Ortaya çıktığı zaman tonla yanlışla dolu teoridir.
bunu işin uzmanları bilir ve söyler zaten.
O günkü kısıtlı imkanlarda darwin birçok yer gezmiş ve teoriyi geliştirmiştir.
Ve varoluşu anlamlandıran başka türlü de bir "bilimsel " kuram yoktur.
Allah yarattı bilimsel değildir.
Bilim kanıtlanabilir veriler üzerinden gider.
Öyle olduysa bi düşün kesin böyle olmuştur yahu gibi bir anlayışı kabul etmez.
Ki çevremizde gördüğümüz birçok şey canlılığın nasıl çeşitlendiğinin kanıtıdır.
Kaldı ki evrim darwin'in farkettiği bir olaydır. Tıpkı yerçekiminin farkedilmesi gibi.
Taksonomi bilimi evrimden çok çok öncelere dayanır. fakat evrimle yeniden şekillenmiştir. kedi ile aslanın, patlıcan ile tütünün yakınlığını da evrim açıklar.
Bugün at ile eşek arasındaki bir yakınlık olduğunu biliyorsak bunların ortak atadan geldiğini inkar edemeyiz.
Hayvanlarda kabul ettiğimiz bu yakınlıkların insanda olmadığını iddia etmek de ayrı bir kafa gerektirir.
ki aklı başında din alimleri islamı evrime uydurma peşindedir bugün.
Türkiye'deki bilgi kirliliği ve araştırmayı bilmeyen insanımız birleşince, milletimizin kafasını allak bullak eden teori. Eskiden beri dinin etkisiyle birlikte yaratılmış algılar yüzünden objektif bakamayanların sayısı da hayli fazladır bu teoriye.
Oysa ki temel mantığı basittir. Fizik teorilerine benzemez. Ancak maalesef bu teori üzerine düşünce üretmeye çalışan dindar insanımız, daima kendi inancıyla birlikte düşünmeye çalışır, bilgi türleri birbirine girer ve işler karışır...
Bilimin farklı bir kulvarda çalıştığını ve bu kulvara girdiğimizde, sağ duyularımızı ve inançlarımızı artık geride bıraktığımızı bilmemiz gerekir.
Bu noktada teist birey için geriye 3 seçenek kalır:
1) Bu konuda bilgi eksiğim var. Bu yüzden tartışabilmem kolay değil. Bilime de saygım var ancak ilgilenmiyorum.
2) Evrim teorisini araştırdım, öğrendim. Kendi inancımla bağdaştırmayı da başardım. Bence bir çelişki veya sıkıntı yok.
3) Bu bilimsel gerçeklerin benim inandığım dinle çeliştiğini düşünüyorum. Bundan sonra dinimi ve evrimi daha fazla sorgulayacağım. Çünkü ben gerçeği arayan biriyim.
Canlılardaki adaptasyon buna örnektir. Kutup ayısının beyaz olması mesela. Karda kamufle olmasını sağlar. Ama ormanda yaşayan ayı siyah olur. Karın rengi yeşil olsa kutup ayısıda yeşil olurdu.
papa efendi tarafından bile kabul edilmiş gerçektir... dindarlar çaresizce kabulleniyorlar inkar ettirmek uğruna milleti çarmaha gerdikleri gerçekleri...
edit:bazı arkadaşlar engizisyonun evrimi savunanları çarmaha gerdiğini iddaa ettiğimi sanmış... böyle bir şey yok... evrim teorisi ortaya atıldığında avrupa çoktan klise baskısını yenmiş bulunmaktaydı... ben bu ifadeyi klisenin bilime karşı önceden yaptığı müdahale ve zulümleri anlatmak için kullandım...
En basta dindarlarin neden reddettigini anlamadigim teoridir. Kuranda evrelerden bahsediyor. Ayrica her varligin her varlikla ortak noktasi var. sempanze ile genetik sifrelerimizin %99'u ayni. Hatta bilmem kac haftaya kadar domuz ve insan embriyosu ayird edilemiyor. Ulan bildigin tasta kayada kalsiyum var vucudumuzda da var. hatta su molekulleri uzaydan gelme yani bi bakima uzayli da sayiliriz.
Bu dinciler bu mevzuya niye bu kadar tepkili anlamis degilim. Merak etmeyin la evrim teorisi ibadethane acip para toplamayacak mevzu buysa rahat olun.
dindarların bu tip teorilere karşı çıkma sebebi, araştırmacı olmamaları, hatta bunu sevmemeleri. yahu ne gerek var bunlara. namazını kıl, arada haç çıkar, tamam bitti gitti işte. hayatlarının anlamı bu kadar.
Avamın kendi kendine tartıştığı biyolojinin kabul ettiği teoridir. Vardır ya da yoktur gibi iddialar yerine "nasıl ve neliği" üzerine iddialar atılmaktadır ortaya. Materyalist de düşünülse idealist de tahayyül edilse evrim vardır ve bunu yaşıyoruz.
Evrim değil adaptasyon demek daha mantıklı aslında buna. Sonuçta ortak atadan gelenlerden beynini kullanabilen insan giderek alet kullanma yeteneği dil vs gibi şeyleri ürettikçe ve ömrü uzamaya başladıkça doğaya adapte oluyor.
Teoride çok fazla yanlış bulunmaktadır. Yaşamın suda başlamış olması buna örnek gösterilebilir. Sözlükte herkes bir bilim adami zaten henry le chatelier kanununu bilmeyen yoktur. Kimya kanunlarına göre(basitçe açıklıyorum) tepkimede ortaya çıkan maddelerin oluşturduğu bir ortamda o tepkimenin gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır. Aminoasitler birleşirken su açığa çıkar ve bu su içinde gerçekleşmesi malum sebepten neredeyse imkansızdır, kaldi ki bu tepkimelerden milyonlarca gerçekleşmesi gerekmektedir ve böyle birşey mümkün değildir. Dünyanın ilk evrelerindeki atmosfer yüzünden radyasyondan dolayı herhangi bir organik maddenin karada oluşma olasılığı da yoktur.
kabul edip etmeme gibi bir zorunluluğu yoktur ancak karşı çıkılacaksa da hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. moleküler biyoloji, mikrobiyoloji, populasyon genetiği, hayvan coğrafyası ve daha bir çok biyoloji alt bilim dalı evrim teorisini besler, aslında evrim biyolojinin kendisidir.
maymundan gelmek, maymuna gitmek gibi en çok karşı çıkılan olaylar sadece insanın sosyolojik evrimine ters düştüğü için reddedilmektedir. aslında amaç dinden çıkmamak değildir, maymunluk olayları insanı rahatsız etmektedir. aynı şekilde insanın memeli hayvan olmadığını iddia edenler de mevcuttur, e o zaman orta kulaktaki 3 kemik neci oluyor, süt bezleri neci oluyor ki bunları da kendimize sormak lazımdır. insan memeli hayvandır lafına karşı çıkılmasının tek nedeni sosyolojik evrim sürecinde "hayvan" lafının kötü bir sıfat haline bürünmesidir, halbuki bir bilseler mevzubahis memeli hayvan, yolda yürürken;"hop önüne baksana la heyvan" türünden bir hayvan değil...
gelelim evrime. dinden çıkma korkusu felan dedik tamam, din duygusal, evrim bilimseldir demedik ama demiş olduk. şunu diyelim bilim doğa üstü olmayan sebeplerle bütünlemesine analiz ve irdelemeler ister. evrimi kabul edin veya etmeyin o size kalmış birşey ama bu bilimin önünü tıkamak büyük ayıptır. dinde birşeyi sorguladığınız zaman dinden çıkarsınız ama bilimi sorguladığınız zaman "bilimden çıkma" diye birşey yoktur, aksine daha çok yol alırsınız.
ayrıca evrime inanılmaz çünkü inanma olayı duygusal bir olaydır, dine inanılır,efsaneye inanılır,rivayete inanılır vs... evrime inanılmaz, evrim kabul edilir. gerçi başta da söylediğim gibi kabul edip etmemesi size kalmış.
evrim teorisi kanıtlanamaz, örneklenemez ve dolayısı ile yanlıstır. öyleki, Bilim insanının pragmatik olduğuna ve yeni bir teori ileri sürülünceye kadar eskisinden memnun olduğuna dikkat çeker.
Darwin’in de bu şekilde düşündüğünü ve Evrim Teorisi’nin, matematiksel deliller gibi mutlak olduğunu ileri sürmediğini; bu
teorinin, türlerin ayrı ayrı yaratılışından daha muhtemel olduğu için kabul edilmesi gerektiğini söylediğini belirtir. Ernst Mayr, Evrim Teorisi’nin bilimsel kriterleri karşılamadığı eleştirisinin farkındadır ve alternatif görüşlerden daha muhtemel olduğu temeline dayandırarak eleştirileri bertaraf etmeye çalışmaktadır. Oysa gördük ki, Evrim Teorisi ile olasılıkçı bir öngörü bile yapılamamaktadır; o zaman bu teorinin alternatiflerine karşı daha muhtemel olduğunu söyleyecek bir temel bulunamaz. Gözlenen canlılar ve fosiller, alternatif teorilerce de açıklanabilmektedir. Ernst Mayr’ın bilime yaklaşımını tamamen doğru kabul etsek bile, vardığı sonucu doğrulayacak hiçbir kriter gösterememektedir. Evrim Teorisi’nin daha muhtemel olduğunu söylemekte, fakat bunun nasıl anlaşılacağını ortaya koyamamaktadır. Bir teorinin mutlak olduğunu söylemek kadar daha muhtemel olduğunu söylemek de eğer sınanabilen bir iddia olursa -yanlışlanmaya açık olursa- bir değer taşır. Mayr’ın ortaya koyduğu kritiği kabul etsek ve rakip teorilerle Evrim Teorisi’ni yarışa soksak, en iyimser bakışla 0,5’den (1 üzerinden) daha büyük istatistiki bir değeri Evrim Teorisi lehine elde etmeliyiz ki rakip teorilere karşı üstünlüğünü iddia edebilelim. Oysa böyle bir düzenek ve de böylesi bir veri Evrim Teorisi, Felsefe ve Tanrı gösterilememektedir. Darwinizm’in gözlem verilerine dayandığı veya alternatiflerinden daha iyi olduğunun iddia edildiği her seferinde, ya doğal seleksiyonun varlığı ispat edilmeye çalışılmakta veya tür içi değişiklikler veya coğrafi bir alanda izole olan türün farklılaşması vurgulanmaktadır. Oysa doğal seleksiyonun veya böylesi değişikliklerin varlığı, daha önce de açıkladığım gibi Evrim Teorisi’ni rakiplerinden ayırt edici özellikler değildir. Ernst Mayr’ın iddia ettiği gibi, Evrim Teorisi’nin rakip teorilere üstünlüğünün ortaya konabilmesi için, doğal seleksiyonun ve türün mutasyon, izolasyon gibi faktörlerle yaşadığı değişikliklerin; yepyeni özellikleri olan türlerin, cinslerin, familyaların oluşumuna sebep olabildiğinin gösterilebilmesi gerekir ki hiç kimse bunu başaramamıştır.
Darwin, teorisi tümevarımcı bir yöntemi takip ettiğini, peşinen bir hipotezi öngörmediğini, gözlemleri neticesinde Evrim Teorisi’ne vardığını söylemek ister. Sonradan, tümevarım hakkında felsefî itirazlar Darwinizm’e yöneltilince, Darwinizm’in aslında ‘hipotezli tümdengelim’ metodunu takip ettiği söylenmeye başladı. Buna göre önce hipotez ileri sürülür, sonra bu hipotezin doğru olup olmadığını test etmek için gözlem ve deney yapılır. Oysa bu metot kabul edilir bir metot bile olsa, ancak alternatif görüşlere karşı üstünlük sağlanırsa anlamlı olabilir. Fakat Evrim Teorisi yanlışlanmaya açık sınamalara giremediği için, alternatif görüşlere göre üstün olup olmadığını da gösterememektedir. Bilimsel olmanın kritiğini ister tümevarımcılıkta, ister hipotezli-tümdengelimcilikte, ister matematiksel veriye dayanmakta, ister yanlışlanabilir olmakta, ister öngörü gücünde, ister olgusalcılıkta arayalım, istersek Evrim Teorisi’ni tarih bilimi gibi doğa bilimlerinden ayrı bir sınıfa koyalım; bu teorinin alternatif teorilere göre neden kabul etmemiz gerektiğine dair objektif bir kriter ortaya koyamazsak, Evrim Teorisi’nin bilimsel kriterleri karşıladığını söyleyemeyiz.
anne babasının maymun olduğununa inananların savunduğu tezdir. e be akıllı insan, bizim mahallenin delisi, deli yaşo, maymuna benziyor, 500 sene sonra kemiklerini bulup demeyecekler mi bi manymundan gelmişiz?
günlük "teori - hipotez - bilimsel gerçek - bilimsel kanun arasındaki fark" entryimze hoş geldiniz.
yer çekimi için yazıyorum :
yer çekimi hipotezi : nesneler agır oldugu için değil, yer küre çektiği için yere düşüyor.
yer çekimi - bilimsel gerçektir : bıraktığını şey yere düşer. dünya çeker.
yer çekimi teorisi : bıraktığın şeyin nasıl düştüğünü açıklayan teoridir. şöyle olur böyle olur der.
yer çekimi kanunu : bıraktığın şeyin yere düşerkenki hızını vs hesaplamaya yarayan matematiksel formüldür.
teori ispatlanınca bilimsel gerçeğe terfi etmez. kanuna da terfi etmez. bunlar tamamen farklı şeyler.
evrim için :
evrim hipotezi : canlıların doğumdaki farklılıklarından etrafa daha iyi adapte olanlar, genlerini sonraki nesillere daha iyi aktarabilirler. bu da zaman içerisinde türlerin canlıların değişmesine sebep olur.
evrim - bilimsel gerçek : gerek fosil kayıtlarında, gerek genetikte, gerek lab ortamında mikrobik canlılarda olsun evrim süreci gözlemlenmiştir. bildiğin baktık mı görüyoruz yani.
evrim teorisi : evrim sürecinin nasıl işlediğini açıklayan bilgiler toplamı. yeni delillerle sürekli değişir, gelişir ama canlıların milyar yıl önce mikrobik organizmalardan bugünkü kompleks canlılara yavaş yavaş değiştiği sabittir.
evrim kanunu : diye bişey yoktur, zira matematiksel olarak bir türün ortama nasıl adapte olacagını hesaplayamazsınız. hayvanını boyuyla kilosunu carpayım, ortamdaki agacların sayısına böleyim böylece kulagının boyunu bulayım gibi bişey olmaz. bu sebeple evrim kanunu diye bişey yoktur.
Evrim teorisi gerçektir ve din de bunun aksini söylemez.
Din insanın topraktan yaratıldığını söyler, evrim teorisi de bunu kabul eder.
Allah'ın en büyük nimeti beynini kullanmayı sevmeyen, mecazi anlatım nedir bilmeyen, anlatılanın ne anlatmak istediğini düşünmekten aciz düz insan; topraktan yaratılan insanın çamurun içinden 10 dakikada çıkıp üzerindeki çamuru temizleyip namaz kılmaya başladığını zanneder.
Evrim teorisi insanın topraktan oluşumunu, yıldızın içindeki nükleer reaksiyonun maksimum seviyede atom çekirdeklerini eritip birleştirmesiyle oluşan karbon atomundan milyonlarca yıllık değişim süreci ile açıklar.
zamanı yaratan yaratıcının zamandan bağımsız olduğunu idrak edemeyen şahıslar bu ikisinin farklı şeyler olduğunu düşündüğünden çıkan gereksiz bir çatışma vardır ortada.
evrim teorisinin en büyük kanıtı inkar edilemez şekilde her yeni kuşağın bir önceki kuşağa göre daha zeki ve daha becerikli olmasıdır.
aşırı bilimciler evrim teorisini rastgele seleksiyona bağlarken allah'ın kendi kendini geliştiren bir sistem yaratabilecek kadar güçlü olduğunu görmezden gelir.
aşırı dinciler ise fizik kanunlarını da allah'ın yarattığını ve evren üzerinde kendi tercihi olarak bu kanunlara bağlı kalmayı seçmiş olmasını görmezden gelirler.
ikisi de farklı kollarda sabit fikirlilik ve cehalettir.
adnan oktar'dan alıntılar yaparak saçmalayanların dediklerinin zerre kıymeti harbiyesi yoktur.
hayır, yurdum dindarı ilginçtir... onlara kalırsa yeryüzünde sıkı dindar olan bir tek kendileri vardır!.. misal, papa'nın hıristiyanlığa kendilerinin islam'a bağlılıklarından daha çok bağlılığı olduğunu bile kabul etmezler. üstelik söz konusu şahıs katolik mezhebinin papazlara dayattığı bekaretini koruma şartını yerine getirmiş, ömrü boyunca dini için çalışıp, çabalamış olmasına rağmen!...
sanıyorlar ki papa bir cihangir entelidir!.. ey cahiller, durum hiç de sandığınız gibi değil. papa'nın evrim teorisini entellik olsun diye gönül rızasıyla kabul etmiş filan değil. papalığın bilimsel gelişmeleri izleyen özel bir kurulu var. o kuruldaki papazlar din eğitiminin yanı sıra bilimsel eğitim de almış seçkin kişiler. papalığın pes etmesinin sebebi, ilgili bilimsel tespitleri izleyen söz konusu kurulun raporlarının evrim teorisini reddetmenin gerçekçi olmadığını ifade etmesidir.
en başta şunu söylemek isterim ki teoriler kanunları açıklar. onun için önce kelimelerin anlamını bilmek gerek. zaten bilimde kanun diye bir şey de yoktur. yerçekimi kanunu ne peki diye soracak olan varsa onlar kanun değil teoridir fakat yüzyıllar boyu yanlışlanamadığı için artık kanun gibi görülmektedir. yerçekimi kanunun ise doğruluk ihtimali %99.9' dur ama %100 değildir olamaz da. çünkü bilim ilerledikçe bugün büyük ölçüde doğru olduğunu düşündüğümüz teoriler yanlışlanabilir. onun için bilimde kanun değil teori vardır ve bu teoriler ise olayı açıklar. umarım olayı anlatabilmişimdir.
evrim teorisi konusuna gelecek olursak herkesin bilir bilmez bir şeyler salladığı konu. bazısı anasının babasının maymundan geldiğini düşünenler falan var demiş. bir defa hiç bir evrimci maymundan geldiğimizi söylemedi. maymunlar ile ortak atadan geliyoruz. anlayacağın dilde anlatmak gerekirse yol ayrımına kadar beraberdik sonra onlar sola bizler sağa gittik.
şimdi yanlışlamaya çalışanların acizliğini görüyorum. hayatında bir kere laboratuvara girip bu konu hakkında araştırma, deney falan yapmamış gelmiş burada sallıyor. arkadaşım bilimde tezlerin gelişimi şöyle olur; ortaya bir hipotez atılır. bütün bilim adamları onu çürütmeye çalışır ve çürütürlerse başarısız olur ama eğer çürütülemezse -150 yıldır çürütülümeyen evrim teorisi gibi- artık teorileşir.
ara tür gösterin diyen arkadaşlar olmuş. nolur bunu söyleyen insan böyle başlıklar altına entry girmesin. en çok bu lafa kızıyorum "ara türler nerde ara türler ??". zaten dünyadaki tüm canlılar bir ara türdür. şimdi kafan almadı tabi şöyle açıklayayım; tüm canlıların genetik hataları vardır. bu genetik hatalar sonucu zaten farklı fizyolojik ve biyolojik özelliklere sahip oluruz. bu genlerimizi diğer bir sonraki nesillerimize aktarırız. aslında herkes bir ara türdür ve böylelikle ufak tefek değişimlerle neslimizi devam ettiririz. oyunların seviyeleri gibi düşünme bunu. easy,middle,hard,expert diye ayrılmıyor. ufak ufak değişiklerle. çünkü hiç bir canlı biyolojik ve fizyolojik olarak birbirinin tam manasıyla aynısı değil. bu durumda ne oluyor? zaten herkes bir ara geçiş formu oluyor.
islam dinini reddeden bir teori değildir. yaratılış fikriyle de çelişmeyebilir. kuran'da yaratılış olayı detaylıca anlatılmamıştır. onun için yaratılış fikriyle çelişir veya çelişmez diyemeyeceğim. zaten çelişse de yapacak birşeyiniz yok. evrim teorisi 150 yıldır çürütülemedi ve bundan sonra da çürütülebileceğini hiç sanmıyorum. en azından bugünümüz ihtimaliyle %99.9 doğrudur. %100 değildir çünkü bilimde kesin yoktur.
canlılığın varoluşu hakkıında birkaç yorum yapan arkadaş olmuş. bu konu evrim teorisinin alanına girmez abiyogenez teorisinin alanına girer. biyolojik evrim ile kimyasal evrim farklı şeylerdir.
bu yüzdendir ki yeni başlayacaklar için önce abiyogenez teorisini, ondan sonra evrim teorisini araştırmalarını tavsiye ederim.
ayrıca abiyogenez'de mantıksız bir durum yoktur. mantıksız olan da spontane jenerasyon'dur ki zaten çürütülmüştür.