yaklaşık iki yıldır şehir dışına yapılacak stadyum söylencesinin dilden dile dolaşarak şehir efsanesi halini aldığı. halkın artık şehir içindeki stadyumdan illahlah ettiği, zaten araçla seyahat oldukça sıkıntı iken maç günlerinde imkansızlaştığına şahit olan "26" plaka kodlu, sözde avrupai şehir.
doğduğum ama şükür ki büyümediğim şehirdir. hala iticidir. içinde gezi amaçlı yapıldığını düşündüğüm bir tramvay mevcuttur. ne yazık ki g.t kadar şehirde saçma planlamalar yüzünden yürüyerek iki dakikada gideceğiniz yol otomobille yarım saate kadar çıkar. iyi işte gariban kenti; herkes otobüse binsin dersiniz ama ulaşım aşırı pahalıdır. senede bir kere gidilip üç gün kalınması sizi ve akrabalarınızı mutlu eder. eş dost yoksa vakit kaybıdır. uğramayın bile.
üç gün üç gece de bütün her yeri görülebilecek. öğrenci şehri olmasına rağmen biraz pahalı. yaşam standartı yüksek. öğrencilerin havalı ve kuul takılmaya çalıştıkları büyükşehir.
gece 2:30 da ternden inmektir. haşhaşlı çörek yiyerek garda beklemek, sonra çıkıp yollarında yürümek, ayaklarının hep seni aynı yere götürmesine izin vermek, bir sigara yakmak, durmak, sonsuza kadar orda olmayı istemek. her kaçmak istediğinde kaçılası şehir, saklamasını iyi bilir.
öğrenci için ideal ve güzel şehirdir fakat havasına anlam veremiyorum,nisan ayında aynı gün içinde yağmur yağıp, kar atıştırıp, sonrada güneş çıkabiliyor.
dünyada gezilmesi gereken 10 yer varsa 1. sırada gelecek yer
sevgili anlamında kendimi aştığım, aşık olmadan en fazla kızla çıkma rekoru kıracağım türkiyenin en muhteşem şehri.
kulağımın hatırladıkları; porsuğu, halleri, uçak sesi, tren sesi, tramvay sesi, sevgili sesi, telefon sesi...
burnumun hatırladıkları; çiğbörek, mısır, donat, kokusu, öğrenci, çakma parfüm kokusu ve öğrenci evinde makarna kokusu.
gözümün hatırladıkları; espark, kentpark, kanatlı, adalar, doktorlar, haller gençlik merkezi, esentepe...
dokunma duyumun hatırladıkları; sanırım bunu geçmeliyim!
gezin, görün muhtemelen doymayıp tekrar geleceksiniz ve yine muhtemelen 3. gelişinizde burda yaşamaya karar vereceksiniz!
porsuk'un adalar'ın eski hallerini bilmeyenlerin " gelişme yok , değişim yok " deyu bol keseden attıkları , sabahı ayrı akşamı ayrı güzel , rahat rahat dolaşılabilecek güzel ve modern şehir . inşallah hiç bozulmaz da hep böyle kalır .
adalar, modalar... her yer genç dolu. çok gençler. doktorlar caddesini kesen sokaklarından birinde(t ile başlıyordu galiba sokağın adı) hafız takımından 'hakikat' kitapçısı mı kırtasiyesi mi var, hah işte orda resim malzemeleri çok ucuz. çok derken biraz ucuz. yeşil poşete koyuyorlar aldıklarımızı. maviye de bakıyor aslında poşetin rengi, tam yeşil de değil.
sonrası iyilik sağlık.
eksi oy almamak için şunu da eklemeden geçmeyeyim; iyidir eskişehir.
eksi oy almışım bak. iyidir dedim ya sonradan. aşk olsun.
tam bir öğrenci şehri. ha orada öğrenci olsam kaç sene sürerdi o öğrencilik tahmin etmesi zor tabi. ama çok soğuk be arkadaş, belediye sokak başlarına ufo fln koysa hiç fena olmaz.*
ayrıca; gittiğim kongre berbattı hani eskişehir'de olmasa kan çıkardı o derece. bu kadar güzel bir şehir ancak böyle bir kongreyle berbat edilebilirdi.
edit: ey organizasyon komitesindeki vicdansız, orda verdiğiniz eziyet yetmedi, şimdi de sözlükte "entry"mi mi eksiliyorsun? aferin sana.