gerçekliğin reddi ile bilim tarihinin inkarını kabullenler için kimi noktaları henüz açıklayamamış olması ile çökertilmiş bir varsayım olarak adlandırılıyor evrim teorisi. bilim tarihinin reddi ile gelişen bu akım, kendini gerçeklerin dayanılmaz ağırlığı ile karşı karşıya buluyor. bilim tarihinden örneklerle gitmek istiyorum, zira kendileri gerçekliğin soğuk ve yalın yüzünü nasıl karşılayacaklar , doğrusu merak konusu.
binlerce yıl boyunca ay'ın orada nasıl durduğuna dair yüzlerce teori öne sürüldü. kimileri boğanın boynuzunun üstünde duruyor dedi, kimileri ise öyle yaratıldığından bahsetti. 17.yy'da ise gerçek ortaya çıktı; kütle çekim kanunun gerçekliğiydi onu orada milyonlarca yıldır tutan. yani anlaşıldığı gibi bir kavramın henüz çözülmemiş olması onun mistifikasyon paketli sis bulutları ile açıklanacağı anlamına gelmez. gerçek dışarıda, gözümüzün önünde. bilincimizin algılamasını bekliyor. evren bilinebilir bir şeydir ve eninde sonunda tüm gizemler ortaya çıkacaktır.
evrim kuramı, türlerin kökenlerini açıklayan bir kuramdır. bilim dünyasının neredeyse tamamı tarafından kabul görür çünkü türlerin kökenini açıklayan başka bir bilimsel görüş yoktur. evrim kuramı, ne kanıtlanmıştır ne de çürütülmüştür. çünkü ortada kesin sınırları belli olan bir kuram yoktur. evrim kuramı denilen şey, bir çok canlı hakkında binlerce teorinin biraraya getirilmiş halidir. ve her geçen gün bu teorilerden bir kısmı çürütülmekte ve daha kapsamlı bir teori konulmaktadır.
evrim teorisi denilen genel yargının çürütülmesi neredeyse imkansızdır, çünkü bilimsel alternatifi yoktur.alternatif olduğu iddia edilen yaratılış teorisi, gücü herşeye yetebilen bir tanrının kabulüne dayandığından, bilimsel olmaktan ziyade daha öyküsel ve fantastik bir yapıdadır. tanrının varlığına yada yokluğuna dair hiçbir empirik kanıt bulunamamıştır. doğal olarak herşeyin birden bire bir güç tarafından yaratılmış olmasının kabul edilmesi, bilim dünyasının yapısına terstir. çünkü bilimde karmaşıklaşmış yapılar ve teoriler olduğukları gibi kabul edilemezler. ancak ve ancak, çok basit yapıda olan ve doğruluğu sezgisel olarak su götürmez olan aksiyomlar doğru kabul edilir, ve karmaşık teoremler bu aksiyomların yardımı ile ispatlanır. Dinlerin ileri sürdüğü tanrı yada tanrılar kavramının olması aksiyomu yada kabullenmesi, oldukça karmaşık bir kabullenmedir. çünkü tanrı kelimesi işin içine girdikten sonra, akla gelebilecek her türlü fantastik olayın ispatı bu noktadan kolayca yapılabilir. sırf bu yüzden bilim adamları, en azından türlerin kökeni konusuna geldiğinde, tanrısal teorileri bir kenara bırakmakta, ve türlerin mutasyonlar ve doğal seçilimler geçirerek, bir türden başka bir türe evrimleşme yoluyla meydana geldiğini ileri süren evrim teorisini kabul etmekte, ve bu teori üzerine bilimsel çalışmalarını yoğunlaştırmaktadırlar.
evrim teorisinin bilim dünyasının neredeyse genelinde bu kadar saygı gören bir olgu olmasına tezat olarak, dinci çevrelerin, sabit fikirleri ve kitaplarını kullanarak bu teoriye hiç bir bilimsel dayanak olmadan saldırmaları, oldukça dikkat çeken bir unsurdur. dinci çevrelerin bu tarz itirazlarda ve çürütme girişimlerinde kullandıkları kanıt olarak saydıkları şeylerin, daha önceden doğru olarak kabul edilen ama daha sonra yeni bulgular neticesinde doğrulukları sorgulanmaya başlayan bazı evrimsel süreç teorileri ve evrim kuramı üzerinde çalışan bilim adamlarının kendi aralarındaki fikir ayrılıklarıdır. bu sebepten dolayı dinci kesimin evrim kuramı üzerinde yaptığı bazı faaliyetler, en azından bilim dünyasında hiç bir şekilde hoş karşılanmamaktadır.
sonuç olarak, bir yandan, ellerindeki 1000 yıldan eski ve hiçbir bilimsel gerçek içermeyen kitaplar ile aydınlanma öncüleri bilim insanlarına saldıran dinciler, öte yandan her türlü saldırıyı bir kenara koyup, bilimsel araştırma sürecinden bir adım şaşmayan, sürekli olarak yeni problemler çözüp bu çözülenlerin sayesinde bilim dünyasına başka yeni problemler yaratan bilim adamları. kimin kazanacağı belli olmaz ama, birazcık ilerici görüşe sahip olan insanların bilim adamlarının yanında yer alacağından hiç şüphem yoktur.
ortaçağdan bugüne dek düşüncesi hiç evrim geçirmemiş olanların hakkında atıp tutmayı marifet saydıkları teori. bu bağlamda baktığımızda, ulan bu adamların düşünceleri niye evrimleşmiyor, beyinlerini kullanmasalar evrim teorisine göre beyinleri körelecekti diyorum. ha bu adamların beyni körelmişse o yüzden yorum yapabilme yeteneklerini ve okuduklarını anlama yeteneklerini ilerletememişlerse eyvallah ama beynini kullanmadan yazan bir kısım yazarı bir kenarda tutarak hem halen az buçuk düşünen insanlar var hem de teori hakkında atıp tutuyorlar bu ne yaman çelişki diyorum kendi kendime. siz hala var olduğunuza göre darwin haksızdı evet, bakın ben de çürüttüm lan evrim teorisini aferin bana. ***********
evrim teorisi türkiye dışındaki bütün ülkelerde irdeleniyor ve ders kitaplarında yer alıyor. evrim teorisi tanrıya zıtlık da oluşturmuyor. allah kur' an' da evrim yoktur diyor mu? hayır. adem' i dünyaya gönderdik diyor. hobbaa diye tepeden tastamam gönderdik demiyor. ali şeriati' de dine karşı din diye bir diyalektik olayı var. evrim teorisi çürütülmüştür diye bağırıp duran şimdi içerde yatan harun yahya efendi gözgöre göre yalan söylüyor. tüm dünya bilimadamları bu teorinin çürütülemediğini biliyor. teori olarak kalmasının nedeni, çürütülememiş olmasıdır. elektirik ve atom hala daha teoridir ama bakarsanız atom bombası yapılmış ve elektirik insanlığın kullanımına çoktan açılmıştır.
afet inan imzalı medeni bilgiler kitabında, atatürk; evrim teorisini ders kitabına koydurmuştu. sanıyorum 80 darbesiyle birlikte o kitap raflara kaldırılıp bugünkü bilimsel (!) kitaplar kondu yerlerine.
evrim teorisi bilimsel olarak çürütülemediğinde göre, ilerde çürütülebilinceye kadar biyolojide geçerli olan, bilimde referans alınan teori budur arkadaşlarım.
çürütülmesine dair ''tek bir bilimsel makale'' gösterilemeyecek olan teoridir. hepsi yalandır. çürütülmesine dair en ufak bir bilimsel makale bulunmamaktadır. ama evrimi destekleyen yüzlerce kitap ve makale vardır. en bilineni de kör saatçi dir. evrim karşıtları yaratışçılık iddiasında bulunmaktadırlar. yaratışçılık bilime değil, inanca dayanır. ve bilimsel bir kanıtı yoktur. sadece evrim yoktur iddiasını ortaya atar ve kutsal kitaplara göre bunun olamayacağını söyler. bilimsel argümanlarla ''efendim işte evrim teorisinde şurada hata var, bu böyle olamaz altın oran a göre'' vs. gibi iddiaları yoktur ve temelsizdir. tüm avrupa ülkelerinde ve amerika' da ders kitaplarında vardır. bilimadamları türkiye' de olduğu gibi 'bilimsel temeli olmayan' şekilde bu teoriye muhalefet etmezler oralarda. bizde evrim teorisi çürütülmüştür zannının sebebi ve sorumlusu adnan oktar' dır. adnan oktar' ın eserleri amerikan protestan klisesinin eserlerinin ''birebir'' çevrilmiş şeklidir. amerika' daki protestan klisesi de 'yaratılışçılığı' savunduğu için adnan oktar bu eserleri, belirtme ihtiyacını sanıyorum duymaksızın doğrudan almış ve türkçeye kendi adı altında bastırmıştır.
bu gidişle, "Tüm gerçekler üç aşamada oluşur. Önce alay edilir. Sonra şiddetle karşı çıkılır. Son olarak da zaten belli olan bir şey denir ve kabul edilir." sözünü haklı çıkaracak olan teoridir. ayrıca hayvandan insana nakil bu teoriye göre yapılır.
evrim hakkında tek bir kitabı açıp okuma zahmetine katlanmayanların, hakkında ''ahaha hacı maymundan gelmişiz lan'' tarzı sözümona 'geyik' yorumlar yaptığı teori.
aslında insanların düşündükleriyle kitapta yazanların arasında pek büyük bir fark olmayan teoridir. sadece olay biraz daha imkansızdır. genelde insanlar, insanın maymundan geldiğini sanır. oysa evrime göre bütün canlılığın temeli tek bir aminoasittir. daha sonraki milyon yıllar sonunda da evrimleşmek isteyen her akıllı hayvan, dağa çıkıp ultraviyole yemiştir. yalnız bu ışınların sonunda dişiler tüylerini kaybederken, erkeklere birşey olmamıştır. **
turlerin olusumunu aciklayan en mantikli teoridir, netice itibariyle teoridir . alternatif teoriler arasinda en elle tutulani olmasi itibari ile bilimseldir .
''velev ki maymundan geldik, onu da allah yaratmadı mı'' diye konuşanlara, ''o zaman allah yalan mı söylüyor, adem'den geldiniz diye'' şeklinde cevap vermek caizdir. birileri ezeli bir tanrıya iman ederken, bazıları da ezeli bir hücre'nin olması gerekliliğine inanırlar. live yourself!
kalp gözü kapalı insanların sığındığı yalan dolan. matematiksel açıdan sıfır ihtimal olarak değerlendirilebilecek bu tesadüfler zinciri masalına inanmanın başka bir mantıklı açıklaması yok.
sadece iddia edilen bir görüşten ibaret olduğunu zanneden insanların, yalnızca türkiye'de yaşadığı teoridir. bu fikirlerini de genel olarak milli eğitim bakanlığı tarafından onaylanan ortaokul din kültürü ve ahlak bilgisi kitabı ile adnan hoca tarafından yazılmış olan, doksanlarda büyük şehirlerin meydanlarında çuval çuval bedava dağıtılan evrim aldatmacası kitabından edinmiş olmaları da ilginç bir konudur.
biyoloji, biyomühendislik ve genetik bilimi okuyan insanların, bilimsel faaliyetlerini sürdürürken sürekli olarak çalışmalarını dayandırdıkları teoridir. ortada, bilimsel makaleler içeren uluslararası hakemli dergilerde gayet ciddi şekilde bu teorinin hiçbir zaman çürütülmediğine, aksine bu teorinin temel kabul edilerek canlılara yönelik pek çok bilim dalında önemli ilerlemeler kaydedildiğine dair yüzbinlerce sayfalık bilgi birikimi vardır.
ayrıca ek olarak, dogma yüzünden gözlerini sımsıkı kapatmak isteyen insanların bu davranışları sonucunda nasıl otomatikman körleştiğini kanıtlayan teoridir.*
peşin edit: bir kişi de çıkıp, evet ben nature vb. gibi bilimsel, hakemli bir dergide bu teoriyi çürüten, karşıtı olan bir makale okudum, işte kanıtı şu linkte, kitapta, dergide diye adres göstersin yahu. ne bu böyle benim babam senin babanı döver edebiyatı?
ikinci edit: genetik bilimi evrim teorisiyle doğmamıştır. ancak mitokondri ve kloroplast gibi organellerin, aslında evrimleşmeden çok önce ayrı birer hücre olduğuna yönelik bir başka teori vardır ve bunu oluşturan da kendi dna'larına sahip olup kendilerini bunun üzerinden çoğaltmalarıdır. antik yunan'da sezgisel bir tıp bilimi vardır. vücuttan çok ruhun kirlenmesi sonucu hastalanmaya inanıldığı için müzik ya da su sesiyle yapılan tedavi vardır (bkz: asklepion). cerrahiye yönelik çalışmalar, yine en fazla antik mısır'da vücudun bozulmasını engellemeye yönelik çalışan mısırlılar tarafından geliştirilmiştir; tıp bilimi mısır'da doğmuştur. evrimsel çalışmaların kanıtları, hamileliğin bir döneminde memeli embriyosunda oluşan solungaçlar ya da kuşlarda selüloz sindirimi yapan enzimi salgılayan apandisitin insanlarda hiçbir işlevi olmaması gibi oldukça basit ve somut durumlardan yola çıkılarak elde edilebilir.
üçüncü edit: önce biraz araştırma yapıp ondan sonra yazsak sözlüğe?
doğruluğu bir tek sözlük, forum, kahve gibi mekanlarda boş beleş adamlar tarafından tartışılan kuramdır. peki bilimadamı denen garip canlılar ne yapıyor diye sorarsan onlar bulgularını evrim kuramına göre yorumlayıp biyolojiden sosyolojiye, tıptan psikolojiye bir çok bilim dalındaki bir çok şeyin evrimsel yaklaşımını inceliyor. bu adamlar üniversitelerde ders verip, araştırma yapıp, milletin sözlüğe, youporn'a girdikleri zamanlarda güncel bilimsel makaleleri takip ediyorlar. bu adamlar 40,50, bilemedin 60 yaşında. o değil de 400 entry giren adam sözüm sana. bir kere açıp wikipedia'dan okudun mu evrim neymiş diye? darwin'i geç, bir kere güncel bir kaynağı açıp okudun mu? richard dawkins var mesela popüler bilimci. herkes anlasın diye basit basit, örnekler vererek açıklayan bir adam, beş on tane kitabından birini alıp baktın mı?* sen kimsin arkadaş? git bi elini yüzünü yıka, kendine gel, düşün. evrim kuramını yayarak dünyayı ele geçirmeye çalışan şeytani bilim adamları örgütü mü var, bu mudur? bestsellerlar güzel tabii ama komik olmayalım artık.