bilinçsizce tüketildiği halde hala ayakta durabilen sanırım sabrı da bi yere kadar dayancak olan çok büyük kütle. ben olsam çoktan terketmiştim hepinizi...
her gün ortalama 200 milyon cinsel birleşmenin yaşandığı gezegen... her gün olmasa da ara sıra bu ortalamanın içinde olmak insanı gururlandırıyor... :)
insanlığın kendi elleri ile mahvettiği gezegen... aşırı nüfüs, küresel ısınma, kuraklık, açlık ve terör hepsi içinde yaşayan insanlar burası daha güzel bir yer haline gelsin diye yaptıkları şeyler sonucunda ortaya çıkmıştır...
ortlama yaşayacak olduğumuz seksen yılı güzelleştirmek adına bencilce bizden sonrakileri hiç düşünmeden ellerimizle mahvettiğimiz cennet...
daha da beter hale getirmek için son sürat çalışmaya devam etmekteyiz... düşüncesiz ve ahmak bir şekilde...
süründüren, sürükleyen, uçuran, kaçıran, perişan eden bir yavuz çetin - erkan oğur şarkısı. böyle 2 gitarist bir araya gelirse ancak böyle bir eser yaratabilirler zaten. *
redd' in kirli suyunda parıltılar albümünün en dikkat çeken parçası. müzik, düzenleme çok güzel.
"hiç bu kadar acıtmadı
hiç kimse senin kadar acıtmadı canımı
önce gözümü bağladın,
sonra zamanı yavaşlattın,
sonra durdurdun".
dostoyevski' nin suç ve ceza sında, r.r. raskolnikov' un kız kardeşi duneçka' nın diğer ismidir. Raskolnikov' un annesinin Rodya' ya yazdığı 25 gr. kadar ağırlıktaki mektupta kız kardeşinin ismi dunya olarak geçmektedir:
"Sevgili Rodyam, iki ayı aşkın bir süredir seninle mektup söyleşisinde bulunamadım. Bu durum beni öylesine üzdü ki, kimi geceler düşünmekten uyuyamadım. Elimde olmayan nedenlerin yarattığı bu suskunluğumdan dolayı umarım beni suçlamazsın. Seni ne çok sevdiğimi bilirsin; sen bizim biriciğimiz-sin, benim ve Dunya nın; bizim bütün umudumuz, bütün güvencimiz sensin. Parasızlık nedeniyle birkaç aydır üniversiteyi bıraktığını, verdiğin derslerin ve öteki geçim araçlarının kesildiğini öğrendiğimde ne hale geldiğimi bilemezsin!..."
yavuz çetin ve erkan oğur' un ortaklaşa çoştuğu şarkı değil gerçek anlamda eser, hatta şaheser. hayatımda ilk kez bir elektrodan bağlama sesinin çıktığını duydum ben bu şarkı ile. yanılmıyorsam bu şarkıda erkan oğur perdesiz elektro çalmıştır.
cem karaca'nın obur dünya parçasında adı geçen yaşamak zorunda bırakıldığımız kara kütlesi+ su kütlesi+ hava kütlesi.. şarkının sözleri şöyledir:
Karnı büyük,obur dünya.
Keder dolu, acı dünya
Ne gül koydun, ne de gonca,
Yedin yine doymadın mı ?
Yedin yine doymadın mı?
Seni okuyup yazanı,
Yunus gibi bir ozanı,
Koskocaman Pir Sultan' ı,
Yedin yine doymadın mı ?
Yedin yine doymadın mı ?
Dünya, dünya, yalan dünya.
Karnı büyük, obur dünya,
Yedin yine doymadın mı ?
Hacı Bektaş Veli' yi,
imam Hasan Hüseyin' i,
O mübarek Mevlana' yı,
Yedin yine doymadın mı ?
Yedin yine doymadın mı ?
Fani kurmuşsun temeli,
Bilmem sana ne demeli,
Koca Mustafa Kemal' i,
Yedin yine doymadın mı ?
Yedin yine doymadın mı ?
.."en basit işletim parametrelerini bile hesaplamaya değmeyeceğim, ama yine de sizin için tasarlayacağım bir bilgisayar. öylesine büyük ve örtülü bir karmaşıklığı olacak ki organik yaşamın kendisi bile işletim matrisinin bir parçasını oluşturacak. ve siz de yeni biçimler alarak, on milyon yıllık programında görev yapmak üzere bilgisayarın bir parçası olarak çalışacaksınız! evet! bu bilgisayarı sizin için tasarlayacağım. adını da ben koyacağım adı...dünya olacak."