Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek; Uzaktan sevmek en güzelidir bazen.
orhan pamuk'un nobeli aldığı dönemde aklımızda nobeli alacak diğer bir türk yazar diye yer etmiş, yaşar kemal'le adı yan yana anılır olmuş nobelmatik yazarımız, ama sonradan piyasa şartlarına göre tavırlarını ilginçleştirerek büyük bir kesimin gözünden düşmüş yazar.
kocası radikal'in başına geçtiğinden beri radikal kitap eki'nde sayısız kere kapak yapılan, edebiyat dışında herşey,
reklam abidesi, üniversite öğrencileri arasında en sığ beyinlerin bayıldığı yazar, elif şafak bayılganları (bkz: elif şafak bayılganları),(çok satan avcıları) diye bir güruh da var.
feminizm konusunda istanbul üniversitesi amerikan kültürü ve edebiyatı bölüm hocalarından sema bulutsuz ile aynı pencereden bakan ve hatta aynı binary opposition listesi çıkaran kadındır.
şimdiye kadar siyasi görüşüne hiçbir zaman katılmadım, meyillendiği taraflara da hiç meyillenmedim.
ve hatta gereğinden fazla sufi ve sakin oluşuna bazen katlanamıyorum.
ama bir kadın olarak, kadınlar için hissettiği sempati ve empatiye söylenecek söz yok bence.
hem kadınlığı tarihsel açıdan hem de toplumsal ve bireysel açıdan anlatıyor, örnekler veriyor, bize alenen gösteriyor.
sırf bu yüzden bile okunabilir kitapları.
not: sadece kitaplarında rahatsızlık yaratan nokta sürekli olarak bir kitapta kullandığı bir anlatıyı başka kitabında da kullanması. tekrar kitapları haline geliyor kitaplar.
seveni çok ama bana her zaman itici gelmiş olan yazardır.
soğuk, mesafeli, hep başı dumanlı ve psikopata bağlamış gibi. herkesten farklıyım havası da cabası.
yine de önyargılarımı yıkıp kitaplarından bazılarını okudum. ** lakin hayran olunacak, top 10'a girecek birşey bulamadım sözlük. *
kendisini çirkinleştirmek için ciddi bir çaba harcayıp bunu da sırf ciddi ve cool yazar imajıma zarar gelmesin mantığıyla yaptığını düşündüğüm, bu yüzden sevmek istediğim kadar sevemediğim son dönem türk edebiyatının en başarılı kadın yazarı.
Kitaplarını yazarken kendi dili yerine ingilizceyi tercih eden yazardır. Bu durumda okuduklarımız aslında onun yazdıkları değil, başkalarının tercüme ettikleridir.
son kitabı iskender "eh işte idare eder" tarzındadır ama anlayamadığım olay şudur: neden bu kadar çok reklama ihtiyaç duyar bir yazar? Elif Şafak şu an Türkiye'de en çok satan yazarlardandır fakat bu sabah kanalları gezerken Beyaz Tv'deki Seda Sayan'ın programında gördüğümde şok oldum. Bir yazar Seda Sayan'ın izleyici kitlesinden bile medet umuyorsa hala bir şeyler yanlış demektir.
yazdığı son romanı ''iskender'' alıntıdır.zadie smith'in inci gibi dişler kitabından alıntıdır o kitaptan esinlenerek yazılmış bir kitaptır.ELiF ÇAKMASIN SEN ÇAKMA .....
üretken insanlara b. k atmayı sevmem. Ama arkadaş sanki kendi dilinde yazımda üstad ı azam olmuş bazı eserlerini ingilizce yazıyor. aşağılık kompleksinin bu kadarına pes diyorum. Yazdığı romanlarda hikaye. Kadınlar alınmasın ama bir kadının aşk romanı yazabileceğini pek sanmıyorum. Durumu fark etmiş ki erkek gibi pantolon giyerek kurtarmaya çalışıyor. Nafile
Aşk'ı ve Elif Şafak'ı ne kadar abartsalar da bana göre tasavvuf konusunda en son konuşması gereken insanlardan birisidir. O'nun Aşk'ını okuyacağınıza gidin Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ını okuyun çok daha keyifli ve konuya ne kadar hakim bir anlatım olduğunu çok rahat görün...
her şeyden önce ön yargılarınızı yıkın. ben de inanılmaz itici olduğunu hissettiğim için hiçbir kitabını okumamıştım. ne de çok zaman kaybetmişim! aşk'la başladım ilk önce. sonra da araf ile devam ettim. kitaplarını ilk önce ingilizce yazdığını öğrendim (araf'tan itibaren) ve bundan sonra da bir eserini de ingilizce okumalıyım dedim. the bastard of istanbul adlı eserini şu an okumaktayım, yaklaşık 100 sayfa kaldı. bir de geçen akşam haber türk'te bir söyleşissini izleme fırsatım oldu. kesinlikle hepinizin tanıması gerektiği yazar. yazardan ziyade insan. zamanında aynı okulun aynı yollarında onunla yürüdüğümü bilmek gerçekten çok güzel. tek eleştirim şu olabilir: firarperest ve kağıt helva her nedense bana para kazanma amaçlı olarak geliyor. iskender'i ise henüz okuma fırsatım olmadı, ancak ilk fırsatta okuyacağım. tasavvufa ilginiz yoksa bile aşk'tan tad alacaksınız bence. çok satılıyor, herkes biliyor vs. diye ben de kitapları okuyamam bazen ama, bu kez zaman kaybetmişim ne yazık ki.
hiçbir kitabını okumadığım, bana fena halde itici gelen, sürekli kitap çıkaran kadın.
not: son çıkardığı iskender kitabının kapağı bana komik geldi. kendini garip bi hale sokup kapak yapması... ilginç.
hayatımda bir kez kitaplarından birini okumaya heveslenmemle hayal kırıklıgına uğramam bir oldu. ask adlı romanını kitap okumayı çok seven biri olarak ve eline aldıgı kitabı en fazla iki gün içersinde bitiren biri olan ben bu kitaba 8 defa başladım tekrar bıraktım hiç sürükleyici olamayan anlatım tarzı çok yüzeysel kitapta duygu olayı hiç yok.
nasıl olduda böyle bir kitap türkiyede yok sattı onada anlam verebilmiş değilim.
bu kadının twitter sayfasında adı elif shafak be! bari adını da "eliph" yapaydın! başka da bi' şey demiyorum!
edit: haydi eksi.. ay pardon, elif şafakçıları görelim!