Ucaga binemiyorum diye cehenneme gider gibi bitmeyen yolculuklarimizin baslangic ve bitis noktasi olurdu. Kucukken antalyaya teyzemlere tatile giderdik, her sene 3 ay boyunca bitmek tukenmek bilmeyen bir tatil furyasiydi. Ilk okuldan 15 yasima kadar surmustur esenler otogari izdirabi. En sonuncusunda izmire gitmistim 17 yasimda otobus sorun var diye en alt katta indirmisti, o zaman farkettim altinin ustunden beter oldugunu. Kim derdi ucaktan korkup kabin gorevlisi olacagimi. O gun bu gun otobus yuzu gormedim 10 senedir.
Küçükken annem, kardeşim ve teyzemlerle esenler otogarından otobüse binip köye giderdik. Babam haliyle çalıştığı ve iznini ayarlayamadığı için gelemezdi. Babamdan ayrıldığım için evden otogara kadar bir tur otogardan köye kadar da ikinci tur şeklinde sürekli ağlardım. Köyde babamın sesini telefonda duyduğum zaman konuşamaz yine ağlardım. Ne zaman esenler otogarına dair bir şey duysam ya da görsem o an yaşadığım hisleri anımsıyorum ve evet o günlerin bıraktığı etkiyle otogarı hala hiç sevmiyorum.
Alt katları cehennem simülasyonu gibi olan yer. Başına hangi tür kötülük gelsin istiyorsan burada bulabilirsin. A şehrinden b şehrine giderken bu kadar tedirgin olacak ne vardı bilmiyorum muhsin. Burada zaman ve mekan yitirilmiş. Sanki nuh tufanı buraya hiç uğramamış da eski kötülükler burada hala devam ediyor muhsin. Neyse şuradan ankara'ya iki bilet alalım da üçüncü sınıf korkularla bir seyahat yapalım. Hadi bakalım muhsin.
olum yok lan böyle bir yer. usaf’a falan konum atın arada burayı vursunlar vuracaklarsa. otobüsten bir indim dakka bir muavine biri saldırdı olur öyle şeyler dedim devam ettim bir çocuğu tokatlıyorlardı allah allah dedim bir grup keko tayfası omuz ata ata geçti vay anasını dedim. etrafta gezen tuhaf tiplerde işin cabası.
Ust katlari pislik. Güneş görmeyen alt katları korkunç olan yer. Sikseler kimsenin ruhu duymaz.
Bu alt katlarda pek çok karanlık işlerin döndüğünü düşünüyorum.
2020 yılında vizyona girmesi düşünülen el diablo isimli şeytan konulu ispanyol filminin çekileceği mekanlardan biri olacağıyla ilgili rivayetler olan otogar.
Leş gibi bir yer. Lavaboya falan da gidilmiyor. Zaten iğrenç lavabosu da. Heryeri mi pis olur bir yerin ya. Soluduğum havaya kadar. Düşününce bile midesi kalkıyor insanın. Koca metropole yakışan otogar bu mu? Yaşadığım şehirdeki otogardan feyzalmanız lazım ibb. Uzun bomboş koridorlar, yerlerde kağıtlar çöpler, yanıp sönen ışıklar. Korku filmi ve tiksinç bi'şeyler. Iy. Leş.
Ortaokuldayken annemle otobüsle gidecegimiz zaman ve otobüs daha kalkmadan sıkıştığım için anne ben bi tuvalete gidip gelicem dedikten sonra annemin "tmm hadi git biraz bıçaklan gel! bide senle ugrasmayalim"dediği yer.
Şimdi seni daha iyi anlıyorum anne o zaman anlamamistim.
Burada babamızı görseniz cevap vermeyin. Yok kendinizi bile görebilirsiniz. Sakın şaşırmayın. Sadece bineceğiniz aracı bulup hemen ayrılın. Sakın ama sakın kimseyle diyalog kurmayın. Tecavüze uğradıniz diyelim polis gördünüz sakın söylemeyin. Beterin beteri var. Uzak durun.