eski sevgili

entry3287 galeri56
    450.
  1. bilmem kaç yıldır yalnız olduğumu düşünürsek epey bi eskimiş sevgilidir. zaten evlenmişte. bacım mı diyim ne diyim bilemedim şimdi.
    1 ...
  2. 451.
  3. son kez görülemeyen sevgili olup, son kez konuşulamayandır. son kez kelimesinin özüdür.*******
    0 ...
  4. 452.
  5. 453.
  6. akıla gelince iç çekilesi bir durum yaratan kişidir.
    0 ...
  7. 454.
  8. artık bir çözüm bulunması gereken kişidir.
    2 ...
  9. 455.
  10. zamanla unutulan insan. rüyanda da gördüğünden, günde 24 saat onu düşünmüş olursun önceleri, 6 ay sonra 23 saate iner. unutuluyor işte ya yaaa.
    2 ...
  11. 456.
  12. hiç düşündünüz mü bunca sahiplenme çabasının altında çeşitli psikolojik tatminsizlerimiz olabilir mi?
    nietzsche haklı olabilirmi "daha derinlere bakarsanız, bu arzunun da tüm diğer insanlardan daha üstün olma arzusu olduğunu görürsünüz.'aşık', 'seven' kişi değildir; aslında o sevdiği kişinin mutlak sahibi olmayı amaçlar. bütün isteği, tüm dünyayı o değerli malından soyutlamaktır....sizce kasmasak mı eski sevgililerimizi birer duygusal ögretmenimiz olarak görsek ve saygıyla ansak mı siz hiç bir edebiyat ögretmeninizi veya başka bir ögretmeninizi dersten sonra özel hayatı ile ilgili yargıladınızmı? (bkz: harç bitti yapı paydos)
    0 ...
  13. 457.
  14. şerefsizliğin, orospuluğun zihinde olduğunu kanıtlayan, ona buna orospu derken aradan 10 ay geçmesine rağmen hala pisliklerini duyduğum yaratık.

    ey eski sevgili,ey dünyanın bütün orospularından daha orospu, ey şerefsiz, iki paralık insan,

    ayrılmadan iki ay önce anlamıştım sende bir şerefsizlik olduğunu.hadi diyelim, o adama yazıldın, en yakın arkadaşını da seviyordun gizliden gizliye, sen nasıl bir orospuymuşsun.ayrılırken yazmıştın, ''ne o , ne de başkası''.
    ikisi de mi ulan, sen nasıl bir insanmışsın.

    bir buçuk senemi boşa geçirdiğim, bedava orospu ve şerefsizimdir efendim, tanımım budur.
    (bkz: allah belanı versin)
    4 ...
  15. 458.
  16. 459.
  17. değişmeyen tek gerçektir. günler, haftalar hatta ayakkabılar eskir. donlar bile dğiştirilir gün be n moda da değişir. gözden düşer bir çok şey eskide kalır ama bu eski sevgililerin popülerliği değişmez. adı sadece eski olarak kalır ama sanki yeni sevgiliymişçesine eski sevgiliyle yaşanan anılar taptazedir akılda. dedim ya değişmeyen tek gerçektir eski sevgililer.
    0 ...
  18. 460.
  19. son bir kez seks yapmak istenilen ve artık sadece bir cinsel obje olarak görülen şahıs.
    1 ...
  20. 461.
  21. adına entryler girilip başlıklar açılan popüler bir şahsiyettir.
    2 ...
  22. 462.
  23. 463.
  24. hiç eskimemiştir. sanki hiç sevgilim olmamıştır gibi. sadece sevdiğimdir. anılarımızı, geçmişimizi hatırlıyorum ama bize ait değil gibiler. biz hiç 'biz' olmuşmuyduk? sen gerçekten var mısın yoksa seni ve anıları tamamen ben mi yarattım kafamda...şeklinde beni yanılgılara sokan insan modeli. *
    edit: yanılgılara sokan şey yaptıkları değil varlığıdır efenim. o eksileyen kim ise çıksın ortaya.
    5 ...
  25. 464.
  26. anılarınızı çalan kişidir. gezdiğiniz sokakların tüm anlamını alır sizden.
    0 ...
  27. 465.
  28. gecenin bir vakti hatıra düşen, kalpten silinemediğinden eski sıfatı pek kondurulamayan, lafta eski olarak anılan, her şarkının, bikaç resmin hatırlattığı kişi.
    0 ...
  29. 466.
  30. yenisi bulununca ondan önceki sevgililere verilen sıfattır .
    0 ...
  31. 467.
  32. yerine koyduğunuzu daha çok sevseniz, daha çok hakettiğini düşünseniz, hiç olmadığınız kadar mutlu olsanız, onla hiç olamadığı gibi delice eğlenceye doysanız dahi hayatınızı tek bir anda sikip atabilmesi mümkün olandır.

    hani böyle bir şey olmamıştır, olsa da bir arkadaşıma olmuştur kesin* * ama misal;
    muhteşem bir gün geçirmişsinizdir, kafanız hafif güzeldir. sevgiliyi evine bırakmışsınızdır ve geçen muhteşem günü düşünüyorsunuz, eve gidince yapacaklarınızı planlıyorsunuzdur. günün kaça patladığı hesaplanır. evde yaşanan bir takım olayların izlerinin ne olduğu düşünülür ve silinmek üzere kafanın bir köşesine yazılır. kafa cama dayanır ve hafif kestirirken bir durak sonra inilecek olunduğu farkedilir ve kalkılır. otobüsten inilir. biraz dengeniz bozuktur. 10 metre ilerideki köprüye geçer ve bir kaç basamak çıkar, oturursunuz. parkanızın cebine elinizi atarsınız. paketten bir sigara çeker ve dudaklarınıza yerleştirir, konumunu dişleriniz ve dilinizle ayarlar, yakmaya hazır hale getirirsiniz. tam o günün rahatlığı ve huzur içinde sigarayı yakacakken çakmağın onda kaldığı hatırlanır. hafifçe gülünür. o sırada yukarıdan inen birisinin ayak sesleri duyulur. keyiflisinizdir. tamamen umursamazsınızdır. birden içten gelen bir dürtü ile döner ve sorarsınız ilk önce diz kapağını gördüğünüz kişiye yine dizine bakarak, 'ateşiniz var mı?' diye. mutlu ve yorgunsunuzdur. inen adımlar yoktur. ses yoktur. cevap da yoktur. siz yine huzurlu bir sesle sorarsınız, 'ateşiniz varsa alabilir miyim?' diye. yine cevap gelmez. bakışlarınızı biraz daha yukarı çevirirsiniz ve yüzüne ulaştığınızda son defa sorabilirsiniz, gitgide kısılan bir ses ve gitgide yok olan bir gülümseme ile, içinizdeki huzurun tükendiğini hissederek, aa-aateşin v-var mı?... farketmeden 5 saniye sayarsın o gözlere bakarak. sonunda kırparsın gelen sesle, 'var..'

    odur. iki ay önce ayrıldığın, bir buçuk ay önce hayatından tamamen silip yok ettiğindir. artık sevmediğini hissettiğindir. o zamandan beri görmediğin... odur. hala aynı çakmak vardır, 2 sene önce beraber aldığınız. üstü çizik, yara bere içindedir. tıpkı aşkınız gibi. eski aşkınız... her yanı kan içinde, her yanı yara içinde yığılıp kaldığında terkettiğiniz aşkınız...

    yakar sigaranızı. yanmıştır sigaranız, çeker çakmağı kendine doğru. hala yanmaktadır çakmak. gecenin karanlığında dibine düşürebildiği kadar ışıkla aydınlatmaktadır iki harfi, isimlerinizin ilk harflerini. bakışırsınız. sanki yıllarca o köprüde o basamakta öyle bakmışsınızdır o gözlere. türlü türlü anı gelir gözlerin önüne, unuttuğunuzu sandığınız, ve hatta, bildiğiniz... oturur yanınıza, kendi de bir sigara yakar, bir fırt çeker sigarasından ve döner size bakar. siz de bakarsınız. onun gözlerinde ilk tanışmanızı hatırlarsınız birden. gerçekten unutmuşsunuzdur. gözlerinde yıllarca kalmak isteyerek izlersiniz...

    bir adam gelir ve oturur o köprüye. aynı basamağa. iki dakika sonra merdivenden inen güzel bir kızdan ateş ister adam. kız verir ateş. bir basamak inmek üzeredir, havadaki ayağını geri çeker ve aynı basamağa döner, sorar, 'fazla sigaranız var mı?'. 'var' dersiniz ve oturur oraya. yapılacak işler boşverilerek oradan buradan muhabbet ederek tam yedi saat geçirirsiniz. sonunda sadece çalan bir telefon kendinize getirir sizi, babası aramış ve çağırmıştır. telefon numaralarınızı birbirinize verirsiniz ve o uzaklaşır, siz oturur bir sigara daha yakarsınız.

    hikaye bittiği an gözlerine gelirsiniz, yüzüne bakmakta olduğunuzu farkedersiniz. bir yaş dökülmektedir gözlerinden yavaş yavaş. silmek istersiniz, öyle bir bakar ki, yapamazsınız. çok uzun gelmesine rağmen birkaç saniye bakarsınız birbirinize öyle.

    elinde sigara vardır fakat yine de sorarsınız neden olduğunu bilmeden, 'sigara ister misin?' size öyle bakar ki yaşlı gözlerle, eridiğinizi, tükendiğinizi hissedersiniz. bekler bekler ve o an daha haftalarca kendinize gelememenizin sebebi olan cevabı verir 'sigaram var. o bir kere olur.' sonra kalkar ve gider. düşünürsünüz o mutlu olarak oraya geldiğiniz günü, nelerle mutlu olduğunuzu. nelerle huzuru bulduğunuzu. herşey boştur o an. bir an gelmiş ve gitmiştir. 5-10 dakka içerisinde çok şey değişmiştir. düşünürsünüz. akşama kadar. bıkmadan, yorulmadan, devamlı düşünürsünüz. ve sonra eve gitmek üzere ayağa kalktığınızda tek bir cümle diyebilirsiniz, 'o bir kere olur.'

    ve bir kere olacağını bile bile, onu kaybettiğinizi, çok şeyi, her şeyi kaybettiğinizi bile bile yürürsünüz eve, ve şişelere, dibinde onu aramak üzere...
    2 ...
  33. 468.
  34. 469.
  35. hala sana senı sevıyorum sevmesem gotunde dolasırmıyım dıyıpte cumartesı seninle bulusmayıp ısım var dıyıp pazar gunu baska erkek arkadaslarıyla dısarda oldugunu ogrendıgınde eskı sevgılı kapsamından cıkan kısaca (bkz: kaşar)dıye adlandırasım gelen kısı.

    edütt:içine işlemiş sözlük ben ne yapabılırım.
    0 ...
  36. 470.
  37. eğer çok seviyorsak arkasından (bkz: steelheart-she's gone) isimli şarkıyı dinlediğim taktirde arkasından çok fazla göz yaşı dökülebilir.
    0 ...
  38. 471.
  39. eski olmasına rağmen hayatımızdan çıkaramadığımız şahsiyettir. sevsek de sevmesek de sürekli adı dilimizdedir ve bir şekilde sürekli hatırlatır kendini. bazen de tüm yüzsüzlüğüyle karşınıza çıkıp "seni özledim." der sanki seni aldatmamış gibi,sanki seni hiç üzmemiş gibi.
    0 ...
  40. 472.
  41. 473.
  42. terk eden tarafsa;

    onun sizi bırakmamak için yaptıkları, söyledikleri, ne olur, beni bırakma demesini falan insanın aklına sonraları geliyor ya böyle parça parça... o çok pis koyuyor adama. bir zamanlar beni bırakmak istemezdi, zaten ben de istemezdim, istemiyordum o zamanlar deyip insan iç çekiyor. acı olan şeylerden biri de bu, onla ilgili.

    bir şarkıdan bahseder siz o zamanlar o şarkıyı bilmezsiniz. sonra işte ayrılık gelir. bi zaman geçtikten sonra o bahsettiği şarkıyı rastgele dinlersiniz. bunu nerden hatırlıyordum ben yabancı değil hiç derken, evet o söylemişti, mesaj atmıştı diye gelir akla. ama geçti borun pazarı işte. sür eşeğini cehennemin dibine.
    3 ...
  43. 474.
  44. eski olmasının sebebi, onun hala aynı olmasıdır.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük