Aradan zaman geçse dahi unutulmuyor gavurun kızı. Saygıyı maygıyı bir köşeye atıyorsun. Unutulmuyor işte. Eski olduğunu kabullenemiyorsun. Aklına geldiğinde bir sigara yakıyorsun, uzun uzun düşünüyorsun. Sonra işine gücüne bakıyorsun.
Yeni biriyle yeni bir ilişki mi? yoksa eskisiyle alışkanlıkların getirdiği konfor mu? bir türlü karar veremiyorsun.
Kıskançlık yapıyorsun kendince, başka biriyle birlikte olacak diye. Halbuki ilk tanışmanızda boynunda öpünce bile utanan kızı bir seneye kalmadan iğfal etmişsindir, ikinci senenizde artık cinsellik hiç sorun değildir ve bütün duvarlar yıkılmıştır. üçüncü senenizin ortasında ayrılmışsınızdır. Kıskançlıkta burada çıkar zaten. Bir başkasıyla daha az duvarı aşmak zorunda kalacak. Bazı şeyler için elin oğlu hiç uğraşmak zorunda kalmayacak diye düşünür, düşündükçe kafayı yersin. Ama ne yaparsın.
Bir gün aramasını beklemek zaman kaybettirir sana. Yeni insanlarla tanışırsın ama yinede gece yarısı gelen bir mesajda onun ismini ararsın.
Umut dünyası işte, bir gün arayacak, ''ya senden ayrılmak kötü bir kararmış hadi tekrar deneyelim'' diyecek diye beklersin. Bekleme diyemem. Bekle de diyemem. Herkes farklı bir duruş sergiler bu durum karşısında.
Şimdilerde tek tesellim, ilklerin hiç bir zaman unutulmayacak olmasıdır. Bir başkasıyla yatağa girse bile gözlerini kapattığında aklına geleceğimi bilerek mutlu oluyorum. Çünkü bizim ilkimiz planlı, düzenli ve hazır bir şekilde olmuştu. Utanç verici bir deneyim değildi, yaptıktan sonra hemen ayrılmadık. Bir sene daha doya doya yaşadık cinselliğimizi. Yinede eski ve güzel bir anı değilde, gece yarısı sosyal medya hesaplarına girilip kimle neler yapıyor acaba diye düşündürendir.
Canımı sıkıyor gençler. Keşke bu konuları konuşabileceğim birkaç insan olsa şurada.
Eski dememeye çalışıyorsun, sanki yarın 'günaydın' mesajı atacakmış gibi yada 'sesini özledim' diyecekmiş gibi ama öyle olmayacak gibi kasımın kuru ayazında gün doğmayacak, sesimin bi anlamı olmayacak gibi yine.
Arkadaş kaldik yalandan. Gerçekten yalandan yani böyle arkadaşlık mi olur hiç. Arada sırada konuşuruz yine de. Ondan öğrendiğim en iyi şey kimseye geç kalmamak gerektiğidir. saolsun öğretmiştir.
hep başkalarından gördüğüm, dinlediğim kişi. ne birini eskittim, ne eskitildim. kendi aşkımın yağında kavruldum da kimselerin haberi olmadı, olmasın zaten acınacak bir durum değil ya. sevilmedim, işte hepsi bu.
Geçmiş hatrına küfür etmediğim ama karşıma çıksa yüzüne tükürmeye bile yeltenmeyeceğim var olan ama aslında yok olmuş birisi. Ben bunla nası oldum demek de cabası.
Karşıma çıksa gözlerimin içinin güleceği fakat bir daha eskisi gibi olmayacağı için tepki veremeyeceğim kişidir. Bir kere öldüğümdür, yılları çöpe atmışlığımdır.
Duygularımın alınmasına sebep olan kişidir. Duygusuz odun herifin teki olduk çıktık.
Hayatınızın bir dönemini birlikte geçirdiğiniz insandır.
Çok fazla kırıp dökmediyseniz birbirinizi ara sıra selam verdiğiniz olur.
ilişki yaşamayı bilmeyen ergenler yorum yapmasınlar.
Bilgisayarımın saçma sapan bir yerinde ''yeni klasör'' adlı bir klasörde buldum fotograflarımızı. bana watsapptan attıkların, anıtkabir'de, sakarya'daki mcdonald's ta falan çekildiğimiz fotografları gördüm. Beni bir ağlama tuttu Ecem. herhalde yarım saattir ağlıyorum. Benden ayrılalı bir buçuk ay oldu. Aradan biraz zaman geçip, durumlara biraz daha objektif bakınca anlıyorum neden benden ayrıldığını. ilgisiz davrandım sana karşı ecem. Değerini bilemedim. doğum gününü bile doğru dürüst hatırlayamadım. yeterince emek vermedim sana. Değişemedim. it gibi pişmanım.
sonrada araya giren ahmet denilen eleman aklımı karıştırdı. oysa iki buçuk senede ne çok ahmet çıkmıştı zaten karşına. E tabi sen bir yerden sonra sikerim lan seninle mi uğraşacam diyip bir ahmet buldun kendine.
inan ki ne yazacağımı bilemedim. imla kuralı, anlatım bozuklukları falan hep birbirine karıştı.
ama iyi oldu be benden ayrıldığın. benden ayrılmasan benim mersine dönüp kpss çalışacağım yoktu. hatalarımı göreceğim yoktu. kendime bir hayat çizeceğim yoktu.
atandıktan sonra, bir istanbul kaçamağında karşına çıkmak isterdim. seninle karşılaşmak isterdim. beni affettiğini gözlerinde görmek, gülümseyerek iki çift laf etmek isterdim. belki olur. Belki özellikle istanbul'a gittiğimde sana ulaşırımda buluşuruz.
Affet beni ecem. sana karşı öküzlük ettim. sevgin beni şımarttı. süreçleri iyi idare edemedim.
siz tam başka birine karşı içinizde çiçekler filizlendirmeye başlamışken rüyanıza girip evlenme teklifi eder. hem de konseptli monseptli. allah belasını...
eski sevgili diye bir şey yok. mesela eski sigara, eski kola şişesi, eski futbol topu, eski kumanda? eski kelimesi başta duruyorsa o artık sevgili değildir. sevgililer eskir ama sevgiler eskimez.