türkiye ile abd evrim teorisini benimseme oranları incelendiğinde dünyadaki son 2 ülkedir. ikisi de evrim teorisi hakkında yobaz ve katı düşüncelerini hala korumaktadır.
inançtır.
mendel'in genetik teorileri kanunlaşınca, evrim teorisi evrilmiştir genetikle karşı karşıya gelmemek için (neo-darwinizm'e geçiş).
ilk başta insan maymundan gelir denilirdi; sonra ortak ata dendi.
big bang teoriydi, oda kanunlaştı.
evrimcilere göre neymiş ? big bang karşı değilmiş evrime. hoppala. oysa ki marx, troçki gibi materyalist düşünürler için madde ezeli ve ebedi idi.
yani olay şu.
bilim ne zaman yeni bir şey ortaya çıkarsa, bazı arkadaşlar bu teoriyi zorla ona uydurmaya çalışırlar.
o zaman bunun adını koyalım.
bu bir inançtır, adamlar 2 el 2 ayak sarılıyorlar buna.
bu bir dindir (ateizm).
bilim yer çekimi kanununu da kuantum fiziğindeki yeni buluşlar nedeniyle yer çekimi teorisine çevirdi... buna ne diyeceksiniz? yer çekimi çürütüldü mü? hayır. genel görelilik teorisi kanun oldu mu? hayır. ama ikisi de (şu an için) yalanlanamaz bilimsel bir gerçek.
ben yine bilimsellikten sapmamak ve big bang, materyalizm, ateizm, neo-darwinizim gibi aptalca bağlantılar ile inanç olduğu hakkında sidik yarışına girmemek için sizden bilimsel bir makaleden, bilimsel bir yayından veya dergiden kaynak istiyorum.
bana evrim teorisinin çürütüldüğünü gösteren saygın bilimsel bir kaynak sunun...
yoksa kuruntularınızı da alıp siktirin gidin bi zahmet.
"insan gözü, 40 kadar küçük dokunun uyum içinde çalışması sayesinde işlev yapar. Gözü dış etkilerden koruyan göz kapakları, gözü nemlendiren ve yağlayan özel salgı bezleri, ışığın kırılarak içeri alınmasını sağlayan mercek, bu merceği odaklayan küçük kaslar, göze girecek ışık miktarını ayarlayan iris, antibakteriyal göz sıvısı ya da ışığı "yorumlayan" retina tabakası, bu 40 ayrı parçanın bazılarıdır."
Kulak:
Mekanik ses uyarılarını elektrik impulslarına dönüştüren reseptörlere işitme veya corti organı denir. Bu reseptörler zar cochlea'nın (ductus cochlearis) içinde yerleşmiş olarak işitme siniri (n. cochlearis) ile irtibat halindedirler. Dış kulak yolu içinde ilerleyen ses dalgaları, kulak zarını titreştirerek buraya temas eden kulak kemikçiklerini harekete geçirir.
Burada amplitüdü yükselen ses dalgaları, kemik labirent içindeki perilenfa'ya taşınır. Buradan da endolenfa membranına ulaşırlar. Endolenfa'da ki dalgalanma ince saç kılı şeklindeki reseptörleri (corti organı) uyarır. Bu işlem, sinir impulslarının başlamasını ve işitme siniri ile beyne taşınmasını sağlar.
sadece iki örnek. evrim teorisi bunların kendiliğinden oluştuğu fikrine dayanmaktadır.
çok basit bir mantıkla bunların kendiliğinden olamayacağı çok açık bir şekilde ispat edilebilir. bir tane toplu iğne için gereken malzemeleri bir masanın üstüne koysanız * rüzgar, yağmur gibi doğal olaylarla ortaya bir toplu iğne çıkmaz. bilinçli ve sistemli bir güç gerekir. toplu iğne bile kendiliğinden olmazken, nasıl olur da yukarıdaki mucizeler kendiliğinden olabilir?
kendini evirerek kendini ispat etmeye çalışan teoridir.
satanizm veya animizmden farksızdır zira inançtır. ilk başlarda sadece maddenin olduğunu iddia ediyorken, bugün herşeyin bir patlamadan meydana geldiğini kabul eder.
etrafa baktığınızda gözlemleyemezsiniz; çünkü iddia ettiği ara formlar ortada yok. o ara tiplerin fosilleride yok.
salt benzerlikler üzerinden hareket eder.
ona bakacak olursak, her ama herşey atomdur.
ilk canlı varlığın oluşumunu anlatırken, akıllara zarardır:
"bir masa üzerinde arabayı oluşturan tüm parçalar mevcut (piston, şanzıman, tekerlek, ...); milyonlarca yıl fırtına olur, rüzgar olur ve bu parçalar bir arabaya dönüşür ve oraba çalışmaya başlar".
etki tepki denen fizik kuralı olduğu sürece yalan olacak teoridir. bir klişe olacak ama bu klişeye hala evrimcilerin sağlıklı bir cevabı yoktur.
efendim sadece dünyaya baktığımızda 7 kıta, denizler, bitkiler vb doğada gördüğünüz her şey, ekseri bir düzensizlik yok, insan vücuduna bakıyorsun bir düzensizlik yok. bir yığın tuğlayı evin önüne rastgele yığdığınızda o tuğlaların kendi kendine bir gün ev olma ihtimali var mı evrimciler bi zahmet yanıtlasın.
hadi diyelim ki mucize oldu, dünya kendi kendine kuruldu, insan kendi kendine böyle yaratıldı, her şey böyle başı boş ise dünya nasıl hala aynı düzende duruyor, kendi kendine her şeyin sürekli değişmesi lazım, mesela dünya ara sıra dönmeyi durmalı, bazen yaz mevsimleri sıcak olmamalı, sanki bir güç bir kural koymuş ve o kurallar hiç değişmiyor, eğer bir yaratıcı yoksa neden her an saçma sapan şeyler olmuyor doğada, bu doğa var oldu ve birden kayıp mı oldu, ne akıllı şeymiş bu doğa, o doğa da her neyse artık.
7 kıtanın düzenli olduğunu söylemeden önce pangea nedir gidin öğrenin.
ayrıca insan vücudunda binlerce kusur var. her yıl evrimleşen grip virüsüne, hepatit c, hiv virüsüne karşı elimizden bir zkim gelmediğini bilmiyorsunuz sanırım.
size kalsa dünya 6000 yaşında. bu insan zekası dinazorlar ortalığı sikip atarken neredeydi amk?
evrim teorisinin daha doğrusu evrim denen şeyin tüm canlılar için var olduğu bir gerçek hatta bu
hayatın okyanuslarda başladığına tek hücreli canlıların oluşmasıyla başlamasına kadar gidiyor birçok ateist de bu düşünceyi
realty yi benim seyerek . ateist oluyorlar
peki
tek hücreli canlıların oluşması bi piyango milyarda bir ihtimal hayat dna ile başlar dna nın içindede sayısı belli olmayan bir bilgi yumagı vardır bu varoluşun bilgileridir.
aklı mantığı özgür bir iradesi olmayan atomlar nasıl bir bilgi oluşturabilir.
bilimsel olarak kanıtlanmış dünyada çoğu bilim kurumunda kabul görmüş teori. dünya'da çoğu bilim adamı özellikle avrupa ve abd'de bu teoriyi doğru olarak kabul edip üzerine araştırmalar yapıyorken harun yahya gibi adamların kuruntularına inanlar neyin kafasını yaşıyorsunuz ?
geçenlerde okuduğum bir biyoloji kitabında evrim hakkında bir sürü fosil kanıtları veya doğal seçilim gösterirken zahmet edip yaratılış'a da bir bölüm ayırmış ve abartmıyorum ünlü bir üniversite'nin biyoloji kitabında aynen şöyle yazıyordu: ''a story about god created the earth and this is only belief have no scientific argument.''
ilkel dna'larda bulunan kodon sayısı, bizimkilerle kıyaslanamayacak kadar düşüktü. neden yüksek olsun ki? yalnızca genetik materyalini aktarmak isteyen basit yapıda bir maddenin, kompleks yapıda bulunan ve birçok sistemi kodlayan dizilime sahip olmasında hiçbir amaç yoktur. nitekim böyle de olmamıştır.
evrim canlılığın nasıl başladığıyla ilgilenmez ama, eğer buna bilimsel bir açıklama arıyorsanız, buyrun;
Ölümü kimler gömmüş?
Hangileri ölümsüzlük şifrelerini çözmüş?
Lan bırakın nedir bu martavallar?
Kendi anahtarını bulamamışlar senin kilitli kapını söyle nasıl açabilirler?
Onlar açamazlar!...
Oysa ölümü bilmiyorsun.
Ölümü bilen yaşama zerre tenezzül etmez.
Ölümü bilen hiç gelir mi rabbini bilmezlikten??
Onlar ''evrim'' dediler,bu yaptıklarımız devrim dediler.
Ah zekasına kedi işeyesi nefer,herşey kader!...
Bu imtihan bir seferlik.
Bedenin kağıt,kalemin amel!...
Sana kafi geleceğini sandığın iki bilekti.
Oysa hayat tek biletti.Hakkını veremezsen bilet yanardı biterdi.
Kiminin durumu şeytandan beterdi.
Ab-ı hayat içtim sandığı içtiği eterdi.''
hrıstiyanlığı islamla karıştıran partizanlara sahip teori.
hayır efendim; yahudi havarilerce kaleme alınmış modern incil belge sayılamaz evrim için.
dawkins karnınıda bu ağrıtıyor; "bu muslim creationnistler hristiyanlar gibi 6000 yıl önceye endeksli değiller, bunlar çok eski fosilleri dayanak olarak gösteriyorlar" diyor. islam sınır koymuyor ki geriye doğru, ne varsa bir anda (big bang) var diyor.
eee ?
çeşitli oto parçaların milyonlarca yıl içinde araba olup çalışmaya başladığını anlatan hikaye, bir evrimcinin (ht sansürsüz - akademisyen) evrimin başlangıcını anlatmakta kullandığı örnek.
yada araba hurdalığına şimşek düşüyor ve bir boeing olup, uçmaya başlıyor.
balıklarla benzerlikler (göz, ağız filan) delil sayılamaz.
herşey atom değil mi etrafta.
bilgisayar, vücudunuz, evin duvarı, oksiyen (boşluk), ...
ruh, akıl, vicdan, aşk, ... bunlarda metafizik gerçeklerdir.
asıl evrimciler açıklasın, niçin iq'larımız, duygularımız, ... var?
evrim teorisi kapsamında bir tuğla ev olmak istemez, doğasında yoktur. tuğla ve kiremit çeşitli killerden yapılır, ki bunlar doğada vardır. killerin içindeki elementler, bildiğimiz periyodik tablodakiler, kararlı olmak isterler, mükemmel olmaya çalışan bir insan gibi.
yani bir nesnenin oluşumuna bakarsan evrim'e ulaşırsın. yok eğer sen bir tuğla'ya tuğla olarak bakarsan, kavramlardan kuramlardan uzaklaşamayan bir insan olur çıkarsın...
yanlış bir teoridir. şu an dünyanın tüm düzenine bakıldığında bu düzenin başı nerede diye insana sorduruyor, ilk canlı nasıl oldu o zaman, hani o tek hücre. insan vücudunda kusurlar olduğunu söyleyen arkadaşım, bu insan kendi kendine yaratıldıysa insanın göz kulak vb organları neden yerli yerinde, normalde bir gözün şu an olması gereken yerde olma ihtimali yüzde kaçtı, gözüm benim neden sırtımda değil.
biz coğrafya derslerinde görürdük dünyanın güneşe olan uzaklığını, bu mesafenin ne kadar hassas olduğunu, bu rakamsal ölçüyüde mi evrim koydu. ne s...m evrimmiş, kritik olan hiç bir yerde hiç yanılmamış, güneşin dünyaya uzaklığı biraz farklı olsa dünya ya yanardı ya donardı, atmasfordeki gazlar da hep doğru oranlarda bulunuyor, o gazlar farklı olsa dünyada yaşam olmazdı. ne evrimmiş arkadaş, zeka küpü maşallah.
ben evrim falan anlamam arkadaş. darwin denen vatandaşa bu evrim teorisi uykusundayken mi aklına gelmiş?kısa ömründe bu kadar araştırmayı nasıl yapmış.en önemlisi kimlerden etkilenip teoriyi ortaya atmış ilginç şeyler.yanlız darwinden 1000 yıl önce bunlardan bahseden biruni, cahız,cabir bin hayyan gibi bilim adamlarımız var çok çok daha ilginç.
evrim canlılığın nasıl başladığıyla ilgilenmez. Çünkü koaservatın, nasıl kalıtımını nesiller boyu aktaran, atamıza! Dönüştüğüne dair tek satır makale bile yoktur.
Milyonlarca yıldızı göğün süsü olarak yaratan allah, milyonlarca canlıyı yaratırken kimseye hesap verme durumunda değildir. Dilediğini yoktan yaratır, dilediğini dilediğine çevirir. Allah için zor diye bir şey yoktur o sübhandır.
--spoiler--
asıl evrimciler açıklasın, niçin iq'larımız, duygularımız, ... var?
--spoiler--
zeka ve duygu bir çok hayvanda vardır. fakat hayvanların içinde zekayı kullanma kapasitesi en yüksek canlı insandır. bebeği öldüğünde ağlayan bir hayvanın duygusu yok diyorsanız bilemem. zekanın evrimi için; https://www.facebook.com/...p?note_id=166678153390268
--spoiler--
insan vücudunda kusurlar olduğunu söyleyen arkadaşım, bu insan kendi kendine yaratıldıysa insanın göz kulak vb organları neden yerli yerinde, normalde bir gözün şu an olması gereken yerde olma ihtimali yüzde kaçtı, gözüm benim neden sırtımda değil.
--spoiler--
ulan denizde yaşayan ilk canlılar gözlerini sırtlarında geliştirmeye başlasalardı, şu an "neden gözlerimiz kafatasımızda değil de sırtımızda? demek ki tanrı yerleştirmiş" derdiniz...
normal insanlar tarafından savunulmayan teoridir. dostum göz denen şey sırtında olsaydı insan için yaşam çekilmez olurdu, mantık olarak bakıldığında bu gözün olması gereken en iyi yerde olduğunu anlamak zor değil, ama sende mantık yoksa ben bişey yapamam.
bu evrim teorisi her şeyi düşünmüş, yukarda da dedim, mesela kalp denen hassas organın etrafına göğüs kafesi yapılmış, kalbe giden damarlar da tesadüfen çok yerli yerinde hayret dimi.