gitardan ney sesi çıkartan, kopuzuyla ağlatan, yaptığı film müzikleriyle (bkz: yazı tura) (bkz: eskiya) bizleri dertten derde sevk eden 21.yüzyıl halk ozanı.
erkan oğur baba gibidir benim için. babama hiçbir zaman anlatamayacaklarımın ardından sesine ağladığım ustadır. gözlerimin içinde asılı duran yaşları sadece onun sazı sayesinde dökebildiğim zamanlar oldu. elimden tutup anadolu'nun bağrında ağlatabilir, sonra usulca gözyaşlarımı silip kendime getirebilir.
köyde sevdiğini genç yaşında kaybetmiş saçları iki yana örülü bir kadın veya londra'da toplantılardan çıkıp otel odasında yalnız kalmış bir diğeri... ben öylesine, sıradan acılar yaşayan ben... hepimiz onun sesine aynı anda ağlayabilirmişiz gibi gelir hep.
bazı mısralara nefes verdiği için ayrıca teşekkür etmek istediğimdir. o mısralar ki herbiri beni saatlerce ağlatmıştır zamanında.
"yarim senden ayrılalı,
hayli zaman oldu gel gel.
bak gözümden akan yaşım,
ab-u revan oldu gel gel.
böyle m'olur küsüp gitmek,
seni seveni terk etmek.
haram oldu yemek içmek,
işim figân oldu gel gel."
"pencereden kar geliyor,
aman annem
gurbet bana zor geliyor,
bu nasıl zalim yaraymış,
aman annem
beni yardan ayırdılar,
ben öleyim."
gecenin bir köründe hiç bir ses, hiç bir müzik bu kadar güzel gitmez sözlüğün yanına katık olarak. açın efendim, dinleyin, müzik budur diyin, kendinizden geçin.
üzerine pek fazla konuşulmasına gerek olmayan dinledikçe anlaşılabilcek müzik adamı. türk insanı pek tanımasada dünyaca tanınır bu bey amca. şarkıları dinledikçe huzur verir.
1954' doğumlu , fizik mühendisi olduktan sonra istanbul devlet konservatuarı mezunudur. perdesiz gitarın mucidi olarak bilinir. sanat ve sanatçı kavramlarını yitirdiğimiz bu günlerde varlığıyla içimize su serpen büyük insan . söylediği türkülerle ağlatır ,gurbette yarasına tuz basar insanın . ''ben müzik yapmıyorum ''diyerek tevazunun doruklarında gezer. mamoş, zülfü kaküllerin , seher yeli , bir sevda şarkısı ...gibi müthiş eserleri seslendirmiştir. yeni albümleri dört gözle beklenmektedir.
itü bağlama günleri'nde ismail hakkı demircioğlu ile birlikte kendisini dinleme şerefine erişmiştim zamanında. kendi deyimiyle "ismaille evde nasıl çalıyorlarsa" öyle çalmışlardı. kopuzuna dokunduğu ve söylemeye başladığı vakit fani bir zevk tatmıyorsun, tattığın daha bir ruhani, uhrevi, mistik ve türevleri bir zevk.
henüz bitmemiş bir kopuzu göstererek "benim müzikle olan ilikşim şu saz gibi..üzerinde perdesi, telleri yok. henüz yarım yamalak gibi. sesi çıkmaz..sesi çıkan müziklerimizse; yaşamak için para kazanmak için, nefsimizle ilgili bazı problemleri dile getirir bir biçimde üretilmektedirler.müziğin bi enerji biçimi olduğuna inanıyorum. ölmekte olan bir lisan olduğuna inanıyorum. giderek azalmakta ve başka şekillere dönüşmekte olduğunu görüyorum. ben müzik yapamıyorum." diyecek kadar mütevazi kişilik.. ustalar ustası...
kankası ismail hakkı demircioğlu ile birlikte 14 kasım 2009'da odtü kültür ve kongre merkezinde konser verecek olan zat-ı şahane, üstad. aman sabahlar olmasın, vallaha da olmasın.
ustadır büyüktür.perdesiz gitar gibi bir icatı bulmuştur yurtdışında büyük konserlere imza atmıştır. ancak ülkemizde değeri bir türlü bilinememiştir.tvlermizde her gün kıçını başını sanat diye açan insanlar yurtdışına bir türlü ses duyuramazken bu adam ülkesi için çalışıyor isim duyuruyor ama ülkemiz tvlerine gelince yok. ve değeri bilinmiyor.
saçıyla, sakalıyla, yüzüyle bedenine vuran nuru en ufak pırıltısına kadar hakeden, perdesiz gitarın mucidi bilinen, telli çalgıların neredeyse tümüyle haşır neşir olup bir çoğunda üstad sayılan, yavuz çetin'le birlikte çalıp müziği ayırmadığını göstermiş, türkülerle büyüyüp müziğe gönülden bağlamış dünyaca bilinen türk müzisyen... merak buyurmuş kişilerin Bir Şuh-î Sitemkâr adlı parçası önerilecek büyük adam...
insanın içine işleyen sesiyle ,yaptığı başarılı çalışmalarıyla, mütevazi kişiliği ile eşsiz bir müzisyen.ismail hakkı demircioğlu ile beraber seslendirdikleri eserlerle müziği yüreğimize kadar hissetiren değerli aksakallı insan.
konuşma fırsatı yakaladığım değerli insan. kendisi bir sanatçı değil sanatın ta kendisidir.
bana sordu;
''çaldığın gibi mi söyelrsin, söylediğin gibi mi çalarsın? ''
-çaldığım gibi söylerim hocam.
''söylediğin gibi çaldığın zaman tamamdır'' ...
hani bir şarkı var, üç kuruşluk adamları musallat ettik diye, o hesap işte, üç kuruşluk adamların baş tacı yapıldığı bir ülkede hak ettiği değeri asla göremeyecek olan sanatçılardan.
ha bu durum onun kaybı mıdır, yoksa aslında kaybeden bizler miyiz, düşünmek lazım.
"bugün ben bir güzel gördüm"ü ceylan önkol'un tertemiz, tazecik, kurban edilmiş ruhuna armağan ederek içimizi cız ettiren adam.
severdim, tapıyorum, dinlerken titriyorum artık.