunda oluştuğunu iddia etmek ne büyük bir saçmalıktır. evrim her şeyin tabiat tarafından oluşturulduğunu da ifade etmektedir ancak tabiat nedir, onun açıklamasını yapamamaktadır. taş, toprak, canlılar, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar, dünyada gördüğümüz ve göremediğimiz her şey tabiatın bir parçası ise, bunları yaratıcı olarak (tabiatın yaratıcı olduğunu farz ediyoruz) kabul edersek, tabiattan çıkarıldıklarında geriye ne kalır? yani tabiat bu durumda neyi yaratmıştır? madem bunlar yaratıcı değil fakat tabiat bunlardan oluşuyor, o halde tabiata nasıl yaratıcılık vasfını yükleyebiliriz?

    evrim insanlar arasında genel olarak "maymunla insanın atası aynıdır" tezi olarak bilinmektedir ancak evrim bundan çok daha farklı, sonu tanrı'yı reddetmeye kadar giden, hatta tanrı'yı reddedenlerin bugün en büyük dayanak olarak kullandıkları bir hipotezdir. hipotez diyorum çünkü bir şeyin teori olabilmesi için üzerinde yapılan kontrollü deneylerin sonuçlarının, fikri desteklemesi gerekir. bu sebepten ötürü newton'ın yer çekimi iddiası deney ve gözlemlerle ispat edilebildiğinden bir kanundur, kanun ise teorinin çürütülememesi sonucunda kesinliği onaylanmış olgulara verilen isimdir. peki evrim teorisi deney ve gözlemlerle ispatlanabilmiş midir? tabii ki hayır. çünkü "keçi büyüklüğünde bir memeli türünün ağaçların alt taraflarında yaprak kalmaması sonucunda boyunlarını üst taraflara uzata uzata zürafa formuna ulaşmış olmaları" transformasyon iddiasını temel alan bir iddia (evrim) bugün zaten bilim tarafından çürütülmüştür. nasıl çürütüldüğü konusu ise gayet basittir, fenotipte oluşan ve genotipe, dolayısıyla da gelecek nesillere aktarılamayan özelliklere modifikasyon denir ve modikasyonun evrim için hiçbir önemi yoktur. keçi şeklinde tanımlanmış hayvanın niçin üst dallara güya uzandığı, niçin zeminde ya da başka yerlerde bulunan otları tıpkı bugün de olduğu gibi diğer hayvanlar gibi göç etmek suretiyle hedef edinmediği de sorulabilecek bir sorudur. bu da zürafaların zaman içinde (nasıl oluyorsa artık) keçi gibi bir canlıdan oluşmadığına delildir. işte evrim teorisinin saçmalığının bir kanıtı da burada gizlidir.

    ayrıca bilimsellik değil de bilim felsefesi açısından bir yaklaşım açısı da sunduğumuzda durumun nasıl şekillendiğini görebiliriz. bir iddianın bilimsellik kazanabilmesi için ortaya atılan iddialara yapılan eleştirilere açık olması, bunları kesin bir dille çürütebilmesi gerekmektedir. ancak bugün darwinizm'i ve evrim'i birer inanç, teolojik fikir olarak benimsemiş insanlar ve biliminsanları evrim'e ve darwin'in fikirlerine yapılan her türlü eleştiriyi gericilik, geri kafalılık ve bağnazlık olarak görmekte ve göstermekte, hemen saldırıya geçmekte ve iddialara cevap vermektense karşıdaki insanı sindirmeye ve bu kişiyi bilimdışı göstermek suretiyle kamuoyu nazarında dinlenilmemesi gereken insan şekline sokmaya çalışmaktadır. bu gerçek de evrimi bir bilimsel olay olmaktan çıkarıp, bir ideoloji haline getirmektedir çünkü bilimsel olan her şey üzerine saatlerce, günlerce, haftalarca tartışılmaktan kaçınılmayacak bir şey olmalıdır. eğer bu böyle değilse, o şey bilimden uzaktır.

    evrim, tanrı'nın mutlak bir güç olarak kainatı yarattığı ve muhteşem bir düzene oturttuğu fikrini kesin bir dille reddettiği için yeryüzündeki hayatın oluşumunu bazı temellere dayandırması gerekmektedir. darwin'den önce yine bazı biliminsanları birkaç çeşit temel ortaya atmışlardır, bunlara bakalım.

    1) abiyogenez: biyolojik bir menşeî olmayan, kendi kendine ortaya çıkış anlamına gelen abiyogenezde iddia edilen şey, cansız şeyler üzerinde zamanla canlıların meydana gelmesi olayıdır. buna kanıt olarak da bataklıklardaki çamurlardan kurbağaların, kirli gömlek ve buğdaydan 21 gün içinde farelerin meydana gelebilecekleri iddiaları sunulmuştur. bu iddialara anti-tez sunmama herhalde gerek yoktur; zira 7 yaşındaki bir çocuğa bile kurbağalar kendi kendilerine zamanla çamurdan oluşuyor desek bize güler geçer.

    2) kozmik teori: bu teoriye göre fezadaki gök cisimlerinin üzerindeki mikrobiyolojik canlılar dünyaya düşerek yeryüzündeki canlılığın temelini oluşturmuşlardır. bu canlıların geldikleri yerde nasıl ilk olarak var oldukları, dünyaya nasıl ulaşabildikleri (uzaydaki radyasyona ve dünyaya girişte oluşan muhteşem büyüklükteki ısı enerjisi sebebiyle ısınıp erimeye başlayan göktaşları üzerinde nasıl dayandıkları) ise haliyle açıklanamamaktadır. açıklanabilse bile ilk olarak belirttiğim gibi, geldikleri yere nasıl geldikleri, yani mutlak ve yoktan var eden bir tanrının kudreti olmadan nasıl vücud buldukları sorusu cevabı olmayan bir muammadır. bu muamma da bu kozmik teoriyi çürütmektedir.

    3) naturalistik teori: bu teori ilk başta abiyogenezle benzerlik gösterse de aralarında farklılıklar vardır. örneğin abiyogenez cansız maddelerden canlı maddelerin doğrudan oluştuğu iddiasını ortaya atarken, bu teori cansız maddelerden ilk etapta basit canlıların meydana geldiğini iddia eder ve daha sonra zamanla (zaman denen şey resmen ilahlaştırılıyor) bu basit canlıdan gelişmiş metabolizmaların oluştuğunu savunur. basit canlı diye küçümsenen şey, yani cansız bir varlıktan oluşması mümkünmüş gibi gösterilmeye çalışılan şey bile aslında ne kadar kompleks bir yapıdadır, bunu ortaokul biyolojisi görmüş olan her insan kabul eder, biliminsanlarının sözlerine gerek bile yoktur. haliyle bu iddia da çürütülmüştür.

    4) ilahî kudret: bu iddia zaten bugün ilahî dinlerinin hepsinin temelini oluşturmaktadır ve akla ve mantığa en yatkın olan fikir olarak görülmektedir; zira böylesine muhteşem karmaşıklıktaki yapıların, böylesine muhteşem büyüklükteki gezegenlerin vb varlıkların, en büyüğünden en küçüğüne taneciklerin, kendi kendilerine bu muhteşem düzene dahil oldukları, dış güce gereksinim duymadan meydana geldikleri, büyük bir patlamanın sonucunda şans eseri oluştukları iddiası ne kadar da akıl dışıdır.

    işte evrim dediğimiz şey bu iddialarla hemen hemen aynı temeller üzerine oturtulmaya çalışılmış akıl almaz saçmalıklar bütünüdür. gelecek eksi oylar da artı oylar da kabulümdür, yeter ki herkes bu yazıyı elinden geldiği kadar objektif olarak okumaya çalışsın. herkese selamlar.
    6 ...
  30. 442.
  31. http://img204.imageshack....image=evrimteorisimz8.jpg

    linkteki fotografı görenler hemen aynı şeyi söyleyeceklerdir: evrim teorisi. lakin yanlış. söz konusu fotograf bir karikatürist tarafından çizilmiştir. çizilme amacı ise evrim teorisinin sahibi darwin'e " ne yani, senin dediğine göre biz böyle mi evrim geçirdik?" demektir. ama o günlerde fotograf halk tarafından çok tutulmuş ve adeta teoriyle özdeşleştirilmiştir.
    0 ...
  32. 441.
  33. Adem - havva gelsene kız azcık bakışalım, oynaşalım.
    Havva - off git be, sana vereceğime maymuna veririm daha iyi.

    *
    2 ...
  34. 440.
  35. 439.
  36. 438.
  37. Doğa bilimlerinde teorinin ne anlama geldiğini bilmeyenlerin "sadece bir teori" dedikleri, üstüne üstlük "teori aşamasını aşamayacak varsayım" gibi inanılmaz cahillik kokan açıklamalar yaptıkları teori. Avrupa'da okullarda okutulan bazı fizik kiaplarında "yerçekimi teorisi" başlığı vardır. Doğa bilimlerinde teori sözcüğü daha kanıtlanmamış anlamında kullanılmaz. Doğa bilimlerinde teorinin hiç bir zaman matematiksel kanıtı yoktur, devamlı olgusal olarak doğrulanması yeterlidir. Bu bakımdan yerçekimi teorisi bilimsel açıdan ne kadar yeterliyse, evrim teorisi de o kadar yeterlidir.
    2 ...
  38. 437.
  39. teori aşamasını hiç aşamayacak olan varsayım. zira kanıtlamak asla tam anlamıyla mümkün değil, din gibi birşey, ya inanırsın ya da inanmazsın bu kadar basit.
    0 ...
  40. 436.
  41. adı üstüne bir teori. varsayımda ibaret bir bilimsel araştırma.
    1 ...
  42. 435.
  43. iktidarların biyolojik yapısını açıklayan teori, başat olanın doğada üstünlükle beraber devamlılığın temsiliyetini sağlar. charles darwin in açıklık getirdiği doğal seleksiyon* kuramına göre " doğal şartlara uyum sağlayan ancak ayakta kalabilir ,güçlü her zaman için güçsüzü yener ve ayakta kalan kişi süreci devam ettirir " .
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük