okunmayacağını bile bile yazayım, gene çürütelim evrim teorisini..
şimdi evrimciler ne diyor?
''big bang sonucu herşey evrile evrile bugünlere kadar doğal seleksiyon sonucu geldi''
enteresan olan 1500 yıl evvel kur'an da da big bang anlatılır ve yaratıcının kontrolünde yapıldığı söylenir. 1500 yıl önce bilimin big bang ten haberi yoktu.
ayrıca big bang sadece bir patlama değildi, big bang önce yoğun bir toz bulutu vardı, bu toz bulutu birleşip devasa bir kütle oluşturdu ve bu oluşan kütlenin enerji çekirdeğine dönüşmesi sonucu patlama meydana geldi.
bu toz bulutu oraya nasıl geldi? nasıl birleşip enerji çekirdeğine dönüştü?
yani her şey big bang ile de başlamadı, big bang öncesi bir süreçte var.
oysa ki evrimciler ve ateistler için her şey big bang ile başladı.
alın size big bang öncesi süreç.
yani demem o ki hiçbir şey yoktan var olmadı.
big bang, yani kainat tarihinin en büyük patlaması olunca her şey dışarı fırladı ve evren genişledi. kur'an da bu mükemmel bir şekilde anlatılmaktadır enbiya suresinde. bu patlamayla günümüzde ki kainat oluştu.
big bang in etkisi bugün hala devam etmektedir, evren hala genişlemektedir.
enteresan olan, günümüzde her türlü patlama da yıkım ve kaos oluşur. big bang te ise kusursuz bir evren doğuyor.
evrimciler ve ateistler her şeyi bilime dayalı açıkladıklarına inanıyorlar.
bakalım öyle mi?
bilimde entropi denilen bir gerçek vardır. bilimin olmazsa olmazıdır entropi.
sade bir şekilde açıklamak gerekirse entropi;
yaşanan bir süreçte, sürecin üzerinde kontrol mekanizması olur. bu kontrol mekanizması olmazsa her türlü süreç kaosla sonuçlanır.
bu bir bilim gerçeğidir.
en basitinden örneklendirirsek;
iş yerinizde tüm çalışanların başında bir müdür olmazsa, o iş yeri çiftliğe döner, karmakarışık olur yani kaos doğar.
evrimciler diyor ki big bang gibi bir devasa patlama tesadüfen, kontrolsüz bir şekilde oldu ve kusursuz evren doğdu.
bilimi bilimle çeliştiriyorlar. hani nerde kaldı entropi gerçeği?
dünya da ki her şey üzerinde bir kontrol vardır yoksa kaos oluşur diyorlar.
ama ne hikmetse 2 şey hariç.
1-big bang
2-evrim
bu 2sinde de entropiyi kabullenseler teorileri kafadan çökecek çünkü. ama yok, bu 2 şey kontrolsüz bir şekilde oldu, kendi başlarına, tesadüfen.
tesadüfen diye bir açıklama olur mu?
şöyle düşünün.
yolda mükemmel bir ev görüyorsunuz ve evin dibinde dikilen bir adama soruyorsunuz ''bu muhteşem ev de nerden çıktı''
adam cevap olarak ''rüzgar kumları buraya topladı, yağmur yağdı çimento oluştu, rüzgar aldı bunları buraya dikti, sonra elementler aracılığıyla cam kırıkları meydana geldi ve rüzgar camları taktı, mobilyalara kapılara dönüştü ve bu güçlü rüzgarla onlarda yerine takıldı''
bu örneği bir evrimciye anlatsak evrimci götüyle güler di mi? bsg çeker di mi?
ama bu örnekten çok daha kusursuz ve büyük bir patlamayı (big bang) ve doğal seleksiyona inanıyorlar.
her şeyi geçtim, 1500 yıl önce dünyanın dümdüz olduğuna inanılan bir devirde kur'an da enbiya suresinde big bang anlatılıyor.
hatta anlatılmakla kalmıyor, big bangin bitişi ve büyük son'u da anlatılıyor kainatın.
hülasa;
entropi ve enbiya suresi var oldukça evrimciler ağızlarıyla kuş bile tutsa kendilerini aldatmaya devam edecekler.
-hep sözde çürütülen ancak hep aksik gibi, karşı çıkanları tarafından hep birkez daha kanıtlanandır efendim...
-bigbag den sonra hemen insan -oluşmamıştır -insan çok sonradan oluşmuştur dünya içinde -daha farklı canlılar -oluşmu -daha karmaşık canlılara doğru evrilmiştir....
üç çeşit evrim görüşü vardır. birincisi tamamamen kabul edenler, ikincisi tamammen reddedenler, bir üçüncüsü var ki kısmen katılıyorum, Allah niye evrim yoluyla yaratmasın diyenler. maymun insan ilişkisi ön plana çıkmasa islamcıların çoğunun kuranda bir aykırılık ya da uyumsuzluğu tevrat ve incile göre göremeyecekleri için olsada olur olmasada olur şeklinde yaklaşacağı teoridir. Tevrat ve incil yaratılış konusunda çok kesin zamanlar ve ifadelerde bulunup bilimsel veriler karşısında ters köşeye yatarken kuran bu gibi kesin yargılardan uzak duran bir tarzdadır.
her şeyi kanıtlayamazsın teori saçmada olsa üzerinde araştırma yaptıkça farklı bir sürü buluş yapabilir yeni şeyler öğrenebilirsin. hiç merak etmez farklı düşünmezsen her gün kendini tekrar edersen olduğun yerde kalırsın, sonrada oturur biz niye geri kaldık eskiden tuvalet bilmezlerdi diye ağlar durursun.
harun yahya gerçeğiden sonra "daha çok düşünülmesi gereken teori." adnan oktar ı izledikçe Allah'ım yoksa gerçek mi? diye tedirgin olduğum maymunca bir his'in fikri.
felsefe yaparak veya sadece konuşarak bu teoriyi yanlışlamaya çalışanlar bilim dünyasını güldürmektedir. bu teoriyi konuşarak çürütmeye çalışmak, termodinamik kurallarını ' ya 15 derece havada zaradan aldığım lacivert kazağı giyince üşüyorum ama ananemin ördüğü kırmızı kazağı -20 de giysem bana mısın demez. ısı transferi kuralları yalan, tek gerçek ananemin örgü kazaklarıdır' demek kadar absürt ve saçmadır.
haa illaki çürütcem diyosanız, kambriyen dönemine ait kayaçlarda memeli fosili arayın derim, ufacık bir kanıt tüm teoriyi yerle bir etmeye yeter de artar. bilimsel teoriler anti tezlerle yanlışlanır, boş konuşarak değil.
yüzlerce kez cehaletin sözlüğe inmesiyle '' defalarca çürütülmüş teori'' yazıldığını gördüğüm , fakat çürütülmesi durumunda
çürüten kişilerin nobel bilim ödülü alacağı halde son 150 yıldır kimsenin bu ödülü alamamış olmasıdır.
avrupa ve gelişimiş milletler bırakın bu tarzda ketum ve bağnaz insanlarla bunları tartışmayı evrimi kabul edip bu yönde
tıbbi keşifler ve tedavi yöntemleri oluşturma yarışına girmişlerdir.
bizim gibi bağnaz ülke insanları ise inanmadıkları teorinin hastanelerde faydalarından faydalandıklarından bile habersizdirler , ayrıca bırakın bizim o ülkeler gibi araştırma yarışına girmeyi daha evrim teorisini öğrenmeden bilmeden
itiraz eden mallara dahi anlatamamaktayız.
şuraya yazdığım yazıyı okurken kullandıkları gözlerindeki muhteşem tasarımı göremeyecek kadar kendine kör olanların, bir medet ya bilim diyerek hayattan allah'ı uzaklaştırmaya çalıştıkları, kısmi adaptasyonları ve mutasyonları sanki cansız maddeler bir araya gelmiş de bu alemi var etmiş gibi insanlara lanse ettikleri, bu bilim uydurmalarına itibar etmeyen güzel insanları da cahillikle suçladıkları laf kalabalığı. postmodernizmle birlikte tarihin çöplüğünde yerini almıştır. nitekim batı kendi yaptığı putu yiyerek 'efendim meğer bilim de yanılırmış, biz hakikati matematikle de bulamazmışız' demiştir. engel bedenlerde değil engel ruhlarda ve kalplerde cümlesini içten içe tekrarlatır insana.
zebraların genleri düşünmüş taşınmış bu aslanlardan nasıl kurtuluruz nasıl daha az zaiyat veririz av sırasında demiş ve çizgili olmaya karar vermiş. böylece bir araya gelince aslan başı ve sonu belli olmayan bir çizgi topluluğu görmekte.
Bilim dünyasında, alanıyla ilgili en güçlü kuramdır. Hatta birçok bilim insanına göre tek kuramdır. Tüm bilimleri destekler ve tüm bilimlerce desteklenir. Karşısındaki en güçlü(!) rakip teolojidir. Doğaüstü bir gücün çamura ruh üflemesi sonucu canlılığı yarattığı iddiasındaki bu karşıt iddia, evrim kuramının ciddiye bile almayacağı derecede çocukçadır. Zaten ciddi bilim çevreleri, yaradılış teorisini bilimsel olarak tartışmaz, böyl bir değerlendirme yapmaz. Sadece felsefi tartışmalar dahilinde muhatap kabul edilir. Kısaca, evrimin bir antitezi yoktur. Eğer yaradılış teorisini ciddiye alırsa, bilim dünyası, arkeoloji, coğrafya, tarih, biyoloj, vs gibi bilimleri reddetmek durumunda kalacaktır. Zira yaradılış teorisi, az önce bahs, geçen tüm bilimleri reddeder. Kabulleri alakasızdır.
masalların en afillisi. yaradılışa masal diyen zihniyet bu teoriyi bilim diye kabul etmemizi istiyor. bakalım... iddia şu 13 milyar yıl önce yokluktan var olan bir evren var. bu evren zamanla genişliyor ve ortaya çıkan atom altı parçacıklar birleşiyor birleşiyor kimi gezegen kimi yıldız kimi başka birşey oluyor. bu gezegenlerden biri olan yeryüzü (dünya diyoruz) yaşama uygun oluyor. önceleri kor bir alev ama zamanla soğuyor ve üstünde hayatın yapı taşlarından aminoasitler meydana geliyor. yalnız bu keratalar çok sıcağı ve çok soğuğu ve suyu sevmiyorlar. lakin gezegen ya kor alev ya da okyanus. neyse bu keratalar bir sahilde meydana geliyorlar. o kadar çok sıklıkla oluyor ki bu en sonunda bir araya gelip protein oluyorlar. bu da yetmiyor bu proteinler tek hücreli canlılara doğru evriliyor. sürekli bir gelişme var lakin bu gelişme ileriye doğru atılım nasıl oluyor? cevap yok oluyor hayat durmuyor gibi açıklamalar var. neyse bunlar bir araya geliyor 27 metre boyundaki brontosaourus ve 35 metre boyunda mavi balina oluyorlar. bütün canlılığın soyunu bir tek hücreli yapıyorlar da nasıl bu kadar çeşitlilik oluyor onu açıklayamıyorlar. iddiaları çevre koşulları. lakin papua yeni gine ormanlarında bir kuş türü ve bu kuşun çeşit çeşit aynı çevrede yaşayan alt türleri var. kimi çok süslü kimi süssüz.
richard davkins adında bir adam var bunu savunuyor adam tırlatmış. tutturdu kizkulesiylecıkanadam ara form diye. resmi gazetelere makale veriyor oradan takip ediyorum ben de sözlükten cevap yazıyorum kendisine.
daha ne olduğu bilinmeden atılıp tutulan teori/olgu.
genelde yapılan eleştiriler "evrim olgusu"na yapılan eleştrilerdir. evet; evrim bir olgudur. canlılarda meydana gelen çeşitli değişikler gözlemlerle görülmüş ve kanıtlanmıştır.
ancak bu çeşitli değişimlerin nasıl olduğu, neden olduğu tartışılır. buna "evrim teorisi" demişler. ikisi farklıdır kısacası.
tanımı dahi bilinmeden, savunulan ya da çürütülmeye çalışılan olgudur.
din karşısında güçlü bir argüman olabilmesi için 7 milyar yıl boyunca ekmek yemesi gerekir.
indeterminist bir teoridir. ayrıca ilk evrim çalışmaları darwin'le başlamamıştır, darwin'le özdeşleşir bi yanı yoktur. evrim çalışmalarına en büyük katkıyı hatta birçok şeyin temelini cahiz atmıştır.
Darwin tarafından Materyalist bir düşünce temeli üzerine kurulan, en başlarda fazla dikkat çekmeyen fakat Darwincigimizin türlerin kökeni adlı kitabından sonra Komünizmin kurucusu Mark amcamızın dikkatini çeken, tam o sıralarda komünizmde bilimsel bir dayanak arar iken yollarını komünizm ile birleştirip milyonlarca mahlukatın inanmasını sağlayan bir şeydir işte
müslümanların evrim yanlış hihoo diyerek olmadığını ispatladıklarını sandıkları teori.
Aslında zannımca bunca evrim karşıtı müslümanın asıl yanıtlaması gereken soru şudur:
Velev ki evrimin yanlış ve hatta yalan olduğunu kabul edelim. O halde doğru olan ne, sen neye inanıyorsun?
Aslında evrimin yanlış olduğunu söyleyen kimseler bu teori yerine gerçekte ne olduğu üstüne kafa patlatmamayı tercih ediyorlar. hadi madem yok, madem yanlış, yerine ne vardı hiç düşünülmüyor (burada evrimle islam arasındaki çelişkiden bahsetmiyorum, o konu başka, derdim evrime karşı yaratılış fikrini savunanların bu fikir ışığında bir dünya modellemesi yapmıyor olmaları)..
Ne demek mi istiyorum? Şunu demek istiyorum:
bugün evrime karşı çıkan bir müslüman dünyanın yaşının dört buçuk milyar yıl olduğunu kabul ediyor, canlı hayatın milyarlarca yıl geçmişi olduğunu kabul ediyor ama evrim yerine yaratılışı savunuyor.. ama bu ikisini yanyana koyduğunda aslında gülünecek duruma düşüyor. neden mi?
Şöyle:
eğer müslümanların inandığı gibi evrim yoksa, eğer hiç bir canlı türü başka bir türden evrilerek meydana gelmiyorsa o zaman bugün dünyadaki bütün canlı türleri ve fosillerini bulduğumuz nesli tükenmiş bütün canlı türleri şu dünyada ilk canlı hayatı başladığında hazır ve nazırlardı. değil mi ki bu canlı türleri sonradan oluşmadılar, başka bir şey savunmak mümkün değil.
o zaman evrime karşı çıkan müslüman, milyonlarca yıl önce dünyada ineklerin, kedilerin, kuzuların ve hatta insanların dinozorlarla beraber dünya üstünde yaşadığını savunuyor demektir.
dünya üstündeki canlı türlerinin yüzde doksan dokuzundan fazlasının neslinin tükenmiş olduğu bilgisinden hareketle, şu an dünyada bulunan milyonlarca tür canlı, onların yüz katından daha fazla sayıda diğer türlerde canlı, ve her türden milyonlarca canlı derken dünyada ilk canlı hayat başladığında (allah yaratıp onları dünyaya yerleştirdiğinde) kaç katrilyon canlı türü elde ederiz ben bilmiyorum.. ama bildiğim şey böyle bir dünyanın bugün istanbul'da iş çıkış saatindeki belediye otobüsü gibi bir yer olacağı. bütün hayvanlar sıkış tıkış, hareket bile edemeyecek kadar omuz omuza yaşıyorlardı demek ki.. ya da bremen mızıkacıları gibi altta t-rex, üstünde mamut, onun üstünde inek vs. şeklinde apartman gibi yaşıyorlardı.. başka çözüm var mı?
ya da madem bugünkü canlılar sonradan oluşmadılar, o zaman velociraptorların ormanda inek, kuzu vs kovaladığı bir tarihe inanıyor demek ki müslümanlar. inekler velociraptorlardan kaçıp bugüne kadar nasıl kalabildiler acaba? var mı bunun cevabı?
ya da milyonlarca yıllık dinozor fosilleri buluyorken neden yine milyonlarca yıllık inek fosili bulmuyoruz hiç?
allah belki de bunları sırayla yaratıp dünyaya koymuştur desek o tanıdık soruya geri dönüyoruz. demek ki allahın bütün antropologlara, bilimadamlarına ve bilimi kendilerine şiar edinen insanlara gıcığı var. hep bir öncekinden evrilerek var olmuş olması muhtemel canlıları dünyaya sırayla koyuyor, bunların fosillerini gözümüze sokuyor ama evrime inanmamamızı istiyor.
Niye?
"imtihan" mı bu sorunun cevabı? allahı iyice psikopat yaptığınızın farkında mısınız? işi gücü biz onu bulamayalım diye uğraşmak mı sizin allahınızın? ve bulamayınca da cehennemde sonsuza kadar işkence edip, aklını kullanmayan insanları da ödüllendiriyor öyle mi? harbiden bu mu inandığınız tanrı?
bence bu açıdan hristiyan evrim karşıtları Müslümanlara göre kendi içlerinde daha tutarlılar. çünkü onlar evrenin ve dünyanın yaşının beş altı bin yıl olduğu iddiasını savunuyor, böylece yaratılış inancını savunurken karşılaşabilecekleri soruları bertaraf ediyorlar (tabii kendilerince), ama islam aleminde dünyanın milyarlarca yıllık yaşına itiraz eden kimse çıkmıyor. hatta öyle ki dünyanın beş altı bin yıl yaşında olduğunu hristiyanların savunduklarını, müslümanların böyle bir iddiası olmadığını söyleyip inançlarını batıllıktan arındırdıklarını da iddia ediyorlar. ama işte dedik ya, asıl o zaman çıkan soruları hiç umursamıyorlar bile..
o yüzden aslında müslümanın iddiası da hıristiyan gibi olsa bir tutarlılık yakalayabilirler. dünyanın sadece beş altı bin yaşında olduğunu iddia etseler, bütün dinozor fosillerinin falan bilim adamlarının yalanları olduğunu söyleseler en azından mantığa oturtabilecekler fikirlerini.. ama müslümanlar bunu da kabul etmiyor.
ve sonra t-rexle öküzün aynı zamanda dünyada yaşadığı bir dünya modellemesine varıyorlar haliyle. ama işte islam aleminin rahatlığı şu ki, kimse evrim yoksa o zaman dünyanın nasıl bir yer olduğu üstüne kafa patlatmamış. ve hala da bu sorular sorulmuyor. varsa yoksa evrim yanlış, varsa yoksa evrim yalan.
ee tamam diyelim ki yanlış.. doğru olan ne ulan o zaman?
paleontologlar yıllardır hiç ara form bulamadılar.
evrim teorisi gerçek olsaydı, sayısız milyon tane, milyar tane, insan aklının alamayacağı kadar çok ara form fosili bulunması gerekirdi.
eh be evrimciler, hani 1 tane ara form fosili?
paleontolojinin canı çıktı bulacam diye, sayısız katman var, bu katmanlarda 1 tane bile ara form fosili çıkmadı. yok yok yok. oysa ki belki trilyonlarca çeşit ara form fosili olması gerekmez miydi?
40-50 milyon yıllık kurt-aslan, 200 milyon yıllık balık fosillerinde tek bir değişiklik yok günümüze göre.
yıl 2013 olacak, hala evrim teorisine inananlar var.
bir tek arceopterix'e tutunmuş gidiyorsunuz. onu ara form olarak görüyorsunuz.
national geographic'i izleyip kendinizi tatmin ediyorsunuz.
sayısız jeolojik katman var, hani nerde bu milyarlarca olması gereken ara form fosilleri.
kabul edin artık, bu teori çöktü.
teorinin sahibi darwin'in bile defalarca şüpheye düştüğü bu teorinin çöktüğünü artık kabullenin.
bilim bile kabullendi, teorisyenler kabullenemedi. *
Herkesin sandığı gibi bir taş atma olayı olmayıp, bilimsel sonuçların hep ona yönlenmesi sonucunda oluşmuştur. Türk insanının maymun meselesinde takılı kalmasına nazaran daha çok, ortak ataya kadar olan kısım biyolojinin temelini oluşturmaktadır. Evet kanıtlanamamıştır lakin çeşitli deneylerle desteklenmiştir (bkz: miller deneyi). Olayı Darwinde tıkalı bırakanlar ayrı bir dünyadır, modern biyoloji zaten Darwin'in haksız olduğu konuları bilmektedir o yüzden doğru olduğu noktalarla ilgilenmektedir.
inançları dolayısıyla önyargılı davranan arkadaşlar , hetetrof hipotezi yerine yaratılış hipotezini baz alarak evrime objektif bakabilirler. Gelgelelimki bizim milletimiz objektif bakmayı beceremiyor inanmıyorsa çürütmeye inanıyorsa desteklemeye çalışıyor, yapmayalım hadi kıralım şu zincirleri be ya.