olursa güzel ama olmazsa namusu koruyabiliyorsan zorlamanın bir anlamı olmayan durum. eğer ki kişiler gerçekten birbirlerini seviyorlarsa aşkı öldürmez.
evlilik sabır işidir çünki kızlar çocuk gibidir. yalan deyil aynen çocuk gibidirler. aynı bir çocuğu avutur gibi karınızı avutmanız lazim allah sabır ihsan eylesin diyorum,.
ülkemizde görevini en yanlış icra eden müessese. evlilik dediğin ne. bir hayatı paylaşmak değil mi? mutlu,hayırlı,vicdanli insanları birlikte yetiştirmek değil mi? sadakat değil mi temeli, güven değil mi? kim kime ne kadar güvenir oldu ki? evlilik iki kişilik bir yalnızlık değil mi? neden herkes kendince yalnız, yaşlısı genci? mesela ben, inancım olmayan bu kurumla pek ilişiğimin olacağını düşünmezken şu an bir kurtuluş yolu olarak görüyorum. birçok insan bir şeylerden kaçmak için evleniyor ve bir mutsuzluktan başka bir mutsuzluğun kollarına atılıyor, bir yalnızlıktan başka bir yalnızlığa. başka türlü olmalı, çok başka.
çocuk iken yeşil kaplı bir dilek kutum vardı, gerçekleşmesini istediğim dilekleri yazar kutuma atardım. bi gün annemin sandığını karıştırdığımda beyaz tül gibi bir şey buldum, adı duvakmış. annem duvağını başıma koyup, bir gün sen daha güzellerini takacaksın dedi. aynanın karşısında saatlerce kendimi izlemiştim, gece uyumadan önce dilek kutuma "bir gün çok mutlu gelin olmak istiyorum" yazıp kağıdı kutuya attım.
yıllar geçti, kocaman kız oldum. ben büyüdükçe evlilik büyüsünü kaybetti, kaybettirdiler. ben sevmeye çalıştıkça, evliliği iş anlaşmasına, fakirlikten kurtulma yoluna çevirdiler. bi gün ailem aldı beni karşısına ve dedi ki : boş ver aşkı, para ev araba önemli. sonra alışırsın, kurtar kendini. kuzenlerin zengin, sen daha zengin ol, aşkla mutlu olunmuyor paranın miktarı önemli.
dinledikçe ağladım, ailemin esas da annemin sözleri kahretti beni. yıllar önce duvağını takıp güzel sözler söyleyen kadın, şimdi kızını bilmeden kurban ediyor. aslında ona kızmıyorum, çok çekti yokluğun kralını yaşadı. mutlu olacağımı sandığı için söylüyor bunları, tek çabası evladının iyi hayat yaşaması.
odama gidip yıllardır açmadığım dilek kutumu aldım, içinden evlilik dileğimi alıp yaktım. çünkü hayat benim masum ve aptalca dileğimden çok daha zor..
çevremdeki insanların tecrübelerine bakarak düşünüyorum da, insanlar neden evleniyor çok merak ediyorum. genç yasta evlensen bir anlık hevesi aşk sanıp, anlaşamayacağın biriyle evlenerek hata yaparsın, sonra çok pişman olursun. 30larında evlensen geç kalmışsın diye bakarlar, hemen çocuk yapalım muhabbeti döner. sadakat en önemlisi. bir süre sonra sıkılmadan, birbirine saygı duyarak, severek, sıkıntıya sokmadan devam ettirmektir, hayatı paylaşmak, hayat arkadaşı olmaktır. ne çok büyük aşkla ne de tamamen mantıkla yapılmalıdır. hem anlaşacaksın, sıkılmayacaksın, hem saygı duyacaksın, hem dürüst olacak, hem aldatmayacak, hem de yatakta iyi olacak. ooo, ölme eşşeğim ölme. bu arada, kimle bir şeyler yaşasam, paylaşsam, adamlar koşa koşa evleniyor. benden 2 yaş büyük olan eski sevgilimin çocuğu bile olmuş. bir tanesi o kadar kolay evlenip boşanmıs ki,bana bile evlenirim ben seninle diyordu. ha, bu salak kafamla, evlenir miydim, koşa koşa evlenirdim ama, pat diye evlenip pat diye de boşanırdık. bir tanesi de 40 tas suyla kırklanıp, akça pakça olup mantık evliliği yapacakmış.iyi. Gitsin. ilerde, üç odalı evinde sıkıldığında beni düşünmeyecek mi? Yazık.
neyse konumuza dönersek, eski zamanlardaki evliliğin sırrı, sanırım kırılan şeyleri atmak değil de onarmak. fedakar olmak. o zaman bir birlikteliği kotarabiliriz belki de.
Doğru insan ve doğru Zaman ikilisi yakalandığında insana Çok şey katan, tutturamadığında ise insanı insanlıktan Çıkartan bir olay. iyi düşünüp doğru karar vermek gerekli insanın tekrar kazanamayacağı tek şey Zaman ...
30 yaş altındaki bir erkeğin kendine yapabileceği en büyük kötülüktür. Bir erkek en erken 32-33 yaşlarında evlenmeli. Şimdiki kadınların saçmalıklarına katlanabilmek ve sabredebilmek için belli bir olgunluğa ulaşmak gerekiyor. Evlilik kadınların erkeklerden talep ettiklerine ve kadınların anlamsız davranışlarına katlanabilme sanatıdır.
hani 'hastalık yoktur, hasta vardır.' denir ya tıpta her hastalığın her kişide aynı özellikleri taşımayabileceğini vurgulamak için; evlilik de bir nevi bu tanıma uyabilir. iki kişinin hayata karşı 'artık beraberiz' demesidir ve gerçekten 'evlilik yoktur, evliler vardır.'