evrim teorisi

entry3508 galeri178 ses2
    276.
  1. her şeyi açıklaması beklenen teori.
    lan olum bir teori ortaya atılır zamanla şekillenir. gözü açılayamamış. eeee? açıklasaydı inanacak mıydın yani? her şeyi ona mı bağladın?

    ne adamlarsınız siz be.

    doğru olmasından bu kadar niye korkuyorsunuz? doğru çıkarsa dininizi bırakacağınızdan duyulan korku mu bu?

    halbuki bilim insanı biraz daha Allah a yaklaştırmaz mı? bizim dinimiz bilim yolunda ilerleyin demez mi? Niye bıraktınız lan Allah ın emirlerini de, türbana sardınız başınızı?

    Lan bir gün de aklı başında insanları okuyayım şurada be. yuh artık. yetti lan.

    ha yanı lafım ateistlere de. Evrime inanıp Allah a inanmamak kadar saçmalamayın kendinizle ters düşmeyin.

    Allah bize bir beyin vermiş. kullanalım diye. daha iyiye nasıl ulaşırım diye. lakin siz bu beyni baştan alıp, kıça monte etmiş, birbirinizle didişiyorsunuz.

    konuşmayla olmaz bu iş. madem doğru ya da yanlış diyorsunuz çalışın üstünde. bizim millet çok iyi. en ufak çaba harcamaz iki tane kitap beki okur tamam alim olur başımıza.

    noluyo lan? bu mu beyninizi kullanma yönteminiz? sadece lak lak. başka bir numara yok.

    sabah sabah çıldırttınız gene be.

    tartıştığınız şey kısaca bardak dolu mu, boş mu? bu durumdayken çözüm alabilir misiniz? e beyninizi seviim o zaman ben sizin. boş kafalılar...
    5 ...
  2. 277.
  3. çürütmeye çalışanların bilim adamı edalarıyla salındığı teoridir. teoridir de bakalım sen tartışma yeterliliğine sahip misin? zannedersin hepsi bilim adamı; gel gör ki ellerinde çakma bilgilerle ki hepsi teoridir, yani teorilerle teoriyi çürütmeye çalışırlar.
    çalışmadıkları yerden sorduğunuzda aval aval bakarlar suratınıza. evet evet;

    (bkz: hepimiz bilim adamıyız)
    3 ...
  4. 278.
  5. derste öğrencilerimle konusuyorduk. konu bir yerden evrim teorisine geldi.
    kopya kalp : darvine göre insanlar maymundan gelmiştir dedim.
    öğrenciler : yalan sölüyo... olur mu ...dinsiz biz topraktan geldik..
    kopya kalp : tamam siz çamurdan geldiniz.

    bu konunun söyle bir yan konusuda var. yine darvin söylevi.
    (bkz: kullanılmayan uzuvlar kücülür)
    8 ...
  6. 279.
  7. her türlü bilimsel gayrete ve hatta sahtekarlığa rağmen kanıtlanamamış teoridir. sadece teoridir ama bu durum pozitivistlerin kanun gibi yansıtmasına engel değildir. aslında konu biraz da dinsizliğe kılıf uydurmaktır. buna itiraz edecek evrimcilerden gözün evrimini açıklamaları * istenmekte ve sus-pus olmalarına neden olunmaktadır.
    1 ...
  8. 280.
  9. aksi ispatlanan kadar geçerli olan teori. ispat et aksini o zaman "ahmet teorisi" diyelim. çürütmek için uğraşmak farklı şey aksini ispat etmek farklı şey, yıllardan beridir harun yahya çürütmeye çalışıyor ama olmuyor.
    sen dinine inan, hz. adem ilk insnadır bunu kabul et. ama adam sadece insanı türetmiyor ki, balığın kuşun türeyişini örneklerle destekleyerek acıklamaya çalışıyor. ilk varoluşun yine yaratıcıdan* kaynaklı olduğunu kabul ediyor. varoluşu, gelişimi, değişimi anlamlandırmaya çalışıyor işte. ama sen bilimsel olduğu için inatla karsı cık.

    bu kadar ahkam kesen bunca insandan kacının bu teoriyi okuduğu da ayrı bir muammadır. harun yahya kitaplarındaki yanlı alıntıları okuyunca zaten insanın biyolojiye olan ilgisi düşmanlığa dönüyor. okuyup karşı çıkmak lazım değil mi?
    3 ...
  10. 281.
  11. 282.
  12. izafiyet teorisi de teoridir ama ortada koskoca bir atom bombası var dedirten teori. herhangi bir biyomühendislik öğrencisinin varolan bütün genetik modifikasyonların milyarlarca yılda gerçekleşmesini mikroskop altında dna'ları kesip biçip birleştirerek* birkaç hafta içerisinde gösterebileceği oluşum.

    avustralya ve galapagos adaları gibi coğrafi bölgelerin varlığı sebebiyle kendisini daha da hissetiren bir kavramdır.

    ayrıca ilk ortaya atıldığı andan itibaren bağnazlık göstergesi işlevi görür; adının geçtiği yerdeki insanların yaklaşımından dogmatik olup olmadıklarını kolayca ayırt edebilirsiniz.
    3 ...
  13. 283.
  14. 284.
  15. insanları maymun eden teori...
    3 ...
  16. 285.
  17. faşizm ve komunizm gibi milyonlarca insanı vahşice, hayvanca katletmiş ideolojilerin beslendiği sapık teori. günümüz bilim adamlarının bilimin yüz karası şeklinde tanımladıkları bir inanç. dinsizlerin dini.
    özellikle stalin döneminde bilim adamlarına bu teoriyi savunmaları için baskı yapılmıştır. gözü dönmüş bu diktatörler bilimden sanata kadar katliamlarını sürdürmüşlerdir. o zamanda yapılan tabloları görünce daha iyi anlayacaksınız.
    4 ...
  18. 286.
  19. insan gibi dogup maymun gibi olen darwinin kompleksi.
    2 ...
  20. 287.
  21. bir kısım insan tarafından insan maymundan gelmemiştir şeklinde basitleştirilen vede katledilen teoridir.
    2 ...
  22. 288.
  23. Bir gün çürütülüp, yerine yeni bir teori konulursa, o zaman yeni teori de çok büyük tartışmalara konu olacaktır. Çünkü, yeni teori de diğer bilimsel teoriler gibi maddesel bir açıklamaya dayanacaktır. Yine Adem ve Havva'ya yer vermeyecektir. Yine metafizik bir yapısı olmayacaktır. içinde yine mistik bir yan barındırmayacaktır. Bu teori de, bilimle hiç ilgisi olmayan binlerce kişi tarafından yalanıp yutulup ve tabiki çürütülmesi şerefine ulaşacaktır! Bu teoriden de evrenin bütün sırlarını vermesi beklenecektir.

    Bu bağlamda, sorun evrim teorisi değil, canlılığın oluşumunun bilimsel olarak ele alınmadır. Aslında sorun olarak görülen bilimsel yaklaşımdır.
    4 ...
  24. 289.
  25. kimsenin göremediği, kimseye benzemediği, heryerde olduğu gibi tesadüfen bile ortaya çıkamayacak kadar sıfır ihtimale inanmayanların inandıkları ufak tesadüf.
    2 ...
  26. 290.
  27. kimse göremez ama islamiyete de uygundur.
    3 ...
  28. 291.
  29. konu hakkında maymundan öteye gidemeyenlerin işkembeden sallamak yerine -okuduklarını anlayabiliyorlarsa- azıcık okumalarını tavsiye etmekteyim, en basitinden modern bilimde hipotez, kuram, teori kavramlarının anlamlarının değişebileceğinden bile bihaberdirler.
    eğer denildiği gibi teoriyi çürütmek o kadar basit olsaydı on dokuzuncu yüzyıldan beri onlarca bilim dalı ve binlerce bilim adamı neden bu kadar araştırma yapıp kafa yordu, ayrıca bu kadar anlamsız bir teori ise neredeyse insanlarının yüzde sekseni tek tanrıya inanan dünyada neden ilköğretim kitaplarına kadar girdi.

    bir an için önyargılarından sıyrılıp bakmak isteyenler için:

    http://www.evrim-teorisi.org/
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Evrim_kuram%C4%B1
    7 ...
  30. 292.
  31. içeriği yanlış ancak isim olarak incelediğimizde doğru olan teoridir. darwin evrim olayını yanlış açıklamıştır, bir tür başka bir türe dönüşmemektedir, ancak coğrafik ve iklim koşulları göz önüne alınırsa, buzul dönemlerinde ya da büyük doğal afetlerden sonra oluşan yeni topoğrafyada insanların vücut yapısı değişebilir. örneğin bir eskimo çölde yaşamaya başlarsa vücudu bir süre sonra oraya adapte olur, vücudu esmerleşir, ayak taban yapısı değişir, git gide bir sonraki kuşağında gözleri büyüyebilir.
    edit: eksileyecek ney vardı bre cahiller?
    1 ...
  32. 293.
  33. gelişmesini tamamlayamamış evrim isimli arkadaşımızın, insan ile maymun arası olma ihtimali.
    belirtiler mi?
    en sevdiği meyve "muz", toplum içinde kendi kıçı parmaklamak gibi eğilimleri mevcut, horman seviyesi saçı ile göğüs kıllanı arasında hiç boşlık olmamasından anlaşılabilir.
    kendi sözü üzerine "yükseklerde zıplamayı çok seviyorum" olabilir.

    ve hayır.. babasının adı darwin değil.
    2 ...
  34. 294.
  35. 295.
  36. Neredeyse kanun haline gelecek olan, buna rağmen ülkemizde halen kabullenilmemiş bir teori.
    4 ...
  37. 296.
  38. inanan inanır inanmayan inanmaz.

    öncelikle yanlış bilinen bir gerçek var. darwin insan maymundan geliyor demez. darwin insanla maymunun ortak bir atası olduğunu söyler.

    faşiszm, ırkçılık doğuruyormuş bu teori. adam basbaya genetikle ispatlanmış şeyleri öne sürüyor ne faşizm'i ırkçılığı.

    bu teoriye katılın veya katılmayın ama ırkçı faşiszm doğurdu diyenlerin, emevilerin yaptığı ırkıçılığı neyle açıklayacaklar o zaman.
    2 ...
  39. 297.
  40. çeşitli metotlarla elde edilen kanıtları, aşağıdaki gibi olan bilimsel teori.

    günümüzde en fazla kanıtı olan ve bilim dünyasında en çok kabul gören görüştür.

    "Paleontolojik(Fosil) kanıtlar:
    Paleontoloji; eski çağlarda yaşayan canlıların kalıntılarının bulunması, sınıflandırılması, dağılımı ve yaşamlarıyla ilgilenen bilim dalıdır. Canlılar ile ilgili kalıntılara fosil denir. Fosillerde yaş saptanmasında en çok kullanılan C14 dür(Yarılanma ömrü 5600 yıldır).
    Yer kabuğunun en alt katmandaki canlıların basit yapıda olduğu, üst katmanlara doğru çıkıldıkça canlıların gelişmiş yapıda olduğu, fosil araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır.

    Embriyolojiden sağlanan kanıtlar:
    Birçok türün embriyonik gelişmelerinde birbirine benzeyen evreler görülür. Çeşitli omurgalı embriyoları karşılaştırıldığında hepsinden ortak kabul edilen solungaç yarıklarının bulunması yaşamın ortak bir kökene dayandığının kanıtıdır. Ayrıca blastula ve gastrula gibi evrelerin ortak olması da bir kanıttır.
    Her canlının gelişimi sırasında evrimsel kademelerini kısa periyotlar ile göstermesine filogeni(evrimin tekrarı) denir.
    Not:Embriyo ilk olarak şube, daha sonra sınıf, takım, familya, cins ve en son olarak tür özelliği kazanır.

    Biyokimya ve Fizyolojiden elde edilen Kanıtlar:
    Evrim acısından birbirine yakın türler arasında protein yapılarının benzer oduğu; uzak olanların ise, protein yapılarının çok farklı olduğu gözlenmiştir.
    Bu durum kandaki antijen-antikor ilişkisi ile ortaya çıkar. Yakın akrabalar arasında antijen-antikor birleşmesi daha az olur. Uzak akrabalar arasında daha fazladır. Yakın akraba türlerdeki benzerlikler çok daha fazladır. Bu nedenle pıhtılaşma en azdır.

    Morfolojiden elde edilen kanıtlar:
    Canlıların homolog organlarından elde edilen kanıtlardır. Örneğin: Balıktan insana kadar bütün omurgalılar sırtta bir omur dizisi, onun karın tarafında sindirim kanalı, yerleri ve bir noktada yapılışları aynı olan böbrek, pankreas, dalak, kalp, beyin vb gibi organları taşır.
    Körelmiş yapılar evrimin bir kanıtıdır. insanda 100 den fazla bu şekilde körelmiş yapı vardır. Örneğin, apandiks(Kör bağırsak). insan besininin farklı olduğu evrelerde görev yapardı.

    Sistematik(Sınıflandırmadan)ten Elde edilen kanıtlar:
    Bugünkü sınıflandırma akrabalık, gruplar arasındaki morfolojik benzerliklere dayandırılmaktadır. Bu karşılaştırma her zaman homolog organlar arasında gerçekleşir. Bu hiyerarşik diziliş evrimin belirli kanıtlarından biridir.

    Evcilleştirme yolu ile elde edilen kanıtlar:
    Binlerce yıldan beri biz insanlar çeşitli hayvan ve bitkileri seçmiş ve beslemişizdir. Bu şekilde çeşitli adaptasyonlardan dolayı birçok varyasyonlar meydana gelmiştir.

    Parazit enfeksiyonlarından elde edilen kanıtlar:
    Parazitler fizyolojik olarak çok özeleşmiş ortamlarda yaşarlar. Dolayısıyla farklı kimyasal organizasyona sahip hayvanlarda farklı parazitler yaşar. Örneğin: Askarislerin birçok çeşidi birçok farklı canlıda yaşar. Bu da askarislerin aynı atadan farklılaştıklarını kanıtlar. Ortama uymak amacı ile uyumlar göstermişlerdir.
    Sitoloji ve genetikten elde edilen kanıtlar:
    ister bitki ister hayvan olsun, bütün organizmalar yapıları yönünden birbirine benzeyen hücrelerden oluşmuşturlar.

    Organizmaların coğrafi dağılımından elde edilen kanıtlar:
    Populasyon büyüme baskısı ile genişlemeye başlar ve bir engelle sınırlanıncaya kadar devam eder. Farklı iklim ve coğrafik koşullarda farklı türler bulunur."

    kaynak: m.e.b. 10. sınıf biyoloji kitabı
    9 ...
  41. 298.
  42. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar yüzünden milyonlarca insanı canından etmiştir. zira hitler vb. insanların yaptığı yapay seçilim insanoğlunun varyasyonlarını azaltarak (hele ki yahudiler gibi birçok coğrafyada yaşayıp birsürü varyasyonu taşıyan bir alttürü katlederek)insanoğlunun evrimine ket vurmuştur. O yüzden bir konuyu bütünüyle anlamadan onun hakkında fikir yürütümememiz hakkında tarihin verdiği en acı derslerdendir.
    (bkz: öjenikler)
    2 ...
  43. 299.
  44. beynin gözün yapısındaki görüntüyü oluşturan mekanizmayı açıklayamayan bir teoridir. görüntü sinyallerinin sinirler aracılığı ile iletilirken iki sinir ucundaki boşlukta sinyallerin kimyasal enerjiye dönüşmesinin nedenini bulamayan teori.
    1 ...
  45. 300.
  46. kendisi hakkında bilgisi olmayan insanların, nereden duyduğu mechul yorumlarla eksiklerini bulabileceklerini sandıkları teori.

    harun yahya ve samanyolu belgeselleriyle ancak bu kadar bilgi sahibi olabilirsiniz zaten.

    "Darwin'in evrim kuramının karşıtları, genellikle gözün karmaşık yapısının, kuramın temel dayanakları olan kendiliğinden değişim (mutasyon) ve doğal seçilim süreçleriyle açıklanamayacağı görüşünü öne sürerler. Darwin de insan gözünün nasıl evrildiği konusunda bir açıklama getirememişti. Şimdiyse Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuarı'ndan (EMBL) araştırmacılar gözün evrimle mekanizmasını ve kaynağını bulduklarını açıkladılar. Gözlerimizdeki ışığa duyarlı olan koni ve çubuk biçimli hücreler, önceleri beyinde yerleşmiş bulunan eski bir hücre populasyonundan evrilmişler. EMBL araştırmasını yürüten Detlev Arendt ve Joachim Wittbrodt'a göre insan gözündeki hücrelerin beyinden gelmiş olması sürpriz değil. Bugün de beynimizin derinliklerinde ışığa duyarlı hücreler bulunuyor ve bunlar günlük etkinliklerimizin ritimlerini ayarlıyorlar. Önce hayvanların beyinlerinde bulunan bu ışığa duyarlı hücreler, evrim sürecinin daha sonraki evrelerinde gözlere göç ederek ve görüntü iletme yetisini kazanmış görünüyor.

    Biliminsanları ilk hayvan atalarımızda iki tür ışığa duyarlı hücrenin varlığını belirlemiş bulunuyorlar. Bunlar, rabdomerik ve cilial (kamçımsı) hücreler olarak sınıflandırılıyorlar. Hayvanların çoğunda rabdomerik hücreler gözlerin bir parçası haline gelirken kamçımsı hücreler beyindeki yerlerini koruyarak biyolojik saatleri düzenleme işlevini üstlenmişler. insanlar ve öteki omurgalılardaysa bunun tersi olmuş ve gözde yerleşen kamçımsı hücreler koni ve çubuk hücrelerine dönüşmüşler. Araştırmacılar göz oluşumunda evrim sürecinin izini, "yaşayan bir fosil" olarak tanımlanan Platynereis dumerilii adlı deniz kurtçuğunu inceleyerek bulmuşlar. Bu kurtçuk 600 milyon yıl önce yaşamış olan atalarından hala çok farklı değil. Bu canlıya ayrıca böceklerle omurgalıların son ortak atası gözüyle bakılıyor. Arendt bu hayvanın daha önce başka bir araştırmacı tarafından çekilen beyin görüntülerini gördüğünde, beyin hücrelerinin insan gözündeki koni ve çubuk hücrelerle olan benzerliği dikkatini çekmiş. Araştırmacı bu hücrelerin aynı evrimsel sürecin ürünü olabileceğini düşünmüş. Daha sonra, EMBL'den başka araştırmacıların yardımıyla Platynereis dumerilii 'nin beynindeki hücrelerin "moleküler parmakizleri" başka hayvanların beyinlerindeki ışığa duyarlı hücrelerle karşılaştırılmış. Hayvanın beynindeki opsin adlı ışığa duyarlı bir molekülün, omurgalı gözlerindeki çubuk ve koni hücrelerdeki opsinle olağanüstü benzerlik gösterdiği ortaya çıkmış. EMBL araştırmacılarından Kristin Tessmar-Raible, "bu omurgalı tipi molekülün Platynereis dumerilii beyin hücreleri içinde etkin olduğunun görülmesi, bu hücrelerle omurgalı koni ve çubuk hücrelerinin ortak bir moleküler parmak izine sahip olduklarını ortaya koymuş bulunuyor. Bu da evrimde ortak bir kaynağın kanıtı. insan gözünün evrimiyle ilgili büyük bir bilmeceyi çözmüş bulunuyoruz" diyor.

    EMBL araştırmacıları, Science dergisinde yayımladıkları bulgularının sonunda hayvanlarda ışığa duyarlı hücrelerle gözlerin evrimi konusunda şu senaryoyu öne sürüyorlar.

    ilkel metazoalarda ışığın varlığını belirlemek ve ışıkla ilgili zamanlama işlevlerini (biyolojik saat) yönetmek için bir atasal opsin kullanan tek bir tür ışığa duyarlı hücre öncülü bulunuyordu. Prebilateryen (anatomide ikili simetri oluşmuş hayvanlardan önceki) atalarda opsin geni, c-opsin ve r-opsin adlı genlere dönüştü ve böylece öncül ışık algılayıcı hücrenin kamçımsı ve rabdomerik denen kardeş hücre türlerine farklılaşmasına yol açtı. Rabdomerik ışık algılayıcı hücreler, pigment hücreleriyle bir araya gelerek ilkel gözleri oluştururken, kamçımsı hücreler de evrilen beynin bir parçası haline gelerek yönsüz ışık tepkisi işlevini yüklendi. ikili simetrik anatomiye sahip hayvanlarda, örneğin günümüze kadar gelmiş Platynereis'te bu atasal düzen hala görülüyor. Omurgalılara uzanan evrim çizgisinde her iki tür ışık algılayıcı hücre, evrimleşen retinaya yerleşti. Rabdomerik ışık algılayıcı hücrelerine, gangliyon hücrelere dönüşerek görüntü işleme sürecinde farklı bir işlev üstlendiler. Omurgalı gözünün evriminin önemli bir özelliğiyse, ışık algılama görevini üstlenenlerin rabdomerik değil, kamçımsı hücrelerin, yani çubuk ve konilerin olmasıydı. Dolayısıyla omurgalı hayvanların gözleri, farklı evrimsel tarihleri olan farklı ışık algılayıcıları kapsayan bileşik bir yapıyı temsil ediyor."

    SCIENCE, 29 Ekim 2004
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük