Son derece iyi bir edebiyatçı olduğuna inandıran kadın yazardır. Bir çok kitabı klasik halini almıştır. Edebi tarzına diyecek yoktur. Ancak son zamanlarda yazarlığı ticari ve siyasi kaygıya dönüştürmüş olmasından şüphe duyulur.
"Bir insana âşık olmak onu kalabalığın içinden çekip çıkarmak, çokluğun içinde tek kılmak ve sonra aynı hızla teklik içindeki çokluğu keşfetmektir. Öncelikle yüzler arasında bir tek yüze âşık oluruz; sonra sevgilimizin yeni yüzlerini keşfederiz ürpertiyle. Her yeni keşifle, onu ilk gördüğümüz halinden biraz daha uzaklaşırız.
Sevdiğimiz kişinin yüzünün çoğulluğu içten içe rahatsız eder bizi. Bu sebepten olsa gerek, onlar derin uykudayken uzun uzun seyrederiz sevdiklerimizi. Ruhlarının yedi kat derinliğine açılan kapının orada saklı olduğunu hissettiğimiz için. Gün boyu bizden sakladıkları yüzlerini görmek, gördüklerimizin sırrına erebilmek için... " *
Elif Şafak'ın o olağanüstü dili, üslûbu, edebi kişiliği karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum. Fakat ondan ilham alıp ben de kendimi -bir gazetenin internet sitesinde yazmama rağmen- yazar diye tanıtmaya başladım. Hiçbir kitabını okumadım, elime almadım diyemiyorum çünkü iskender'i alıp arkasını okumuştum ve nette paylaşılan alıntılarını biliyorum yine bunlara istinaden yakında benim de boy boy gırisi ve pembesi olan kitaplarımı raflarda görürseniz şaşırmayın.
''Sevdiklerimize verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz''
yazısını okumanızı tavsiye ederim.
insan vardır, yüzü güler, gönlü cömert, ufku geniş; onunla oturdukça oturmak istersiniz; muhabbetinden keyif ve feyiz alır, ilham bulur, farkında bile olmadan ne çok şey öğrenirsiniz.
Yanından kalktığınızda az buçuk değişmiş, zenginleşmiş olarak yolunuza gidersiniz.
Hafiflemiş olarak, rüzgârda tüy gibi.
içinizde bir gonca gül açılır, katmer katmer renklenir.
Elinizde olmadan hayata gülümsersiniz.
Gene görmek istersiniz o kişiyi, ilk fırsatta yeniden buluşmak.
Uçsuz bucaksız bir denizdir kıyılarına varılmayan.
O kadar azdır ki böyleleri, bulunca ömür boyu dostluğunun ipini bırakmak istemez, kıymetini bilirsiniz; güzelliği arayan bir mürit gibi, muhabbete susamış bir münzevi gibi, ateşe meyyal pervane gibi etrafında incecik çemberler çizersiniz.
Dostlukla, hayranlıkla...
insan vardır, kem bakar, ağılı konuşur, habire şikâyet yahut hakaret veya dedikodu halindedir; karalamayı sever, başkasına leke çalmaktan kendine payeler biçer; kimseyi beğenmez, kendinden gayri; hiçbir yeniliği, farklılığı tasvip etmez; ayaklı sirke küpü, diken diken her sözü; dudaklarının ve gözlerinin etrafında senelerdir surat asmaktan, fesat bakmaktan oluşmuş çizgiler taşır lakin bilmez; köşe bucak kaçmak istersiniz böylesinin gölgesinden bile.
Hakkında girilen entryler olsun,yazdıkları olsun,söyledikleri olsun seveni ve sevmeyeni oldukça fazla olan bir yazar. Lakin ben sevenlerindenim. Çünkü Elif Şafak gibileri anlamak için önce onları dinlemeniz gerekir. Yargısız infaz her zaman yanlıştır ve yanlış olmaya mahkumdur. Empati kurmanın hayatına çok şey kattığını söyleyen Elif Şafak gibi ben de empati kurduğumda yaptığı işin edebiyat çerçeveleri içinde bir kurgudan ibaret olduğunu düşünüyorum. Toplumu ilgilendiren hassas konularda biraz daha dikkat etmesi gerektiği konusunda hem fikirim bazılarıyla. Ama bu şafağı yerden yere vurmayı gerektirmez. son kitabı iskender ile yine gündemde intihal yaptığı iddialarına konu olan yazar da elif şafak a destek vermiş durumda. benim elif şafak ı beğenmemi sağlayan şeyin altında TED de yaptığı bir konuşma yatıyor aslında. Kurmacanın politikası adlı konuşmasında nasıl yazdığını neye dayanarak yazdığını empatiyi bizi yazmaya itenleri bir bir o kadar güzel anlatmışki açıkçası çok beğendim. oldu olacak linki de verelim siz de izleyin. http://goo.gl/QGPZ3
bir canan tana göre çok farklı bir yazar. güzel olmanın yanında baba ve piçini okuduktan sonra boş olduna inanmadığım yazar. yanlız bu kadar kısa süre içinde sürekli kitap yazması akıl karıştırmıyor değil. en son çıkardığı iskender adlı romanında kapak resmi marjina olayım derken içine etmiş. henüz okumadım ama okumayı istiyorum.
aşk isimli romanı aslen pembe renktedir. ancak bunu çok okumak isteyen erkek yazarlar, ellerinde pembe renk bir kitapla gezmek istemediklerinden sadece kendileri için; gri renkte olanları sirküle edilmiştir.
bu kadar kısa aralıklarla bu kadar çok kitap çıkarması ne kalitede bir yazar olduğunu gözler önüne sermektedir.
gerçi ben artık bu kadının kendisinin yazdığına inanmıyorum birileri yazıyor elif şafak markası altında yayınlanıyor da olabilir.