şu anki kafama göre hiçbir aklı başında bünyenin yapmaması gereken eylem.. görüyorum etrafta, daha tazecik evli-vıcık vıcık sevgi ilişkileri.. midem bulanıyor.. doğru tuvalete!
şu genel kuraldır ki; insanlar hayatlarının adamlarına/kadınlarına aşık olup, eh-idare eder-normal derecede bir adam/kadınla da evlenirler.. istisnalarını gözümle tek tük gördüm ve buram buram tek taraflı aşk kokan ilişkiler oluyor bunlar da..
günümüzde neden evleniyor millet o da anlayamadığım birşey.. küreselin ısınması, dünyanın sonu diye bas bas bağırıyor insanlar.. siz ne diye çoluk çocuğa karışıyorsunuz daha?! -buradan günümüz evliliklerinin çocuk üzerine kurulduğu çıkarılsın bir zahmet-
yaptığım gözlem vesairin neticesi ne oldu dersiniz?
otuzunu geçkin bekar beyfendi sayısı, bekar hanfendi sayısından az.. bir de kadınlara evlenme meraklısı derler! oysa en özgür adam bile belirli bir yaşa gelince, kendince en mantıklı şeyi yapıp, evlenip çoluk çocuğa karışır.. evleneceği kadını seçerken ise kalbine göre değil de mantığına göre davranır.. kendi denginde, sorunsuz, kendisini seven, iyi bir anne olabilecek kapasitede bir kadını tercih eder.. gençliğinde köpekler gibi aşık olduğu kadını değil! ayrıca zamanla sevecektir de işte bu kadını.. en azından alışacaktır.. hem kadın, adamı sevsin yetmez mi? erkek dediğin sevgisini belli eder miymiş canım?!
bu bağlamda kadınlar daha cesur oluyor bekarlık konusunda.. üstelik ülkemizin bazı kesimlerinde otuzunu geçmiş ve bekar kimselere -özellikle bayanlara- başka bir göz ile bakılıyor.. o göz nedir derseniz, acıma duygusuyla karışık bir gözdür..
çünkü bekar insan, ileride herkes torunlarını severken yalnız kalacak olandır.. ileride herkes torunlarının yanıbaşında vefat ederken, köhne ve yalnız bir evde ölecek olandır.. hı, bir de çocuk sahibi olmanın verdiği imtiyazlı duygudan -erdem mi diyorlar ne--- mahrum kalacak olandır.. yazık değil mi şimdi ona?!
eğer ki bana "yok sen yanıldın, biz çok aşığız, ondan evleniyoruz" dersen ayrıca bir gülerim sana..
ne aşkı allah aşkına?!
insan bu.. sözünde durmuyor.. lanet olsun ki gelip yüzüne "senden sıkıldım" bile diyor.. demese bile hareketleriyle gayet güzel ima ediyor..
sonra ilişki tek taraflı bir aşk olup çıkıyor.. tek taraflı aşk.. çok acı tamam..
gel bunu bir de, yirmidört saat beraber olduğun, evlilik müessesinin diğer üyesiyle yaşa..
o daha fena!
bir de bir zamanlarki özgür ruhunuzu -sözde- ruh eşinizinkine ortak edip, resmen kapana kapatıyorsunuz ya..
o daha da fena!
bir imza bir cinayete sebep olur mu?
oluyor işte..
özgür ruhları, toprağa bağımlı hale getiriyor..
hı, eğer derseniz "yok ben özgür değildim.. sadece özgür ruhlara dair yalanlarla beslendim"
o zaman lafım yok size..
zor bir karardır...
ben bu adamla nasıl bir ömür geçireceğim diye evlilik tarihinden bir ay önce ayrılanlar vardır.. evlilik kararı almak karşıdaki kişiye farklı bakmaktır artık, kişinin gerçek yüzünü görmektir, şu soru gereklidir bu durumlarda: son kararım mı?
her sabah aynı yüzü görmenin vereceği tedirginlik. kavga edince höt diye boşanmamak gerektiğini algılaması gereken bünye, doğru seçimi bir türlü yapamamaktadır maalesef.
insanlar arası bir reaksiyon,(reaksiyona katılan ürünler; bir damat adam, bir gelin kadın, terlik, havlu, diş macunu tüpü, ajanda, çeşitli alışveriş merkezlerinden hediye çeki, bol bol sen beni anlamıyosun ve ilgilenmiyosun formatlı kelime öbekleri) birde ürünü bebek olursa tadından yenmiyor.
hayattaki gerçek zorluklarla tanışma anıdır. ileride boşanılsa da, gerçek bekarlığa dönüşü olmayan bir yola sapmaktır. yeni bir aşk ve yeni bir evlilikte; kadın olsun, erkek olsun, bir suç gibi karşısına çıkarılan, eksiklik sayılan yasal birlikteliktir. bekarlık, kocaman bir caddeyse eğer, evlilik daracık sokaklara sapmaktır. evlilik sonlansa da, o caddeye giriş kapanmıştır. bundan sonrası, yan sokaklar ve belki de patikalardır.
mortıc kredisi kullanarak biraz da ondan bundan borçla peşinat ayarlayıp yirmi yıllığına yarınlarını hacze uğratmaktan çekinmeme kararlılığıyla daire sahibi olmaktır.
özellikle hukuk sistemlerinin evlilik birliğini ne olursa olsun korumak ve boşanmayı aşırı bir şekilde zorlaştırmak yönünde yaptıkları düzenlemeler gözönüne alındığında asla gerçekleştirilmeye niyetlenilmemesi gereken olgu...
erkek kişinin hayatının son bulduğu birleşme...
Birbirine seven ve asla kaybetmek istemeyen iki insanın artık ayrı değil,aynı hayatı yaşamak istemeleri sonucunda kaderlerini birleştirme eylemidir.
Ben olmaktan çıkıp,biz olmaya karar vermektir...
not:Tam 15 gün sonra 'biz' oluyoruz...Hayat gerçekten de çok güzel...
çocuk yapma isteği dışında özellikle aşk gibi bir duygu yüzünden yapılmaması gereken eylem. hatta aşk, kişinin kendisine niye evlendiğini sorduğu ve bu nedenleri sırasıyla saydığı listede en sonlarda gelecek neden olmalıdır. acı ama gerçek olan şudur ki listenin ilk başına aşık olduğu için evlendiği maddesini koyanların en erken bu evlilikten soğuyan insanlar olduğu. zira kabul edilir veya edilmez aşk sonu olan ve sonsuza kadar aynı kişi için hissedilebilmesi muhtemel bir his değildir.
evliliklerinde aşkı belirli bir zaman sonra dostluğa hayat arkadaşlığına döndürebilenlere ne mutlu ama gerçekçi olmakta da yarar var. haz duygusu peşinde koşarak, hayatlarını değiştirecek bir eyleme gerçekçi yaklaşmaktan uzak bir şekilde adım atacak olanların çabuk yorulacakları da bir gerçek..