edip cansever

entry917 galeri57
    391.
  1. yaşasaydı ve buraları görseydi sol frame e küfretmezdi belki, ama ağzından dikensi bir sözcük çıkabilirdi. böylesi bir hayali olasılığı düşünerek başlığına entry girdiğim, şiirdaşım, güsel insan.
    1 ...
  2. 390.
  3. ''...Gülemiyorsun ya, gülmek Bir halk gülüyorsa gülmektir ...'' (mendilimde kan sesleri)
    2 ...
  4. 389.
  5. "Biz bu şafak vaktinin neresindeyiz
    Öyle bir umut gibi gelip geçecek
    Yalnızım, yalnızsın bize kim gülümseyecek?"

    (bkz: Biz Bu Şafak Vaktinin)
    1 ...
  6. 388.
  7. ne gelir elimizden insan olmaktan başka

    II

    ben mutsuz kişiyim size yüzümü getirdim bu anlamda
    nasıl seğirttim işte, kızmayın işte, dün o hekim dedi ki
    dönünce birden yüzüme, yüzümün bu en yitik çağına
    dedi ki: siz niye yoksunuz acaba ?
    bilmem ki -doğrusu bilmiyorum- niye yokmuşum ben
    sahi ben niye yokmuşum -öyle ya- elbette sordum ona
    dedim ki - ne desem beğenirsiniz - iri bir top çekiyor gibi bilardo masasından
    dedim ki, falan filan...
    örneğin ölüversem şu daralmış yüreği kullanaraktan
    ölüversem şuracıkta
    bakınca herkes orama burama
    derler mi bir ağızdan: bu ölen de kim
    hey tanrım! bu ölen de kim, yani kim yaşamış kendi adına.
    (...)
    2 ...
  8. 387.
  9. Her yere yetişilir
    Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
    Çocuğum beni bağışla
    Ahmet Abi sen de bağışla
    Boynu bükük duruyorsam eğer
    içimden öyle geldiği için değil
    Ama hiç değil
    Ah güzel Ahmet abim benim
    insan yaşadığı yere benzer
    O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    Suyunda yüzen balığa
    Toprağını iten çiçeğe
    Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    Konyanın beyaz
    Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
    Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
    Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    Öylesine benzer ki
    Ve avlularına
    (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
    Ve sözlerine
    (Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
    Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
    Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
    Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
    Minibüslerine, gecekondularına
    Hasretine, yalanına benzer
    Anısı işsizliktir
    Acısı bilincidir
    Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    Gülemiyorsun ya, gülmek
    Bir halk gülüyorsa gülmektir
    Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
    Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
    Dirseğin iskemleye dayalı
    -- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
    Cıgara paketinde yazılar resimler
    Resimler: cezaevleri
    Resimler: özlem
    Resimler: eskidenberi
    Ve bir kaşın yukarı kalkık
    Sevmen acele
    Dostluğun çabuk
    Bakıyorum da simdi
    O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
    Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
    Biz eskiden seninle
    istasyonları dolaşırdık bir bir
    O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
    Nazilli kokardı
    Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
    Kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
    Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
    Kadının ütülü patiskalardan bir teni
    Upuzun boynu
    Kirpikleri
    Ve sana Ahmet Abi
    uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
    Sofranı kurardı
    Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
    Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
    Çocuklar doğururdu
    Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar...
    Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
    Umudu dürt
    Umutsuzluğu yatıştır
    Diyeceğim şu ki
    Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
    Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
    Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
    Çocuklar, kadınlar, erkekler
    Trenler tıklım tıklım
    Trenler cepheye giden trenler gibi
    işçiler
    Almanya yolcusu işçiler
    Kadınlar
    Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
    Ellerinde bavullar, fileler
    Kolonyalar, su şişeleri, paketler
    Onlar ki, hepsi
    Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
    Ah güzel Ahmet Abim benim
    Gördün mü bak
    Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    Gelse de
    Öyle sürekli değil
    Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    O kadar çabuk
    O kadar kısa
    işte o kadar.

    Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    Mendilimde kan sesleri.

    dizeleriyle gönüllere en içten seslenmiş şairdir. herkese bir Ahmet abi lazım gelir bu şiirden sonra.
    3 ...
  10. 386.
  11. 385.
  12. "O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
    Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
    Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
    Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç."
    1 ...
  13. 384.
  14. ''Maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi?
    Bir renk değildir mavi huydur bende...'' Edip Cansever
    1 ...
  15. 383.
  16. lise 4.sınıflarda okutulan ders kitabında bir şiiri sansüre uğrayan yazardır. 'masa da masaymış ha' adlı şiirin 'bir bira içmek istiyordu kaç gündür/masaya biranın dökülüşünü koydu' dizeleri yerine, '...' konmuş.
    0 ...
  17. 382.
  18. --spoiler--
    işçilerimiz, yarını kuracak olan işçilerimiz
    Ben görür müyüm bilmem, ama kuracaklar mutlaka...
    --spoiler--
    1 ...
  19. 381.
  20. 380.
  21. --spoiler--
    "Kısaca söyleyeyim: anlamak yordu beni."
    --spoiler--
    0 ...
  22. 379.
  23. Ama biz dağınık kaldık.
    Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
    Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
    Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
    Her neyse, her neyse…
    1 ...
  24. 378.
  25. "Öyle bi çık ki karşıma 'Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi' hissedeyim seni." - Edip Cansever
    0 ...
  26. 377.
  27. aşk hakkında 2 kelime etmek için araya 500 tane gereksiz cümle sokan, insanlarda nasıl bir zevk olduğunu düşündüren, garip bir yazarımsıdır. şiir denince ahmet selçuk ilkan ve ibrahim sadri aklına gelmiyorsa şiir okumayı bırakmalıdır bence insan.
    0 ...
  28. 376.
  29. "Kum kumu, rüzgâr rüzgârı
    Her şey birbirini ve her şey her şeyi emdi
    Var yok'a dönüştü, yok var'a
    Ama biz
    Yenemedik arta kalan olmayı.
    Gergefinde gülümseyen karanfil bir bütündü, biliyorduk
    Bir orman bir bütündü, bir deniz.
    Ormanda yeşil değil miydi rengârenk çiçekler bile?
    Ama biz dağınık kaldık.
    Sevgimizle, sevgisizliğimizle.
    Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla.
    Özlemlerimizle, yitikliğimizle.
    Her neyse, her neyse..."
    Edip Cansever.
    0 ...
  30. 375.
  31. ozan. istanbul’da dünyaya geldi. Liseyi bitirdikten sonra bir süre Yüksek Ticaret Okuiu’nda okudu. Sonra ticarete atıldı. ikinci Yeni şiir akımının başlıca temsilcilerinden olan Cansever, kendine özgü deyiş ve imgeleriyle çağdaş insanın özgeleşmesini dile getirir. 198! Sedat Siraavi Edebiyat ödülü’nü kazandı. Başlıca şiir kitapları: Yerçekimi! Karanfil (1957), Çağrılmayan Yakup (1969), Ben Ruhi Bey Nasılım (1974), Şairin Seyir Defteri (1980). Bezik Oynayan Kadınlar (1982), ilk Yaz Şikâyetçileri (1982), Oteller Kenti (1985), Gün Dönüyor Avucumda (1987).

    Kaynak: http://www.yeniansikloped...sever-edip/#ixzz2OSuQu72c
    0 ...
  32. 374.
  33. antikacı şair. yahudi bir ortağı varmış, büyük bir disiplinle gidermiş antikacı dükkanına ama işle alakası yokmuş. dükkana girince disiplini kenara fırlatır üst katta şiirler yazarmış. yaşadığı dönemde sosyalist dogmatizmden çok çekmiştir. ona nasıl şiir yazması gerektiğinden bahsedenlerden ve toplumcu gerçekçi şiir yazmaya yönlendirmeye çalışanlardan yaka silkmişti. iyi ki onlara uymamış.
    0 ...
  34. 373.
  35. " bunlar ellerin senin, kirpiklerin, ağzın aslında
    dağılıp yitiveriyor birden hepsi
    'bu benim kayganlığım' derdi bir balık olsa
    ama sen diyemezsin ben de diyemem
    çünkü sen yoksun, ben de yokum
    ya da biz ikimiz de varız varız da
    bekliyoruz sanki düşlerimizden birinin yargısını
    bakışımlı iki düş arasında."
    2 ...
  36. 372.
  37. "Bir adam kendi tiyatrosunda, tamam
    Bir köpek sokak değiştirdi, korkak
    içi süt dolu bir lokanta, ve kapandı
    Ben ağzıma geleni söyledim, öyle
    Gene bir ağaç öttü, bu kaçıncı." -Edip Cansever
    1 ...
  38. 371.
  39. "çünkü o kadın
    Ne yapsa, neye uygulansa
    Bir aralıktır şimdi dünyada
    Bir aralık, bir aralık!
    Yıllanmış ağaç kabuklarında bir yara
    Bir geçit, bir su akıntısı, bir bıçak izi
    Ve batık gemilerden şimdiye arta kalan
    Bir batışın korkunç, ama hiç bitmeyecek izlenimi
    Tanrım ona bir salıncak!
    Bir gidip bir geliversin diye boşlukta
    Umutla, erinçle, tutkuyla
    Kendine kendine kendine katlanarak
    Hani görmeden daha, bilmeden darıldığı kendine
    Tanrım
    Ona bir salıncak! ''
    2 ...
  40. 370.
  41. O kadar bekledim ki, geliyorum
    Ölümümü bekledim, geliyorum
    Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
    Bekledim geliyorum.

    Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi Bey
    Ölümü gömdüm, geliyorum
    Bir sonbahar günüydü, geliyorum
    Güneşler buz gibiydi, geliyorum
    Ve bütün kötülükler
    Ölümün armaları gibiydi
    Size anlatırım, geliyorum.

    Hepsini, hepsini gömdüm, geliyorum
    Havuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -
    Limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -
    Aynalarda kendini seven Ruhi Beyi - siz bilmezsiniz -
    Ve bildiğiniz Ruhi Beyi -ya da pek bilmediğiniz -
    Gömdüm ben, geliyorum.

    (bkz: düşlüyor ölümünü ruhi bey)
    2 ...
  42. 369.
  43. "Özlenirsin, alabildiğine varsın da
    Daha da var oluyorsun gün günden
    Olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
    Bir adam da değilsin, bir kişi de değilsin
    Bir kuş olsa mavilik derdi buna."
    4 ...
  44. 368.
  45. masa da masaymış ha şiirinin 12. Sınıf edebiyat kitaplarında sansüre uğramasıyla gündeme gelen ikinci yeni şairi.
    0 ...
  46. 367.
  47. ne yakuplar çağrılır ne masalar dolar edip cansever duyguları kelimelerde, kelimeleri de şiirlerde kilitleyen adamdır kısaca.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük